Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Allah, onları yerle bir etmiştir. İnkar edenlere de bu akıbetin benzerleri vardır.

اَفَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ دَمَّرَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ وَلِلْكَافِرِينَ اَمْثَالُهَا

e fe lem yesīrū fī l-erDi fe yenZurū keyfe kāne ǎāḳibetu (e)lleƶīne min ḳablihim demmera (a)llahu ǎleyhim ve li l-kāfirīne emṧāluhā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَفَلَمْe fe lem
2يَسِيرُواyesīrūس ي رYürümek, gitmek, hareket etmek, ilerlemek, seyahat etmek, gezmek, dolaşmak, davranmak, tutum takınmak, hal ve gidiş, yaşam tarzı, biyografi, hayat hikayesigezip dolaşmadılar mı?
3فِي
4الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
5فَيَنْظُرُواfe yenZurūن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakgörsünler
6كَيْفَkeyfeك ي فNasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne haldenasıl
7كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduğunu
8عَاقِبَةُǎāḳibetuع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.sonunun
9الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerin
10مِنْmin
11قَبْلِهِمْḳablihimق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekkendilerinden önceki
12دَمَّرَdemmeraد م رTamamen yok olmak, yok edilmek, mahvolmak.yıkıp başlarına geçirmiştir
13اللّٰهُ(a)llahuAllah
14عَلَيْهِمْǎleyhimonları
15وَلِلْكَافِرِينَve li l-kāfirīneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretkafirlere de vardır
16اَمْثَالُهَاemṧāluhāم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.onun benzeri sonuçlar

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gezmezler mi yeryüzünde de bakıp görsünler kendilerinden öncekilerin sonunu, Allah helâk edivermiştir onları ve kâfirlere de bunlara benzer azaplar var.

Abdulkadir Gölpınarlı

Gezmezler mi yeryüzünde de bakıp görsünler kendilerinden öncekilerin sonunu, Allah helâk edivermiştir onları ve kâfirlere de bunlara benzer azaplar var.

Adem Uğur

Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görmezler mi? Allah onları yere batırmıştır. Kâfirlere de onların benzeri vardır.

Ahmed Hulusi

Arzda seyretmediler (gezip dolaşmadılar) mi ki, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl oldu! Nazar edip (akıl gözü ile ders alarak) görsünler! Allah onları dumura uğratmış! Bu hakikat bilgisini inkar edenlere de onların benzerleri söz konusudur!

Ahmet Tekin

Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? Kendilerinden öncekilerin boylarınca, günaha, isyana, küfre batmış milletlerin âkıbetlerinin nasıl olduğuna ibret nazarıyla bir baksınlar, incelesinler. Allah onların üzerine, helâk edici felâketler yağdırmıştır. Kâfirlere de bunun benzeri gelecektir.

Ahmet Varol

Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Allah onları yerle bir etti. Bu inkâr edenler için de benzerleri vardır.

Ali Bulaç

Onlar, yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler. Allah, onları yerle bir etti. O kafirler için de bunun bir benzeri vardır.

Ali Fikri Yavuz

Onlar yeryüzünde bir gezib dolaşmadılar mı? Baksalar ya, kendilerinden öncekilerin akıbeti nasıl olmuş? Allah, onların kökünü kazımıştır. Zaten o kâfirlere de öylesi yaraşır.

Ali Rıza Safa

Yeryüzünde dolaşıp da öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmıyorlar mı. Allah, onları yerle bir etmiştir. Nankörlük edenler için de onun tıpkısı vardır.

Bayraktar Bayraklı

Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Allah onları yerle bir etmiştir. Kafirlere de onların benzerlerini yapacaktır.

Bekir Sadak

Yeryuzunde dolasip kendilerinden oncekilerin sonlarinin nasil olduguna bakmazlar mi? Allah onlari yere gecirmistir; inkarcilara da onlarin basina gelenin benzerleri vardir.

Celal Yıldırım

Onlar, yeryüzünde gezip, kendilerinden öncekilerin sonlarının ne olduğuna bakmıyorlar mı ? Allah, onları yok edip (neleri varsa hepsini) yerle bir etti. Kâfirler için de bunun benzerleri vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görmediler mi? Allah onların köklerini kazıdı, bu kâfirleri de benzer sonuçlar beklemektedir.

