De ki: "Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk'a yönelen İbrahim'in dinine iletti. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."

قُلْ اِنَّنِي هَدٰينِي رَبِّي اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ دِينًا قِيَمًا مِلَّةَ اِبْرٰهِيمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكِينَ

ḳul innenī hedānī rabbī ilā SirāTin musteḳīmin dīnen ḳiyemen millete ibrāhīme Hanīfen ve mā kāne mine l-muşrikīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2اِنَّنِيinnenīmuhakkak beni
3هَدٰينِيhedānīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.beni iletti
4رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
5اِلٰىilā
6صِرَاطٍSirāTinص ر طDüz, yeteri kadar geniş ve zorluk çekilmeden yürünebilen bir patika/yol. Bir yol/güzergah/patika, uzun kılıç.yola
7مُسْتَقِيمٍmusteḳīminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdosdoğru
8دِينًاdīnenد ي نİtaat/teslimiyet, kulluk/kölelik, din, yüce/yüksek/asil/şanlı rütbe/durum/hal, borç almak/kredi kullanmak, borçlanmak, borç altında olmak, borç yükümlülüğü altında olmak, borç almak/yapmak, borcu geri ödemek/tazmin etmek, onu yönetmek/idare etmek, ona sahip olmak, bir şeye alışmak/adet edinmek, tasdik/onaylama, ölüm (herkesin ödemek zorunda olduğu bir borç olduğu için), belirli bir yasa/kanun, sistem, adet/alışkanlık/iş, bir davranış/hareket tarzı/yolu, geri ödeme/tazminat.dine
9قِيَمًاḳiyemenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdosdoğru
10مِلَّةَmilleteم ل لDikte etmek, bir din, inanç/inanış benimsemek.dinine
11اِبْرٰهِيمَibrāhīmeابرهيمİbrahim'in
12حَنِيفًاHanīfenح ن فBir yana eğilmek, meyletmek veya gerilemek, hatadan doğru yola dönmek, doğru dine meyletmek, bir tarafta sağlam durmak, yanlış dinden ayrılıp doğruya dönmek, İbrahim'in kanununa göre hareket etmek, put ibadetinden uzaklaşmak, dini hizmetlere kendini adamak veya uygulamak, doğru bir duruma veya eğilime sahip olmak veya meyletmek.hanif
13وَمَاve mā
14كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinO değildi
15مِنَmine-dan
16الْمُشْرِكِينَl-muşrikīneش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.ortak koşanlar-

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Şüphe yok, Rabbim, beni doğru yola sevketti, İbrahîm'in tek Tanrı tanıyan dosdoğru dinine hidâyet etti ve o, hiçbir zaman şirk koşanlardan değildi.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Şüphe yok, Rabbim, beni doğru yola sevketti, İbrahîmʼin tek Tanrı tanıyan dosdoğru dinine hidâyet etti ve o, hiçbir zaman şirk koşanlardan değildi.

Adem Uğur

De ki: Şüphesiz Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine iletti. O, ortak koşanlardan değildi.

Ahmed Hulusi

De ki: "Muhakkak ki Rabbim beni, sırat-ı müstakime hidayet etti. . . Yürürlükte olan değişmez Din'e, hanif olan İbrahim'in milletine. . . (O) müşriklerden olmadı. "

Ahmet Tekin

'Rabbim beni doğru, muhkem, güvenli yola, İslâmî hayata iletti. Dosdoğru dine, şeriata, medeniyete, tevhide ve Hakka yönelik İbrâhim’in dinine, sünnetine, İslâm dinine iletti. O, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koşan gizli şirki yaşayan, başka otoriteler de kabul eden müşriklerden, putperestlerden değildi.' de.

Ahmet Varol

De ki: 'Şüphesiz, Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, tevhid inancı üzere olan İbrahim'in dinine iletti. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi.'

Ali Bulaç

De ki: "Rabbim gerçekten beni doğru yola iletti, dimdik duran bir dine, İbrahim'in hanif (muvahhid) dinine... O, müşriklerden değildi."

Ali Fikri Yavuz

De ki: “-Beni, Rabbim, şüphesiz dosdoğru bir yola hidayet buyurdu; O, öyle bir din ki, gayet sağlam ve devamlı, İbrahim’in Hakka yönelmiş tevhid dini; ve O (İbrahim), hiç bir zaman müşriklerden olmadı.”

Ali Rıza Safa

De ki: "Kuşkusuz, Efendim, beni dosdoğru yola eriştirmiştir. Her zaman ayakta olan bir dine; gerçeğe aykırı şeylerden uzak olan İbrahim'in dinine. Çünkü O, ortaklar koşanlar arasında değildi!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Rabbim beni dosdoğru yola, dosdoğru dine, Hanif olan İbrahim'in dinine iletmiştir. İbrahim, ortak koşanlardan değildi."

