(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَ بِاَكْوَابٍ وَاَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِنْ مَعِينٍ لَا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنْزِفُونَ وَفَاكِهَةٍ مِمَّا يَتَخَيَّرُونَ وَلَحْمِ طَيْرٍ مِمَّا يَشْتَهُونَ

yeTūfu ǎleyhim vildānun muḣalledūne / bi ekvābin ve ebārīḳa ve ke'sin min meǐynin / lā yuSaddeǔne ǎnhā ve lā yunzifūne / ve fākihetin mimmā yeteḣayyerūne / ve leHmi Tayrin mimmā yeştehūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَطُوفُyeTūfuط و فGitme/yürüme eylemi, etrafta gezinme, dolaşma, seyahat etme, ona gelme, üzerine gelme, ziyaret, yaklaşma, yakınına gelme, sıkça etrafında dönme, kuşatmadolaşır
2عَلَيْهِمْǎleyhimçevrelerinde
3وِلْدَانٌvildānunو ل دdoğurmak, dünyaya getirmekgençler
4مُخَلَّدُونَmuḣalledūneخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmakebedi yaşamağa erdirilmiş
1بِاَكْوَابٍbi ekvābinك و بBir kadehten içmek. Kulpsuz bir kupa veya içme kabı, başı büyük ve boynu ince olan, bir şeyin geçmişi veya kaçırılması için iç çekme veya üzüntü veya pişmanlık. Ortası ince olan küçük bir davul veya eli dolduran küçük bir taş.testilerle
2وَاَبَارِيقَve ebārīḳave ibrikler
3وَكَأْسٍve ke'sinك ا سİçinde içecek bir şey olduğunda içme bardağı. Bazen içeceğin kendisini ifade edebilir, örneğin şarap. Bazen her türlü nahoş/nefret edilen/kötü şeyi ifade etmek için kullanılır.ve kadehlerle
4مِنْmin
5مَعِينٍmeǐyninع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.kaynağından doldurulmuş
1لَا
2يُصَدَّعُونَyuSaddeǔneص د عBölmek, açıklamak, yarmak, açıkça ifade etmek, ayırmak, geçmek, yüksek sesle duyurmak, açıkça beyan etmek, baş ağrısından muzdarip olmak, açığa vurmak, açık etmek. sad'un - çatlak, yarık. suddi'a - baş ağrısıyla rahatsız olmak veya baş ağrısı çekmek. issada'a (fiil 5) - bölünmek veya ayrılmak. mutasaddiun - yarılan veya ikiye bölünen şey.başları ağrıtmayan
3عَنْهَاǎnhāondan
4وَلَاve lāve
5يُنْزِفُونَyunzifūneن ز فTüketmek, zihinsel yeteneklerden yoksun bırakmak.akılları gidermeyen
1وَفَاكِهَةٍve fākihetinف ك هNeşelenmek, mutlu olmak, sıkıntıdan/yükten kurtulmak, eğlenmek, şakalaşmak/gülmek/espri yapmak, keyiflenmek/memnun olmak, eğlendirmek, meyve, hayret etmek, şakacılık yapmak, sevinmek, hayranlık duymak.ve meyva(lar)
2مِمَّاmimmāşeylerden
3يَتَخَيَّرُونَyeteḣayyerūneخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.beğendikleri
1وَلَحْمِve leHmiل ح مEt/et yedirmek, deri/post/kumaşve eti
2طَيْرٍTayrinط ي رUçmak, acele etmek, öncü olmak, sevmek, bağlanmak, ünlü olmak, düşünmek/tasarlamak, dağılmak/saçılmak, şanskuş
3مِمَّاmimmā
4يَشْتَهُونَyeştehūneش ه وİstemek, arzulamak, cinsel istek duymak, şehvet duymak, arzu etmek, özlemekcanlarının çektiği

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O şaraptan başları da ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

O şaraptan başları da ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.

Adem Uğur

Bu şaraptan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

Ahmed Hulusi

Ne başları ağrır ondan ne de şuurları bulanır!

Ahmet Tekin

İçtikçe lezzetleri eksilmez, toplumları perişan edilmez, başları ağrımaz, sarhoş olmazlar, akıllarına zarar gelmez, içtikleri de tükenmez.

Ahmet Varol

Ondan dolayı ne başları ağrıtılır ne de akılları giderilir.

Ali Bulaç

Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.

Ali Fikri Yavuz

Ondan başları ağrımaz, sarhoş da olmazlar...

Ali Rıza Safa

Ne başları döner ne de sarhoş olurlar.

Bayraktar Bayraklı

- Hizmetçileri kadehler, ibrikler ve kaynaktan doldurulmuş bardaklar ile etraflarında devamlı dolaşırlar. Ondan başları ağrımaz ve sarhoş da olmazlar.

Bekir Sadak

(17-21) Olumsuz gencler yanlarinda, bas agrisi ve donmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmus kaseler, ibrikler, kadehler; sececekleri meyveler, arzulayacaklari kus eti ile dolasirlar.

Celal Yıldırım

Ondan ne başlan ağırır, ne de başdönmesi ve bitkinlik meydana gelir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bundan dolayı ne baş ağrısına tutulurlar ne de sarhoş olurlar.

Diyanet İşleri

(17-21) Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.

Diyanet İşleri (eski)

(17-21) Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.

Diyanet Vakfi

Bu şaraptan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

bu içkiden ne başları ağrıtılır ne de içtiklerini tüketirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ne başları ağrıtılır ondan ne de irer zevale

Erhan Aktaş

Ondan; başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ondan; başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ondan; başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar.

