(86-87) Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!
فَلَوْلَا اِنْ كُنْتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ تَرْجِعُونَهَا اِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ
fe levlā in kuntum ğayra medīnīne / terciǔnehā in kuntum Sādiḳīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
İnanmıyorsanız, cezâ görmeyeceğinizi sanıyorsanız.
Abdulkadir Gölpınarlı
İnanmıyorsanız, cezâ görmeyeceğinizi sanıyorsanız.
Adem Uğur
Madem ki ceza görmeyecekmişsiniz,
Ahmed Hulusi
Eğer siz yaptıklarınızın sonucunu yaşamayacaksanız;
Ahmet Tekin
Demek ki, Allah’ın emirlerine uymuyor ve itaatsizliğinizden dolayı sorguya suale maruz kalmayacağınızı, cezalandırılmayacağınızı düşünüyorsunuz.
Ahmet Varol
Haydi bakalım, eğer ceza görmeyecekseniz;
Ali Bulaç
İşte o vakit, eğer ceza görmeyecek iseniz,
Ali Fikri Yavuz
Haydi (bakalım), eğer hesaba çekilmiyecekseniz,
Ali Rıza Safa
Mademki cezalandırılmayacaksınız?
Bayraktar Bayraklı
- Şayet siz yaptıklarınızın karşılığını görmeyecekseniz, eğer doğru iseniz o çıkmakta olan canı geri çevirsenize.
Bekir Sadak
(86-87) Siz dirilip yaptiklariniza karsilik gormeyeceksiniz ve eger bu sozunuzde samimi iseniz, o cikmak uzere olan cani geri cevirsenize!
Celal Yıldırım
(86-87) Eğer siz hesap ve ceza görmeyecekseniz, haydi iddianızda doğrular iseniz o (çıkmak üzere olan) canı geri çevirin!.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Madem ki kimsenin hâkimiyeti altında değilmişsiniz;
Diyanet İşleri
(86-87) Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!
Diyanet İşleri (eski)
(86-87) Siz dirilip yaptıklarınıza karşılık görmeyecekseniz ve eğer bu sözünüzde samimi iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize!
Diyanet Vakfi
Madem ki ceza görmeyecekmişsiniz,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Eğer cezalandırılmayacak iseniz,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(86-87) Haydi, eğer dine boyun eğmeyecek, ceza çekmeyecek iseniz, çevirsenize o canı geri, iddianızda doğru iseniz!
Elmalılı Hamdi Yazır
Evet haydiseniz a dine boyun eğmiyecek, ceza çekmiyecekseniz,
Erhan Aktaş
Mademki hesap sorulacak kimseler değilsiniz,
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Mademki hesap sorulacak kimseler değilsiniz,
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Mademki hesap sorulacak kimseler değilsiniz,
Fizilal-il Kuran
Eğer yeniden diriltilip hesaba çekilmeyecekseniz,
Gültekin Onan
İşte o vakit, eğer ceza görmeyecek iseniz.
Hamdi Döndüren
Eğer ahiret günü ceza çekmeyecekseniz,
Hasan Basri Çantay
İşte madem ki (tekrar dirilerek) ceza görmeyecekmişsiniz,
Hasib Asutay
Mademki ceza görmeyecekmişsiniz,
Hayrat Neşriyat
(86-87) O hâlde, (mâdem ki siz) cezâlandırılmayacak kimseler idi iseniz, (hem iddiânızda) doğru kimseler iseniz, onu (o canı) geri çevirsenize!
İbni Kesir
Madem ki ceza görmeyecekmişsiniz,
Mehmet Okuyan
Mademki hesaba çekilmeyeceksiniz, doğruysanız (ölmekte olanı geri) döndürsenize!
Muhammed Esed
peki öyleyse, eğer (Bize) bağımlı olmadı(ğınızı düşünüyor)sanız,
Mustafa İslamoğlu
Ve eğer Bize borçlu olmadığınıza inanıyorsanız,
Ömer Nasuhi Bilmen
O halde haydi, eğer siz ceza görmeyecekler oldunuz iseniz.
