Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.
اِنَّا خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ اَمْشَاجٍۗ نَبْتَلِيهِ فَجَعَلْنَاهُ سَمِيعًا بَصِيرًا
innā ḣaleḳnā l-insāne min nuTfetin emşācin nebtelīhi fe ceǎlnāhu semīǎn beSīran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki biz insanı, bir katre sudan, erkeklik suyuyla kadınlık suyunun rahîmde birleşmesinden yarattık sınamak için, derken onu, duyar, görür bir hâle getirdik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şüphe yok ki biz insanı, bir katre sudan, erkeklik suyuyla kadınlık suyunun rahîmde birleşmesinden yarattık sınamak için, derken onu, duyar, görür bir hâle getirdik.
Adem Uğur
Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki biz insanı, bir takım katkılarla (genetik kalıtımla) karışık bir spermden yarattık da; onu algılayan ve değerlendiren olarak meydana getirdik.
Ahmet Tekin
Biz insanı, sorumluluklar yükleyerek imtihan etmek, hayra ve şerre karşı tutumunu denemek için, muhtelif kanallardan dökülen sıvılarla karışık bir katre spermin, eşinin yumurtasıyla uyum halinde birleşmesinden yarattık. Sonra onu işiten, gören ve düşünen bir varlık haline getirdik.
Ahmet Varol
Biz insanı karışık bir nutfeden yarattık. Onu imtihan etmekteyiz. Bu yüzden onu işitici ve görücü kıldık.
Ali Bulaç
Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.
Ali Fikri Yavuz
Çünkü biz, insanı, (erkek ve dişi suları ile) karışık bir nutfeden yarattık; (üzerine mükellefiyyet yükliyerek) onu deneyeceğiz. Bunun için onu duygu ve görgü sahibi kıldık.
Ali Rıza Safa
Aslında, insanı, katışık bir damlacıktan yarattık. Onu sınayacağız; bu nedenle, duyan, gören yaptık.
Bayraktar Bayraklı
Doğrusu biz, insanı imtihan etmek için, döllenmiş yumurtadan yarattık ve onu işiten ve gören bir varlık yaptık.
Bekir Sadak
Biz insani katisik bir nutfeden yaratmisizdir; onu deneriz; bu yuzden, onun isitmesini ve gormesini saglamisizdir.
Celal Yıldırım
Şüphesiz ki biz, insanı bileşik bir nutfeden yarattık da onu denemekteyiz. Bu sebeple onu işiten ve gören yaptık.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Hakikatte biz insanı katışık bir nutfeden yarattık; imtihan edelim diye onu işitir ve görür kıldık.
Diyanet İşleri
Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.
Diyanet İşleri (eski)
Biz insanı katışık bir nutfeden yaratmışızdır; onu deneriz; bu yüzden, onun işitmesini ve görmesini sağlamışızdır.
Diyanet Vakfi
Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden (erkek ve kadın sularından) yarattık da onu işitici, görücü yaptık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Çünkü Biz insanı bir takım katkılarla karıştırılmış bir nutfeden yarattık; onu evire çevire deneyelim diye de onu işiten ve gören bir varlık yaptık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Çünkü biz yarattık o insanı bir takım katgılarla mezcedilmiş (emşac) bir nutfeden, evire çevire mübtela kılmak üzerede onu bir semi' basir yaptık
Erhan Aktaş
İnsanı karışık bir nutfeden yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İnsanı karışık bir nutfeden yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İnsanı karışık bir nutfeden yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık.
Fizilal-il Kuran
Biz insanı sınavdan geçirmek amacı ile karışım nitelikli bir sıvı damlasından yarattık. Bunun için onu işitme ve görme yetenekleri ile donattık.
Gültekin Onan
Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.
Hamdi Döndüren
Doğrusu Biz insanı, sınamak için karışık bir nutfeden yarattık da onu işitici ve görücü yaptık.
Hasan Basri Çantay
Hakıykat, biz insanı birbiriyle karışık bir damla sudan yaratdık. Onu imtihan ediyoruz. Bu sebeble onu işidici, görücü yapdık.
Hasib Asutay
Şüphesiz biz insanı katışık (3) bir spermden yarattık; onu sınayalım diye, kendisini işitir ve görür kıldık. (3. Erkek ve kadının dölünden)
Hayrat Neşriyat
Muhakkak ki biz, insanı karışık bir nutfeden (hakir bir damla sudan süzülmüş hulâsadan) yarattık; onu imtihân ediyoruz. Onun için kendisini işitici ve görücü kıldık.
