Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!
وَاِذَا رَاَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ اَجْسَامُهُمْ وَاِنْ يَقُولُوا تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْ كَاَنَّهُمْ خُشُبٌ مُسَنَّدَةٌ يَحْسَبُونَ كُلَّ صَيْحَةٍ عَلَيْهِمْ هُمُ الْعَدُوُّ فَاحْذَرْهُمْ قَاتَلَهُمُ اللّٰهُ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ
ve iƶā raeytehum tuǎ'cibuke ecsāmuhum ve in yeḳūlū tesmeǎ' li ḳavlihim keennehum ḣuşubun musennedetun yeHsebūne kulle SayHatin ǎleyhim humu l-ǎduvvu fe Hƶerhum ḳātelehumu (a)llahu ennā yu'fekūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve onları gördün mü, bedenleri hoşuna gider; ve konuşurlarsa sözlerini dinlersin; sanki onlar, dayanmış kerestelerdir; her bağrışı, kendi aleyhlerine sanırlar; onlar düşmandır, artık sakın onlardan, Allah gebertsin onları, nelere de kapılıyorlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve onları gördün mü, bedenleri hoşuna gider; ve konuşurlarsa sözlerini dinlersin; sanki onlar, dayanmış kerestelerdir; her bağrışı, kendi aleyhlerine sanırlar; onlar düşmandır, artık sakın onlardan, Allah gebertsin onları, nelere de kapılıyorlar.
Adem Uğur
Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki duvara dayanmış kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Düşman onlardır. Onlardan sakın. Allah onların canlarını alsın. Nasıl bu hale geliyorlar?
Ahmed Hulusi
Onları gördüğünde bedenleri (görünüşleri) hoşuna gider. . . Konuşurlarsa, sözlerini dinlersin. . . Onlar (birbirine) dayandırılmış keresteler (şuursuz bedenler) gibidirler! Her yüksek sesli seslenişi kendi aleyhlerine sanırlar! Onlar düşmandır, onlardan korun! Allah onları öldürsün (anlasınlar hakikat neymiş)! Nasıl da (hakikatlerinden) döndürülüyorlar!
Ahmet Tekin
Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki çizgili Yemen kumaşından mamul elbiseler giydirilmiş kütükler gibidirler. Her gürültüyü kendi aleyhlerine yönelik bir hareket sanırlar. Onlar katıksız hak düşmanıdırlar. Onlara karşı ihtiyatlı ol, onlardan kendini koru. Allah onları kahretsin. Nasıl da haktan ayrılıp, küfre döndürülüyorlar?
Ahmet Varol
Onları gördüğünde cüsseleri hoşuna gider. Konuştuklarında sözlerini dinlersin. Onlar adeta sıralanmış kütükler gibidirler. Her bağırtıyı aleyhlerine sanarlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın. Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) uzaklaştırılıyorlar!
Ali Bulaç
Sen onları gördüğün zaman cüsseli yapıları beğenini kazanmaktadır. Konuştukları zaman da onları dinlersin. (Oysa) Sanki onlar (sütun gibi) dayandırılmış ahşap kütük gibidirler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp sakının. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar.
Ali Fikri Yavuz
Sen o münâfıkları gördüğün zaman, kalıpları hoşuna gider ve söylerlerse, dediklerine kulak verirsin. Sanki onlar, direk olmuş keresteler gibidirler. (Asker arasında çıkan) her gürültüyü, (korkularından) kendi aleyhlerinde sanırlar. Onlar düşmandırlar; onun için (kendilerine emniyet etme), onlardan sakın. Allah kahretsin onları!... Hakdan nasıl çevriliyorlar?
Ali Rıza Safa
Onları gördüğünde, dış görünüşleri hoşuna gider. Üstelik konuştukları zaman, söylediklerini dinlersin. Dikilip dayanmış kütükler gibilerdir. Her bağırtının kendilerine karşı olduğunu sanıyorlar. Onlar düşmandır; artık onlardan sakının! Allah, onları yok etsin; nasıl da çevriliyorlar?
