Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.

لَقَدْ اَخَذْنَا مِيثَاقَ بَنِي اِسْرَٓاءِيلَ وَاَرْسَلْنَٓا اِلَيْهِمْ رُسُلًا كُلَّمَا جَاءَهُمْ رَسُولٌ بِمَا لَا تَهْوٰٓى اَنْفُسُهُمْ فَرِيقًا كَذَّبُوا وَفَرِيقًا يَقْتُلُونَ

le ḳad eḣaƶnā mīṧāḳa benī isrāīle ve erselnā ileyhim rusulen kullemā cā'ehum rasūlun bimā lā tehvā enfusuhum ferīḳan keƶƶebū ve ferīḳan yeḳtulūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَقَدْle ḳadandolsun
2اَخَذْنَاeḣaƶnāا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekbiz almıştık
3مِيثَاقَmīṧāḳaو ث قBirine güvenmek, dayanmak, bağlanmak.söz
4بَنِيbenīب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileoğullarından
5اِسْرَٓاءِيلَisrāīleاسراءيلİsrail
6وَاَرْسَلْنَٓاve erselnāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve göndermiştik
7اِلَيْهِمْileyhimonlara
8رُسُلًاrusulenر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleresuller
9كُلَّمَاkullemāك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetline zaman
10جَاءَهُمْcā'ehumج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakonlara getirdiyse
11رَسُولٌrasūlunر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalebir resul
12بِمَاbimābir şey
13لَا
14تَهْوٰٓىtehvāه و يKuş gibi avına doğru dik inmek, yok olmak, mahvolmak, yıkmak, yok etmek, ortadan kaybolmak, özlem duymak, hayal etmek, kandırmak, baştan çıkarmak, savrulmak, düşük tutkuyla ilham vermek, arzular/hayalleristemediği
15اَنْفُسُهُمْenfusuhumن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunancanlarının
16فَرِيقًاferīḳanف ر قAyırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya insan topluluğu. Furqan - doğru veya yanlışın ölçütü, taslak, kanıt veya gösterim, Kuran'ın bir adı, yardım, zafer, tartışma, delil, şafak, ayrım.bir kısmını
17كَذَّبُواkeƶƶebūك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanladılar
18وَفَرِيقًاve ferīḳanف ر قAyırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya insan topluluğu. Furqan - doğru veya yanlışın ölçütü, taslak, kanıt veya gösterim, Kuran'ın bir adı, yardım, zafer, tartışma, delil, şafak, ayrım.ve bir kısmını da
19يَقْتُلُونَyeḳtulūneق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmaköldürüyorlardı

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki İsrailoğullarından söz almıştık, peygamberler göndermiştik onlara. Fakat hangi peygamber onlara gelip canlarının istemediği bir şey getirdiyse o peygamberlerin bir kısmını yalanlamışlardı, bir kısmını öldürmüşlerdi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Andolsun ki İsrailoğullarından söz almıştık, peygamberler göndermiştik onlara. Fakat hangi peygamber onlara gelip canlarının istemediği bir şey getirdiyse o peygamberlerin bir kısmını yalanlamışlardı, bir kısmını öldürmüşlerdi.

Adem Uğur

Andolsun ki İsrailoğullarının sağlam sözünü aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin arzu etmediğini (ilâhî hükümleri) getirdi ise bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.

Ahmed Hulusi

Andolsun biz, İsrailoğullarının sözünü aldık ve onlara Rasuller irsal ettik! Onlara ne zaman benliklerinin hoşlanmayacağı bir şey ile bir Rasul gelse, kimini yalanladılar ve kimini de öldürdüler!

Ahmet Tekin

Andolsun ki, biz İsrâiloğulları’nın, kesin sözlerini, taahhütlerini almıştık. Onlara özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere Rasuller göndermiştik. Ne zaman bir Rasul onlara, nefislerinin arzu etmediği bir şey getirmişse, bunlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.

Ahmet Varol

Şüphesiz biz İsrailoğullarından kesin söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Ama her ne zaman bir peygamber onlara hoşlarına gitmeyen bir şey getirdiyse bu peygamberlerin kimilerini öldürdü, kimilerini de yalanladılar.

Ali Bulaç

Andolsun, biz İsrailoğullarından kesin söz almış (misak) ve onlara elçiler göndermiştik. Onlara ne zaman nefislerinin hoşuna gitmeyen bir şeyle bir elçi geldiyse, bir bölümünü yalanladılar, bir bölümünü de öldürdüler.

Ali Fikri Yavuz

Andolsun ki, biz, Allah’a ve Peygamberine iman hususunda, İsraîl Oğullarından kuvvetli söz almış ve kendilerine Peygamberler göndermiştik. Ne zaman bir peygamber, nefislerinin istemediği bir hükmü kendilerine getirdi ise, o peygamberlerin bir kısmını yalanladılar ve bir kısmını da öldürüyorlardı.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, İsrailoğullarından kesin söz almış ve onlara elçiler göndermiştik. Ne zaman bir elçi, onlara hoşlarına gitmeyen bir şey getirmiş olsa, bir bölümünü yalanladılar; bir bölümünü de öldürdüler.

Bayraktar Bayraklı

Gerçek şu ki, biz İsrailoğulları'ndan kesin bir söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin arzu etmediğini getirdiyse, bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.

Bekir Sadak

And olsun ki Israilogullarindan soz aldik ve onlara peygamberler gonderdik. Nefislerinin hoslanmadigi bir seyle onlara her peygamber geliste, bir kismini yalanlarlar ve bir kismini da oldururlerdi.

