Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.
وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْكُمْ وَلٰكِنْ لَا تُبْصِرُونَ
ve neHnu eḳrabu ileyhi minkum ve lākin lā tubSirūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve biz, ona sizden daha yakınız ve fakat göremezsiniz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve biz, ona sizden daha yakınız ve fakat göremezsiniz.
Adem Uğur
(O anda) biz ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.
Ahmed Hulusi
Biz ona sizden daha yakınızdır, fakat görmezsiniz.
Ahmet Tekin
O anda, biz ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.
Ahmet Varol
Biz ona sizden daha yakınız fakat siz göremezsiniz.
Ali Bulaç
Biz ona sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz.
Ali Fikri Yavuz
Biz ise, ona, ilim ve kudretimizle sizden çok yakınız; fakat siz, (yapılmakta olan işleri ) görmezsiniz, anlıyamazsınız.
Ali Rıza Safa
Ona, sizden daha yakınız. Fakat siz görmezsiniz.
Bayraktar Bayraklı
- Hele can boğaza dayandığı zaman. Siz o zaman, bakıp duracaksınız. O anda biz, ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.
Bekir Sadak
(83-85) Kisinin cani bogaza dayaninca ve siz o zaman bakip kalirken, Biz o kisiye sizden daha yakinizdir, ama gormezsiniz.
Celal Yıldırım
Biz ona sizden daha yakınızdır, ama siz göremezsiniz.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Biz ona sizden yakınız, fakat göremezsiniz.
Diyanet İşleri
Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.
Diyanet İşleri (eski)
(83-85) Kişinin canı boğaza dayanınca ve siz o zaman bakıp kalırken, Biz o kişiye sizden daha yakınızdır, ama görmezsiniz.
Diyanet Vakfi
(O anda) biz ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz ise ona sizden daha yakınızdır, fakat siz göremezsiniz!
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz ise ona sizden yakınızdır ve lakin görmezsiniz
Erhan Aktaş
Biz ona sizden daha yakınız fakat siz göremezsiniz.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Biz ona sizden daha yakınız fakat siz göremezsiniz.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Biz ona sizden daha yakınız fakat siz göremezsiniz.
Fizilal-il Kuran
Biz ona sizden daha yakınız, ama siz göremezsiniz.
Gültekin Onan
Biz ona sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz.
Hamdi Döndüren
O anda biz ona, sizden daha yakınız, ama siz görmezsiniz.
Hasan Basri Çantay
Biz ona sizden yakınız. Fakat görmezsiniz.
Hasib Asutay
Biz ona (16) sizden daha yakınız ama siz göremezsiniz. (16. Can çekişen kimseye.)
Hayrat Neşriyat
Hâlbuki biz, ona sizden daha yakınız; fakat (siz) görmezsiniz.
İbni Kesir
Biz ona sizden daha yakınız, ama görmezsiniz.
Mehmet Okuyan
Biz ona sizden daha yakınız fakat siz göremezsiniz.
Muhammed Esed
ve (Bizi) görmediğiniz halde, Biz ona sizden daha yakınken:
Mustafa İslamoğlu
Ve Biz ona sizden çok daha yakınızdır, fakat siz görmeyeceksiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve biz (O can çekiştirene) sizden daha yakınız. Velâkin siz göremezsiniz.
Ömer Öngüt
Biz ona sizden yakınız, fakat siz görmezsiniz.
Suat Yıldırım
Biz ise, ona sizden daha yakınız, ama siz göremezsiniz.
Süleyman Ateş
Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.
Süleymaniye Vakfı
Biz ona, sizden daha yakınızdır ama siz göremezsiniz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Biz ona, sizden daha yakınız ama göremezsiniz.
Şaban Piriş
Biz, ona sizden daha yakınız. Ama göremezsiniz.
Tefhim-ul Kuran
Biz ona sizden daha yakınız; ancak siz görmezsiniz.
Ümit Şimşek
Biz ise ona sizden daha yakınızdır; ama siz görmezsiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz ona sizden daha yakınız, ama siz görmezsiniz.
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
Biz ona sizdən daha yaxın oluruq, siz isə bunu görmürsünüz.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
sind Wir ihm näher als ihr, aber ihr seht es nicht.
Almanca — Der Edle Quran
und Wir ihm näher sind als ihr - aber ihr könnt es nicht sehen -,
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir sind ihm näher als ihr, nur daß ihr es nicht seht.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR sind ihm näher als ihr. Doch ihr seht nicht.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
There and then We are in his or her immediate proximity and far closer to the dying than you can possibly perceive or imagine, but you cannot see.
Abdul Haleem
We are nearer to him than you, though you do not see Us-
Abdullah Yusuf Ali
But We are nearer to him than ye, and yet see not,-
Abul A'la Maududi
– at that moment when We are closer to him than you, although you do not see (Us)
Aisha Bewley
and We are nearer him than you but you cannot see –
Al-Hilali & Khan
But We (i.e. Our angels who take the soul) are nearer to him than you, but you see not, (Tafsir At-Tabarî)
Ali Quli Qarai
—and We are nearer to him than you are, though you do not perceive—
Amatul Rahman Omar
And (when) We are nearer to him than you, though you do not see.
Arthur John Arberry
(And We are nigher him than you, but you do not see Us)
Bijan Moeinian
I am the closest to the dying person but you can not see.
E. Henry Palmer
though we are nearer to him than you are, but ye cannot see,-
Edip-Layth
We are closer to it than you are, but you do not see.
George Sale
-- and We are nigher unto him than ye, but ye see not his true condition: --
Hamid S. Aziz
And We are nearer to it (the soul) than you, but you see not -
Mahmoud Ghali
And We are nearer to him than you, but you do not behold-
Marmaduke Pickthall
- And We are nearer unto him than ye are, but ye see not -
Mohamed Ahmed - Samira
We are closer to him than you, even though you cannot see?
Muhammad Asad
and while We are closer to him than you, although you see [Us] not -:
Mustafa Khattab
And We are nearer to such a person than you, but you cannot see.
Progressive Muslims
We are closer to it than you are, but you do not see.
Sahih International
And Our angels are nearer to him than you, but you do not see -
Sam Gerrans
And We were nearer to it than you, but you saw not.
Shabbir Ahmed
And We are closer unto him (the dying person) than you are, although you see not -
Syed Vickar Ahamed
But We are nearer to him than you, and you see not—
Taqi Usmani
And We are closer to him than you, but you do not perceive.
The Monotheist Group
We are closer to it than you are, but you do not see.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et que Nous sommes plus proche de lui que vous (qui lʹentourez) mais vous ne (le) voyez point.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Em (bi ilm û agahiyên xwe) ji we bêhtir nêzîkî wî ne, lê belê hûn nabînin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar Wij zijn dichter bij hem dan jullie. Jullie zien het echter niet.
Hollandaca — Salomo Keyzer
(En wij zijn hem nader dan gij; maar gij ziet zijn waren toestand niet).
Hollandaca — Siregar
En Wij dichter bij hem waren dan jullie - maar jullie zagen het niet.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А Мы [Аллах] ближе к нему (ангелами), чем вы (сами), но вы не видите (ангелов).
Rusça — Osmanov
то ведь Мы ближе к нему (т. е. умирающему), чем вы, хотя вы и не видите [Нас],