Bayraktar Bayraklı
Onları gördüğünde, bedenleri hoşuna gider. Konuşsalar sözlerini dinlersin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kütükler gibidir. Her sesi kendi aleyhlerine sayarlar. Onlar gerçek düşmanlardır. Onlardan sakının; Allah, onları kahretsin, nasıl da haktan döndürülüyorlar!
Bekir Sadak
Onlara baktigin zaman cusseleri hosuna gider; konusurlarsa sozlerini dinlersin; tipki, siralanmis kof kutuk gibidirler; her cigligi kendi aleyhlerine sayarlar; onlar dusmandir, onlardan cekin; Allah canlarini alsin, nasil da aldatilip donduruluyorlar.
Celal Yıldırım
Onları gördüğün zaman bedenî yapıları hoşuna gider; konuşmaya başlarlarsa, sözlerine kulak verirsin. Onlar, bir yere dayatılmış keresteler gibidirler. Her haykırışı aleyhlerine sanırlar. Asıl düşman kendileridir. Onlardan sakınıp tetik üzere olun. Allah, onları gebertip kahretsin; nereden nasıl çevriliyorlar?!
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onlara şöyle bir baktığında dış görünüşleri sana iyi bir izlenim verir; konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Ama onlar sanki bir yere dayanmış kütükler gibidir (böyle güvendeymiş gibi görünürler). Her gürültüyü kendilerine yönelik sanırlar. Asıl düşman onlardır, onlardan korun! Allah kahretsin onları! Nasıl da haktan yüz çeviriyorlar!
Diyanet İşleri
Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!
Diyanet İşleri (eski)
Onlara baktığın zaman cüsseleri hoşuna gider; konuşurlarsa sözlerini dinlersin; tıpkı, sıralanmış kof kütük gibidirler; her çığlığı kendi aleyhlerine sayarlar; onlar düşmandır, onlardan çekin; Allah canlarını alsın, nasıl da aldatılıp döndürülüyorlar.
Diyanet Vakfi
Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki duvara dayanmış kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Düşman onlardır. Onlardan sakın. Allah onların canlarını alsın. Nasıl bu hale geliyorlar?
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki dayanmış keresteler gibidirler. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın. Allah onları kahretsin! Nasıl olup da döndürülüyorlar?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen onları gördüğün zaman cisimleri (fiziki görüntüleri) tuhafına gider; konuşurlarsa dediklerine kulak verirsin. Sanki onlar dayanmış keresteler gibidirler. Her bağırışı aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandırlar, onlardan sakın! Allah gebertsin onları, nereden çevriliyorlar!
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen onları gördüğün vakıt cisimleri tuhafına gider ve söylerlerse dediklerine kulak verirsin, sanki "Huşubi müsennede" dayanmış keresteler gibidirler, her sayhayı sanırlar ki aleyhlerindedir, onlar düşmandırlar, onun için onlardan sakın, onları Allah gebertsin nereden çevriliyorlar
Erhan Aktaş
Onlara baktığında, dış görünüşleri itibariyle, seni hayran bırakırlar. Konuştuklarında, sözlerine itibar edersin. Aslında, elbise giydirilmiş kütükler gibidirler. Her bağırtıyı kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar, düşmandırlar, onlara karşı dikkatli ol. Allah, onların canlarını alsın! Nasıl da döndürülüyorlar!
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlara baktığında, dış görünüşleri itibariyle, seni hayran bırakırlar. Konuştuklarında, sözlerine itibar edersin. Aslında, elbise giydirilmiş kütükler gibidirler. Her koşuşturmayı kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar, düşmandırlar, onlara karşı dikkatli ol. Allah, onların canlarını alsın! Nasıl da döndürülüyorlar!
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlara baktığında, dış görünüşleri itibariyle, seni hayran bırakırlar. Konuştuklarında, sözlerine itibar edersin. Aslında, elbise giydirilmiş kütükler gibidirler. Her koşuşturmayı kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar, düşmandırlar, onlara karşı dikkatli ol. Allah, onların canlarını alsın! Nasıl da döndürülüyorlar!
