(O gün Allah, şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar şöyle diyecekler: "Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz." Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

يَامَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ اَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِنْكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ اٰيَاتِي وَيُنْذِرُونَكُمْ لِقَاءَ يَوْمِكُمْ هٰذَا قَالُوا شَهِدْنَا عَلٰٓى اَنْفُسِنَا وَغَرَّتْهُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا وَشَهِدُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ اَنَّهُمْ كَانُوا كَافِرِينَ

yā meǎ'şera l-cinni ve l-insi e lem ye'tikum rusulun minkum yeḳuSSūne ǎleykum āyātī ve yunƶirūnekum liḳā'e yevmikum hāƶā ḳālū şehidnā ǎlā enfusinā ve ğarrathumu l-Hayātu d-dunyā ve şehidū ǎlā enfusihim ennehum kānū kāfirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَامَعْشَرَyā meǎ'şeraع ش رOnda birini almak, dokuza bir ekleyerek on yapmak, onuncu olmak. ashrun/asharun (d.), asharatun/ashratun (e.): on, onyıl, üçten ona kadar olan dönem. Yirmiden sonra dişil ve eril arasında fark yoktur. ashara - arkadaşlık etmek, birlikte yaşamak, birinin toplumunu geliştirmek, tanıdık olmak. ashirun - yoldaş, ashiratun - akraba, ma'sharun - topluluk, ırk, kalabalık, yakın iletişim içinde yaşayanlar (çoğul: ashair).EY/HEY/AH topluluğu
2الْجِنِّl-cinniج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcin
3وَالْاِنْسِve l-insiا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.ve insan
4اَلَمْe lem
5يَأْتِكُمْye'tikumا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekgelmedi mi?
6رُسُلٌrusulunر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleresuller
7مِنْكُمْminkumiçinizden
8يَقُصُّونَyeḳuSSūneق ص صİletmek, anlatmak/iletişim kurmak/hikaye etmek/nakletmek, birinin izini takip etmek, geri dönmek, misilleme yapmak, kesmek, ilişkili olmak, beyan etmek, bahsetmek. Qasasun - anlatı/hikaye, takip etme eylemi. Qisas - adil misilleme/kısas.anlatan
9عَلَيْكُمْǎleykumsize
10اٰيَاتِيāyātīا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimi
11وَيُنْذِرُونَكُمْve yunƶirūnekumن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.ve sizi uyaran
12لِقَاءَliḳā'eل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.karşılaşacağınıza dair
13يَوْمِكُمْyevmikumي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigününüzle
14هٰذَاhāƶābu
15قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
16شَهِدْنَاşehidnāش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahidiz
17عَلٰٓىǎlāaleyhine
18اَنْفُسِنَاenfusināن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunannefsimiz
19وَغَرَّتْهُمُve ğarrathumuغ ر رAldatılmış, kandırılmış, işlerde deneyimsiz veya cahil, çocuksu davranmak, bilmeden yok olmaya veya yıkıma maruz kalmak, tehlike, risk; eksiklik, kusurlu performans; boş şeyler, boş işleronları aldattı
20الْحَيٰوةُl-Hayātuح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekhayatı
21الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya
22وَشَهِدُواve şehidūش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.ve şahidlik ettiler
23عَلٰٓىǎlākarşı
24اَنْفُسِهِمْenfusihimن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunannefislerine
25اَنَّهُمْennehumşüphesiz
26كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduklarına
27كَافِرِينَkāfirīneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretkafir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey cin ve insan topluluğu, içinizden, size âyetlerimi nakleden ve içinde bulunduğunuz şu günün bir zaman olup geleceğini haber vererek sizi korkutan peygamberler gelmedi mi? Aleyhimize tanıklık ediyoruz derler ve onları dünya yaşayışı aldatmıştır da sonucu, kâfir olduklarına dâir kendi aleyhlerine kendileri tanıklıkta bulunmuşlardır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey cin ve insan topluluğu, içinizden, size âyetlerimi nakleden ve içinde bulunduğunuz şu günün bir zaman olup geleceğini haber vererek sizi korkutan peygamberler gelmedi mi? Aleyhimize tanıklık ediyoruz derler ve onları dünya yaşayışı aldatmıştır da sonucu, kâfir olduklarına dâir kendi aleyhlerine kendileri tanıklıkta bulunmuşlardır.

