(15-16) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.
اِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ اٰخِذِينَ مَا اٰتٰيهُمْ رَبُّهُمْ اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُحْسِنِينَ
inne l-mutteḳīne fī cennātin ve ǔyūnin / āḣiƶīne mā ātāhum rabbuhum innehum kānū ḳable ƶālike muHsinīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki çekinenler, cennetlerdedir, pınar başlarında.
Adem Uğur
Şüphesiz ki Allah'a isyandan sakınanlar, cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar.
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki korunanlar cennetlerde ve kaynaklardadırlar.
Ahmet Tekin
Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla özgürce şahsiyetlerini geliştiren, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler Cennetlerde, akarsu kıyılarında, pınar başlarındadır.
Ahmet Varol
Şüphesiz takva sahipleri cennetlerde ve pınar başlarındadırlar.
Ali Bulaç
Şüphesiz muttaki olanlar, cennetlerde ve pınarlardadırlar;
Ali Fikri Yavuz
Gerçekten takvâ sahibleri, cennetlerde pınar başlarındadır.
Ali Rıza Safa
Kuşkusuz, sorumluluk bilinci taşıyanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadır.
Bayraktar Bayraklı
- Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Şüphesiz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı.
Bekir Sadak
(15-16) Dogrusu, Allah'a karsi gelmekten sakinanlar, Rablerinin kendilerine verdigini almis olarak bahcelerde ve pinar baslarindadirlar. Cunku onlar, bundan once iyi davrananlardi.
Celal Yıldırım
Şüphesiz ki muttakîler (=Allah'tan saygı ile korkup fenalıklardan sakınan mü'minler) Cennetlerde ve pınarlar başındadırlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(15-16) Allah’a saygısızlıktan sakınanlar ise rablerinin kendilerine verdiklerini alarak cennetlerde ve pınar başlarında olacaklar. Çünkü onlar daha önce güzel davranışlar içindeydiler.
Diyanet İşleri
(15-16) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.
Diyanet İşleri (eski)
(15-16) Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini almış olarak bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyi davrananlardı.
Diyanet Vakfi
(15-16) Şüphesiz ki Allah'a isyandan sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Kuşkusuz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(15-16) Şüphesiz ki takva sahipleri Rablerinin kendilerine verdiği sevabı almış olarak cennet bahçelerinde ve pınar başlarında bulunacaklardır. Çünkü onlar bundan önce iyilik yapıyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şüphesiz ki, takva sahipleri, cennetlerde pınar başlarındadırlar,
Elmalılı Hamdi Yazır
Şübhesiz ki müttekiler Cennetlerde pınar başlarındadır
Erhan Aktaş
Takva sahipleri ise cennetlerde ve pınarlardadırlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Takva sahipleri ise cennetlerde ve pınarlardadırlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Takva sahipleri ise cennetlerde ve pınarlardadırlar.
Fizilal-il Kuran
Doğrusu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetlerde, pınar başlarındadırlar.
Gültekin Onan
Şüphesiz muttaki olanlar, cennetlerde ve pınarlardadırlar;
Hamdi Döndüren
Kötülükten sakınanlar cennetlerde ve pınar başlarındadır.
Hasan Basri Çantay
(15-16) Şübhesiz ki (fenalıkdan) sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği (sevabı) ahz (-ü kabul) etmiş (ve bundan raazi olmuş) olarak, cennetlerde, pınarlar (ın başların) dadırlar. Çünkü onlar bundan evvel iyi amel (ve hareket) edenlerdi.
Hasib Asutay
Şüphesiz (kötülüklerden) sakınanlar cennetlerde ve pınarlar(ın başların)dadırlar;
Hayrat Neşriyat
(15-16) Şübhesiz ki takvâ sâhibleri, Rablerinin kendilerine verdiğini almış kimseler olarak, Cennetlerde ve pınar başlarındadırlar. Çünki onlar, bundan önce iyilik eden kimselerdi.
İbni Kesir
Muhakkak ki muttakiler; cennetlerde ve çeşmelerdedirler.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki muttakîler (duyarlı olanlar), Rablerinin kendilerine verdiği (nimetleri) alarak cennetlerde ve (su) kaynaklarında (olacaklar)dır. Şüphesiz ki onlar, bundan önce (dünyada) güzel davrananlardı.
Muhammed Esed
(Ama,) Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyanlar, kendilerini bahçeler ve pınarlar arasında bulacaklar,
Mustafa İslamoğlu
Ne var ki sorumlu davrananlar, akıl sır ermez cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar;
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok ki, muttakî olanlar cennetlerde ve pınarlarda.