Bekir Sadak

«Şuphesiz Rabbim beni dogru yola, gercek dine, dogruya yonelen ve puta tapanlardan olmayan Ibrahim'in dinine iletmistir» de.

Celal Yıldırım

De ki: Doğrusu Rabbim beni dosdoğru yola, ibrahim'in dimdik ayakta duran, bâtıldan uzak, tamamiyle Hakk'a yönelmiş (Hanîf) dinine eriştirmiştir. Ve O hiçbir zaman müşriklerden olmadı'.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Şüphesiz rabbim beni doğru yola, sapasağlam bir dine, Allah’ı bir bilen İbrâhim’in dinine iletti.” O, ortak koşanlardan değildi.

Diyanet İşleri

De ki: "Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk'a yönelen İbrahim'in dinine iletti. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."

Diyanet İşleri (eski)

'Şüphesiz Rabbim beni doğru yola, gerçek dine, doğruya yönelen ve puta tapanlardan olmayan İbrahim'in dinine iletmiştir' de.

Diyanet Vakfi

De ki: Şüphesiz Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine iletti. O, ortak koşanlardan değildi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki: Rabbim, beni doğru yola iletti. Dosdoğru dine, Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine. O, ortak koşanlardan değildi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Beni Rabbim, şüphesiz dosdoğru bir yola, gerçek ve daima ayakta olan bir dine, başka dinlerden sıyrılıp yalnız hakka yönelen İbrahim'in tertemiz dinine iletti. O, hiçbir zaman Allah'a ortak koşanlardan olmadı."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: beni, rabbım şeksiz dosdoğru bir yola hidayet buyurdu, doğru payidar bir dine, başka dinlerden sıyrılıb sade hakka müteveccih haniyf olan İbrahimin milletine ki o hiç bir zaman müşriklerden olmadı

Erhan Aktaş

De ki: "Rabb'im, beni dosdoğru bir yola iletti: Dimdik ayakta duran bir dine, Hanif olan İbrahim'in inanç sistemine. O Müşriklerden değildi."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Rabb'im, beni dosdoğru bir yola iletti: Dimdik ayakta duran bir dine, Hanif olan İbrahim'in inanç sistemine. O müşriklerden değildi."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Rabb'im, beni dosdoğru bir yola iletti: Dimdik ayakta duran bir dine, Hanif olan İbrahim'in inanç sistemine. O müşriklerden değildi."

Fizilal-il Kuran

De ki; «Rabbim beni doğru yola, insanların tüm ihtiyaçlarına cevap veren dine, Allah'ın birliğine inanan ve O'na ortak koşanlardan olmayan İbrahim'in inanç sistemine iletti.»

Gültekin Onan

De ki: "Rabbim gerçekten beni doğru yola iletti, dimdik duran bir dine, İbrahim'in hanif dinine... O, müşriklerden değildi."

Hamdi Döndüren

De ki: “Rabbim beni doğru yola, dosdoğru bir dine, İbrahim’in Allah’ı birleyen dinine iletmiştir. İbrahim (Allah’a) ortak koşanlardan değildi.”

Hasan Basri Çantay

(Şöyle) de: "Şübhesiz ben (oyum ki) Rabbim beni dosdoğru bir yola, dimdik ayakda duran bir dine, İbrahimin Hakka yönelmiş (tevhid) dinine iletmişdir. O, (hiç bir zaman Allaha) eş koşanlardan değildi".

Hasib Asutay

(Resulüm!) De ki: Şüphesiz Rabbim beni doğru yola iletti, dosdoğru dine, Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine. O, ortak koşanlardan değildi.

Hayrat Neşriyat

De ki: 'Şübhesiz ki ben, Rabbim beni dosdoğru bir yola hidâyet etti. Doğru bir dîne, Hanîf (hakka yönelmiş) olan İbrâhîm’in dînine! Hâlbuki (o, sizin gibi) müşriklerden değildi!'

İbni Kesir

De ki: Şüphesiz Rabbım, beni dosdoğru yola iletti. Hanif olan İbrahim'in dinine. Ve o, müşriklerden olmadı.

Mehmet Okuyan

De ki: “Şüphesiz ki Rabbim beni doğru yola, doğru dine, (Allah’ı) bir tanıyan ve müşriklerden olmayan İbrahim’in milletine (dinine) ulaştırdı.”

Muhammed Esed

De ki: "Bakın, Rabbim beni düzgün ve saf bir itikad aracılığıyla dosdoğru bir yola yöneltti; her türlü batıldan uzak durarak Allahtan başka şeye ilahlık yakıştıranlardan olmayan İbrahimin yoluna".

