Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.

اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا صَرْصَرًا فِي يَوْمِ نَحْسٍ مُسْتَمِرٍّ

innā erselnā ǎleyhim rīHen SarSaran fī yevmi neHsin mustemirrin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّٓاinnāelbette biz
2اَرْسَلْنَاerselnāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalegönderdik
3عَلَيْهِمْǎleyhimonların üstüne
4رِيحًاrīHenر و حRuh, bilgi, can, nefes, hava, esinti, hayat, yaşam özü, ilham, özbir kasırga
5صَرْصَرًاSarSaranص ر ص رBu, sarra'dan (yeşil ağaçkakanın çıkardığı gibi bağırmak, şakırdama sesi çıkarmak) türetilmiş dörtlü bir fiildir. Sarsarun - yüksek sesle kükreyen ve öfkeli rüzgar, soğuk esinti, rüzgar, şiddetli rüzgar, kudurmuş öfkeli ve yoğun soğuk (rüzgar) anlamlarına gelir.uğultulu
6فِي
7يَوْمِyevmiي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecibir günde
8نَحْسٍneHsinن ح سölümcül olmak, bakır gibi kırmızı, talihsizlik, uğursuz olmak.uğursuzluğu
9مُسْتَمِرٍّmustemirrinم ر رGeçmek veya yanından geçmek veya ötesine geçmek, ilerlemek, boyunca gitmek veya içinden geçmek veya üzerinden geçmek, uzaklaşmak veya yok olmak, koşmak veya akmak (yani su), bir şeyin üzerinden geçmek, başına gelmek, üstesinden gelmek, bir şeyi acı veya hoşa gitmeyen hale getirmek, bir şeyi sürüklemek, bir şeyi yere düşürmek için bükmek veya çevirmek, sürekli/sabit bir şekilde veya yolda devam etmek, kararlı/azimli/kararlı/güçlü olmak, bir şeye karşı sıkıca direnmek, mırıldanmak veya homurdanmak, titremek veya ürpermek veya sallanmak, ileri geri veya yandan yana hareket etmek, çalkalanma halinde olmak, safra tarafından alt edilmek.devam eden

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki sürüp giden uğursuz bir günde onlara bir kasırgadır yolladık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki sürüp giden uğursuz bir günde onlara bir kasırgadır yolladık.

Adem Uğur

Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz onların üzerine, uğursuz bir gün içinde sürekli helak edici bir kasırga irsal ettik.

Ahmet Tekin

Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde, dondurucu bir rüzgârı görevlendirerek estirdik.

Ahmet Varol

Biz onların üzerlerine, (uğursuzluğu) süregiden bir uğursuz günde çok gürültülü bir fırtına gönderdik.

Ali Bulaç

Biz, o uğursuz (felaket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik.

Ali Fikri Yavuz

Çünkü biz, uğursuzluğu devamlı bir günde, (Hûd peygamberin gönderildiği) Âd kavminin üzerlerine kökü kurutan şiddetli bir rüzgâr gönderdik.

Ali Rıza Safa

Uğursuzluğu gün boyunca süren, uğultulu bir kasırgayı, onların üzerine gönderdik.

Bayraktar Bayraklı

Biz onların üzerine, uğursuzluğu devamlı bir günde, dondurucu bir rüzgar gönderdik.

Bekir Sadak

(19-20) Nitekim uzerlerine, insanlari, sokulmus hurma kutugu gibi kopararak yere seren, dondurucu bir ruzgari ugursuzlugu devam eden bir gunde gonderdik.

Celal Yıldırım

Biz, gerçekten onların üzerine, uğursuzluğu devam eden bir günde ortalığı alt-üst eden şiddetli bir rüzgâr gönderdik ki,

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onların üzerine bitmek bilmeyen o kara günde şiddetli bir kasırga gönderdik.

Diyanet İşleri

Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.

Diyanet İşleri (eski)

(19-20) Nitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.

Diyanet Vakfi

Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz onların üstüne, uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü üzerlerine uğursuzluğu devam eden bir günde dondurucu bir rüzgar salıverdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

çünkü salıverdik üzerlerine müstemirr, nühusetli bir günde bir soğuk rüzgar ki sarsar

Erhan Aktaş

Biz, onların üzerine felaketleri gün boyu süren çok sarsıcı rüzgarı gönderdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, onların üzerine felaketleri gün boyu süren çok sarsıcı rüzgarı gönderdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, onların üzerine felaketleri gün boyu süren çok sarsıcı rüzgarı gönderdik.

Fizilal-il Kuran

Baştan başa uğursuz bir günde üzerlerine sert ve dondurucu bir kasırga saldık.

Gültekin Onan

Biz, o uğursuz (felaket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik.

Hamdi Döndüren

Biz, uğursuz bir günde onların üstüne dondurucu bir kasırga saldık.

Hasan Basri Çantay

Çünkü biz (haklarında) uğursuz (ve uğursuzluğu) sürekli bir günde onların üstüne çok gürültülü fırtına gönderdik.

Hasib Asutay

Biz onların üstüne uğursuzluğu sürekli bir günde dondurucu bir rüzgâr gönderdik.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz biz, onların üzerlerine devamlı bir uğursuzluk gününde, dondurucu (ve uğultulu) bir kasırga gönderdik.

İbni Kesir

Nitekim uğursuz günde üzerlerine şiddetli bir rüzgarı devamlı olarak gönderdik.

Mehmet Okuyan

Sürekliliği olan kara bir günde onların üzerine, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seren bir kasırga göndermiştik.