Ömer Öngüt
Muttakiler cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar.
Suat Yıldırım
Ama müttakiler bahçelerde, pınar başlarındadırlar.
Süleyman Ateş
Korunanlar, cennetlerde, çeşme başlarındadırlar;
Süleymaniye Vakfı
Yanlışlardan sakınanlar ise bahçelerde ve pınar başlarında bulunacak,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kendini bozmamış olanlar ise bahçelerde ve pınar başlarında olurlar,
Şaban Piriş
Korunanlar, cennetlerde ve pınarlardadır.
Tefhim-ul Kuran
Şüphesiz muttaki olanlar, cennetlerde ve pınarlardadırlar;
Ümit Şimşek
Takvâ sahipleri ise Cennet bahçelerinde, pınar başlarındadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Şu da bir gerçek ki, sakınıp korunanlar bahçelerde ve pınar başlarındadır;
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Şübhəsiz ki, müttəqilər Cənnət bağlarında və bulaqlar başında olacaqlar,
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Həqiqətən, müttəqilər cənnətlərdə və çeşmələr başında olacaqlar;
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Die Frommen werden in Gärten mit Quellen sein.
Almanca — Der Edle Quran
Gewiß, die Gottesfürchtigen werden in Gärten und an Quellen sein,
Almanca — M. A. Rassoul
Wahrlich, die Gottesfürchtigen werden inmitten von Gärten und Quellen sein
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, dieMuttaqi sind in Dschannat und an Quellen,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But the righteous who keep Allah in mind and entertain the profound reverence dutiful to Him will take abode in gardens of surpassing beauty ornamented with beautiful springs.
Abdul Haleem
The righteous will be in Gardens with [flowing] springs.
Abdullah Yusuf Ali
As to the Righteous, they will be in the midst of Gardens and Springs,
Abul A'la Maududi
As for the God-fearing, they shall be in the midst of gardens and fountains,
Aisha Bewley
The people with taqwa will be among Gardens and Fountains,
Al-Hilali & Khan
Verily, the Muttaqûn (the pious. See V.2:2) will be in the midst of Gardens and Springs (in the Paradise),
Ali Quli Qarai
Indeed the Godwary will be amid gardens and springs,
Amatul Rahman Omar
But surely those who have become secure against evil will indeed be in (the land of) Gardens and Springs,
Arthur John Arberry
Surely the godfearing shall be among gardens and fountains
Bijan Moeinian
On that Day, the righteous ones will be welcomed to the gardens with water springs.
E. Henry Palmer
Verily, the pious are in gardens and springs,
Edip-Layth
The righteous are in paradises and springs.
George Sale
But the pious shall dwell among gardens and fountains,
Hamid S. Aziz
Surely those who guard (against evil) shall be in Gardens and Springs.
Mahmoud Ghali
Surely the pious will be in (the midst of) Gardens and Springs,
Marmaduke Pickthall
Lo! those who keep from evil will dwell amid gardens and watersprings,
Mohamed Ahmed - Samira
Surely those who fear God and follow the straight path will be amidst gardens and fresh springs of water,
Muhammad Asad
[But, ] behold, the God-conscious will find themselves amid gardens and springs,
Mustafa Khattab
Indeed, the righteous will be amid Gardens and springs,
Progressive Muslims
The righteous are in paradises and springs.
Sahih International
Indeed, the righteous will be among gardens and springs,
Sam Gerrans
Those in prudent fear will be among gardens and springs,
Shabbir Ahmed
Behold, in the midst of Gardens and springs are those who walked aright.
Syed Vickar Ahamed
Verily, as to the righteous (with firm Faith), they will be within the Gardens and Springs,
Taqi Usmani
The God-fearing (on the other hand) will be in gardens and springs,
The Monotheist Group
The righteous are in gardens and springs.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Les pieux seront dans des Jardins et (parmi) des sources,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman ên mutteqî di nava baxçe û kaniyan de ne.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar de godvrezenden zullen in tuinen en bij bronnen zijn.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar de vromen zullen tusschen tuinen en fonteinen wonen.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, de Moettaqôen verblijven in Tuinen en bij bronnen (in het Paradijs).
Rusça (1)
Rusça — Ebu Adel
Поистине, остерегавшиеся (наказания Аллаха) (окажутся) среди (райских) садов и источников,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men de som fruktade Gud skall vistas i lustgårdar med (porlande) källor