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Kuşku yok ki, Rabbim beni dosdoğru bir yola yöneltti; her türlü sapmadan uzaklaşan ve Allah'tan başkasına ilahlık yakıştırmayan İbrahim'in değişmez değerleri (temsil eden) yoluna."

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki, «Şüphe yok ki Rabbim beni müstakim bir yola, dosdoğru bir dine, İbrahim'in Hanîf olan milliyetine hidâyet buyurdu. Ve o, müşriklerden olmuş değildi.»

Ömer Öngüt

De ki: Şüphesiz ki Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine iletti. O müşriklerden değildi.

Suat Yıldırım

De ki: Rabbim beni doğru yola, İbrâhim’in dimdik ayakta duran, batıldan uzak, tamamen Hakka yönelmiş tevhid dinine iletti. O, asla müşriklerden olmamıştı.

Süleyman Ateş

De ki: "Rabbim beni doğru yola iletti. Dosdoğru dine, Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine. O, ortak koşanlardan değildi."

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, İbrahim'in dini dosdoğru yaşama biçimine yöneltti. İbrahim, müşriklerden olmamıştı."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Rabbim bana doğru yolu gösterdi; sapasağlam dini, İbrahim'in dosdoğru dinini gösterdi. O, müşriklerden (Allah'ı ikinci sıraya koyanlardan) değildi."

Şaban Piriş

De ki: -Rabbim beni, dosdoğru yola, gerçek olan ve daimi olan dine, Müşriklerden olmayan İbrahim'in Hanif yoluna iletti.

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Rabbim gerçekten beni doğru bir yola iletti, dimdik duran bir dine, İbrahim'in hanif (muvahhid) dinine... O müşriklerden değildi.»

Ümit Şimşek

De ki: Rabbim beni dosdoğru bir yola iletti-bâtıldan uzaklaşarak hakka yönelmiş olan İbrahim'in sapasağlam dinine ki, o hiçbir zaman müşriklerden olmamıştı.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Beni, dosdoğru yola Rabbim iletmiştir. Güçlü, pürüzsüz bir dine, hanif olan İbrahim'in milletine. Müşriklerden değildi o."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Həqiqətən, Rəbbim məni doğru yola, həqiqi dinə, hənif İbrahimin dininə yönəltdi. O heç vaxt müşriklərdən olmamışdı”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum) De: ″Şübhəsiz, Rəbbin məni doğru yola, həqiqi (düzgün) dinə, batildən haqqa tapınan və müşriklərdən olmayan İbrahimin dininə yönəltdi!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺGott hat mich auf den geraden Weg geleitet, zur rechten Religion, dem Glauben Abrahams, der sich von den falschen Ansichten fernhielt und Gott nichts beigesellte.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: Gewiß, mich hat mein Herr zu einem geraden Weg geleitet, einer richtigen Religion, dem Glaubensbekenntnis Ibrahims, als Anhänger des rechten Glaubens, und er war keiner der Götzendiener.

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺWahrlich, mich hat mein Herr auf einen geraden Weg geleitet zu dem rechten Glauben, dem Glauben Abrahams, des Aufrechten. Und er war keiner der Götzendiener.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺGewiß, mich leitete mein HERR recht auf einen geraden Weg – auf einen geradlinigen Din, auf die Gemeinschaft von Ibrahim, der hanif war. Und er gehörte nicht zu den Muschrik.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them O Muhammad: "Allah, my Creator, has guided me to the path of glory, the path of moral straightness, goodness and integrity, virtue and piety; the path of righteousness, the path on which was founded the religion of Ibrahim, the Orthodox Muslim, who never incorporated with Allah other deities".

Abdul Haleem

Say, ‘My Lord has guided me to a straight path, an upright religion, the faith of Abraham, a man of pure faith. He was not a polytheist.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Verily, my Lord hath guided me to a way that is straight,- a religion of right,- the path (trod) by Abraham the true in Faith, and he (certainly) joined not gods with Allah."

Abul A'la Maududi

Say: 'As for me, my Lord has guided me on to a straight way, a right religion, the way of Abraham who adopted it in exclusive devotion to Allah, and he was not of those who associated others with Allah in His divinity.'

Aisha Bewley

Say: ‘My Lord has guided me to a straight path, a well-founded deen, the religion of Ibrahim, a man of pure natural belief. He was not one of the idolaters.’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Truly, my Lord has guided me to a Straight Path, a right religion, the religion of Ibrâhîm (Abraham), Hanîfa [i.e. the true Islâmic Monotheism - to believe in One God (Allâh i.e. to worship none but Allâh, Alone)] and he was not of Al-Mushrikûn (See V.2:105)."