Fizilal-il Kuran

Bu içki ne başlarını ağrıtır, ne de sarhoş eder.

Gültekin Onan

Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.

Hamdi Döndüren

Öyle bir şarap ki, ne baş ağrısı verir ne de akılları giderir.

Hasan Basri Çantay

Ki bundan baş ağrısına uğratılmayacaklar) gibi akılları da giderilmez.

Hasib Asutay

Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

Hayrat Neşriyat

Ondan (o şarabdan) ne başları ağrıtılır, ne de sarhoş olurlar!

İbni Kesir

Ondan baş ağrısına uğratılmayacakları gibi, akılları da giderilmez.

Mehmet Okuyan

O (içtiklerinden) dolayı başları ağrıtılmaz; sarhoş da olmazlar.

Muhammed Esed

ne kafalarını dumanlayan ne de onları sarhoş eden (bir su)

Mustafa İslamoğlu

ne baş döndürür ne de sarhoş eder.

Ömer Nasuhi Bilmen

(19-20) Onlardan baş ağrısına uğramazlar ve akıllarını da gidermiş olmazlar. Ve (o hizmetçiler) ehl-i Cennet'in ihtiyar ettikleri meyveler ile (dolaşırlar).

Ömer Öngüt

Bu şaraptan ne başları ağrıtılır ne de akılları giderilir.

Suat Yıldırım

Bu içkiden ötürü baş ağrısı çekmezler, sarhoş da olmazlar.

Süleyman Ateş

(Bir şarap ki) Ondan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.

Süleymaniye Vakfı

İçtikleri şeyden dolayı ne başları ağrıtılacak ne de sarhoş olacaklar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İçtikleri, ne başlarını ağrıtır ne de sarhoş olurlar.

Şaban Piriş

Baş ağrısı vermeyen ve sersemleştirmeyen ..

Tefhim-ul Kuran

Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.

Ümit Şimşek

O şaraptan ne başları ağrır, ne sarhoş olurlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Ne başları döner ondan ne de akılları karışır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

ondan başları ağrımaz və məst olmazlar,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Dünyadakı şərabdan fərqli olaraq) ondan başları ağrımaz və keflənməzlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Weder bekommen sie Kopfschmerzen davon, noch werden sie berauscht.

Almanca — Der Edle Quran

von ihm bekommen sie weder Kopfschmerzen noch werden sie dadurch benommen,

Almanca — M. A. Rassoul

Keinen Kopfschmerz werden sie davon bekommen, noch werden sie das Bewußtsein verlieren.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie bekommen dadurch keine Kopfschmerzen und sie werden nicht berauscht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

A drink which gives a rapturous feeling of bliss and beatitude and causes no headache nor does it intoxicate the brain.

Abdul Haleem

that causes no headache or intoxication;

Abdullah Yusuf Ali

No after-ache will they receive therefrom, nor will they suffer intoxication:

Abul A'la Maududi

a drink by which their minds will not be clouded nor will it cause drunkenness;

Aisha Bewley

it does not give them any headache nor does it leave them stupefied.

Al-Hilali & Khan

Wherefrom they will get neither any aching of the head, nor any intoxication.

Ali Quli Qarai

which neither causes them headache nor stupefaction,

Amatul Rahman Omar

They will get no headache (or giddiness) from their (drinks), nor will they be inebriated and talk nonsense.

Arthur John Arberry

(no brows throbbing, no intoxication)

Bijan Moeinian

a flowing spring which will neither intoxicate them nor cause them any hang over.

E. Henry Palmer

no headache shall they feel therefrom, nor shall their wits be dimmed!

Edip-Layth

They do not run out, nor do they get bored.

George Sale

Their heads shall not ache by drinking the same, neither shall their reason be disturbed:

Hamid S. Aziz

They shall not suffer with headache thereby, nor shall they get intoxicated (or exhausted),

Mahmoud Ghali

Wherefrom their (heads) will not ache, nor will they feel exhausted,

Marmaduke Pickthall

Wherefrom they get no aching of the head nor any madness,

Mohamed Ahmed - Samira

Unheady, uninebriating;

Muhammad Asad

by which their minds will not be clouded and which will not make them drunk;

Mustafa Khattab

that will cause them neither headache nor intoxication.

Progressive Muslims

They do not run out, nor do they get bored.

Sahih International

No headache will they have therefrom, nor will they be intoxicated -

Sam Gerrans

Wherefrom they have no headache, nor are they intoxicated;

Shabbir Ahmed

Wherefrom they get no headache nor beclouding of mind. (37:47).

Syed Vickar Ahamed

No ill effects will they suffer from them, and they will not be dazed;

Taqi Usmani

from which they will neither suffer headache, nor will they be intoxicated,

The Monotheist Group

They do not get a headache from it, nor do they get exhausted.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

qui ne leur provoquera ni maux de tête ni étourdissement;

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ku ji vê meya (lezîz) ne serê wan diêşe ne jî pê serxweş dibin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

waarvan zij geen hoofdpijn krijgen en waarvan zij niet beneveld raken,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hunne hoofden zullen geen pijn gevoelen, door dien te drinken, en hun verstand zal niet beneveld worden.

Hollandaca — Siregar

Waarvan zij geen hoofdpijn krijgen en niet dronken worden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

не страдают головной болью от него [от райского вина] и не пьянеют –

Rusça — Osmanov

от которого не болит голова и не хмелеют;

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(med vin) som inte framkallar huvudvärk och inte ger något rus,