"Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."

وَنَبِّئْهُمْ اَنَّ الْمَاءَ قِسْمَةٌ بَيْنَهُمْ كُلُّ شِرْبٍ مُحْتَضَرٌ

ve nebbi'hum enne l-māe ḳismetun beynehum kullu şirbin muHteDerun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَنَبِّئْهُمْve nebbi'humن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberonlara haber ver
2اَنَّennemuhakkak
3الْمَاءَl-māeم و هsu, yağmursuyun
4قِسْمَةٌḳismetunق س مBölmek, düzenlemek, ayırmak, pay etmek, dağıtmak. Qasamun - yemin. Qismatun - bölme, ayrım, bölüştürme, pay etme. Maqsumun - bölünmüş/belirgin. Muqassimun (fiil 2) - yemin eden, pay eden kişi. Qasama (fiil 3) - yemin etmek. Aqsama (fiil 4) - yemin etmek. Taqasama (fiil 6) - birbirine yemin etmek. Muqtasimun (fiil 8) - bölen kişi. Istaqsama (fiil 10) - kura çekmek. Tastaqsimu - bölüşüm ararsın.paylaştırılacağını
5بَيْنَهُمْbeynehumب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaralarında
6كُلُّkulluك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
7شِرْبٍşirbinش ر بİçmek, yutmak, batmak, emmek. Shirbun - su porsiyonu, içme vakti. Shurbun - içme. Shaaribun - içen kişi. Sharaabun - içecek, meşrubat, porsiyon. Mashrabun - içme yeri. Ashraba (fiil 4) - içirmek, içmeye sebep olmak, işlemek. Ushribu fi-qalbihi - şu veya bu şeyin sevgisi kalbine işledi, kelime bu şekilde kullanılır çünkü sevgi, onu paylaşanı sarhoş eden alkol gibidir.içme (sırası gelen)
8مُحْتَضَرٌmuHteDerunح ض رHazır bulunmak, var olmak, huzurunda durmak, zarar vermek, el altında olmak. Gelmek veya varmak, hazır veya hazırlanmış olmak, birinin yanında olmak veya birinin huzuruna gelmek, kendini bir şeye veya kişiye takdim etmek, bir kişiyi ziyaret etmek, bir yerin yakınında olmak, bir yerde yaşamak veya ikamet etmek, bir şeye tanık olmak veya görmek, bir şeyi gözle görmek, cevap vermek veya yanıtlamak, tartışmak veya münazara etmek, biriyle mücadele etmek ve üstesinden gelmek, rahatsız etmek.hazır bulunsun (suyunu alsın)

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve haber ver onlara, su, aralarında paylaştırılmıştır, her bölük, nöbetinde hazır olur, su alır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve haber ver onlara, su, aralarında paylaştırılmıştır, her bölük, nöbetinde hazır olur, su alır.

Adem Uğur

Onlara, suyun aralarında paylaştırıldığını haber ver. Her biri kendi içme sırasında gelsin.

Ahmed Hulusi

Onlara haber ver ki, su aralarında paylaştırılmıştır. . . Her kısım sudan, nöbetleşe payını alsın.

Ahmet Tekin

Onlara, suyun, aralarında paylaştırıldığını haber ver. Her biri, kendi içme sırasında gelsin.

Ahmet Varol

Onlara, suyun aralarında pay edildiğini haber ver. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun.

Ali Bulaç

"Ve onlara, suyun aralarında kesin olarak pay edildiğini haber ver. Su alış sırası (kiminse, o) hazır bulunsun."

Ali Fikri Yavuz

Hem onlara haber ver ki, (kuyudan istifade edecekleri) su, (deve ile kendi) aralarında nöbetledir. (Bir gün deveye, bir gün onlara.) Her su nöbetinde, sahibi hazır bulunmuş olsun.

Ali Rıza Safa

"Ve suyun aralarında paylaştırılacağını onlara haber ver; içecek olan hazır bulunsun!"

Bayraktar Bayraklı

Onlara, suyun aralarında paylaştırdığını haber ver! Her biri, kendi içme sırasında gelsin.

Bekir Sadak

Onlara, siralarina gore suyun kendileriyle o deve aralarinda pay edilmis oludugunu soyle.»

Celal Yıldırım

Suyun aralarında belli bir sıraya göre taksim edildiğini haber ver. Herbiri su alış sırasına hazır bulunsun.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bir de onlara, suyun aralarında paylaşımlı olacağını bildir. Her hissenin sahibi (suyun) başına gelsin.”

Diyanet İşleri

"Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."

Diyanet İşleri (eski)

Onlara, sıralarına göre suyun kendileriyle o deve aralarında pay edilmiş olunduğunu söyle.'

