Haram ayları ertelemek, ancak inkarda daha da ileri gitmektir ki bununla inkar edenler saptırılır. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uygun getirip böylece Allah'ın haram kıldığını helal kılmak için haram ayı bir yıl helal, bir yıl haram sayıyorlar. Onların bu çirkin işleri, kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah, inkarcı toplumu doğru yola iletmez.

اِنَّمَا النَّسِيءُ زِيَادَةٌ فِي الْكُفْرِ يُضَلُّ بِهِ الَّذِينَ كَفَرُوا يُحِلُّونَهُ عَامًا وَيُحَرِّمُونَهُ عَامًا لِيُوَاطِؤُ۫ا عِدَّةَ مَا حَرَّمَ اللّٰهُ فَيُحِلُّوا مَا حَرَّمَ اللّٰهُ زُيِّنَ لَهُمْ سُوءُ اَعْمَالِهِمْ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِرِينَ

innemā n-nesī'u ziyādetun fī l-kufri yuDellu bihi (e)lleƶīne keferū yuHillūnehu ǎāmen ve yuHarrimūnehu ǎāmen li yuvāTiū ǐddete mā Harrame (a)llahu fe yuHillū mā Harrame (a)llahu zuyyine lehum sū'u eǎ'mālihim ve(a)llahu lā yehdī l-ḳavme l-kāfirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّمَاinnemāşüphesiz
2النَّسِيءُn-nesī'uن س اAsa/sopa, yönetme gücü ve şan.ertelemek
3زِيَادَةٌziyādetunز ي دarttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazladaha ileri gitmektir
4فِي
5الْكُفْرِl-kufriك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretküfürde
6يُضَلُّyuDelluض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.saptırılır
7بِهِbihionunla
8الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
9كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(ler)
10يُحِلُّونَهُyuHillūnehuح ل لÇözmek/açmak (düğüm), affetmek (günah), çözmek (zorluk/problem/bilmece), çözmek, affetmek, eritmek/sıvılaştırmak. Bir şeyi analiz etmek. Bir yerde ikamet etmek/konaklamak/yerleşmek, bir yer almak veya işgal etmek, yapılması gereken veya gerekli olan şey, kefaretini ödemek/geri almak/yeminden kurtulmak, yeminde istisna yapmak, bir şeyi yasal veya kabul edilebilir saymak veya düşünmek.onu helal sayarlar
11عَامًاǎāmenع و مYüzmek, rota boyunca ilerlemek, bir yıl, biriyle bir yıllık sözleşme yapmak, birkaç yıl, iki yıl. amun (yalın hal) aman (belirtme hali) - yıl. amaini (ikil çekimde) - iki yıl.bir yıl
12وَيُحَرِّمُونَهُve yuHarrimūnehuح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.ve haram sayarlar
13عَامًاǎāmenع و مYüzmek, rota boyunca ilerlemek, bir yıl, biriyle bir yıllık sözleşme yapmak, birkaç yıl, iki yıl. amun (yalın hal) aman (belirtme hali) - yıl. amaini (ikil çekimde) - iki yıl.bir yıl
14لِيُوَاطِؤُ۫اli yuvāTiūو ط اÜzerine basmak, yürümek, ayakların altındaki zemine veya herhangi bir şeye basmak, çiğnemek, düzleştirmek, düzlemek. Tawaata'a - bir iş konusunda birbirleriyle anlaşmak.denk gelsin diye
15عِدَّةَǐddeteع د دSaymak, numaralandırmak, hesaplamak, nüfus sayımı yapmak. Addun - sayı, hesaplama, belirlenmiş sayı. Adadun - sayı. İddatun - sayı, belirlenmiş süre, sayma, saymak, boşanmış veya dul kalmış bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süre. A'dd - hazırlamak, hazır etmek. Addina - sayanlar. Ma'dudun - sayılmış olan.sayısı
16مَا
17حَرَّمَHarrameح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.haram kıldığının
18اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
19فَيُحِلُّواfe yuHillūح ل لÇözmek/açmak (düğüm), affetmek (günah), çözmek (zorluk/problem/bilmece), çözmek, affetmek, eritmek/sıvılaştırmak. Bir şeyi analiz etmek. Bir yerde ikamet etmek/konaklamak/yerleşmek, bir yer almak veya işgal etmek, yapılması gereken veya gerekli olan şey, kefaretini ödemek/geri almak/yeminden kurtulmak, yeminde istisna yapmak, bir şeyi yasal veya kabul edilebilir saymak veya düşünmek.helal yapsınlar
20مَا
21حَرَّمَHarrameح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.haram kıldığını
22اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
23زُيِّنَzuyyineز ي نSüslemek, donatmak. Süslemek, zarafet katmak, onurlandırmak [bir eylem, nitelik veya söz için]. Dili süsledi, donattı veya düzenledi. Süsledi [örn. Yeryüzü veya toprak, bitki örtüsüyle süslendi], süsledi, dekore etti, donattı, bezedi, güzelleştirdi veya zarafet kattı. Dil için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi veya düzenlendi'. Eylem için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi'; yani başka biri tarafından bir kişiye tavsiye edildi. Zarafet, güzellik, yakışır nitelik, fiziksel/entelektüel süs, onur veya itibar ve bir kişi veya şeyin gururu veya şerefi olan her şey. Bilge bir insanı, mevcut dünyada veya gelecek dünyada, herhangi bir durumunda veya koşulunda utandırmayan veya yakışıksız kılmayan şey. Üç türdür: Zihinsel: Bilgi/bilim ve iyi kiracılar gibi. Bedensel: Güç, boy uzunluğu, görünüş güzelliği. Dışsal: Zenginlik, rütbe veya mevki, haysiyet.süslü gösterildi
24لَهُمْlehumkendilerine
25سُوءُsū'uس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekkötülüğü
26اَعْمَالِهِمْeǎ'mālihimع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptıkları işin
27وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah
28لَا
29يَهْدِيyehdīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.yol göstermez
30الْقَوْمَl-ḳavmeق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhtoplumuna
31الْكَافِرِينَl-kāfirīneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretkafirler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Harâm ayı geciktirme, ancak kâfirliği artırmadadır ki kâfir olanlar, bu sûretle doğru yoldan çıkarılmadadır; onlar, Allah'ın harâm ettiği ayların sayısını denk getirsinler de Allah'ın harâm ettiğini helâl etsinler diye harâm ayı bir yıl helâl sayarlar, bir yıl harâm sayarlar. Onların kötü işleri, kendilerine hoş görünmededir ve Allah, kâfir olan topluluğu doğru yola sevketmez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Harâm ayı geciktirme, ancak kâfirliği artırmadadır ki kâfir olanlar, bu sûretle doğru yoldan çıkarılmadadır; onlar, Allahʼın harâm ettiği ayların sayısını denk getirsinler de Allahʼın harâm ettiğini helâl etsinler diye harâm ayı bir yıl helâl sayarlar, bir yıl harâm sayarlar. Onların kötü işleri, kendilerine hoş görünmededir ve Allah, kâfir olan topluluğu doğru yola sevketmez.