İbni Kesir
Doğrusu Biz; insanı katışık bir damla sudan yaratmışızdır. Onu deneriz. Bu sebeple onu, işitici ve görücü yaptık.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki biz insanı katışık (döllenmiş) bir nutfeden (zigottan) yarattık. Onu imtihan edeceğiz; (bu yüzden) onu duyan ve gören kıldık.
Muhammed Esed
Şüphesiz, (sonraki hayatında) denemek için insanı katışık bir sperm damlasından yaratan Biziz. Biz, onu işitme ve görme (duyuları) ile donatılmış bir varlık kıldık.
Mustafa İslamoğlu
İnsanoğlunu katmerli bir karışım olan hayat tohumundan Biz yarattık; sınava tabi tutmayı (diledik) ve ardından ona işitme ve görme yeteneği verdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
(1-3) Muhakkak insan üzerine gayri mahdut zamandan bir mahdut zaman gelmiştir ki, (o zaman da bilinip) yâdolunmuş bir şey olmamıştı. Şüphe yok ki, Biz insanı karışık bir damla sudan yarattık, onu imtihan ediyoruz. İmdi onu işitici, görücü kıldık. Muhakkak ki, Biz ona hidâyet yolunu gösterdik, gerek şükredici ve gerek nankör olsun.
Ömer Öngüt
Biz insanı imtihan etmek için, erkek ve dişi suları ile karışık bir nutfeden yarattık. Onu işitici ve görücü kıldık.
Suat Yıldırım
Biz insanı katışık bir meniden yarattık. Onu denemek istiyoruz; bu sebeple de kendisini işiten ve gören bir varlık yaptık.
Süleyman Ateş
Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden yarattık da onu işitici, görücü yaptık.
Süleymaniye Vakfı
Biz insanı, çok bileşenli döllenmiş bir yumurtadan yarattık. Onu yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz. Bu yüzden onu dinleyen ve gören bir varlık haline getirdik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Biz insanı, çok bileşenli döllenmiş yumurtadan yarattık. Yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz; o nedenle onu dinleyen ve gören bir varlık haline getirdik.
Şaban Piriş
Biz, insanı katışık bir damladan yarattık. Onu imtihan edelim diye onun işitmesini ve görmesini sağladık.
Tefhim-ul Kuran
Hiç şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu denemekteyiz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.
Ümit Şimşek
Biz insanı karışık bir nutfeden yarattık; sınamak için de onu işitir ve görür hale getirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Doğrusu, biz insanı karışım olan bir spermden yarattık. Halden hale geçiririz onu. Sonunda onu işitici, görücü yaptık.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
İnsanı qarışdırılmış nütfədən yaradaraq onu sınaqdan keçirmək məqsədilə eşidən və görən etdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Həqiqətən, Biz insanı (sonrakı mərhələdə ata-anasının toxumundan ibarət) qarışıq bir nütfədən yaratdıq. Biz onu (dünyada özünü necə aparacağı, hər şeyin xaliqi olan Allaha itaət edib-etməyəcəyi ilə) imtahana çəkəcəyik. Biz onu eşidən, görən yaratdıq.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir erschufen den Menschen aus einem Samentropfen mit vielfältigen Elementen, dann prüften Wir ihn und gaben ihm Gehör und Augenlicht.
Almanca — Der Edle Quran
Wir haben den Menschen ja aus einem Samentropfen, einem Gemisch erschaffen, (um) ihn zu prüfen. Und so haben Wir ihn mit Gehör und Augenlicht versehen.
Almanca — M. A. Rassoul
Wahrlich, Wir erschufen den Menschen aus einer Ergußmischung, auf daß Wir ihn prüfen möchten; dann machten Wir ihn hörend und sehend.
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, WIR erschufen den Menschen aus vermischter Nutfa, um ihn zu prüfen, dann machten WIR ihn hörend, sehend.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We created man from the product of the union of two Notfas "sex cells" Notfa Amshag "Zygot" with the surest standard by which to test his tendency, and We endowed him with the gifts of hearing and vision, faculties divine
Abdul Haleem
We created man from a drop of mingled fluid to put him to the test; We gave him hearing and sight;
Abdullah Yusuf Ali
Verily We created Man from a drop of mingled sperm, in order to try him: So We gave him (the gifts), of Hearing and Sight.