Fizilal-il Kuran
Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa onların sözlerini dinlediğin zaman sanki elbise giydirilmiş (bir yere dayandırılmış) kütük gibidirler. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır; onlardan sakın. Allah onları kahretsin! Nasıl da Hak'tan döndürülüyorlar?
Gültekin Onan
Sen onları gördüğün zaman cüsseli yapıları beğenini kazanmaktadır. Konuştukları zaman da onları dinlersin. (Oysa) Sanki onlar (sütun gibi) dayandırılmış ahşap kütük gibidirler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp sakının. Tanrı onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar.
Hamdi Döndüren
Onları gördüğünde, dış görünüşleri hoşuna gider. Konuştukları zaman, sözlerini dinlersin. Onlar, sanki kendilerine elbise giydirilmiş kütükler gibidirler. Her gürültünün, kendilerine karşı olduğunu sanırlar. Onlar, düşmandırlar. Öyleyse, onlardan sakın! Allah onları kahretsin, nasıl da haktan döndürülüyorlar!
Hasan Basri Çantay
Onları gördüğün zaman gövdeleri (kalıpları, kıyafetleri belki) hoşuna gider. Eğer söylerlerse sözlerini dinlersin. (Halbuki) onlar (çubuklu Yemen kumaşı) giydirilmiş (kocaman) odunlar gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerinde sanırlar. (Asıl) düşman onlardır. O halde onlardan sakın. Allah gebertsin onları. Nasıl olub da (Hakdan) döndürülüyorlar?
Hasib Asutay
(Resulüm!) Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki (duvara) dayatılmış kütükler gibidirler. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır. Onlardan sakın. Allah onların canlarını alsın! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!
Hayrat Neşriyat
Onları gördüğünde cüsseleri hoşuna gider. Ve konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Sanki onlar (duvara) dayanmış keresteler gibidirler! Her (kuvvetli) sesi (nifaklarından dolayı)aleyhlerinde sanırlar. Onlar düşmandır; artık onlardan sakın! Allah onları kahretsin! (Haktan)nasıl çevriliyorlar?
İbni Kesir
Onlara baktığında; gövdeleri hoşuna gider, konuşurlarsa; sözlerini dinlersin. Onlar giydirilmiş odunlar gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerinde sanırlar. Düşman onlardır, sakın onlardan. Allah, canlarını alsın. Nasıl olup da döndürülüyorlar.
Mehmet Okuyan
Onları (münafıkları) gördüğün zaman görünüşleri hoşuna gider; konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar, sanki giydirilmiş kütükler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır. Onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (gerçeklerden) döndürülüyorlar!
Muhammed Esed
Şimdi sen onları gördüğünde dış görünüşleri hoşuna gider; ve konuştuklarında ne söylediklerine kulak vermek istersin. Onlar, yere (sağlam şekilde) dikilmiş kütükler gibi (olduklarına emin görünseler de) her çığlığı kendilerine (yönelik) sanırlar. Onlar (bütün inançlara) düşmandırlar, öyleyse onlara karşı dikkatli ol. (Ve bedduayı hak ederler:) "Allah onları kahretsin!" Akılları nasıl da (hakikatten) sapıyor!
Mustafa İslamoğlu
Sen onları gördüğünde kalıpları hoşuna gider; ve konuşacak olsalar sözlerine kulak verirsin: giydirilmiş kalaslar gibidir onlar. Her çığlığı kendi aleyhlerine sanırlar; onlar kökten düşmandırlar: artık onlara karşı dikkatli ol! Allah onları kahretsin: Nasıl da savruluyorlar!
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onları gördüğün vakit onların cisimleri seni taaccübe düşürür ve söyleyecek olurlarsa onların lâkırdılarını dinlersin, onlar sanki dayatılmış odunlardır. Onlar her gürültüyü kendi aleyhlerinde zannederler. Düşman olan onlardır, artık onlardan sakın. Allah, onları helâk etsin, nasıl oluyor da (Hak'tan) çevriliyorlar?