Adem Uğur

(Haram ayları) ertelemek, sadece kâfirlikte ileri gitmektir. Çünkü onunla, kâfir olanlar saptırılır. Allah'ın haram kıldığının sayısını bozmak ve O'nun haram kıldığını helâl kılmak için (haram ayını) bir yıl helâl sayarlar, bir yıl da haram sayarlar. (Böylece) onların kötü işleri kendilerine güzel gösterilmiştir. Allah kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.

Ahmed Hulusi

Haram ayları ertelemek ancak küfürde bir arttırmadır! Hakikat bilgisini inkar edenler, onunla saptırılır. . . Onu bir yıl helal sayarlar, bir yıl da haram yaparlar ki; Allah'ın haram kıldığının (yalnızca) sayısına uysunlar da (arkasındaki esas önemli olayı örtüp böylece) Allah'ın haram kıldığını helal kılsınlar! (Oysa haramiyet, ayların özelliğinden değil Allah hükmündendir). . . Kötü uygulamaları onlara süslü gösterildi. . . Allah, hakikat bilgisini inkar edenler topluluğuna hidayet etmez.

Ahmet Tekin

Saldırmazlığın gelenek haline geldiği, Allah’ın savaşı haram kıldığı ayları erteleyerek, yerlerini değiştirerek, on iki aya ay ilâve ederek, hileli takvim düzenlemek, kesinlikle Allah’ın sene ve aylarla ilgili koyduğu hükmü inkârda ileri gitmektir. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin, bu yüzden başlarına buyruk bırakılarak, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine imkân tanınır. Erteleyerek, değiştirerek ilâve ettikleri aydaki savaşları, bir yıl helâl ve meşrû, bir yıl haram sayarlar. Allah’ın haram kıldığının sayısına uydursunlar da, Allah’ın haram kıldığını helâl ve meşrû kılsınlar, isterler. Onların bilinçli kötü amelleri kendilerine süslenip güzel gösterilmiştir. Allah kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip, küfürde, nankörlükte ısrar eden bir kavmi doğru yola sevketme lütfunda bulunmayacak, başarı nasip etmeyecektir.

Ahmet Varol

Haram ayları başka aylara ertelemek küfürde ileri gitmektir. Bu uygulamayla inkar edenler saptırılırlar. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uydurmak için bir ayı bir yıl helal ve bir yıl haram sayıyorlar. Böylece Allah'ın haram kıldığını helal kılıyorlar. Onlara kötü işleri güzel gösterildi. Allah kâfirler topluluğunu doğru yola erdirmez.

Ali Bulaç

(Haram ayları) Ertelemek ancak inkarda bir artıştır. Bununla kafirler şaşırtılıp saptırılır. Allah'ın haram kıldığına sayı bakımından uymak için, onu bir yıl helal, bir yıl haram kılıyorlar. Böylelikle Allah'ın haram kıldığını helal kılmış oluyorlar. Yaptıklarının kötülüğü kendilerine 'çekici ve süslü' gösterilmiştir. Allah, inkarcı bir topluluğa hidayet vermez.

Ali Fikri Yavuz

Haram olan bir ayı geciktirmek (Muharremi geciktirip Safere bırakmak), ancak küfürde bir fazlalıktır ki, onunla kâfirler dalâlete düşürülürler. Allah’ın haram ettiği belirli ayların sayıları tamamen olsun diye onun yerini bir sene helâl, bir senede haram sayarlar. Böylece Allah’ın haram ettiği şeyi, onlar halâl yaparlar. Onlara, kötü âmelleri yaldızlanıp güzel gösterildi. Allah kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.

Ali Rıza Safa

Onların yerini değiştirmek, nankörlükte daha ileri gitmektir; bununla, nankörlük edenler saptırılır. Allah'ın yasakladığına sayılarının uyması için, onu, bir yıl helal bir yıl da yasak sayarlar. Böylece, Allah'ın yasakladığını helal yapıyorlar. Yaptıkları kötülükler, kendilerine çekici gösterilmiştir. Çünkü Allah, nankörlük eden bir toplumu doğru yola eriştirmez.