Diyanet İşleri

Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Allah, onları yerle bir etmiştir. İnkar edenlere de bu akıbetin benzerleri vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Allah onları yere geçirmiştir; inkarcılara da onların başına gelenin benzerleri vardır.

Diyanet Vakfi

Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görmezler mi? Allah onları yere batırmıştır. Kâfirlere de onların benzeri vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar yeryüzünde bir gezmediler mi? Baksalar ya kendilerinden öncekilerin sonları nasıl olmuş? Allah onların üzerlerine helak yağdırmıştır. Bu kâfirlere de onların başına gelenlerin benzerleri yaraşır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ya onlar yeryüzünde bir gezmediler mi? Baksalar ya, kendilerinden öncekilerin sonları ne olmuş? Allah yerle bir eylemiş onları, zaten o kafirlere de öylesi yaraşır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya Yer yüzünde bir gezmediler mi? Baksalar a kendilerinden evvelkilerin akıbetleri ne olmuş? Allah üzerlerinden tedmir eylemiş, o kafirlere de öylesi yaraşır

Erhan Aktaş

Hem onlar, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Baksalar ya! Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna! Allah, onları yerle bir etti. Onun bir benzeri de Kafirler içindir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hem onlar, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Baksalar ya! Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna! Allah, onları yerle bir etti. Onun bir benzeri de Kafirler içindir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yeryüzünde gezip dolaşarak, kendilerinden önceki toplumların sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Allah, onları yerle bir etti. Onun bir benzeri de gerçeği yalanlayan nankörler içindir.

Fizilal-il Kuran

Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmazlar mı? Allah onları yere geçirmiştir; inkarcılara da onların başına gelenin benzerleri vardır.

Gültekin Onan

Onlar, yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler. Tanrı, onları yerle bir etti. O kafirler için de bunun bir benzeri vardır.

Hamdi Döndüren

Onlar yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler? Allah onları yerle bir etmiştir. İnkâr edenlere de onların benzeri vardır!

Hasan Basri Çantay

Onlar kendilerinden evvelkilerin sonuçlarının nice olduğuna bakmaları için yer (yüzün) de gezib dolaşmadılar mı? Allah onların kökünü kırmışdır. O kafirlerin hakkı da bunun benzerleridir.

Hasib Asutay

Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görsünler! Allah, onları yerle bir etmiştir. Kâfirlere de onun benzerleri vardır.

Hayrat Neşriyat

(Onlar) yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki, kendilerinden öncekilerin âkıbeti nasıl olmuş, baksınlar! Allah onları helâk etmiştir. Bu kâfirler için de onun (o âkıbetin) benzerleri vardır.

İbni Kesir

Yeryüzünde dolaşmazlar mı, kendilerinden öncekilerin akibetlerinin nasıl olduğuna baksınlar. Allah onları yere batırmıştır. Ve kafirlere de bunun benzeri vardır.

Mehmet Okuyan

Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmek üzere yeryüzünde hiç mi dolaşmadılar? Allah onları yerle bir etmiştir. Kâfirlere de onların benzerleri vardır.

Muhammed Esed

Onlar hiç yeryüzünde dolaşıp kendilerinden önce yaşamış olan (bilinçli günahkar)ların sonlarının ne olduğunu görmediler mi? Allah onları kökten yok etti. Hakikati inkar edenlerin tümünü buna benzer (bir akibet) beklemektedir.

Mustafa İslamoğlu

Onlar yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı; görmediler mi kendilerinden önceki günahkarların sonunun ne olduğunu? Allah onları yerle bir etti; bu kafirleri de bunun bir benzeri beklemektedir.

Ömer Nasuhi Bilmen

(9-11) O öyledir, çünkü, şüphesiz onlar, Allah'ın indirdiğini kerih gördüler. Artık (Allah da) Onların amellerini iptâl etti. Yeryüzünde gezmediler mi ki, bakıversinler, kendilerinden evvelkilerin akıbetleri nasıl olmuş! Allah onların üzerlerine kahretmiş ve kâfirler için de onların emsali vardır. Şunun için ki, muhakkak Allah, imân edenlerin mevlâsıdır ve şüphe yok ki, kâfirlere gelince onlar için mevlâ yoktur.

Ömer Öngüt

Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin âkibetlerinin nasıl olduğuna bakmazlar mı? Allah onları yere geçirmiştir. Kâfirlere de onların başına gelenin benzeri vardır.