Abul A'la Maududi
Verily We created man out of a drop of intermingled sperm so that We might try him, and We therefore endowed him with hearing and sight.
Aisha Bewley
We created man from a mingled drop to test him, and We made him hearing and seeing.
Al-Hilali & Khan
Verily, We have created man from Nutfah (drops) of mixed semen (sexual discharge of man and woman), in order to try him: so We made him hearer and seer.
Ali Quli Qarai
Indeed We created man from the drop of a mixed fluid so that We may test him. So We made him endowed with hearing and sight.
Amatul Rahman Omar
We have surely created a human being from a sperm drop uniting (it) with (an ovum); We wanted to bestow Our favour on him. That is why We made him hearing and seeing (- enjoying discretion and volition, and so responsible for his actions).
Arthur John Arberry
We created man of a sperm-drop, a mingling, and We made him hearing, seeing.
Bijan Moeinian
Your Creator created you from a tiny embryo and then gave you the faculties of sight and hearing in order for you to go through the school of life.
E. Henry Palmer
Verily, We created man from a mingled clot, to try him; and we gave him hearing and sight.
Edip-Layth
We have created the human from a seed that is composite, We test him, so We made him hear and see.
George Sale
Verily we have created man of the mingled seed of both sexes, that We might prove him: And We have made him to hear and to see.
Hamid S. Aziz
Surely We have created man from a small mingled life-germ; in order to try him, We made him hearing and seeing.
Mahmoud Ghali
Surely We created man from a sperm-drop, a mingling, trying him; so We made him constantly hearing, constantly beholding.
Marmaduke Pickthall
Lo! We create man from a drop of thickened fluid to test him; so We make him hearing, knowing.
Mohamed Ahmed - Samira
Verily We created man from a sperm yoked (to the ovum) to bring out his real substance, then gave him hearing and sight.
Muhammad Asad
Verily, it is We who have created man out of a drop of sperm intermingled, so that We might try him [in his later life]: and therefore We made him a being endowed with hearing and sight.
Mustafa Khattab
˹For˺ indeed, We ˹alone˺ created humans from a drop of mixed fluids,[1] ˹in order˺ to test them, so We made them hear and see.
Progressive Muslims
We have created the human from a seed that is mixed, We test him, so We made him hear and see.
Sahih International
Indeed, We created man from a sperm-drop mixture that We may try him; and We made him hearing and seeing.
Sam Gerrans
We created man from a sperm-drop — a mingling — that We might test him; and We made him hearing and seeing.
Shabbir Ahmed
Behold, it is We who have created the human being from marked out cells, male and female gametes, that joined. Then We passed him through subtle changes. And then We made him a being endowed with Hearing and Sight.
Syed Vickar Ahamed
Surely We have created man from a drop of mixed sperm and ovary fluids, in order to try him, so, We gave him (the gifts) of hearing and of sight.
Taqi Usmani
We have created man from a mixed sperm-drop to put him to a test; then We made him able to hear, able to see.
The Monotheist Group
We have created man from a mixed seed; We test him, so We made him hear and see.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
En effet, Nous avons créé lʹhomme dʹune goutte de sperme mélangé (aux composantes diverses) pour le mettre à lʹépreuve. (Cʹest pourquoi) Nous lʹavons fait entendant et voyant.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman Me însan ji dilopek avika tevlîhev afirand da ku em wî bi ceribînin, vêca me ew bi guh û çav kirin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wij hebben de mens uit een druppel geschapen, uit een mengsel om hem te toetsen. En Wij hebben hem horend en ziend gemaakt.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Waarlijk, wij hebben den mensch geschapen uit het gemengde zaad van beide seksen, opdat wij hem zouden beproeven, en wij hebben hem doen hooren en zien.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, Wij hebben de mens geschapen uit een gemengde druppel om hem te beproeven. Daarop gaven Wij hem het gehoor en gezichtsvermogen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Поистине, Мы создали человека из капли, смеси (мужской жидкости и женской), испытывая его (когда он достигнет совершеннолетия) (возлагая на него обязанности), и сделали его (для этого) слышащим (чтобы слышал Наши доводы), (и) видящим (чтобы видел Наши знамения).
Rusça — Osmanov
Воистину, Мы создали человека из капли семени, смеси, чтобы испытать его, одарили его слухом, зрением.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
För att sätta henne på prov har Vi skapat människan av en droppe av ett flöde, blandat (med ett annat flöde), och så har Vi gett henne hörsel och syn.