Muhammed Esed

Biz onların üstüne müthiş uğursuz bir günde şiddetli bir kasırga gönderdik,

Mustafa İslamoğlu

Elbet Biz de onların üzerine kapkara bir günde gürültülü bir kasırga gönderdik:

Ömer Nasuhi Bilmen

(19-20) Şüphe yok ki, Biz onların üzerine uğursuz, devamlı bir günde bir soğuk rüzgar gönderdik. İnsanları koparıyordu. Onlar, sanki dibinden kopmuş hurma kütükleri imişler.

Ömer Öngüt

Biz onların üstüne uğursuz mu uğursuz bir günde, dondurucu bir rüzgâr gönderdik.

Suat Yıldırım

Biz onların üstüne o pek talihsiz günde, her şeyi söküp atan bir kasırga gönderdik.

Süleyman Ateş

Biz onların üstüne uğursuz mu uğursuz bir günde uğultulu bir kasırga saldık.

Süleymaniye Vakfı

Kötülüğü sürüp giden kara günde üstlerine soğuk ve şiddetli bir rüzgar gönderdik;

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Her şeyin ters gittiği bir günde üstlerine çok sert bir fırtına göndermiştik.

Şaban Piriş

Onların üzerine zor ve meşakkatli baskın süren bir günde kavuran rüzgarları göndermiştik.

Tefhim-ul Kuran

Biz, o uğursuz (felâket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik.

Ümit Şimşek

Biz de, uğursuzluğu uzun süre devam eden günlerde onların üzerine gürültülü bir fırtına gönderdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onların üzerine uğursuzluğu kesiksiz bir günde, dondurucu/uğultulu bir kasırga gönderdik.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz uzun sürən uğursuz bir gündə onların üstünə çox soyuq külək göndərdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz (əzabı) uzun sürən nəhs bir gündə onların üstünə uğultulu (çox soyuq) bir külək göndərdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir sandten ihnen einen unheimlich kalten Sturmwind an einem Tag anhaltenden Unheils,

Almanca — Der Edle Quran

Wir sandten gegen sie ja einen eiskalten Wind an einem Tag fortdauernden Unheils,

Almanca — M. A. Rassoul

Wir sandten gegen sie an einem unheilvollen Tag einen eiskalten Sturmwind, (der) ununterbrochen wütete.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, WIR schickten über sie einen Wirbelsturm an einem unheilvollen, andauernden Tag,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We drove against them, on an unlucky and a miserable day, a fierce cold wind swallowing the ground with fierceness and rage, vehement and merciless, roaring for punishing crime,

Abdul Haleem

We released a howling wind against them on a day of terrible disaster;

Abdullah Yusuf Ali

For We sent against them a furious wind, on a Day of violent Disaster,

Abul A'la Maududi

We sent a tumultuous wind against them on a day of unremitting misfortune,

Aisha Bewley

We unleashed a howling wind against them on a day of unremitting horror.

Al-Hilali & Khan

Verily, We sent against them a furious wind of harsh voice on a day of evil omen and continuous calamity.

Ali Quli Qarai

Indeed We unleashed upon them an icy gale on an incessantly ill-fated day,

Amatul Rahman Omar

We let loose upon them a clamorous and alarmingly furious wind on a day (when) the sky remained red like copper till long.

Arthur John Arberry

We loosed against them a wind clamorous in a day of ill fortune continuous,

Bijan Moeinian

Then one day I sent them a strong storm; a nasty storm that brought them nothing but misery.

E. Henry Palmer

Verily, we sent on them a cold storm wind on a day of continuous ill-luck!

Edip-Layth

We sent upon them a violent wind, on a day of continuous misery.

George Sale

Verily We sent against them a roaring wind, on a day of continued ill-luck:

Hamid S. Aziz

Surely We sent on them a tornado in a day of violent disaster,

Mahmoud Ghali

Surely We sent against them a most clamorous wind in a day of ill-luck, continuous,

Marmaduke Pickthall

Lo! We let loose on them a raging wind on a day of constant calamity,

Mohamed Ahmed - Samira

We let loose against them a violent roaring wind on a day of ill omen, continuous,

Muhammad Asad

Behold, We let loose upon them a raging storm wind on a day of bitter misfortune:

Mustafa Khattab

Indeed, We sent against them a furious wind,[1] on a day of unrelenting misery,

Progressive Muslims

We sent upon them a violent wind, on a day of continuous misery.

Sahih International

Indeed, We sent upon them a screaming wind on a day of continuous misfortune,

Sam Gerrans

We sent against them a howling wind in a day of enduring calamity,

Shabbir Ahmed

Behold, We sent raging winds upon them on a day of relentless misery. (69:6-8).

Syed Vickar Ahamed

Verily, We sent against them a furious wind, on a Day of violent disaster,

Taqi Usmani

We did send to them a furious wind in a day of continuous misfortune,

The Monotheist Group

We sent upon them a violent wind, on a day of continuous misery.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous avons envoyé contre eux un vent violent et glacial, en un jour néfaste et interminable;

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij zonden tegen hen een gierende wind op een langdurige, onheilspellende dag

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, wij zonden, op een dag van voortdurend ongeluk een brullenden wind tegen hen.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, Wij zonden een verwoestende wind over hen, op een langdurige zwaarmoedige dag.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Мы послали на них [на адитов] холодный (губительный) ветер в день, злосчастье которого продолжалось (семь дней и восемь ночей) (пока все адиты не погибли).

Rusça — Osmanov

Воистину, Мы послали на них ревущий вихрь в день, переполненный злосчастием.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Till sist,) en lång och olycksdiger dag, sände Vi en rasande stormvind mot dem,