Adem Uğur

Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu günle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi! Derler ki: "Kendi aleyhimize şahitlik ederiz." Dünya hayatı onları aldattı ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

Ahmed Hulusi

"Ey cinn ve ins topluluğu, hakikate işaret eden mesajlarımı anlatan ve şu güne ulaşacağınız hakkında sizi uyaran, sizden Rasuller gelmedi mi?". . . "Kendi aleyhimize şahidiz" dediler. . . Dünya hayatı onları aldattı ve (sonuçta) kendilerinin, hakikat bilgisini inkar edenlerden olduklarına şahitlik ettiler!

Ahmet Tekin

Allah: 'Ey cin ve insan toplulukları, içinizden, size âyetlerimi anlatan, bugün hesaba çekilerek cezalandırılacağınız konusunda sizi uyaran Rasuller gelmedi mi?' diye sorar. Onlar: 'Kendi aleyhimize, birbirimizin aleyhine şâhitlik ederiz ki, geldi' derler. Dünya hayatı onları aldattı. Kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine, birbirlerinin aleyhine şâhitlik ettiler.

Ahmet Varol

'Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden, size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzle karşılaşacağınız konusunda sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?.' Onlar: 'Kendi aleyhimize şahitlik ediyoruz' derler. Onları dünya hayatı aldattı ve kâfir oldukları konusunda kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

Ali Bulaç

Ey cin ve insan topluluğu, içinizden size ayetlerimi aktarıp okuyan ve size bu karşı karşıya geldiğiniz gününüzle sizi uyarıp korkutan elçiler gelmedi mi? Onlar: "Nefislerimize karşı şehadet ederiz" derler. Dünya hayatı onları aldattı ve gerçekten kafir olduklarına dair kendi nefislerine karşı şehadet ettiler.

Ali Fikri Yavuz

Ey insan ve cin topluluğu! İçinizden, size âyetlerimi anlatır ve bu gününüzün gelip çatacağını haber verir peygamberler gelmedi mi? Onlar şöyle diyecekler: “- Ey Rabbimiz, kendi aleyhimizde şahidleriz.” Dünya hayatı onları aldattı da, kendi aleyhlerine olarak, kâfir bulunduklarına şahid oldular.

Ali Rıza Safa

"Ey cin ve insan topluluğu! Ayetlerimi size anlatan ve bu gününüze kavuşacağınız konusunda sizi uyaran, kendi aranızdan elçiler gelmedi mi?" Şöyle derler: "Kendimize tanığız!" Dünya yaşamı onları aldattı ve nankörlük ettiklerine ilişkin kendilerine karşı tanıklık ettiler.

Bayraktar Bayraklı

"Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gün ile karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Derler ki: "Kendi aleyhimize şahitlik ederiz." Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik edecekler.

Bekir Sadak

«Ey cin ve insan toplulugu! Size ayetlerimi anlatan, bugunle karsilasmanizdan sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?» «Kendi hakkimizda sahidiz» derler. Dunya hayati onlari aldatti da inkarci olduklarina, kendi aleyhlerinde sahidlik ettiler.

Celal Yıldırım

Ey cin ve insan toplulukları! Size âyetlerimizi anlatan ve sizi bugününüzün gelip çatacağıyla uyaran sizden peygamberler, elçiler gelmedi mi ? (diye sorulacak). (Ey Rabbimiz !) kendi aleyhimize şâhidler olduk, diyecekler. Dünya hayatı onları aldattı da kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şâhidlik ettiler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bugünle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi? “Kendi aleyhimize şahitlik ederiz” derler; dünya hayatı onları aldatmış oldu ve (âhirette) kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

Diyanet İşleri

(O gün Allah, şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar şöyle diyecekler: "Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz." Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

Diyanet İşleri (eski)

'Ey cin ve insan topluluğu! Size ayetlerimi anlatan, bugünle karşılaşmanızdan sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?' 'Kendi hakkımızda şahidiz' derler. Dünya hayatı onları aldattı da inkarcı olduklarına, kendi aleyhlerinde şahidlik ettiler.