Ömer Öngüt
Sen o münafıkları gördüğün zaman, kalıpları hoşuna gider ve söylerlerse dediklerine kulak verirsin. Sanki onlar direk olmuş keresteler gibidirler. Ve her gürültüyü, korkularından aleyhlerinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, onun için (kendilerine emniyet etme) onlardan sakın. Allah kahretsin onları! Hakk'tan nasıl çevriliyorlar?
Suat Yıldırım
Onları gördüğünde kalıpları kıyafetleri senin hoşuna gider, onları beğenirsin. Konuştuklarında sözlerine kulak verirsin. Gerçekte ise onlar, âdeta duvara dayatılan, ruhsuz kütüklere benzerler. İçleri boş, ödlek olduklarından çıkan her sesten pirelenir, her yeni haberi kendi aleyhlerinde sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah belalarını versin onların! Nasıl da hakikatten vazgeçiriliyorlar.
Süleyman Ateş
Onları gördüğün zaman cisimleri hoşuna gider (çünkü gösterişli adamlardır,) konuşsalar sözlerini dinlersin, onlar dayatılmış odunlar gibidirler. Her bağırtıyı kendi aleyhlerinde sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın. Allah onları kahretsin, nasıl da (haktan) döndürülüyorlar?
Süleymaniye Vakfı
Onları gördüğünde dış görünüşleri seni hayran bırakır. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki (duvara) dayalı kütükler gibidir. Her yüksek sesi aleyhlerine sanırlar. Asıl düşman onlardır; öyleyse onlara karşı dikkatli ol! Allah canlarını alsın, bu hale nasıl ve nereden sürükleniyorlar!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onları gördüğünde kılık kıyafetleri hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Oysa duvara dayalı kalas gibidirler. Her gürültüyü aleyhlerine sanırlar. Asıl düşman onlardır; onlara karşı dikkatli ol. Allah canlarını alsın, nasıl da yalana sürükleniyorlar!
Şaban Piriş
Onları gördüğünde dıştan hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar elbise giydirilmiş kereste gibidir. Her çığlığı kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar, düşmandır, onlardan uzak dur. Allah onları kahretsin, nasıl da yalan söylüyorlar.
Tefhim-ul Kuran
Sen onları gördüğün zaman cüsseli yapıları beğenini kazanmaktadır. Konuştukları zaman da onları dinlersin. (Oysa) Sanki onlar, (sütun gibi) dayandırılmış ahşap kütük gibidirler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp sakın. Allah onları kahretsin, nasıl da çevriliyorlar.
Ümit Şimşek
Onları gördüğünde kalıpları hoşuna gider. Konuştuklarında sözlerine kulak verirsin. Onlar elbise giydirilmiş keresteler gibidir. Her gürültüyü aleyhlerinde sanırlar. Onlar düşmandır; sakının. Allah kahretsin onları, nasıl da dönüveriyorlar!
Yaşar Nuri Öztürk
Onları gördüğünde gövdeleri hoşuna gider. Bir şey konuşsalar sözlerine kulak verirsin. Onlar birbirine dayandırılmış keresteler/Hint kumaşı giydirilmiş kütük parçaları gibidirler. Her bağırtıyı aleyhlerinde zannederler. Düşmandır onlar; sakın onlardan! Allah onları kahretsin! Nasıl da aldatıp döndürülüyorlar!
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
Sən onlara baxdıqda bədən quruluşları xoşuna gəlir, danışanda onların dediklərinə qulaq asırsan. Halbuki, onlar divara söykədilmiş dirəklər kimidirlər. Onlar hər bir səs-küyün özlərinə qarşı olduğunu sanırlar. Onlar düşməndirlər. Sən onlardan çəkin! Allah onları məhv etsin, necə də haqdan döndərilirlər!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn du sie siehst, gefallen dir ihre Gestalten, und wenn sie sprechen, hörst du gern, was sie sagen. Doch sie sind wie angelehnte Bretter. Sie glauben, daß jeder Schrei eine Heimsuchung sei, die ihnen gilt. Sie sind die Feinde. Nimm dich daher vor ihnen in acht! Möge Gott sie bekämpfen! Wie können sie nur von der Wahrheit zum Irrtum abirren!