Suat Yıldırım

Peki onlar dünyada hiç dolaşmadılar mı ki, daha önce yaşamış nesillerin âkıbetlerinin nasıl olduğuna baksınlar: Allah onları yerle bir etti. Benzeri iş yapan kâfirleri de, benzeri âkıbetler beklemektedir.

Süleyman Ateş

(Onlar) Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler? Allah onları(n evlerini, barklarını) yıkıp başlarına geçirmiştir. Bu kafirlere de, onun benzeri sonuçlar vardır.

Süleymaniye Vakfı

Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki öncekilerin sonunun nasıl olduğuna baksınlar! Allah onları yerle bir etmiştir. Bu kafirlerin hak ettiği de onlarınkinin benzeridir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu düşünsünler. Allah onları bitirmiştir. Ayetleri görmezlikten gelmiş bu kişilerin başlarına gelecek olan da onlarınkinin bir benzeridir.

Şaban Piriş

Yeryüzünde hiç dolaşmıyorlar mı? Kendilerinden öncekilerin akibetine bir baksınlar. Allah onları yerle bir etti. O kafirler için de bunun bir benzeri vardır.

Tefhim-ul Kuran

Onlar, yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler. Allah, onları yerle bir etti. O kâfirler için de bunun bir benzeri vardır.

Ümit Şimşek

Onlar yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin nasıl son bulduklarına bakmadılar mı? Allah onları yerle bir etmişti. Bu kâfirler için de onun benzeri bir âkıbet vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bir bakmıyorlar mı? Allah onları yerle bir etmiştir. Şu inkar edenlere de onlara yapılanın aynısı yapılacaktır.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Məgər onlar yer üzündə gəzib dolaşıb özlərindən əvvəlkilərin aqibətinin necə olduğunu görmürlərmi? Allah onları yerli-dibli yox etmişdir. Kafirləri də buna bənzərləri gözləyir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Warum reisen sie nicht auf der Erde herum, um zu sehen, wie das Ende der früheren Ungläubigen war? Gott vernichtete sie mit allem, was sie hatten. Den Ungläubigen, die nicht an den Koran glauben, wird ein ähnliches Ende zuteil werden.

Almanca — Der Edle Quran

Sind sie denn nicht auf der Erde umhergereist, so daß sie schauen (konnten), wie das Ende derjenigen vor ihnen war? Allah hat über sie Zerstörung gebracht. Für die Ungläubigen wird es etwas dergleichen geben.

Almanca — M. A. Rassoul

Sind sie denn nicht im Lande umhergezogen, so daß sie schauen konnten, wie das Ende derer war, die vor ihnen lebten? Allah richtete sie zugrunde, und für die Ungläubigen ist das gleiche wie ihnen bestimmt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sind sie etwa auf Erden nicht umhergezogen, damit sie sehen, wie das Anschließende derjenigen vor ihnen war?! ALLAH ließ über ihnen Vernichtung fallen. Und für die Kafir gibt es Gleiches.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Have they not journeyed through the land and looked with their mind's eyes to see the fatal consequence of those who came before them in time how Allah laid them low in horrible destruction?

Abdul Haleem

Have they not travelled the earth and seen how those before them met their end? God destroyed them utterly: a similar fate awaits the disbelievers.

Abdullah Yusuf Ali

Do they not travel through the earth, and see what was the End of those before them (who did evil)? Allah brought utter destruction on them, and similar (fates await) those who reject Allah.

Abul A'la Maududi

Have they not journeyed through the land to see the end of those who went before them? Allah utterly destroyed them. These unbelievers are doomed to the same end.

Aisha Bewley

Have they not travelled about the earth and seen the final fate of those before them? Allah destroyed them utterly. And those who are kafir will suffer the same fate.

Al-Hilali & Khan

Have they not travelled through the earth, and seen what was the end of those before them? Allâh destroyed them completely, and a similar (fate awaits) the disbelievers.

Ali Quli Qarai

Have they not travelled over the land so that they may observe how was the fate of those who were before them? Allah destroyed them, and a similar [fate] awaits the faithless.

Amatul Rahman Omar

Have they not travelled in the land and seen how (miserable) was the end to which their predecessors (who had disbelieved in the former Prophets) had come? Allâh utterly destroyed them. The same fate awaits these disbelievers.