Bayraktar Bayraklı

Haram ayını başka bir aya ertelemek, küfürde daha ileri gitmektir. İnkar edenler onunla saptırılır. O haram ayını bir yıl helal sayarlar, bir yıl haram sayarlar ki, Allah'ın haram kıldığının sayısını denk getirip, Allah'ın haram kıldığını helal yapsınlar. Yaptıkları işin kötülüğü, kendilerine süslü gösterildi. Allah kafirler toplumuna yol göstermez.

Bekir Sadak

Sapitmak icin hurmetli aylarin yerlerini degistirip geciktirmek, kufurde gercekten ileri gitmekdir. Inkar edenler Allah'in haram kildigi aylarin sayisina uydurmak icin, onu bir yil haram, bir yil helal sayiyor, boylece Allah'in haram kildigini helal kiliyorlar. Kotu isleri kendilerine guzel gorundu. Allah inkar eden toplumu dogru yola eristirmez. *

Celal Yıldırım

(Hürmetli ayların yerlerini değiştirip) geciktirmek, küfürde bir artıştan başka değildir. Öyle yapmakla kâfirler (büsbütün) şaşırtılıp saptırılırlar ; Allah'ın haram kıldığı sayıya uydurmak için onu bir yıl helâl, bir yıl haram sayarlar ve böylece Allah'ın haram kıldığını helâl kabul ederler. Kötü işleri kendilerine süslenip hoş görünmüştür. Allah ise küfür üzere olan milleti doğru yola eriştirmez.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Aylara ek yapmak, inkârcılığı artırmaktan başka bir şey değildir, inkârcıların daha da sapmasına yol açmaktadır. Onlar (ayların sayısını) Allah’ın yasakladığı aylara uyarlamak üzere, bu eklemeyi bir yıl helâl bir yıl haram sayıyorlar ki, böylece Allah’ın haram kıldıklarını meşrû hale getirsinler. Bu yaptıkları kötü işler kendilerine güzel görünüyor. Allah inkârcılar topluluğunu doğru yola iletmez.

Diyanet İşleri

Haram ayları ertelemek, ancak inkarda daha da ileri gitmektir ki bununla inkar edenler saptırılır. Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uygun getirip böylece Allah'ın haram kıldığını helal kılmak için haram ayı bir yıl helal, bir yıl haram sayıyorlar. Onların bu çirkin işleri, kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah, inkarcı toplumu doğru yola iletmez.

Diyanet İşleri (eski)

Sapıtmak için hürmetli ayların yerlerini değiştirip geciktirmek, küfürde gerçekten ileri gitmekdir. İnkar edenler Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uydurmak için, onu bir yıl haram, bir yıl helal sayıyor, böylece Allah'ın haram kıldığını helalkılıyorlar. Kötü işleri kendilerine güzel göründü. Allah inkar eden toplumu doğru yola eriştirmez.

Diyanet Vakfi

(Haram ayları) ertelemek, sadece kâfirlikte ileri gitmektir. Çünkü onunla, kâfir olanlar saptırılır. Allah'ın haram kıldığının sayısını bozmak ve O'nun haram kıldığını helâl kılmak için (haram ayını) bir yıl helâl sayarlar, bir yıl da haram sayarlar. (Böylece) onların kötü işleri kendilerine güzel gösterilmiştir. Allah kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O «Nesi'» (denilen bir haram ayı geciktirmek âdeti), olsa olsa küfürde fazlalıktır ki, kâfirler onunla şaşırtılır, onu bir yıl helâl, bir yıl haram sayarlar ki, Allah'ın haram kıldığının sayısına uydursunlar da Allah'ın haram kıldığını helâl kılsınlar. İşte böylece kendilerine kötü işleri güzel gösterildi. Allah da kâfir olan bir kavmi doğru yola iletmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O nesi denilen sıvış adeti (haram ayları geciktirmek) ancak küfürde ileri gitmektir ki, bununla kafirler şaşırtılır; Allah'ın haram kıldığının sayısına uydurup da Allah'ın yasakladığını helal kılmak için onu bir yıl helal, bir yıl haram sayarlar. Bu şekilde onların kötü işleri kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah ise, kafirlerden ibaret bir topluluğu doğru yola erdirmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

O Nesi' (denilen sıvış adeti) ancak küfürde bir fazlalıktır ki onunla kafirler şaşırtılır, onu bir yıl halal bir yıl da haram ı'tibar ederler ki Allahın haram kıldığının sayısına uydursunlar da Allahın haram buyurduğunu halal kılsınlar, bu suretle kötü amelleri kendilerine süslenib güzel gösterildi, Allah da kafirlerden ıbaret bir kavmi hakka hidayet etmez

Erhan Aktaş

Haram ayların yerlerini değiştirip ertelemek, küfürde ileri gitmektir ki Kafirler onunla saptırılır. Onlar, Allah'ın haram kıldığı aylara denk getirmek için bu ertelemeyi bir yıl helal sayarlarken bir yıl sonra haram sayarlar. Böylece Allah'ın haram kıldığını helal saymış oluyorlar. Böylece yaptıkları kötü şeyler, onlara güzel gösterildi. Allah Kafir halkı doğru yola iletmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Haram ayların yerlerini değiştirip ertelemek, küfürde ileri gitmektir ki Kafirler onunla saptırılır. Onlar, Allah'ın haram kıldığı aylara denk getirmek için bu ertelemeyi bir yıl helal sayarlarken bir yıl sonra haram sayarlar. Böylece Allah'ın haram kıldığını helal saymış oluyorlar. Böylece yaptıkları kötü şeyler, onlara güzel gösterildi. Allah Kafir halkı doğru yola iletmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Haram ayların yerlerini değiştirip ertelemek, küfürde ileri gitmektir. Gerçeği yalanlayan nankörler bu yolla saparlar. Onlar, Allah'ın haram kıldığı aylara denk getirmek için bu ertelemeyi bir yıl helal sayarlarken bir yıl sonra haram sayarlar. Böylece Allah'ın haram kıldığını helal saymış oluyorlar. Böylece yaptıkları kötü şeyler, onlara güzel gösterildi. Gerçeği yalanlayarak nankörlük eden halkı Allah doğru yola iletmez.