Diyanet Vakfi

Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu günle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi? Derler ki: «Kendi aleyhimize şahitlik ederiz.» Dünya hayatı onları aldattı ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Allah) «Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bugününüze kavuşacağınız hususunda sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?» deyince onlar: «Kendi aleyhimize şahidiz» derler. Dünya hayatı onları aldattı ve kendilerinin kâfir olduklarına şahitlik ettiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey cin ve insan topluluğu, size ayetlerimizi anlatan ve bu gününüzün geleceğini haber veren peygamberler gelmedi mi? Onlar: "Ey Rabbimiz, biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz." diyecekler. Dünya hayatı onları aldattı da kendi aleyhlerine kafir olduklarına şahitlik ettiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey İns-ü Cin ma'şeri! İçinizden size ayetlerimi anlatır ve bu gününüzün gelip çatacağını haber verir Peygamberler gelmedimi? Ya rabbena, diyecekler: kendilerimizin aleyhine şahidleriz; evet, Dünya hayatı onları aldattı da kendi aleyhlerinde olarak kafir idiklerine şahid oldular

Erhan Aktaş

"Ey cinn ve ins topluluğu! İçinizden, size ayetlerimi aktaran ve bugünle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran Resuller gelmedi mi?" "Kendi aleyhimize tanığız" derler. Dünya hayatı onları aldattı, kendilerinin Kafirler olduklarına tanıklık ettiler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey cinn ve ins topluluğu! İçinizden, size ayetlerimi aktaran ve bugünle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran resuller gelmedi mi?" "Kendi aleyhimize tanığız" derler. Dünya hayatı onları aldattı, kendilerinin Kafirler olduklarına tanıklık ettiler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey cinn ve ins topluluğu! İçinizden, size ayetlerimi aktaran ve bugünle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran rasuller gelmedi mi?" "Kendi aleyhimize tanığız" derler. Dünya hayatı onları aldattı, kendilerinin gerçeği yalanlayan nankörler olduklarına tanıklık ettiler.

Fizilal-il Kuran

Ey insanlar ve cinler, size ayetlerimi anlatan ve bu günle karşılaşacağınıza ilişkin sizi uyaran içinizden peygamberler gelmedi mi? Onlar da «Kendi aleyhimize şahitlik ederiz» derler. Dünya hayatı onları aldattı da kâfir olduklarına kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

Gültekin Onan

Ey cin ve insan topluluğu, içinizden size ayetlerimi aktarıp okuyan ve bu karşı karşıya geldiğiniz gününüzle sizi uyarıp korkutan elçiler gelmedi mi? Onlar: "Nefslerimize karşılık şehadet ederiz" derler. Dünya hayatı onları aldattı ve gerçekten kafir olduklarına dair kendi nefslerine karşı şehadet ettiler.

Hamdi Döndüren

“Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bugünle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar derler ki: “Kendi aleyhimize tanıklık ederiz!” Halbuki onları dünya hayatı aldattı. (Çaresizlik içinde) kendi aleyhlerinde, inkârcı olduklarına tanıklık ettiler.

Hasan Basri Çantay

Ey cin ve ins cemaati, içinizden size ayetlerimi nakleder, bu gününüzün gelib çatacağını inzar ile haber verir peygamberler gelmedi mi size? "Ey Rabbimiz, diyecekler, nefslerimize karşı (kendi aleyhimizde) şahidlik ederiz". Dünya haayatı onları aldatdı da gerçek kafir kimseler olduklarına, kendileri de kendi aleyhlerinde, şahid oldular.

Hasib Asutay

(Allah hesap gününde) 'Ey cinler ve insanlar topluluğu! İçinizden size âyetlerimizi anlatan ve bu gününüzle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi'? (diye sorar.) Derler ki: 'Kendi aleyhimize şahitlik ederiz (ki peygamberler gelmişti).' Dünya hayatı onları aldattı ve kendilerinin kâfir olduklarına şahitlik ettiler.

