Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler!

فَلْيَأْتُوا بِحَدِيثٍ مِثْلِهِ اِنْ كَانُوا صَادِقِينَ

fe l ye'tū bi Hadīṧin miṧlihi in kānū Sādiḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلْيَأْتُواfe l ye'tūا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekhaydi getirsinler
2بِحَدِيثٍbi Hadīṧinح د ثYeni bir şey/yakın zamanda, o (bir şey) varlığa geldi, var olmaya başladı, ortaya çıktı, bir başlangıcı oldu, ilk kez yeni var oldu, söylemi aktarmakbir söz
3مِثْلِهِmiṧlihiم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.onun gibi
4اِنْineğer
5كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekviniseler
6صَادِقِينَSādiḳīneص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.doğru(lardan)

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık buna benzer bir söz getirin meydana sözünüz doğruysa.

Abdulkadir Gölpınarlı

Artık buna benzer bir söz getirin meydana sözünüz doğruysa.

Adem Uğur

Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz getirsinler.

Ahmed Hulusi

Eğer sözlerinde sadıklarsa Onun benzeri bir söz getirsinler!

Ahmet Tekin

'Eğer söyledikleri doğru ise, onun benzeri bir kitap da kendileri ortaya koysunlar.'

Ahmet Varol

Eğer doğru sözlü iseler onun benzeri bir söz getirsinler öyleyse!

Ali Bulaç

Şu halde, eğer doğru sözlüler iseler, benzeri bir söz getirsinler.

Ali Fikri Yavuz

Haydi Kur’an gibi bir söz getirsinler, eğer doğru söyliyenlerse...

Ali Rıza Safa

Madem öyle, Onun benzeri bir söz -hadis- getirsinler; eğer doğruyu söylüyorlarsa?

Bayraktar Bayraklı

Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz getirsinler.

Bekir Sadak

Eger iddialarinda samimi iseler Kuran'in benzeri bir soz meydana getirsinler.

Celal Yıldırım

Eğer doğru sözlü kimseler iseler bu sözün bir benzerini getirsinler!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Eğer doğru sözlü iseler onun benzeri bir söz getirsinler.

Diyanet İşleri

Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler!

Diyanet İşleri (eski)

Eğer iddialarında samimi iseler Kuran'ın benzeri bir söz meydana getirsinler.

Diyanet Vakfi

Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz getirsinler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz meydana getirsinler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haydi onun gibi bir söz getirsinler, eğer doğru iseler!

Elmalılı Hamdi Yazır

Haydi onun gibi bir söz getirsinler, doğru iseler

Erhan Aktaş

Eğer söylediklerinde haklı kimselerse, onlar da onun benzeri bir hadis getirsinler!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer söylediklerinde haklı kimselerse, onlar da onun gibi bir hadis getirsinler!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer sözlerinde haklı kimselerse, onlar da onun gibi bir söz getirsinler!

Fizilal-il Kuran

İddialarında samimi iseler haydi onun gibi bir söz getirsinler.

Gültekin Onan

Şu halde, eğer doğru sözlüler iseler, benzeri bir söz getirsinler.

Hamdi Döndüren

Eğer söyledikleri doğru ise, onun benzeri bir söz getirsinler.

Hasan Basri Çantay

Öyleyse onlar da, eğer doğru söyleyenlerse, onun gibi (velev uydurma) bir söz getirsinler!

Hasib Asutay

Eğer doğru iseler, onun benzeri bir söz getirsinler.

Hayrat Neşriyat

Eğer (iddiâlarında) doğru kimseler iseler, haydi onun benzeri bir söz getirsinler!

İbni Kesir

Şayet sadıklardan iseler, onun benzeri bir söz getirsinler.

Mehmet Okuyan

Doğru (sözlü) iseler onun (Kur’an’ın) benzeri bir söz getirsinler.

Muhammed Esed

Ama, (eğer onu basit bir faninin işi olarak görüyorlarsa) ona benzeyen başka bir söylem üretsinler (de görelim!) Söyledikleri doğru mu, değil mi?

Mustafa İslamoğlu

Öyleyse, haydi onun benzeri bir başka söz üretsinler bakalım; sözlerinin arkasında duruyorlarsa tabi ki.

Ömer Nasuhi Bilmen

(33-34) Yoksa diyorlar mı ki: «Onu kendisi uydurdu?» Hayır. İmân etmezler. Haydi onun misli bir söz getiriversinler, eğer doğru sözlü kimseler oldu iseler.

Ömer Öngüt

Eğer onlar doğru sözlü iseler, onun benzeri bir söz getirsinler!