Fizilal-il Kuran

Haram aylardaki savaş yasağını başka aylara aktarmak, ertelemek kâfirlikte daha ileri gitmektir. Kâfirler bu yolla sapıklığa sürüklenirler. Onlar Allah'ın haram kıldığı ayları sayıca denk getirmek için bu ertelemeyi bir yıl helâl sayarlarken, bir sonraki yıl haram kabul ederler. Böylece Allah'ın haram kıldığını helâl saymış olurlar. Yaptıkları çirkin işler kendilerine güzel gösterildi. Allah kâfirler güruhunu kesinlikle doğru yola iletmez.

Gültekin Onan

(Haram ayları) Ertelemek ancak küfürde bir artıştır. Bununla küfredenler şaşırtılıp saptırılır. Tanrı'nın haram kıldığına sayı bakımından uymak için, onu bir yıl helal, bir yıl haram kılıyorlar. Böylelikle Tanrı'nın haram kıldığını helal kılmış oluyorlar. Yaptıklarının kötülüğü kendilerine 'çekici ve süslü' gösterilmiştir. Tanrı, kafir bir kavme hidayet vermez.

Hamdi Döndüren

(Haram ayları) ertelemek, sadece kâfirlikte ileri gitmektir. Çünkü inkâr edenler bununla saptırılır. Onu bir yıl helal, diğer yıl haram sanırlar. Şunun için ki, Allah’ın haram kıldığı (ayların) sayısına denk getirsinler de, Allah’ın haram kıldığını helal saysınlar. Onlara kötü işleri güzel görünmüştür. Allah inkârcılar toplumunu doğru yola iletmez.

Hasan Basri Çantay

(Haram ayları) gecikdirmek ancak küfürde bir artış (sebebedir. Onunla kafirler şaşırtılır, onlar bunu bir yıl halal, bir yıl haram sayarlar ki Allahın haram kıldığına sayıca uysunlar da (varsın) Allahın haram etdiğini halal kılmış olsunlar! Bu suretle de onların amellerinin kötülüğü kendilerine süslenib güzel gösterildi. Allah o kafirler güruhunu hidayete erdirmez.

Hasib Asutay

(Haram ayları) ertelemek, küfürde daha ileri gitmektir. (17) İnkâr edenler, onunla saptırılır. Onu (haram ayı) bir yıl helâl sayarlar, bir yıl haram sayarlar ki, Allah'ın haram kıldığının sayısını denk getirip, Allah'ın haram kıldığını helâl yapsınlar. Yaptıkları işin kötülüğü, kendilerine süslü gösterildi. Allah kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez. (17. Ayı geçirmekten maksat bir ayın hürmetini başka bir aya geçirmektir.)

Hayrat Neşriyat

(Haram ayını hîle için başka bir aya) ertelemek (öyle i'tibâr etmek), ancak küfürde bir artmadır; inkâr edenler onunla dalâlete düşürülür; onu bir yıl helâl sayarlar, bir yıl da onu haram sayarlar ki, Allah’ın haram kıldığının sayısına uydursunlar da Allah’ın haram kıldığını (güyâ) helâl kılsınlar! Amellerinin kötülüğü kendilerine süslü gösterildi. Hâlbuki Allah, kâfirler topluluğunu (isyanlarındaki ısrarları sebebiyle) hidâyete erdirmez.

İbni Kesir

Nesi; ancak küfürde bir artıştır. Onunla kafirler şaşırtılırlar. Bunu bir yıl helal, bir yıl haram sayarlar ki, Allah'ın haram kıldığına sayıca uysunlar da Allah'ın haram ettiğini helal kılmış olsunlar. Böylece onların amellerinin kötülüğü kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah; kafirler güruhunu hidayete erdirmez.

Mehmet Okuyan

(Haram ayları) ertelemek (sayısını artırmak), sadece küfürde bir artış (sebebi)dir. Onunla, kâfir olanlar saptırılır. (Müşrikler) o (haram ayı)nı bir yıl helal sayarlar, bir yıl haram sayarlar ki Allah’ın haram kıldığının sayısını denk getirsinler ve (böylece) Allah’ın haram kıldığını helal kılsınlar. (Bu şekilde) onların kötü işleri kendilerine güzel gösterilmiştir. Allah kâfirler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.

Muhammed Esed

(Aylara) ilave yapmak, (onların) hakkı tanımaktan kaçınma tavırları içinde olsa olsa fazladan bir örnek, hakkı inkara yeltenenleri (daha da) saptıran bir (vesile)dir. Bu (ilaveyi), ayların sayısını Allahın yasak kıldığı takvime uyarlamak amacıyla bir yıl olumlayıp bir yıl yasak sayıyor ve böylece Allahın yasak kıldığı şeyi (kendilerince) meşrulaştırmaya kalkışıyorlar. Kendi yaptıkları (bu) kötülük güzel görünüyor onlara. Zaten Allah hakkı tanımaktan kaçınan insanları doğru yola yöneltmez.