Hayrat Neşriyat

(O gün onlara:) 'Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden, size âyetlerimi anlatan ve sizi bu gününüzle karşılaşmaktan korkutan peygamberler gelmedi mi?' (denilecek de onlar:) 'Kendi aleyhimize şâhidlik ederiz (ki geldi)!' diyecekler; dünya hayâtı onları aldatmıştı ve gerçekten kendilerinin kâfir kimseler olduklarına dâir kendi aleyhlerine şâhidlik ettiler.

İbni Kesir

Ey cinn ve insan topluluğu; içinizden size ayetlerimi anlatan, bu gününüzün gelip çatmasından sizi uyaran peygamberler gelmedi mi? Derler ki; Ey Rabbımız, kendi hakkımızda şahidiz. Dünya hayatı onları aldattı da gerçek küfredenler olduklarına kendi aleyhlerinde şahidlik ettiler.

Mehmet Okuyan

(Allah) “Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran elçiler gelmedi mi?” (deyince), onlar “Kendi aleyhimize şahitlik ederiz.” demiş (olacak)lardır. Dünya hayatı onları aldatmış ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik etmiş (olacak)lardır.

Muhammed Esed

(Ve Allah şöyle devam edecek:) "Ey görünmez (şeytani) varlıklar ve (benzer zihniyetteki) insanlar ile yakınlık içinde bulunan sizler! İçinizden mesajlarımı size ileten ve bu (Hesap) Gününün geleceği konusunda sizi uyaran bir peygamber gelmedi mi?" Onlar: "Biz kendi aleyhimize şahitlik yaparız!" diyecekler. Zira bu dünya hayatı onları ayartmıştır: ve böylece onlar, hakikati inkar ettiklerine dair kendi aleyhlerine şahitlik yapacaklardır.

Mustafa İslamoğlu

(Allah diyecek ki): "Ey görünmeyen ve görüneniyle tüm iradeli varlık türleri! Kendi içinizden, mesajlarımı size anlatan ve bu gününüzle karşılaşacağınız konusunda sizi uyaran peygamberler gelmedi mi? Onlar: "Biz kendi aleyhimize şahitlik yaparız!" diyecekler; zira bu dünya hayatı onları aldatmıştır; ve böylece onlar kendilerinin inkarcı olduklarına yine kendileri şahitlik yapmış olacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ey cin ve ins cemaati! İçinizden size benim âyetlerimi tebliğ eder ve sizi bu güne kavuşmanızla korkutur peygamberler gelmedi mi?» Diyeceklerdir ki: «Biz kendi aleyhimize şehâdet ederiz.» Ve onları dünya hayatı aldattı ve kendi aleyhlerine şehâdette bulundular ki, onlar muhakkak kâfir kimseler olmuşlardı.

Ömer Öngüt

“Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar da: “Biz kendi aleyhimize şâhitlik ederiz. ” dediler. İşte böylece dünya hayatı onları aldattı ve kendilerinin kafir olduklarına yine kendileri şâhitlik ettiler.

Suat Yıldırım

Ey cin ve insanlar topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu gününüzle karşılaşacağınızı bildirerek sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?"Ey Yüce Rabbimiz! Kendi aleyhimize şahidiz." diyecekler. Dünya hayatı onları aldatmıştı. Böylece kendilerinin kâfir olduklarına, yine kendileri şahitlik ettiler.

Süleyman Ateş

"Ey cin ve insan topluluğu, içinizden, size ayetlerimi anlatan ve bugününüzle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran elçiler gelmedi mi?" "Kendi aleyhimize şahidiz." dediler. Dünya hayatı onları aldattı ve kendilerinin kafir olduklarına şahidlik ettiler.

Süleymaniye Vakfı

Ey cin ve insan toplulukları! İçinizden ayetlerimi tam olarak anlatıp bugüne varacağınız hakkında sizi uyaran elçiler gelmedi mi?" Onlar, "Kendi aleyhimize şahitlik ederiz." diyecekler. Dünya hayatı onları aldatmıştı. Orada kendi kafirliklerine kendileri şahitlik edecektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey cinler ve insanlar! Sizden olan kimseler size elçi olarak gelmediler mi? Onlar size ayetlerimi anlatıyor ve bugün karşınıza çıkan şeyler konusunda sizi uyarıyorlardı, değil mi?" Diyeceklerdir ki "Aleyhimize de olsa biz buna şahidiz." Dünya yaşayışı onları pek aldatmıştı. Kendi kafirliklerine bizzat kendileri şahitlik ettiler.

