Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder.

اِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّبِيلَ اِمَّا شَاكِرًا وَاِمَّا كَفُورًا

innā hedeynāhu s-sebīle immā şākiran ve immā kefūran

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İster şükretsin, ister nankör olsun, gerçekten de biz ona doğru yolu gösterdik.

Abdulkadir Gölpınarlı

İster şükretsin, ister nankör olsun, gerçekten de biz ona doğru yolu gösterdik.

Adem Uğur

Şüphesiz biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici olsun ister nankör.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz ona o yolu (aklını kullanarak iman etme yolunu) gösterdik. Ya şükredici olur (Rabbini değerlendirir), ya küfür (gerçeği ret) edici!

Ahmet Tekin

Biz ona yolu, yöntemi gösterdik, doğru yolu aydınlatıcı bilgiler verdik. Ya şükreden mü’min bir kul olacak, ya nankör bir kul, azılı bir kâfir olacak.

Ahmet Varol

Biz ona yolu gösterdik; artık ya şükredici olur, ya da nankör.

Ali Bulaç

Biz ona yolu gösterdik; (artık o,) ya şükredici olur ya da nankör.

Ali Fikri Yavuz

Doğrusu biz ona, gerçek yolu gösterdik; ister şükreden (mümin) olsun, ister nankörlük eden (kâfir)...

Ali Rıza Safa

Aslında, ona yolu gösterdik; artık şükreder veya nankörlük eder.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz biz ona doğru yolu gösterdik. İster inanır, ister inkar eder.

Bekir Sadak

suphesiz ona yol gosterdik; buna kimi sukreder, kimi de nankorluk.

Celal Yıldırım

Gerçekten biz, insana yol gösterdik ; o ya şükredici, ya da nankör inkarcı olur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şüphesiz biz ona doğru yolu gösterdik; artık o isterse şükreden olur, isterse nankör.

Diyanet İşleri

Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder.

Diyanet İşleri (eski)

Şüphesiz ona yol gösterdik; buna kimi şükreder, kimi de nankörlük.

Diyanet Vakfi

Şüphesiz biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici olsun ister nankör.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kuşkusuz biz ona yolu gösterdik; ister şükredici olsun, ister nankör.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Muhakkak Biz ona (doğru) yolu gösterdik; ister şükredici olsun, ister nankör kafir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Her halde biz ona yolu gösterdik, ister şakir olsun ister nankör kafir

Erhan Aktaş

Ona doğru yolu gösterdik. Ama isterse şükreden, isterse nankörlük eden biri olur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona doğru yolu gösterdik. Ama isterse şükreden, isterse nankörlük eden biri olur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona doğru yolu gösterdik. Ama isterse şükreden, isterse nankörlük eden biri olur.

Fizilal-il Kuran

Biz ona yolu gösterdik. Artık ister şükreder isterse nankör olur.

Gültekin Onan

Biz ona yolu gösterdik; (artık o) ya şükredici olur ya da (pek) kafir.

Hamdi Döndüren

Gerçekten Biz ona yolu gösterdik. Ya şükredici ya nankör olur!

Hasan Basri Çantay

Gerçek, biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici (olsun o), ister nankör (kafir).

Hasib Asutay

Şüphesiz biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici olsun ister nankör!

Hayrat Neşriyat

Şübhe yok ki biz, onu o (doğru) yola hidâyet ettik; (artık) ister şükredici (mü’min)olsun, ister nankör (kâfir)!

İbni Kesir

Gerçekten Biz; ona yolu gösterdik. Buna kimisi şükreder, kimisi de küfür.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki biz ona (insanoğluna) yol gösterdik. Ya şükredici (olur) ya da nankör.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Biz ona yolu/yöntemi gösterdik; şükredici, ya da nankör (olması artık kendisine kalmıştır).

Mustafa İslamoğlu

Elbet onu (amacına ulaştıracak olan) doğru yola Biz yönelttik: ya iman eden veya inkar eden biri olmayı (kendi tercihine bıraktık)

Ömer Nasuhi Bilmen

(1-3) Muhakkak insan üzerine gayri mahdut zamandan bir mahdut zaman gelmiştir ki, (o zaman da bilinip) yâdolunmuş bir şey olmamıştı. Şüphe yok ki, Biz insanı karışık bir damla sudan yarattık, onu imtihan ediyoruz. İmdi onu işitici, görücü kıldık. Muhakkak ki, Biz ona hidâyet yolunu gösterdik, gerek şükredici ve gerek nankör olsun.

Ömer Öngüt

Biz ona hidayet yolunu gösterdik. İster şükredici olsun, isterse nankör olsun.

Suat Yıldırım

Ona yolu da gösterdik: Artık ister şükreder, ister nankör ve kâfir olur.

Süleyman Ateş

Biz ona yolu gösterdik: Ya şükredici veya nankör olur.