Arthur John Arberry

What, have they not journeyed in the land and beheld how was the end of those before them? God destroyed them; the unbelievers shall have the likes thereof.

Bijan Moeinian

Have they not traveled to see the unfortunate destiny of those nations who challenged their Creator? God destroyed their works; their destiny is a good example for what is waiting for the disbelievers.

E. Henry Palmer

Have they not journeyed through the land and seen how was the end of those before them? God destroyed them; and for the misbelievers is the like thereof.

Edip-Layth

Did they not roam the land and note what the end was for those before them? God destroyed them and the ingrates in a similar fate.

George Sale

Do they not travel through the earth, and see what hath been the end of those who were before them? God utterly destroyed them: And the like catastrophe awaiteth the unbelievers.

Hamid S. Aziz

Have they not then journeyed in the land and seen what was the end of those before them? Allah brought down destruction upon them, and the disbelievers shall have the like of it.

Mahmoud Ghali

Then have they not traveled in the earth (and) so looked into how was the end of the ones even before them? Allah destroyed (their houses) above them, and the disbelievers will have the likes thereof.

Marmaduke Pickthall

Have they not travelled in the land to see the nature of the consequence for those who were before them? Allah wiped them out. And for the disbelievers there will be the like thereof.

Mohamed Ahmed - Samira

Have they not journeyed in the land and seen the fate of those before them? Destroyed they were utterly by God; and a similar (fate) awaits the unbelievers.

Muhammad Asad

Have they, then, never journeyed about the earth and beheld what happened in the end to those [willful sinners] who lived before their time? God destroyed them utterly: and the like thereof awaits all who deny the truth.

Mustafa Khattab

Have they not travelled throughout the land to see what was the end of those before them? Allah annihilated them, and a similar fate awaits the disbelievers.

Progressive Muslims

Did they not roam the land and note how was the end for those before them God destroyed them and the rejecters in a similar fate.

Sahih International

Have they not traveled through the land and seen how was the end of those before them? Allah destroyed [everything] over them, and for the disbelievers is something comparable.

Sam Gerrans

Have they not travelled in the earth and seen how was the final outcome of those who were before them? God destroyed them; and for the false claimers of guidance are the likes thereof,

Shabbir Ahmed

Have they not, then, traveled in the land and seen what eventually happened to those who lived before them? Allah wiped them out, and for the deniers of Truth shall be the like thereof.

Syed Vickar Ahamed

Have they not traveled through the earth, and see what happened in the end of those before them (who did evil)? Allah brought total destruction on them, and similar (fate awaits) the disbelievers.

Taqi Usmani

Have they not travelled in the land so that they might see how was the end of those before them? Allah brought utter destruction to them. And (ready) for (these) disbelievers are the likes thereof.

The Monotheist Group

Did they not roam the earth and note how was the end for those before them? God destroyed them; and for the rejecters in a similar fate.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ma ew li ser erdê negeriyane ku bibînin ka encama wan ên ku beriya wan çûne çawa bûye? Xwedê ew tar û mar kirin. Ji van kafiran re jî encameke wekî wê (encama wan qewmên ku bihurîne) heye.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hebben zij dan niet op de aarde rondgereisd zodat zij konden zien hoe het einde was van hen die er voor hen waren? God roeide hen uit. En voor de ongelovigen zijn er overeenkomstige dingen.

Hollandaca — Siregar

Reizen zij dan niet op de aarde, zodat zij zien hoe het einde was vast degenen vóór hen? Allah vernietigde hen. En de ongelovigen wacht hetzelfde.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве они [эти неверующие] не странствовали по земле и (разве они) не видели, каков был конец тех (народов), кто был до них [которые не приняли Слово Аллаха, с которым к ним были посланы пророки]? Аллах погубил их (ниспослав на них наказание), и для неверных (которые упорствуют в неверии) – (ожидается) подобное этому (наказание).

Rusça — Osmanov

Неужели они не странствовали по земле и не видели, каков был конец тех, кто жил до них? Аллах истребил их, и неверных ожидает то же самое.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Har de aldrig begett sig ut i världen och sett (spåren som visar) hur slutet blev för deras föregångare? Gud lät dem gå under och detsamma skall hända alla som förnekar sanningen;