Almanca — Der Edle Quran
Und wenn du sie siehst, gefällt dir ihr Äußeres, und wenn sie reden, hörst du ihren Worten zu. Sie sind wie angelehnte Hölzer. Sie meinen, jeder Schrei sei gegen sie. Sie sind die (wahren) Feinde; so sieh dich vor ihnen vor. Allah bekämpfe sie! Wie sie sich (doch) abwendig machen lassen!
Almanca — M. A. Rassoul
Und wenn du sie siehst, so gefallen dir ihre Gestalten; und wenn sie sprechen, horchst du auf ihre Rede. Sie sind, als wären sie aufgerichtete Holzklötze. Sie glauben, jeder Schrei sei gegen sie (gerichtet) Sie sind der Feind, darum nimm dich vor ihnen in acht. Allahs Fluch über sie! Wie werden sie abgewendet?
Almanca — Muhammad Zaidan
Und wenn du sie siehst, gefallen dir ihre Figuren, und wenn sie sprechen, hörst du ihrem Gesagten zu. Gewiß, sie ähneln gestützen Hölzern, sie vermuten jeden Schrei gegen sie. Sie sind der wahre Feind, so nimm dich vor ihnen in Acht! ALLAH bekämpfe sie. Wie werden sie denn abgebracht?!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
If you see them you admire their physical or material frames, their looks speak affection and their discourse speaks their presence, and when they speak they speak all cream, skimmed, and they speak sense that you cannot help but open to them your heart's ears, while in effect their words are flattering and hollow, devoid of belief, just as hollow stems of trees are devoid of life. Prompted by sense of quiet and by anxiety for their safety, they are vulnerable and susceptible to a physical force, they are susceptible to a loud cry be it uttered in approbation or denunciation. They are the avowed enemy; beware of them; Allah condemns them in as much as they are worth. How could they deviate from the path of righteousness to the path of vanity!
Abdul Haleem
When you see them [Prophet], their outward appearance pleases you; when they speak, you listen to what they say. But they are like propped-up tim-bers––they think every cry they hear is against them––and they are the enemy. Beware of them. May God confound them! How devious they are!
Abdullah Yusuf Ali
When thou lookest at them, their exteriors please thee; and when they speak, thou listenest to their words. They are as (worthless as hollow) pieces of timber propped up, (unable to stand on their own). They think that every cry is against them. They are the enemies; so beware of them. The curse of Allah be on them! How are they deluded (away from the Truth)!
Abul A'la Maududi
When you look at them, their persons are pleasing, and when they speak, you pay heed to what they say. But in truth they are (merely) beams of timber propped-up (against a wall). They consider every shout they hear to be directed against them. They are your utter enemies; guard against them. May Allah do away with them! How are they being turned away (from the Truth)?
Aisha Bewley
When you see them, their outward form appeals to you, and if they speak you listen to what they say. But they are like propped-up planks of wood. They imagine every cry to be against them. They are the enemy, so beware of them. Allah fight them! How they are perverted!
Al-Hilali & Khan
And when you look at them, their bodies please you; and when they speak, you listen to their words. They are as blocks of wood propped up. They think that every cry is against them. They are the enemies, so beware of them. May Allâh curse them! How are they denying (or deviating from) the Right Path?
Ali Quli Qarai
When you see them, their bodies impress you, and if they speak, you listen to their speech. Yet they are like dry logs set reclining [against a wall]. They suppose every cry is directed against them. They are the enemy, so beware of them. May Allah assail them, where do they stray?!
Amatul Rahman Omar
When you see them, their (handsome) figures please you, and if they speak (a masked and polished speech), you listen to their speech. (They look) as though they were wooden statues clad in garments. They think every loud cry is one (raised) against them. They themselves are (your) enemies (in reality), so beware of them. May Allâh ruin them! To what (perversities) are they being turned away (from the Truth)?