Süleymaniye Vakfı

Biz ona yolu gösterdik; artık o, ister şükreden / görevlerini yerine getiren, isterse kafirlik edip duran /nankörlük eden biri olur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ona doğru yolu gösterdik; ister görevini yapar, isterse o yolu görmezlikten gelir (kafir olur).

Şaban Piriş

Biz, ona yolu gösterdik. İster şükreder, ister nankörlük.

Tefhim-ul Kuran

Biz ona yolu gösterdik; (artık o,) ya şükredici olur ya da nankör.

Ümit Şimşek

Ona yol da gösterdik. Artık ister şükreder, ister nankörlük eder.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onu yola kılavuzladık. Artık ya şükredici olur ya nankör.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Şübhəsiz ki, Biz ona yol göstərdik! Fərqi yoxdur, ya şükür etsin, ya da naşükür olsun.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz ona haqq yolu göstərdik. İstər (neʼmətlərimizə) minnətdar olsun, istər nankor (bu onun öz işidir).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben ihm den rechten Weg gewiesen, so wird er entweder dankbar (gläubig) oder undankbar (ungläubig).

Almanca — Der Edle Quran

Wir haben ihn ja den (rechten) Weg geleitet, ob er nun dankbar oder undankbar sein mag.

Almanca — M. A. Rassoul

Wir haben ihm den rechten Weg gezeigt, möchte er nun dankbar oder undankbar sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, WIR leiteten ihn zum Weg recht, entweder dankend oder äußerst kufr-betreibend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We guided him and conducted him to the right way which We ordained to be the course of life and conduct, and left him to choose to be grateful or to deviate from what is just and right.

Abdul Haleem

We guided him to the right path, whether he was grateful or not.

Abdullah Yusuf Ali

We showed him the Way: whether he be grateful or ungrateful (rests on his will).

Abul A'la Maududi

Surely We showed him the Right Path, regardless of whether he chooses to be thankful or unthankful (to his Lord).

Aisha Bewley

We guided him on the Way, whether he is thankful or unthankful.

Al-Hilali & Khan

Verily, We showed him the way, whether he be grateful or ungrateful.

Ali Quli Qarai

Indeed We have guided him to the way, be he grateful or ungrateful.

Amatul Rahman Omar

Verily, We have shown him the path clearly (giving him the full choice) whether he be grateful or ungrateful.

Arthur John Arberry

Surely We guided him upon the way whether he be thankful or unthankful.

Bijan Moeinian

God has showered mankind indiscriminately with His favor, by showing the right path; no matter how grateful or ungrateful man is.

E. Henry Palmer

Verily, we guided him in the way, whether he be grateful or ungrateful.

Edip-Layth

We have guided him to the path, either to be thankful or to reject.

George Sale

We have surely directed him in the way; whether he be grateful, or ungrateful.

Hamid S. Aziz

Surely We have shown him the way: he may be thankful or unthankful.

Mahmoud Ghali

Surely We have guided him upon the way, whether he be thankful or most disbelieving.

Marmaduke Pickthall

Lo! We have shown him the way, whether he be grateful or disbelieving.

Mohamed Ahmed - Samira

We surely showed him the way that he may either be grateful or deny.

Muhammad Asad

Verily, We have shown him the way: [and it rests with him to prove himself] either grateful or ungrateful.

Mustafa Khattab

We already showed them the Way, whether they ˹choose to˺ be grateful or ungrateful.

Progressive Muslims

We have guided him to the path, either to be thankful or to reject.

Sahih International

Indeed, We guided him to the way, be he grateful or be he ungrateful.

Sam Gerrans

We guided him on the path, be he grateful or be he ungrateful.

Shabbir Ahmed

Verily, We it is Who have shown him the Way, whether he be grateful or ungrateful.

Syed Vickar Ahamed

Verily, We showed him the Way: Whether he be thankful or not (rests upon his own will).

Taqi Usmani

We have shown him the way to be either grateful or ungrateful.

The Monotheist Group

We have guided him to the path, either to be thankful or to reject.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous lʹavons guidé dans le chemin, - quʹil soit reconnaissant ou ingrat -

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me riya rast nîşan dayê, êdî yan dê şukirdar be yan jî dê nankor be.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben hem de goede weg gewezen, of hij nu dankbaar of ondankbaar is.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij hebben hem zeker op den weg geleid, of hij dankbaar, dan wel ondankbaar zou zijn.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, Wij wezen hem de Weg: wordt hij dankbaar of wordt hij ondankbaar?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Мы повели его [человека] по пути [показали и разъяснили путь истины и заблуждения, добра и зла] (после чего он, сам выберет путь, и будет) либо благодарным (и верующим), либо неблагодарным (и неверующим).

Rusça — Osmanov

Воистину, Мы наставили его на путь [истины], будь он благодарным или неблагодарным.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi har visat henne (hennes) väg, (och det är sedan hennes sak) att antingen visa tacksamhet (och följa vägledningen) eller att visa otacksamhet och så förneka (Oss).