Mustafa İslamoğlu

Aylara yapılan ilave, olsa olsa küfre yapılmış bir ilavedir: İnkarda direnenlerin çarpıtma yöntemidir bu; Allah'ın haram kıldığı ay sayısına denk getirmek amacıyla bu uygulamayı bir yıl serbest bir yıl yasak sayıyorlar ve işte bu şekilde Allah'ın yasakladığını meşru görüyorlar. Kötü fiilleri onlara pek cazip göründü; kaldı ki Allah inkara gömülmü bir toplumu doğru yola yöneltmez.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki nesî, te'hir, (bir ayın hürmetini diğer aya bırakmak) küfrde bir ziyâdeliktir. Onunla kâfir olanlar şaşırtılır. Onu (o tehir edileni) bir yıl helâl, bir yıl da haram sayarlar ki, Allah Teâlâ'nın haram kıldığının sayısına uygun göstersinler de Cenâb-ı Hakk'ın haram kıldığını helâl kılsınlar. Onlar için kötü amelleri bezetilmiştir. Allah Teâlâ ise kâfirler olan bir kavme hidâyet etmez.

Ömer Öngüt

Haram ayları geciktirmek, küfrü artırmaktan başka bir şey değildir. Çünkü onunla kâfir olanlar saptırılır. Bunu bir yıl helâl, bir yıl da haram sayarlar ki, Allah'ın haram kıldığına sayıca uysunlar da Allah'ın haram ettiğini helâl kılmış olsunlar. Onların kötü işleri kendilerine güzel gösterildi. Allah kâfirler gürûhunu hidayete erdirmez.

Suat Yıldırım

Hürmetli ayların yerlerini değiştirip ertelemek, sadece kâfirlikte ileri gitmektir. Öyle yapmakla, kâfirler büsbütün şaşırtılırlar. Allah’ın hürmetli kıldığı sayıya denk getirmek üzere onu bir yıl helâl, bir yıl hürmetli sayarlar ve böylece Allah’ın haram kıldığını helâl kabul ederler. Kötü işleri kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah kâfirler güruhunu hidâyet etmez, umduklarına eriştirmez.

Süleyman Ateş

(Haram ayını) ertelemek, küfürde daha ileri gitmektir. İnkar edenler, onunla saptırılır. O(haram ayı)nı bir yıl helal sayarlar, bir yıl haram sayarlar ki, Allah'ın haram kıldığının sayısını denk getirip, Allah'ın haram kıldığını helal yapsınlar. Yaptıkları işin kötülüğü, kendilerine süslü gösterildi. Allah, kafirler toplumuna yol göstermez.

Süleymaniye Vakfı

Nesi/haram ayları yerinden oynatmak için yapılan ekleme, yalnızca kafirliğe kafirlik katmaktır. Kafirlik edenler, eklenen kısmı bir yıl helal bir yıl da haram sayarak bu yolla saptırılırlar. Bunu, Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uyum sağlamak için yaparlar. Böylece Allah'ın haram kıldığını helal saymış olurlar. Kötü işleri, onlar için süslü gösterilir. Allah, o kafirler topluluğunu yola getirmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nesi işi, kafirlik döneminde yapılan eklemeden başka bir şey değildir. Kafir olanlar, onunla şaşırtılmıştır. Onu (Hac ayı olan Zilhicce'yi) bir yıl helal, bir yıl haram kılarlar ki hem Allah'ın haram kıldığının sayısına uygun getirsinler hem de Allah'ın haram kıldığını helal kılsınlar. Kötü işleri onlara güzel gösterilmiştir. Allah, o kafirler topluluğunu yola getirmez.

Şaban Piriş

Saptırmak için haram ayların yerlerini değiştirip, geciktirmek küfürde ileri gitmektir. Kafir olanlar, Allah'ın haram kıldığı ayların sayısına uydurmak için onu bir yıl haram bir yıl helal sayıyorlar. Böylece Allah'ın haram kıldığını helal kılıyorlar. Kötü hareketleri kendilerine güzel görünüyor. Allah kafir toplumu doğru yola çıkarmaz.

Tefhim-ul Kuran

(Haram ayları) Ertelemek ancak küfürde bir artıştır. Bununla kâfirler şaşırtılıp saptırılır. Allah'ın haram kıldığına sayı bakımından uymak için, onu bir yıl helal, bir yıl haram kılıyorlar. Böylelikle Allah'ın haram kıldığını helal kılmış oluyorlar. Yaptıklarının kötülüğü kendilerine 'çekici ve süslü' gösterilmiştir. Allah, küfre sapan bir topluluğa hidayet vermez.

Ümit Şimşek

Haram ayların yerini değiştirmek, kâfirlikte ileri gitmekten başka birşey değildir. İnkâr edenler bununla sapıklığa düşüyor ve Allah'ın haram kıldığı süreyi denkleştirmek için onu bir yıl helâl, bir başka yıl da haram kabul ediyorlar; böylece Allah'ın haram kıldığı şeyi helâl sayıyorlar. Kötülükleri onlara işte böyle hoş görünüyor. Kâfirler güruhuna Allah elbette yol göstermez.