Arthur John Arberry
When thou seest them, their bodies please thee; but when they speak, thou listenest to their speech, and it is as they were propped-up timbers. They think every cry is against them. They are the enemy; so beware of them. God assail them! How they are perverted!
Bijan Moeinian
When you meet the hypocrites, their appearance pleases you. When you listen to them, however, you detect their true nature which is as worthless of a hollow timber dressed up. They are suspicious of any spoken word and take it personally. They are the enemies of Islam; beware of them as they carry the curse of their Lord.
E. Henry Palmer
And when thou seest them, their persons please thee; but if they speak, thou listenest to their speech: they are like timber propped up: they reckon every noise against them! They are the foe, so beware of them!- God fight against them, how they lie!
Edip-Layth
When you see them, you are impressed by their physical stature; and when they speak, you listen to their eloquence. They are like blocks of wood propped up. They think that every call is against them. These are the enemies, so beware of them. May God condemn them; they have deviated.
George Sale
When thou beholdest them, their persons please thee: And if they speak, thou hearest their discourse with delight. They resemble pieces of timber set up against a wall. They imagine every shout to be against them. They are enemies; wherefore beware of them. God curse them: How are they turned aside from the truth!
Hamid S. Aziz
And when you see them, their persons will please you, and if they speak, you will listen to their speech; they are like big pieces of wood clad with garments. They think every cry to be against them. They are the enemy, therefore beware of them; the curse of Allah be on them. How perverted they are!
Mahmoud Ghali
And when you see them, you admire their figures; and in case they speak, you hear their speech as if they were propped-up timbers. They reckon every shout is against them. They are the enemy, so beware of them. Allah assail them! However are they diverged (from the Truth)!
Marmaduke Pickthall
And when thou seest them their figures please thee; and if they speak thou givest ear unto their speech. (They are) as though they were blocks of wood in striped cloaks. They deem every shout to be against them. They are the enemy, so beware of them. Allah confound them! How they are perverted!
Mohamed Ahmed - Samira
Pleasing seem their persons when you look at them; and when they talk, you listen to their speech. Yet they are like the wooden panelling of a wall. They imagine every rebuke to be directed against them. They are the enemies, beware of them. May God damn them, how pervert are they!
Muhammad Asad
Now when thou seest them, their outward appearance may please thee; and when they speak, thou art inclined to lend ear to what they say. [But though they may seem as sure of themselves] as if they were timbers [firmly] propped up, they think that every shout is [directed] against them. They are the [real] enemies [of all faith], so beware of them. [They deserve the imprecation,] "May God destroy them!" How perverted are their minds!
Mustafa Khattab
When you see them, their appearance impresses you. And when they speak, you listen to their ˹impressive˺ speech. But they are ˹just˺ like ˹worthless˺ planks of wood leaned ˹against a wall˺. They think every cry is against them. They are the enemy, so beware of them. May Allah condemn them! How can they be deluded ˹from the truth˺?
Progressive Muslims
And when you see them, you are impressed by their physical stature; and when they speak, you listen to their eloquence. They are like blocks of wood propped-up. They think that every call is intended for them. These are the enemies, so beware of them. May God condemn them; they have deviated.
Sahih International
And when you see them, their forms please you, and if they speak, you listen to their speech. [They are] as if they were pieces of wood propped up - they think that every shout is against them. They are the enemy, so beware of them. May Allah destroy them; how are they deluded?
Sam Gerrans
And when thou seest them, their forms please thee; and if they speak, thou listenest to their speech as if they were propped up pieces of dry wood. They think every blast is against them. They are the enemy; so beware thou of them. May God curse them! How are they deluded!
Shabbir Ahmed
Now when you see them, their looks may impress you. And if they speak, you are inclined to listen to their speech. But they are like wooden logs propped up. (Empty of inner strength unable to stand on their own feet). They think that every call is directed against them. These are the real enemies, so beware of them. Allah condemns them. They are far deviated.