Ali Quli Qarai

Say, ‘Indeed my Lord has guided me to a straight path, the upright religion, the creed of Abraham, a ḥanīf, and he was not one of the polytheists. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `As for me, surely my Lord has guided me to the exact straight path, the ever true faith, the creed of Abraham the upright, and he was not of the polytheists. '

Arthur John Arberry

Say: 'As for me, my Lord has guided me to a straight path, a right religion, the creed of Abraham, a man of pure faith; he was no idolater. '

Bijan Moeinian

Say: "My Lord has guided me on the Straight Path, the ever True Faith, the same Way paved whole heartedly by Abraham: the one who worshipped none but the Lord. "

E. Henry Palmer

Say, 'As for me, my Lord has guided me to the right way, a right religion,- the faith of Abraham the 'Hanif, for he was not of the idolaters. '

Edip-Layth

Say, "My Lord has guided me to a Straight Path. An upright system, the creed of Abraham the monotheist; he was not from those who set up partners."

George Sale

Say, verily my Lord hath directed me into a right way, a true religion, the sect of Abraham the orthodox; and he was no idolater.

Hamid S. Aziz

Say, "As for me, my Lord has guided me unto the Straight Way, a right religion, the faith of Abraham, the upright, for he was not of the idolaters. "

Mahmoud Ghali

Say, "Surely (as for) myself, my Lord has guided me to a straight Path, a religion (truly) upright, the creed of Ibrahîm, (Abraham) (the) unswervingly upright, and in no way was he one of the associators. " (Those who associate others with Allah).

Marmaduke Pickthall

Say: Lo! As for me, my Lord hath guided me unto a straight path, a right religion, the community of Abraham, the upright, who was no idolater.

Mohamed Ahmed - Samira

Tell them: "My Lord has directed me to a path that is straight, a supreme law, the creed of Abraham the upright who was not an idolater. "

Muhammad Asad

SAY: "Behold, my Sustainer has guided me onto a straight way through an ever-true faith-the way of Abraham, who turned away from all that is false, and wa,. not of those who ascribe divinity to aught beside Him."

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "Surely my Lord has guided me to the Straight Path, a perfect way, the faith of Abraham, the upright, who was not one of the polytheists."

Progressive Muslims

Say: "My Lord has guided me to a Straight Path, an upright system, the creed of Abraham the monotheist; he was not from those who set up partners. "

Sahih International

Say, "Indeed, my Lord has guided me to a straight path - a correct religion - the way of Abraham, inclining toward truth. And he was not among those who associated others with Allah."

Sam Gerrans

Say thou: “As for me, my Lord has guided me to a straight path, a right doctrine, the creed of Abraham, inclining to truth; and he was not of the idolaters.”

Shabbir Ahmed

Say, "As for me, my Lord has guided me to a Straight Path, the perfect DEEN of Abraham, the upright, who was no idolater in any sense. "

Syed Vickar Ahamed

Say: "Surely, my Lord has guided me to a Way that is Straight— A religion of right— The Path (walked) by Ibrahim (Abraham) the true in faith, and he (certainly) did not join gods with Allah. "

Taqi Usmani

Say, "As for me, my Lord has guided me to a straight path, the straight religion, the faith of Ibrāhīm who was upright and was not of those who associate partners with Allah.

The Monotheist Group

Say: "My Lord has guided me to a straight path, an upright system, the creed of Abraham the monotheist; he was not of the polytheists."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺMoi, mon Seigneur mʹa guidé vers un chemin droit, une religion droite, la religion dʹAbraham, le soumis exclusivement à Allah et qui nʹétait point parmi les associateurs.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min!) Bibêje: Bêguman Xwedayê min ez bi bal riyeke rast ve rasterê kirime ku riya rast û bêçewtî ye; dînê pak ê Îbrahîm e ku ji xwariyê veder e. Ew bi xwe jî ne ji muşrikan bû.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺMijn Heer heeft mij op een juiste weg gebracht: een juiste godsdienst; het geloof van Ibrahiem die het zuivere geloof aanhing. Hij behoorde niet tot de veelgodendienaars.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: Waarlijk, mijn Heer heeft mij geleid op een rechten weg, eenen waren godsdienst: het geloof van Abraham, den waren geloovige, en hij was geen afgodendienaar.

Hollandaca — Siregar

Zeg (O Moehammad): ʺVoorwaar, Mijn Heer heeft mij op een reht Pad geleid, de ware godsdienst, de godsdienst van Ibrâhîm, de Hanîf, en hij behoorde niet tot de veelgodenaanbidders.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Пророк) (этим многобожникам): «Поистине, Господь повел меня к прямому пути, правильной верой, общиной (пророка) Ибрахима, ханифа [единобожника]. И не был он [пророк Ибрахим] из (числа) многобожников».

Rusça — Osmanov

Скажи: ʺВоистину, мой Господь вывел меня на прямой путь посредством истинной религии, веры Ибрахима-ханифа. А он не был многобожникомʺ.