Ömer Öngüt
Eğer siz hesap ve ceza görmeyecekseniz,
Suat Yıldırım
Haydi bakalım eğer âhirette vereceğiniz hesap yoksa,
Süleyman Ateş
Eğer (öldükten sonra) cezalandırılmayacaksanız
Süleymaniye Vakfı
Hadi bakalım, eğer hesaba çekilmeyecek kimselerseniz,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Size boyun eğdirilmemişse...
Şaban Piriş
Eğer hesaba çekilmeyecek iseniz...
Tefhim-ul Kuran
İşte o vakit, eğer siz ceza görmeyecek iseniz,
Ümit Şimşek
Madem hesaba çekilmeyeceksiniz:
Yaşar Nuri Öztürk
Madem ceza görmeyecek kişilersiniz,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Madam ki siz iddianıza görə haqq-hesab olunmayacaqsınız
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Əgər sizdən (dediyiniz kimi, qiyamət günü əməllərinizə görə) haqq-hesab çəkilməyəcəksə,
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn ihr meint, ihr seid allmächtig und ihr untersteht Uns nicht,
Almanca — Der Edle Quran
könntet ihr dann, wenn ihr doch nicht vor Gericht gestellt werden sollt (, wie ihr behauptet),
Almanca — M. A. Rassoul
Warum wohl, wenn ihr nicht zur Re chenschaft gezogen werden sollt?
Almanca — Muhammad Zaidan
Und würdet ihr nicht zu verurteilen sein,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And so, if, as is the case, you deny you're Creator and you deny Resurrection and the Day of Reckoning;
Abdul Haleem
why, if you are not to be judged,
Abdullah Yusuf Ali
Then why do ye not,- If you are exempt from (future) account,-
Abul A'la Maududi
if you are not subject to anyone's authority,
Aisha Bewley
why then, if you are not subject to Our command,
Al-Hilali & Khan
Then why do you not - if you are exempt from the reckoning and recompense (punishment) -
Ali Quli Qarai
then why do you not, if you are not subject
Amatul Rahman Omar
Why, then, if you are not governed by any authority and are not to be requited,
Arthur John Arberry
why, if you are not at Our disposal,
Bijan Moeinian
If [as you claim] you are under no authority and you are truthful about…
E. Henry Palmer
why, if ye are not to be judged,
Edip-Layth
If it is true that you do not owe any account.
George Sale
would ye not, if ye are not to be rewarded for your actions hereafter,
Hamid S. Aziz
Then why, if you are not under Our authority,
Mahmoud Ghali
Then had you been (sure) that, in case you are other than being doomed,
Marmaduke Pickthall
Why then, if ye are not in bondage (unto Us),
Mohamed Ahmed - Samira
Then why, if you are not indebted (to Us for life),
Muhammad Asad
why, then, if [you think that] you are not truly dependent [on Us],
Mustafa Khattab
Now, if you are not subject to Our Will ˹as you claim˺,
Progressive Muslims
If it is true that you do not owe any account.
Sahih International
Then why do you not, if you are not to be recompensed,
Sam Gerrans
Oh, that — if you are to be without recompense —
Shabbir Ahmed
Why not, then, if you owe nothing to Us,
Syed Vickar Ahamed
Then why do you not— If you are excused from (future) account. —
Taqi Usmani
So, if you are not going to be recompensed (in the Hereafter for your deeds), then why do you not
The Monotheist Group
So if you do not owe any account.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Pourquoi donc, si vous croyez que vous nʹavez pas de compte à rendre,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Madem hûn dê neyêne cezakirin…
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Waarom, als jullie niet geoordeeld zullen worden,
Hollandaca — Siregar
Waren jullie toen maar niet verantwoordelijk geweest.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И почему бы (вам), если вы (по вашим утверждениям) не будете судимы (Аллахом) (после этой вашей жизни),
Rusça — Osmanov
так почему же, если вы считаете, что не зависите от Нас,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
varför, om ni inte skall ställas till svars (för era handlingar),