Yaşar Nuri Öztürk

Haram ayları ertelemek, küfürde bir artırmadır ki, onunla inkar edenler saptırılır. Onu bir yıl helal sayarlar, bir yıl haramlaştırırlar ki, Allah'ın yasakladığının sayısını denkleştirip Allah'ın haram kıldığını helalleştirsinler. Amellerinin kötülüğü kendilerine süslü gösterilmiştir. Allah, küfre batan bir topluluğu iyiye ve güzele kılavuzlamaz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Haram ayı təxirə salmaq ancaq küfrü artırır. Bununla da kafirlər azdırılırlar. Onlar bunu bir il halal sayır, bir il də haram sayırlar ki, Allahın haram etdiyi ayların sayını uyğunlaşdırsınlar və Allahın haram buyurduğunu halal etsinlər. Beləcə, onların pis əməlləri özlərinə gözəl göstərildi. Allah kafir adamları doğru yola yönəltməz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Həqiqətən, (haram ayları) gecikdirmək (məsələn, rəcəbi şəʼbana və ya zülqəʼdə, zülhiccə və məhərrəmi gecikdirib səfərə, yaxud başqa bir aya saxlamaq) ancaq küfrü artırmaqdır ki, bununla kafir olanlar (doğru yoldan) azdırılarlar. Onlar Allahın haram etdiyi ayların sayını düzəltmək, Allahın haram buyurduğunu halal etmək məqsədilə onu (gecikdirilən ayı) bir il halal, bir il haram sayarlar. (Ayları gecikdirmək, yerlərini dəyişdirmək və qəməri ilə daha bir ay əlavə etməklə haram olan bir ayı bəʼzən halal, halal olan bir ayı da bəʼzən haram hesab edərlər). Pis əməlləri onlara gözəl görünmüşdür. Allah kafir qövmü doğru yola yönəltməz!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Die Verschiebung eines heiligen Monats ist ein Übermaß an Unglauben. Dadurch verfehlen die Ungläubigen den rechten Weg Gottes. In einem Jahr erklären sie den einen Monat für heilig und in einem anderen für nicht heilig, damit sie der Zahl der von Gott bestimmten heiligen Monate entsprechen. So erklären sie für nicht heilig, was Gott für heilig erklärt hat. Ihre üblen Taten scheinen ihnen gut und schön. Gott leitet die Ungläubigen nicht zum rechten Pfad.

Almanca — M. A. Rassoul

Das Verschieben (eines heiligen Monats) ist nur eine Steigerung des Unglaubens. Die Ungläubigen werden dadurch irregeführt. Sie erlauben es in einem Jahr und verbieten es in einem anderen Jahr, damit sie eine Übereinstimmung in der Anzahl (der Monate) erreichen, die Allah heilig gemacht hat, und so erlauben sie das, was Allah verwehrt hat. Das Böse ihrer Taten wird ihnen schön vor Augen geführt. Doch Allah weist dem ungläubigen Volk nicht den Weg.

Almanca — Muhammad Zaidan

Das Verschieben (eines Haram-Monats) ist eine Steigerung von Kufr. Damit werden diejenigen irregeleitet, die Kufr betrieben haben. Sie erklären ihn in einem Jahr für einen Nicht-Haram-Monat und in einem anderen Jahr für einen Haram-Monat, um der Anzahl der von ALLAH festgelegten Haram-Monate zu entsprechen und dann für halal zu erklären, was ALLAH für haram erklärte. Ihnen wurde das Schlechte ihrer Handlungen als schön dargeboten. ALLAH leitet die Kafir-Leute nicht recht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

To transpose a sacred month in favour of another month is to add to infidelity. Such a practice, as being adopted by the Pagans, made them sink deeper under the vexation of their minds; they permit it one year and forbid it another year so as to adjust means to ends and arrange them suitably to the number ordained by Allah, a practice that sets them at defiance with Allah in as much as it permits a course of action forbidden by Him. Thus were the Pagans enticed by their deeds of evil and iniquity that allured their minds' eyes and induced them to hug their irreverent conviction to their hearts and were swayed from the path of righteousness. Allah never guides to His path of righteousness the infidels whose aim is to defy Him.

Abdul Haleem

Postponing sacred months is another act of disobedience by which those who disregard [God] are led astray: they will allow it one year and forbid it in another in order outwardly to conform with the number of God’s sacred months, but in doing so they permit what God has forbidden. Their evil deeds are made alluring to them: God does not guide those who disregard [Him].

Abdullah Yusuf Ali

Verily the transposing (of a prohibited month) is an addition to Unbelief: the Unbelievers are led to wrong thereby: for they make it lawful one year, and forbidden another year, in order to adjust the number of months forbidden by Allah and make such forbidden ones lawful. The evil of their course seems pleasing to them. But Allah guideth not those who reject Faith.

Abul A'la Maududi

[9:37] The intercalation (of sacred months) is an act of gross infidelity which causes the unbelievers to be led further astray. They declare a month to be lawful in one year and forbidden in another year in order that they may conform to the number of months that Allah has declared as sacred, and at the same time make lawful what Allah has forbidden. Their foul acts seem fair to them. Allah does not direct those who deny the Truth to the Right Way.

Aisha Bewley

Deferring a sacred month is an increase in kufr by which the kuffar lead many people astray. One year they make it profane and another sacred to tally with the number Allah has made sacred. In that way they profane what Allah has made sacred. Their bad actions are made to seem good to them. Allah does not guide kafir people.

Al-Hilali & Khan

The postponing (of a Sacred Month) is indeed an addition to disbelief: thereby the disbelievers are led astray, for they make it lawful one year and forbid it another year in order to adjust the number of months forbidden by Allâh, and make such forbidden ones lawful. The evil of their deeds is made fair-seeming to them. And Allâh guides not the people who disbelieve.

