İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
تَنْزِعُ النَّاسَ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ مُنْقَعِرٍ
tenziǔ n-nāse keennehum eǎ'cāzu naḣlin munḳaǐrin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onları kökünden koparmadaydı, sanki köklerinden kopup baş aşağı devrilen hurma kütükleriydi onlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onları kökünden koparmadaydı, sanki köklerinden kopup baş aşağı devrilen hurma kütükleriydi onlar.
Adem Uğur
O rüzgâr, insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
Ahmed Hulusi
İnsanları, sanki sökülmüş hurma kütükleri gibi koparıp atıyordu.
Ahmet Tekin
İnsanların kafalarını koparan bir rüzgar estirdik. İnsanlar sanki kökünden sökülmüş hurma gövdeleri gibi yere serilmişti.
Ahmet Varol
İnsanları söküp savuruyordu. Sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi (görünüyorlardı).
Ali Bulaç
İnsanları söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden sökülüp kopmuş hurma kütükleriymiş gibi.
Ali Fikri Yavuz
Öyle ki, insanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi söküb atıyordu.
Ali Rıza Safa
Köklerinden koparılmış hurma kütükleri gibi insanları savurup attı.
Bayraktar Bayraklı
O rüzgar, insanları, sanki köklerinden koparılmış, hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
Bekir Sadak
(19-20) Nitekim uzerlerine, insanlari, sokulmus hurma kutugu gibi kopararak yere seren, dondurucu bir ruzgari ugursuzlugu devam eden bir gunde gonderdik.
Celal Yıldırım
(20-21) İnsanları bulundukları yerden söküp atıyordu da her biri sanki kökünden devrilen birer hurma kütüğüne benziyordu. Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (bir görün) ?.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İnsanları sökülmüş hurma kütükleri gibi çekip alıyordu.
Diyanet İşleri
İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
Diyanet İşleri (eski)
(19-20) Nitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.
Diyanet Vakfi
O rüzgâr, insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(O rüzgar) insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İnsanları, kökünden devrilen hurma kütükleri gibi yoluyordu.
Elmalılı Hamdi Yazır
İnsanları kökünden devrilen hurma kütükleri gibi yolar
Erhan Aktaş
İnsanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi savurup atıyordu.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İnsanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi savurup atıyordu.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İnsanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi savurup atıyordu.
Fizilal-il Kuran
Bu kasırga insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi havaya kaldırıp savuruyordu.
Gültekin Onan
İnsanları söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden sökülüp kopmuş hurma kütükleriymiş gibi.
Hamdi Döndüren
Öyle ki bu kasırga insanları, sanki köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi koparıp deviriyordu.
Hasan Basri Çantay
(Öyle bir fırtına ki) insanları, sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imiş gibi, ta temelinden kopar (ıb helake uğrat) ıyordu.
Hasib Asutay
(O rüzgâr) insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
Hayrat Neşriyat
İnsanları çekip alıyordu. Sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibiydiler!
İbni Kesir
İnsanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi koparıp yere seriyordu.
Mehmet Okuyan
Sürekliliği olan kara bir günde onların üzerine, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seren bir kasırga göndermiştik.
Muhammed Esed
(bu kasırga,) insanları köklerinden koparılmış hurma kütükleri gibi savurup attı.
Mustafa İslamoğlu
insanları öyle savuruyordu ki, sanki onlar kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi (yere serildiler).
Ömer Nasuhi Bilmen
(19-20) Şüphe yok ki, Biz onların üzerine uğursuz, devamlı bir günde bir soğuk rüzgar gönderdik. İnsanları koparıyordu. Onlar, sanki dibinden kopmuş hurma kütükleri imişler.
Ömer Öngüt
O rüzgâr insanları, sanki köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imişler gibi koparıp yere seriyordu.
Suat Yıldırım
Öyle ki insanları, kökü sökülmüş, içi boş hurma kütükleri gibi fırlatıp atıyordu.
Süleyman Ateş
İnsanları sanki köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imişler gibi koparıp deviriyordu.