Syed Vickar Ahamed
And when you look at them, their bodies (that they show) please you; And when they speak, you listen to their words. They are like blocks of wood propped up, (unable to stand by themselves). They think that every cry is against them. They are the enemies, so (keep yourselves) beware of them. May the curse of Allah be on them! How are they deluded (away from the right truth).
Taqi Usmani
And if you see them, their physiques would attract you, and if they speak, you would (like to) listen to their speech (because of their eloquence). (Yet, being devoid of substance,) it is as if they were propped up beams of timber. They deem every shout (they hear) to be against them (out of cowardice). They are the enemy; so beware of them. May Allah destroy them. How perverted are they!
The Monotheist Group
And when you see them, you are impressed by their physical stature; and when they speak, you listen to their eloquence. They are like blocks of wood propped-up. They think that every call is intended for them. These are the enemies, so beware of them. May God condemn them; they have deviated.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et quand tu les vois, leurs corps tʹémerveillent; et sʹils parlent tu écoutes leur parole. Ils sont comme des bûches appuyées (contre des murs) et ils pensent que chaque cri est dirigé contre eux. Lʹennemi cʹest eux. Prends y garde. QuʹAllah les extermine! Comme les voilà détournés (du droit chemin).
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Dema tu wan dibînî, bejn û bala wan te ecêbgirtî dihêle, eger ku biaxivin jî guhê te dê bimîne li axaftina wan. Tu dibêjî ew darên (li ber dîwaran) paldayî ne (ku xêr di wan de nîn e). Ji wan we ye her qîreke ku hebe li dijî wan e. Ew neyar in, xwe ji wan biparêze. Xwedê wan bikuje! Çawa ew (ji heqiyê) berê xwe vedigerînin?
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar wanneer jij hen ziet, bevallen jou hun lichamen en als zij spreken luister jij naar wat zij zeggen. Zij zijn als balken die gestut moeten worden. Zij denken dat elke schreeuw tegen hen gericht is. Zij zijn de vijand; wees voor hen op je hoede. God bestrijde hen, hoe kunnen zij zo afwijken!
Hollandaca — Salomo Keyzer
Indien gij hen beschouwt, zal hun uiterlijk u behagen, en als zij spreken, hoort gij hunne taal met genoegen. Zij gelijken op stukken van balken, die tegen een muur zijn geplaatst. Zij gelooven dat iedere kreet tegen hen gericht is. Zij zijne uwe vijanden; neemt u dus voor hen in acht; God vloekt hen. Hoezeer zijn zij van de waarheid afgewend.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А когда ты увидишь их [этих лицемеров], тебя восхищают их тела [как они выглядят]. Если они [лицемеры] говорят, ты слушаешь их речь. Они [лицемеры] (по отсутствию веры в душах, разума в сознании и полезных дел) подобны прислоненным (к стене) бревнам [от которых нет пользы]. Они (из-за чрезмерного страха) воспринимают всякий крик (как-будто обращен) против них. [Они постоянно находятся в ожидании того, что их лицемерная сущность будет раскрыта]. Они – (самые настоящие) враги (тебе о Посланник и верующим), берегись же их! Да погубит их Аллах, (и) насколько они отвращены (от Истины)!
Rusça — Osmanov
Когда ты на них смотришь, то их внешний вид привлекает тебя. Если они говорят, то ты [охотно] внимаешь их речам. [Но на деле] они подобны бревнам, подпирающим ограду. Всякий громкий глас они считают угрозой [себе]. Они - враги [твои], остерегайся их: да поразит их Аллах! Как же они заблуждаются!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
När du ser dem kan du få ett gott intryck av deras yttre och du lyssnar på dem när de talar. (I själva verket är de lika andefattiga) som uppstöttade trästockar, och (i sin rädsla och osäkerhet) tror de att varje rop (från mängden) är ett hot mot dem. De är dina fiender, (Muhammad); - var därför på din vakt mot dem. Guds förbannelse över dem! Hur förvirrade är inte deras begrepp!