Şaban Piriş

-Ey cin ve insan topluluğu içinizden size ayetlerimi anlatan ve sizi bu gününüze kavuşmakla uyaran Resuller gelmedi mi? -Kendi aleyhimizde şahidiz, diyecekler. Dünya hayatı onları aldattı da kafir olduklarına kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.

Tefhim-ul Kuran

Ey cin ve insan topluluğu, içinizden size ayetlerimi aktarıp okuyan ve size bu karşı karşıya geldiğiniz gününüzle sizi uyarıp korkutan elçiler gelmedi mi? Onlar: «Nefislerimize karşı şehadet ederiz» derler. Dünya hayatı onları aldattı ve gerçekten kâfir olduklarına dair kendi nefislerine karşı şehadet ettiler.

Ümit Şimşek

Ey cinler ve insanlar topluluğu! İçinizden, size âyetlerimi anlatan ve bugününüzle karşılaşacağınızı bildirerek sizi uyaran peygamberler gelmedi mi? Onlar 'Biz kendi aleyhimize kendimiz şahidiz' derler. Onları dünya hayatı aldatmıştır; böylece, kendi aleyhlerine şahitlik ederek kâfir olduklarını itiraf ederler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey cinler ve insanlar topluluğu! İçinizden, size ayetlerimi anlatan ve şu gününüzle yüz yüze geleceğiniz hususunda sizi uyaran resuller gelmedi mi? "Kendi aleyhimize tanıklık ettik." dediler. İğreti hayat onları aldattı da küfre saptıklarına ilişkin, öz benlikleri aleyhinde tanıklık ettiler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah deyəcək: “Ey cin və insan tayfası! Məgər sizə öz içərinizdən ayələrimi xəbər verən və bu gününüzlə qarşılaşacağınız barədə sizə xəbərdarlıq edən elçilər gəlmədimi?” Onlar deyəcəklər: “Biz öz əleyhimizə şahidlik edirik!” Onları dünya həyatı aldatdı və onlar kafir olduqları barədə özlərinə qarşı şəhadət verdilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey cin və insan tayfası! Məgər sizə öz içərinizdən ayələrimi söyləyən və bu gününüzün gəlib çatacağı barədə sizə xəbərdarlıq edən peyğəmbərlər gəlmədimi? Onlar deyəcəklər: ″Biz öz əleyhimizə şahidik!″ (Peyğəmbərlər bizə pis işlərimiz barədə xəbərdarlıq etsələr də, biz onlara qarşı çıxıb günah işləməkdə davam etdik. Biz indi hər cəzaya layiqik). Dünya həyatı onları aldatdı və onlar kafir olduqları barədə öz əleyhlərinə şəhadət verdilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

ʺIhr Menschen und Dschinn! Sind nicht zu euch Gesandte aus eurer Mitte gekommen, die euch meine offenbarten Zeichen vorgetragen und die euch vor dem Treffen am Jüngsten Tag gewarnt haben?ʺ Sie werden erwidern: ʺDas geben wir zu und belasten uns selbst.ʺ Das irdische Leben hat sie verführt, und sie werden gegen sich selbst Zeugnis ablegen, daß sie ungläubig waren.

Almanca — Der Edle Quran

ʺO Gesellschaft der Ginn und der Menschen, sind nicht zu euch Gesandte von euch (selbst) gekommen, die euch Meine Zeichen berichtet und euch vor dem Eintreffen dieses euren Tages gewarnt haben?ʺ Sie werden sagen: ʺWir zeugen gegen uns selbst.ʺ Das diesseitige Leben hat sie getäuscht, und sie zeugen gegen sich selbst, daß sie ungläubig waren.