Diyanet Vakfi

Onlara, suyun aralarında paylaştırıldığını haber ver. Her biri kendi içme sırasında gelsin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlara suyun aralarında paylaştırılacağını haber ver; her içene düşen miktar, hazır kılınmıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlara haber ver ki su aralarında nöbetleşe taksim edilmiştir. Herkes suyu sırasına göre alacaktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem haber ver onlara ki su aralarında nevbetle taksim ve her su alış huzur iledir

Erhan Aktaş

Onlara, suyun bölüşüldüğünü haber ver. Her içiş hazır kılınmıştır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, suyun bölüşüldüğünü haber ver. Her içiş hazır kılınmıştır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, suyun bölüşüldüğünü haber ver. Her içiş hazır kılınmıştır.

Fizilal-il Kuran

Onlara suyun deve ile aralarında bölüştürüldüğünü bildir. Kimin sırası ise gelir, su içer.

Gültekin Onan

"Ve onlara, suyun aralarında kesin olarak pay edildiğini haber ver. Su alış sırası (kiminse, o) hazır bulunsun."

Hamdi Döndüren

Onlara, suyun, aralarında paylaştırılacağını haber ver. Her biri, kendi içme sırasında gelip suyunu alsın!”

Hasan Basri Çantay

"Bir de suyun her halde aralarında taksimli olduğunu kendilerine haber ver. Her su nevbetinde (saahibi) haazır (bulunsun" dedik.)

Hasib Asutay

Onlara, suyun aralarında dönüşümlü olduğunu haber ver. Su içme sırası (kiminse o) hazır bulunsun. (8) (8. İlahi taksime göre su, bir gün devenin içmesi, bir gün de kendi ihtiyaçları için kullanılacaktı.)

Hayrat Neşriyat

Ve onlara, kesinlikle suyun aralarında (bir gün kendilerine, bir gün deveye olarak) taksimli olduğunu haber ver! Herbir içimde (orada) hazır olacak kişi (o sıra sâhibi)dir!

İbni Kesir

Onlara, suyun aralarında taksim olunduğunu da haber ver. Her biri su nöbetinde hazır bulunsun.

Mehmet Okuyan

Onlara, her biri kendi nöbetinde sudan yararlanacak şekilde suyun aralarında paylaşılarak kullanılacağını bildir!

Muhammed Esed

Onlara (kuyu) sularının aralarında paylaştırılacağını bildir; her birine eşit paylar (şeklinde.)"

Mustafa İslamoğlu

Ve onlara suyun aralarında taksim edildiğini haber ver: her sulama nöbetleşe yapılacaktır."

Ömer Nasuhi Bilmen

(28-29) Ve onlara haber ver ki, «Muhakkak su, onların aralarında taksimlidir. Her bir içiş için (nöbetinde sahibi) hazır bulunmuş olacaktır.» Artık arkadaşlarını çağırdılar. O da alacağını aldı da (deveyi) sihirleyip öldürdü.

Ömer Öngüt

Onlara, suyun aralarında paylaştırılacağını haber ver. İçme sırası kiminse o gelip suyunu alsın.

Suat Yıldırım

"Hem onlara bildir ki su, aralarında nöbetleşe olacak, her su nöbetinde, sahibi hazır bulunacaktır."

Süleyman Ateş

Onlara, suyun aralarında paylaştırılacağını, (bir gün devenin, bir gün de kendilerinin su içme nöbeti olacağını) haber ver; içme sırası kiminse o gelip suyunu alsın.

Süleymaniye Vakfı

Onlara suyun, o deve ile aralarında paylaştırıldığını bildir. İçme sırası gelen, suyun başında bulunsun."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Suyu içme hakkının (deve ile kendi) aralarında paylaştırıldığını bildir. Sırası gelen suyun başında bulunsun.

Şaban Piriş

Onlara suyun aralarında taksim edildiğini de haber ver. Su içme sırası gelen hazır bulunsun.

Tefhim-ul Kuran

Onlara, suyun aralarında paylaştırıldığını haber ver. Her biri kendi içme sırasında gelsin.

Ümit Şimşek

'Suyun deve ile onlar arasında bölüştürüleceğini kendilerine haber ver. Herkes su nöbetinde hazır olsun.'

Yaşar Nuri Öztürk

Suyun, aralarında bölüştürüleceğini onlara bildir. Her su alış/içiş nöbetledir/içilecek her miktar hazırlanmıştır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlara xəbər ver ki, bu su, dəvə ilə onlar arasında bölüşdürülmüşdür. Hər biri su içməyə öz növbəsində gəlsin!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və onlara suyun (dəvə ilə) onlar arasında bölüşdürüldüyünü xəbər ver! (Suyu bir gün onlar, bir gün də dəvə içəcəkdir). Hərə öz növbəsində hazır olsun!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Teile ihnen mit, daß das Wasser zwischen ihnen und der Kamelstute geteilt werden soll! Jeder bekommt seinen Anteil zur bestimmten Zeit.