Süleymaniye Vakfı
insanları kaldırıp atıyordu. Sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibiydiler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İnsanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
Şaban Piriş
Sanki kökünden sökülmüş hurma ağacının kökleri gibi insanları yerlerinden koparıp atıyordu.
Tefhim-ul Kuran
İnsanları söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden sökülüp kopmuş hurma kütükleriymiş gibi.
Ümit Şimşek
Bir fırtına ki, insanları kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi yerlerinden koparıp atıyordu.
Yaşar Nuri Öztürk
İnsanları, köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O, insanları kökündən çıxardılmış xurma kötükləri kimi qopardıb atırdı.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O, adamları kökündən qopmuş xurma kötükləri kimi (yerindən) qopardıb atırdı.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
der die Menschen hinstreckte, als wären sie Stümpfe entwurzelter Palmen.
Almanca — Der Edle Quran
der die Menschen fortnahm, als wären sie Stämme entwurzelter Palmen.
Almanca — M. A. Rassoul
Er raffte die Menschen dahin, als wären sie Stämme schon entwurzelter Palmen.
Almanca — Muhammad Zaidan
er zog die Menschen heraus, als wären sie Stümpfe entwurzelter Dattelpalmen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Setting people flying and springing upon the ground with violence, plucking towns out and leaving nothing standing as if they were palm- trees torn up by the roots.
Abdul Haleem
it swept people away like uprooted palm trunks.
Abdullah Yusuf Ali
Plucking out men as if they were roots of palm-trees torn up (from the ground).
Abul A'la Maududi
which tore people away and hurled them as though they were trunks of uprooted palm-trees.
Aisha Bewley
It plucked up men like uprooted stumps.
Al-Hilali & Khan
Plucking out men as if they were uprooted stems of date-palms.
Ali Quli Qarai
knocking down people as if they were trunks of uprooted palm trees.
Amatul Rahman Omar
It (- the howling wind) tore the people away as though they were the hollowed stumps of uprooted palm-trees.
Arthur John Arberry
plucking up men as if they were stumps of uprooted palm-trees.
Bijan Moeinian
The storm was tossing people around as though they were decayed palm tree trunks.
E. Henry Palmer
It reft men away as though they had been palm stumps torn up!
Edip-Layth
It snatched people away as if they were palm tree trunks; uprooted.
George Sale
It carried men away, as though they had been roots of palm-trees forcibly torn up.
Hamid S. Aziz
Tearing men away as if they were the trunks of palm-trees uprooted.
Mahmoud Ghali
Plucking up mankind as if they were the stumps of uprooted palm-trees.
Marmaduke Pickthall
Sweeping men away as though they were uprooted trunks of palm-trees.
Mohamed Ahmed - Samira
Which snatched away men as though they were palm trees pulled out by the roots.
Muhammad Asad
it swept the people away as though they were palm-trunks uprooted:
Mustafa Khattab
that snatched people up, leaving them like trunks of uprooted palm trees.
Progressive Muslims
It uprooted the people as if they were decayed palm tree trunks.
Sahih International
Extracting the people as if they were trunks of palm trees uprooted.
Sam Gerrans
Removing men as if they were stumps of uprooted date-palms.
Shabbir Ahmed
Tossing people around like empty, uprooted palm-trunks.
Syed Vickar Ahamed
Plucking out men as if they were roots of palm-trees torn up (from the ground).
Taqi Usmani
plucking people away, as if they were trunks of uprooted palm-trees.
The Monotheist Group
It uprooted the people as if they were decayed palm tree trunks.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Wî bayî mirov digirtin, diavêtin, her wekî ku ew qurmê dara xurmê bin ku ji rehên xwe hatine hilkirin û avêtin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
die de mensen wegrukte als ontwortelde palmstronken.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Die de menschen wegvoerde, als waren zij met kracht uitgescheurde wortels van palmboomen.
Hollandaca — Siregar
Die de mensen wegrukte alsof zij ontwortelde palmbomen waren.
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
[Вихрь] отрывал [от земли] людей, словно стволы выкорчеванных пальм.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
som grep tag i människorna, (kastade omkull dem och lämnade dem utsträckta på marken) som palmstubbar, uppryckta med rötterna.