Almanca — M. A. Rassoul

ʺO ihr Ginn und Menschen! Sind nicht aus eurer Mitte Gesandte zu euch gekommen, die euch Meine Zeichen berichteten und euch vor dem Eintreffen dieses eures Tages warnten?ʺ Sie sagen: ʺWir zeugen gegen uns selbst.ʺ Das irdische Leben hat sie betört, und sie werden gegen sich selbst das Zeugnis ablegen, daß sie Ungläubige waren.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr Gesellschaft von Dschinn und Menschen! Sind von euch keine Gesandten zu euch gekommen, um euch Meine Ayat vorzutragen und euch vor dem Zusammentreffen mit diesem eurigen Tag zu warnen?! Sie sagen: ʺWir bezeugen es gegen uns selbst.ʺ Und das diesseitige Leben hat sie getäuscht und sie haben gegen sich selbst bezeugt, daß sie doch Kafir waren.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

In Day of Judgement shall all be addressed, thus: "O you people of the Jinn and mankind, asks Allah, "did you not receive Messengers, people of your own , to present you with My signs and narrate to you My revelations evincing both My Omnipotence and Authority, and warn you of this Momentous Day! "We plead guilty, they say, and we confess to the charge". They were deceived by the sensuous enjoyment, they regarded as the chief object of life, and they were witnesses of their own actions and of their deeds reflecting infidelity and disobedience to Allah.

Abdul Haleem

‘Company of jinn and mankind! Did messengers not come from among you to recite My revelations to you and warn that you would meet this Day?’ They will say, ‘We testify against ourselves.’ The life of this world seduced them, but they will testify against themselves that they rejected the truth:

Abdullah Yusuf Ali

"O ye assembly of Jinns and men! came there not unto you messengers from amongst you, setting forth unto you My signs, and warning you of the meeting of this Day of yours?" They will say: "We bear witness against ourselves." It was the life of this world that deceived them. So against themselves will they bear witness that they rejected Faith.

Abul A'la Maududi

(Then Allah will also ask them): 'O assembly of jinn and men! Did there not come to y ou Messengers from among yourselves, relating to you My signs, and warning you of the encounter of this your Day (of Judgement)?' They will say: 'Yes, we bear witness against ourselves.' They have been deluded by the life of this world, and they will bear witness against themselves that they had disbelieved.

Aisha Bewley

Company of jinn and men! did not Messengers come to you from among yourselves relating My Signs to you and warning you of the encounter of this Day of yours? They will say, ‘We testify against ourselves. ’ The life of this world deluded them and they will testify against themselves that they were kuffar.

Al-Hilali & Khan

O you assembly of jinn and mankind! "Did not there come to you Messengers from amongst you, reciting unto you My Verses and warning you of the meeting of this Day of yours?" They will say: "We bear witness against ourselves." It was the life of this world that deceived them. And they will bear witness against themselves that they were disbelievers.

Ali Quli Qarai

‘O company of jinn and humans! Did there not come to you apostles from yourselves, recounting to you My signs and warning you of the encounter of this Day?’ They will say, ‘We testify against ourselves. ’ The life of this world had deceived them, and they will testify against themselves that they had been faithless.

Amatul Rahman Omar

`O multitude of jinn (- fiery natured, houghty) and (ordinary) peoples! did there come to you no Messengers from among yourselves who related to you My Messages and warned you that you would face this your day?' They will say, `(Yes,) we bear witness against ourselves. ' And the present life has beguiled them. And they will bear witness against themselves (on that day) that they were disbelievers.

Arthur John Arberry

'Company of jinn and mankind, did not Messengers come to you from among you, relating to you My signs and warning you of the encounter of this your day?' They shall say, 'We bear witness against ourselves. ' They were deluded by the present life, and they bear witness against themselves that they were unbelievers.

Bijan Moeinian

God will then ask: "Did I not send My prophets to you, Jinns and human beings, to recite My Revelations and warn you about this meeting of ours today?" They will [have no choice but to] confess that they fell prey to the vanities of the world, chose the disbelief and, thus, testify against themselves

E. Henry Palmer

O assembly of ginns and men! did there not come to you apostles from among yourselves, relating to you our signs, and warning you of the meeting of this very day of yours? They say, 'We bear witness against ourselves. ' The life of this world deceived them, and they bear witness against themselves that they were unbelievers.