Ali Quli Qarai

Indeed nasī is an increase in unfaith, whereby the faithless are led [further] astray. They allow it in one year and forbid it another year, so as to fit in with the number which Allah has made inviolable, thus permitting what Allah has forbidden. Their evil deeds appear to them as decorous, and Allah does not guide the faithless lot.

Amatul Rahman Omar

The postponement (of a sacred month to some other month) is an excess (committed in the days of) disbelief; the disbelievers are led astray by this (practice). They hold it lawful (for waging a war) one year and forbid it another year, thus adjusting the term of the ban prescribed by Allâh and making lawful what Allâh has made unlawful. The evil of their deeds has been made (by satan) fair-seeming to them. And Allâh guides not the disbelieving people in the ways of success.

Arthur John Arberry

The month postponed is an increase of unbelief whereby the unbelievers go astray; one year they make it profane, and hallow it another, to agree with the number that God has hallowed, and so profane what God has hallowed. Decked out fair to them are their evil deeds; and God guides not the people of the unbelievers.

Bijan Moeinian

Changing/ alternating/ replacing the months of the year [i. e., forgery in the calendar] is a sign of disbelief. The disbelievers make a month sacred in one year and then change it in another year! Thus making Lord declared unlawful as lawful. These kinds of evil deeds seems fine with them. The Lord, however, does not guide such people who deny the truth.

E. Henry Palmer

Verily, putting off is but an increase in misbelief to lead astray therewith those who misbelieve. They make it lawful one year, but they make it unlawful another year, that they may come to an understanding as to the number which God has made sacred, and make lawful what God has prohibited. Seemly to them are their evil works, but God guides not a misbelieving people.

Edip-Layth

Know that accelerating the intercalary is an addition in rejection; that those who have rejected may misguide with it. They make it lawful one calendar year, and they forbid it one calendar year, so as to circumvent the count that God has made restricted; thus they make lawful what God made forbidden! Their evil works have been adorned for them, and God does not guide the rejecting people.

George Sale

Verily the transferring of a sacred month to another month, is an additional infidelity. The unbelievers are led into an error thereby: They allow a month to be violated one year, and declare it sacred another year, that they may agree in the number of months which God hath commanded to be kept sacred; and they allow that which God hath forbidden. The evil of their actions hath been prepared for them: For God directeth not the unbelieving people.

Hamid S. Aziz

Verily, postponement (of the sacred months) is but an addition of disbelief to lead astray therewith those who disbelieve. They make it lawful one year, but they make it unlawful in another, that they may make up the number of months which Allah has made sacred, to allow that which Allah has prohibited. Seemly to them are their evil works, but Allah guides not a misbelieving people.

Mahmoud Ghali

Surely the month postponed is only an increase in disbelief whereby the ones who have disbelieved are led into error; one season they make it lawful, (i. e., they make fighting in it lawful) and keep it prohibited (i.e. they make fighting in it unlawful) (another) season to make it coincide with the (right) number that ? Allah has prohibited, so make lawful what Allah has prohibited. Their odious deeds have been adorned for them; (i.e., made attractive to them) and Allah does not guide the disbelieving people..

Marmaduke Pickthall

Postponement (of a sacred month) is only an excess of disbelief whereby those who disbelieve are misled; they allow it one year and forbid it (another) year, that they may make up the number of the months which Allah hath hallowed, so that they allow that which Allah hath forbidden. The evil of their deeds is made fairseeming unto them. Allah guideth not the disbelieving folk.

Mohamed Ahmed - Samira

Intercalating a month is adding to unbelief. The unbelievers are misguided by this, for they take the same month to be sacred one year and sacrilegious the next, thus making the number of months sanctified by God accord with theirs in order to make what God has forbidden, lawful. Attractive seem to them their evil deeds; but God does not show the unbelievers the way.

Muhammad Asad

The intercalation [of months] is but one more instance of [their] refusal to acknowledge the truth- [a means] by which those who are bent on denying the truth are led astray. They declare this [intercalation] to be permissible in one year and forbidden in [another] year, in order to conform [outwardly] to the number of months which God has hallowed: and thus they make allowable what God has forbidden. Goodly seems unto them the evil of their own doings, since God does not grace with His guidance people who refuse to acknowledge the truth.

Mustafa Khattab

Reallocating the sanctity of ˹these˺ months[1] is an increase in disbelief, by which the disbelievers are led ˹far˺ astray. They adjust the sanctity one year and uphold it in another, only to maintain the number of months sanctified by Allah, violating the very months Allah has made sacred. Their evil deeds have been made appealing to them. And Allah does not guide the disbelieving people.

Progressive Muslims

Know that accelerating the intercalary is an addition in rejection, to misguide those who have rejected by it. They make it lawful one calendar year, and they forbid it one calendar year, so as to circumvent the count that God has made restricted; thus they make lawful what God made forbidden! Their evil works have been adorned for them, and God does not guide the rejecting people.

Sahih International

Indeed, the postponing [of restriction within sacred months] is an increase in disbelief by which those who have disbelieved are led [further] astray. They make it lawful one year and unlawful another year to correspond to the number made unlawful by Allah and [thus] make lawful what Allah has made unlawful. Made pleasing to them is the evil of their deeds; and Allah does not guide the disbelieving people.

Sam Gerrans

Postponement is but an increase in denial whereby those who ignore warning are led astray; they make it lawful one year and make it unlawful another year, that the count might agree with what God made unlawful — so they make lawful what God made unlawful; made fair to them is the evil of their deeds; and God guides not the people of the false claimers of guidance.

Shabbir Ahmed

Altering the Sacred Months is only an addition to disbelief. It increases the straying of the disbelievers. They keep the total count of the Sacred Months as four, but keep shifting them within the same year or from year to year. Thus they allow what Allah has forbidden. Their evil actions seem pleasing to them. Allah does not intervene to guide those who have decided to live in darkness.