Almanca — Der Edle Quran

Und tu ihnen kund, daß das Wasser zwischen ihnen (und der Kamelstute) zu teilen ist. Jeder Trinkanteil soll (dann abwechselnd) wahrgenommen werden.

Almanca — M. A. Rassoul

Und verkünde ihnen, daß das Wasser zwischen ihnen geteilt ist, (also) soll jede Trinkzeit eingehalten werden.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und 3 teile ihnen mit, daß das Wasser zwischen ihnen geteilt wird! Jeder Trinkanteil ist nur für die Anwesenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"And tell them that the water is to be distributed among their number including the she-camel, and that each share falls to each in turn. "

Abdul Haleem

Tell them the water is to be shared between them: each one should drink in turn.’

Abdullah Yusuf Ali

And tell them that the water is to be divided between them: Each one's right to drink being brought forward (by suitable turns).

Abul A'la Maududi

Let them know that the water should be divided between them and the she-camel, each availing their turn."

Aisha Bewley

Inform them that the water is to be shared out between them, each drinking by turn. ’

Al-Hilali & Khan

And inform them that the water is to be shared between (her and) them, each one’s right to drink being established (by turns).

Ali Quli Qarai

Inform them that the water is to be dispensed between them; every drinking will be attended. ’

Amatul Rahman Omar

`And inform them that their water is to be shared by them (and the she-camel), each time of drinking to be attended (by everyone) in turns. '

Arthur John Arberry

And tell them that the water is to be divided between them, each drink for each in turn.

Bijan Moeinian

Let them know that they have to share their spring water with the camel. "

E. Henry Palmer

and inform them that the water is shared between them (and her); each draught shall be sought by turns. '

Edip-Layth

Inform them that the water shall be divided between them; each shall be allowed to drink in the specified time.

George Sale

And prophesy unto them that the water shall be divided between them, and each portion shall be sat down to alternately.

Hamid S. Aziz

And inform them that the water is to be shared between them; every drinking shall be regulated.

Mahmoud Ghali

And fully inform them that the water is to a (fair) division between them; (i. e., between the she-camel and them) each drinking is for each presented in turn.

Marmaduke Pickthall

And inform them that the water is to be shared between (her and) them. Every drinking will be witnessed.

Mohamed Ahmed - Samira

Tell them that the water is to be apportioned between them (and her); and every turn of drinking will be fixed (for each). "

Muhammad Asad

And let them know that the water [of their wells] is to be divided between them, with each share of water equitably apportioned. "

Mustafa Khattab

And tell them that the ˹drinking˺ water must be divided between them ˹and her˺, each taking a turn to drink ˹every other day˺."

Progressive Muslims

And inform them that the water shall be divided between them; each shall be allowed to drink in the specified time.

Sahih International

And inform them that the water is shared between them, each [day of] drink attended [by turn].

Sam Gerrans

“And inform thou them that the water is to be divided between them — each drink attended.”

Shabbir Ahmed

And let them know that the water must be shared by all. Every drinking will be witnessed. (The she-camel was a symbol of obedience for them.)

Syed Vickar Ahamed

And tell them that the water is to be divided between them: Each ones right to drink being brought forward (by suitable turns).

Taqi Usmani

and tell them that water (of the well) is to be shared between them (and the she-camel), so as the right of having water shall be attended by each (alternatively).

The Monotheist Group

And inform them that the water shall be divided between them; each shall be allowed to drink in turn.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et informe-les que lʹeau sera en partage entre eux (et la chamelle); chacun boira à son tour.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En deel hun mee dat het water tussen hen verdeeld moet worden. Elke portie om te drinken op zijn beurt.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Voorspel hun, dat het water der putten tusschen hen zal worden verdeeld, en ieder deel zal beurtelings nedergezet worden.

Hollandaca — Siregar

En bericht hun dat het water onder hen (en de kameel) verdeeld moet worden. Ieder een dronk, om de beurt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сообщи им (о, Салих), что вода поделена между ними [между твоим народом и верблюдицей]: каждое питье в свое время [один день вся вода для верблюдицы, а в другой день вся вода для людей].

Rusça — Osmanov

И возвести им, что [пользование] водой для них - в установленный срок. На каждый водопой пусть приходят [в отведенное им время.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men säg dem att vattnet i brunnarna skall fördelas mellan dem - var och en måste vara där, när hans tur (att vattna sina djur) har kommit.ʺ