Edip-Layth

"O you tribes of Jinn and humans, did not messengers come to you from amongst you and relate to you My signs, and warn you of the meeting of this day?" They said, "Yes, we bear witness upon ourselves;" and the worldly life deceived them, and they bore witness on themselves that they were ingrates.

George Sale

O company of genii and men, did not messengers from among your selves come unto you, rehearsing my signs unto you, and forewarning you of the meeting of this your day? They shall answer, we bear witness against our selves: The present life deceived them: And they shall bear witness against themselves that they were unbelievers.

Hamid S. Aziz

O assembly of jinn and men! Did there not come to you Messengers of your own (or from amongst you), relating to you Our Signs, and warning you of the meeting of this Day? They will say, "We bear witness against ourselves. " The life of this world deceived them, and they bear witness against themselves that they were disbelievers.

Mahmoud Ghali

"O company of jinn and humankind, did Messengers not come up to you from among you, (who) narrated to you My signs and warned you of the meeting of this your Day?" They will say, "We bear witness against ourselves. " And the present life (Literally: the lowly life, i.e., the life of this world) deluded them, and they bore witness against themselves that they were disbelievers.

Marmaduke Pickthall

O ye assembly of the jinn and humankind! Came there not unto you messengers of your own who recounted unto you My tokens and warned you of the meeting of this your Day? They will say: We testify against ourselves. And the life of the world beguiled them. And they testify against themselves that they were disbelievers.

Mohamed Ahmed - Samira

O you assembly of jinns and men, did not apostles come to you from among you, communicating My signs to you, bringing warnings of this your day (of Doom)?" They will answer: "We bear witness to our sins. " They were surely deluded by the life of the world, and bore witness against themselves because they were unbelievers.

Muhammad Asad

[And thus will God continue:] "O you who have lived in close communion with [evil] invisible beings and [like-minded] humans! Have there not come unto you apostles from among yourselves, who conveyed unto you My messages and warned you of the coming of this your Day [of Judgment]?" They will answer: "We do bear witness against ourselves!"-for the life of this world had beguiled them: and so they will bear witness against themselves that they had been denying the truth.

Mustafa Khattab

˹Allah will ask,˺ "O assembly of jinn and humans! Did messengers not come from among you, proclaiming My revelations and warning you of the coming of this Day of yours?" They will say, “We confess against ourselves!” For they have been deluded by ˹their˺ worldly life. And they will testify against themselves that they were disbelievers.

Progressive Muslims

"O you tribes of Jinn and humans, did not messengers come to you from amongst you and relate to you My revelations, and warn you of the meeting of this Day" They said: "Yes, we bear witness upon ourselves;" and the worldly life deceived them, and they bore witness on themselves that they were rejecters.

Sahih International

"O company of jinn and mankind, did there not come to you messengers from among you, relating to you My verses and warning you of the meeting of this Day of yours?" They will say, "We bear witness against ourselves"; and the worldly life had deluded them, and they will bear witness against themselves that they were disbelievers.

Sam Gerrans

“O congregation of domini and servi: came there not to you messengers from among you, relating to you My proofs and warning you of the meeting of this day of yours?” They will say: “We bear witness against ourselves.” And the life of this world deluded them; and they will bear witness against themselves that they were false claimers of guidance.

Shabbir Ahmed

O You, assembly of the nomads and the urbanites! Did not Messengers come to you from among you, who conveyed to you My Messages and warned you of the meeting of this your Day? They will say, "We testify against ourselves. " Pursuit of only the worldly life preoccupied their hearts and minds. They will bear witness against themselves that they disregarded the Truth.

Syed Vickar Ahamed

"O you assembly of jinns' and men! Did the messengers not come to you from among you, telling you of My Signs and warning you of the facing of this Day?" They will say: "We bear witness against ourselves. " It was the present life that deceived them. And they will bear witness against themselves that they rejected Faith (as disbelievers).