Suat Yıldırım

O halde bu iddialarında tutarlı iseler Kur’ân gibi bir söz getirsinler bakalım!

Süleyman Ateş

Doğru iseler haydi onun gibi bir söz getirsinler.

Süleymaniye Vakfı

Eğer doğru söyleyen kimseler iseler Kur'an'ın dengi bir söz /bir kitap getirsinler bakalım.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sözlerinin arkasındaysalar Kur'an gibi bir söz getirsinler.

Şaban Piriş

-Haydi onun benzeri bir söz meydana getirsinler eğer doğru söylüyorlarsa!

Tefhim-ul Kuran

Şu halde, eğer doğru sözlüler iseler, onun benzeri bir söz getirsinler.

Ümit Şimşek

Doğru söylüyorlarsa, onun gibi bir söz getirsinler.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer doğru sözlü iseler, onun benzeri bir hadis/söz getirsinler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər doğru söyləyirlərsə, qoy ona (Qurana) bənzər bir kəlam gətirsinlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər doğru deyirlərsə, qoy onlar bunun (bu Qurʼan) kimi bir kəlam gətirsinlər!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sie sollen doch gleiche Verse hervorbringen, wenn sie die Wahrheit sagen!

Almanca — Der Edle Quran

So sollen sie doch eine Aussage gleicher Art beibringen, wenn sie wahrhaftig sind.

Almanca — M. A. Rassoul

Laß sie denn eine Verkündigung gleicher Art beibringen, wenn sie die Wahrheit sagen!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Let them, then, produce an informative, discourse, inducing to duties and admonitory, in the similitude of the Quran, if they can truly bring forth their strong reasons.

Abdul Haleem

let them produce one like it, if what they say is true.

Abdullah Yusuf Ali

Let them then produce a recital like unto it,- If (it be) they speak the truth!

Abul A'la Maududi

(If they are truthful in this), then let them produce a discourse of similar splendour.

Aisha Bewley

Let them produce a discourse like it if they are telling the truth.

Al-Hilali & Khan

Let them then produce a recital like unto it (the Qur’ân) if they are truthful.

Ali Quli Qarai

Let them bring a discourse like it, if they are truthful.

Amatul Rahman Omar

Let them, then bring forth a discourse like this (Qur'ân) if they are truthful (in their objection).

Arthur John Arberry

Then let them bring a discourse like it, if they speak truly.

Bijan Moeinian

If they really believe that a man is capable of producing a book like this, then challenge them to produce a similar book, if they are sincere about what they are saying.

E. Henry Palmer

But let them bring a discourse like it, if they tell the truth!

Edip-Layth

Let them produce a hadith like this, if they are truthful.

George Sale

Let them produce a discourse like unto it, if they speak truth.

Hamid S. Aziz

Then let them bring an announcement (or recital) like it if they are truthful.

Mahmoud Ghali

Then let them come up with a discourse like this, in case they are sincere.

Marmaduke Pickthall

Then let them produce speech the like thereof, if they are truthful.

Mohamed Ahmed - Samira

So let them bring a discourse like it, if they are truthful

Muhammad Asad

But then, [if they deem it the work of a mere mortal,] let them produce another discourse like it - if what they say be true!

Mustafa Khattab

Let them then produce something like it, if what they say is true![1]

Progressive Muslims

Let them produce a narration like this, if they are truthful.

Sahih International

Then let them produce a statement like it, if they should be truthful.

Sam Gerrans

Then let them produce a narrative the like thereof, if they be truthful.

Shabbir Ahmed

Then let them produce a Hadith like this if they are truthful. (2:23), (10:38), (11:13), (17:88)).

Syed Vickar Ahamed

(If they can, ) let them produce words (of the Message) like it, if they are telling the truth.

Taqi Usmani

So, let them bring a discourse like this, if they are truthful.

The Monotheist Group

Let them produce a narrative like this, if they are truthful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Eh bien, quʹils produisent un récit pareil à lui (le Coran), sʹils sont véridiques.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger bi rastî ew rast dibêjin, de bila ew jî gotineke mîna Quranê bînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Laten zij dan met een overeenkomstig bericht komen, als zij gelijk hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Laat hen een gesprek toonen gelijk dit, indien zij de waarheid spreken.

Hollandaca — Siregar

Laten zij dan een bericht brengen dat daaraan gelijk is, als zij waarachtigen zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Пусть же приведут они [эти многобожники] какой-нибудь рассказ подобный этому [Корану], если они правдивы (в своих утверждениях)!

Rusça — Osmanov

Пусть они приведут равный ему (т. е. Корану) рассказ, если они говорят правду.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Låt dem då lägga fram en jämförbar text, om de talar sanning!