Syed Vickar Ahamed

Surely, the delaying (of the sacred months) adds to the disbelief: The disbelievers are led to wrong by it: Because they make it a lawful (month) one year, and a forbidden (month) another year, in order to adjust (against) the number of months forbidden by Allah and make such forbidden ones lawful. The evil of their actions seems pleasing to them. But Allah does not guide those who reject Faith.

Taqi Usmani

Nasī’ (i.e. postponement of months) is nothing but a further excess in infidelity, whereby the disbelievers are misguided. They allow it one year and disallow it another year, so that they may conform (only) to the number of what Allah has sanctified, and allow what Allah has disallowed. The evil of their deeds has been beautified for them (by Satan). And Allah does not lead the disbelieving people to the right path.

The Monotheist Group

Know that the use of the additional month causes an increase in rejection, for it is used by those who have rejected that they may misguide with it by making it lawful one year, and forbidden one year, so as to circumvent the count of what God has made restricted; thus they make lawful what God has made forbidden. Their evil works have been adorned for them, and God does not guide the rejecting people.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Le report dʹun mois sacré à un autre est un surcroît de mécréance. Par là, les mécréants sont égarés: une année, ils le font profane, et une année, ils le font sacré, afin dʹajuster le nombre de mois quʹAllah a fait sacrés. Ainsi rendent-ils profane ce quʹAllah a fait sacré. Leurs méfaits leurs sont enjolivés. Et Allah ne guide pas les gens mécréants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman paşêxistin (a mehên birûmet) zêdenoqbûna di kafiriyê de ye. Ew ên ku kafir bûne pê gumrah dibin. Salekê helal dikin û sala din jî heram dikin da ku hejmara wan bibe hevdengeyî hejmara (mehên) ku Xwedê ew heram kirin. Vêca ew bi vê kiryara xwe heramê Xwedê helal dikin. Karên wan ên xerab ji wan re hatine xemilandin. Xwedê teqez civata kafiran bi ser riya rast ve nake.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Het invoegen van een schrikkelperiode is enkel maar meer ongeloof waarmee zij die ongelovig zijn tot dwaling gebracht worden. Zij staan dat het ene jaar toe en het andere jaar verbieden zij het om overeen te stemmen met het getal dat God heilig verklaard heeft. Zo verklaren zij ongewijd wat God heilig verklaard heeft. De slechtheid van hun daden is voor hen aantrekkelijk gemaakt. God wijst de ongelovige mensen de goede richting niet.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, het overbrengen van een geheiligde maand op eene andere maand is eene overmaat van ongeloof. De ongeloovigen zijn daardoor in eene dwaling gebracht; zij staan toe, dat een maand in het ééne jaar worde geschonden, en verklaren die in een ander jaar voor heilig, opdat zij het getal maanden zouden volmaken, die volgens Gods bevel heilig moeten gehouden worden; en zij veroorloven, wat God verboden heeft. Het slechte hunner daden is hun door den Satan bereid; want God leidt de ongeloovigen niet.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, het uitstellen (van de gewijde maanden) is slechts oen toename van het ongeloof, degenen die ongelovig zijn, worden erdoor tot dwalen gebracht. Het éne jaar verklaren zij het toegestaan en het andere jaar verklaren zij het verboden, om het aantal kloppend te maken met wat Allah voor verboden heeft verklaard. Hun slechte daden werden voor hen schoonschijnend gemaakt. En Allah leidt het ongelovige volk niet.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Откладывание (на поздний срок) (запретного месяца) (является) (ничем иным) как только увеличением неверия [[Дозволение того, что запретил Аллах, или же запрещение того, что Он дозволил, является неверием. Самовольное перемещение запретности месяцев, которое делали многобожники, чтобы этим позволить себе сражаться, когда удобно, является еще одним проявлением неверия, которое прибавляется к их неверию. Например, в один год они объявляли дозволенным месяц мухаррам, а с тем, чтобы число запретных месяцев в году все же равнялось четырем, они объявляли запретным месяц сафар.]]. (Сатана) вводит этим в заблуждение тех, которые стали неверующими. Они дозволяют [объявляют дозволенным] его [запретный месяц] в один год и запрещают его [почитают как запретный] в (другой) год, чтобы согласовать [привести к соответствию] со счетом (месяцев), которые запретил Аллах. И так они разрешают то, что запретил Аллах. Разукрашено перед ними [сатана представил им красивым] зло их деяний, а Аллах не ведет (истинным) путем неверующих людей [тех, которые упорствуют в неверии]!

Rusça — Osmanov

Добавление [месяца к запретным] только увеличивает неверие. От этого те, которые не веруют, сбиваются [с пути Аллаха]. Они в один год считают дозволенным прибавление месяца, в другой год объявляют запретным, чтобы уравнять количество [месяцев], которые Аллах сделал запретными. Таким образом, они объявляют дозволенным то, что запретил Аллах. Их злые деяния кажутся им добрыми, но Аллах не ведет прямым путем неверных.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Genom att lägga till (en månad) ger de mer kraft åt förnekandet av sanningen och därmed växer förnekarnas förvirring - ett år förklarar de detta är tillåtet och ett (annat) år förbjuder de det så att det stämmer överens med antalet av Gud helgade månader. På så sätt förgriper de sig på det som Gud har heligförklarat. De har förmåtts att se det onda de gör i ett fördelaktigt ljus, men Gud vägleder inte dem som förnekar sanningen.