Taqi Usmani

"O species of Jinn and mankind, had the messengers not come to you, from among yourselves, who used to relate My verses to you, and used to warn you of the encounter of this your day?" They will say, “We testify against ourselves.” The worldly life had deceived them, and they will testify against themselves that they were disbelievers.

The Monotheist Group

"O assembly of Jinn and mankind, did not messengers come to you from among you and tell to you My revelations, and warn you of the meeting of this Day?" They said: "Yes, we bear witness upon ourselves;" and the worldly life deceived them, and they bore witness upon themselves that they were rejecters.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O communauté des djinns et des humains, ne vous est-il pas venu des messagers, choisis parmi vous, qui vous ont raconté Mes signes et averti de la rencontre de ce jour? Ils diront: ʺNous témoignons contre nous-mêmes.ʺ La vie présente les a trompés; et ils ont témoigné contre eux-mêmes quʹen (vérité) ils étaient mécréants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Roja qiyametê tê gotin:) Gelî civata cin û mirovan! Ma ji nav we, pêxemberin ji bo we nehatin ku ayetên min ji we re bibêjin û we ji pêrgîhatina vê rojê hişyar bikin? Dibêjin: Em li ser nefsa xwe dibin şahid (ku pêxemberên te hatin). Bi vî awayî jiyana cîhanê ew xapandin û dîsa ew li ser nefsa xwe guvah (şahid) in ku bêguman ew bi xwe kafir in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

O djinn en mensen, hier bijeenvergaderd! Zijn er niet gezanten uit jullie midden tot jullie gekomen om jullie van Mijn tekenen te vertellen en om jullie te waarschuwen voor de ontmoeting van jullie op deze dag? Zij zeggen: ʺWij getuigen tegen onszelf.ʺ Het tegenwoordige leven heeft hen begoocheld en zij getuigen tegen zichzelf dat zij ongelovigen waren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O verzameling van geniussen en menschen! kwamen er geene zendelingen van u zelven tot u die u mijne teekens herhaalden, en die u de verschijning van dezen dag voorspelden? Zij zullen antwoorden: wij leggen getuigenis tegen ons zelven af: het tegenwoordige leven verblindde hen, en zij zullen tegen zich zelven getuigen, dat zij ongeloovigen waren.

Hollandaca — Siregar

O gemeenschap van djinnʹs en mensen. zijn er uit jullie midden geen gezanten tot jullie gekomen die jullie Mijn Verzen bekendmaakten en die jullie waarschuwden voor de ontmoeting met deze Dag van jullie?ʹ Zij zullen zeggen: ʺWij getuigen tegen onszelf.ʺ Het wereldse leven heeft hen misleid en zij getuigen tegen zichzelf dat zij ongelovigen plachten te zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О, сонм [сборище] (неверующих) джиннов и людей! Разве не приходили к вам посланники (от Аллаха) из (числа) вас (самих же), которые рассказывали вам Мои знамения (в которых содержались Мои повеления и запреты, и разъяснение того, что есть благо и что зло) и предупреждали вас о встрече с этим вашим днем [то, что вы встретите День Суда]? (И) скажут (эти многобожники из числа джиннов и людей): «Свидетельствуем мы против самих себя (о том, что Твои посланники довели до нас Твои знамения и предупреждали о Дне Суда, но мы не поверили им)». И обольстила [завлекла] их [этих многобожников] земная жизнь [ее прелести] и засвидетельствовали они против самих себя, что были они неверующими.

Rusça — Osmanov

[Аллах скажет в Судный день]: ʺО сонмище джиннов и людей! Разве к вам не приходили посланники [Аллаха] из ваших [братьев], которые пересказывали вам Мои аяты и предупреждали вас о наступлении Судного дня?ʺ Они ответят: ʺМы свидетельствуем против самих себяʺ. Жизнь в этом мире обольстила их, и они признались в том, что были неверными.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Och Gud skall säga:) ʺNi (onda) osynliga väsen och människor som är församlade här! Kom inte sändebud ur era egna led till er och lät er höra Mina budskap och varskodde er om mötet denna Dag?ʺ Och de skall svara: ʺJo, det erkänner Vi.ʺ De drogs till denna världens (lockelser) och måste vittna mot sig själva att de förnekade sanningen.