Celal Yıldırım

And olsun ki, İsrail oğullarından sağlam söz aldık ve kendilerine peygamberler gönderdik; ne kadar onlara bir peygamber, canlarının hoşlanmadığı bir hükümle geldiyse, kimini yalanladılar, kimini de öldürüyorlardı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Andolsun biz İsrâiloğulları’ndan kesin söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şey getirdiyse, bir kısmına yalancı dediler, bir kısmını da öldürdüler.

Diyanet İşleri

Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki İsrailoğullarından söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle onlara her peygamber gelişte, bir kısmını yalanlarlar ve bir kısmını da öldürürlerdi.

Diyanet Vakfi

Andolsun ki İsrailoğullarının sağlam sözünü aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin arzu etmediğini (ilâhî hükümleri) getirdi ise bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun biz, İsrailoğulları'ndan söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Fakat ne zaman onlara bir peygamber nefislerinin hoşlanmadığı bir şey getirmişse, bunlardan bir kısmını yalanlamışlar, bir kısmını da öldürmüşlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, Biz İsrailoğullarından teminat aldık ve kendilerine peygamberler gönderdik. Canlarının istemediği bir hükümle bir peygamber geldikçe, bir takımına yalancı dediler bir takımını da öldürüyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için Beni İsrailin misakını aldık ve kendilerine Resuller gönderdik, canlarının istemediği bir hukmile bir Resul geldikçe onlara bir takımına yalancı dediler, bir takımını da öldürüyorlardı

Erhan Aktaş

Elbette İsrailoğullarından söz aldık ve onlara Resuller gönderdik. Ne zaman kendi hevalarına uymayan bir resul geldiyse, bir kısmını yalanlıyor ve bir kısmını da öldürüyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Elbette İsrailoğulları'ndan söz aldık ve onlara resuller gönderdik. Ne zaman kendi hevalarına uymayan bir resul geldiyse, bir kısmını yalanlıyor ve bir kısmını da öldürüyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Elbette İsrailoğulları'ndan söz aldık ve onlara rasuller gönderdik. Ne zaman kendi kuruntularına, arzu ve isteklerine uymayan bir rasul geldiyse, bir kısmını yalanlıyor ve bir kısmını da öldürüyorlardı.

Fizilal-il Kuran

Biz İsrailoğullarından kesin söz aldık ve onlara çok sayıda peygamber gönderdik. Fakat peygamberler kendilerine nefislerinin hoşuna gitmeyen bir mesaj getirdikçe kimisini yalanlıyor, kimisini de öldürüyorlardı.

Gültekin Onan

Andolsun, biz İsrailoğullarından misak almış ve onlara elçiler göndermiştik. Onlara ne zaman nefslerinin hoşuna gitmeyen bir şeyle bir elçi geldiyse, bir bölümünü yalanladılar, bir bölümünü de öldürdüler.

Hamdi Döndüren

Andolsun ki İsrail oğullarından sağlam söz aldık ve onlara elçiler gönderdik. Ama ne zaman bir elçi onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şey getirmişse kimilerini yalanladılar, kimilerini de öldürdüler.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz İsrail oğullarından sapasağlam te'minat almış, onlara peygamberler göndermişizdir. Ne zaman bir peygamber, kendilerine canlarının hoşlanmayacağı bir şey'i getirdiyse bir takımını yalana çıkardılar, bir takımını da öldürdüler.

Hasib Asutay

Andolsun ki biz İsrail oğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Ne zaman bir peygamber onlara canlarının istemediği bir şey getirdiyse (gelen peygamberlerin) bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürüyorlardı.

Hayrat Neşriyat

And olsun ki İsrâiloğullarının sağlam sözünü almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyi getirdi ise, bir kısmını yalanladılar, (Zekeriyyâ ve Yahyâ’ya yaptıkları gibi) bir kısmını da öldürüyorlardı.

İbni Kesir

Andolsun ki; İsrailoğullarından ahd almış ve onlara peygamberler göndermişizdir. Ne zaman bir peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle gelmişse; bir kısmını yalanlamışlar, bir kısmını da öldürmüşlerdi.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki İsrailoğulları'ndan sağlam bir söz almış ve onlara elçiler göndermiştik. Ne zaman elçi onlara nefislerinin arzu etmediği (hükümleri) getirse (onların) bir kısmını yalanlıyor, bir kısmını da öldürüyorlar(dı).

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, biz İsrailoğullarından kesin bir taahhüt almış ve onlara elçiler göndermiştik: (ama) ne zaman bir elçi, onlara hoşlanmadıkları bir şey getirdiyse (isyan ettiler:) o (elçi)lerin bir kısmını yalanladılar, diğerlerini de öldürdüler;

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu, Biz İsrailoğulları'ndan söz almış ve kendilerine elçiler göndermiştik. Elçi(ler) onların hoşlanmadığı bir mesajla geldiği zaman bir kısmını yalanladılar bir kısmını ise öldürdüler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Kasem olsun ki, Biz İsrailoğullarının misâkını aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Her ne vakit onların nefislerinin hevâsına uymayan bir hüküm ile onlara peygamber geldi ise, onlardan bir kısmını tekzîp ettiler, bir kısmını da öldürdüler.

Ömer Öngüt

Andolsun ki biz İsrâiloğullarından sağlam söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Her ne zaman onlara hoşlarına gitmeyen hükümlerle bir peygamber gelmişse; bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.

Suat Yıldırım

Biz İsrailoğullarından bu iman esası üzere kesin sözlerini almış ve onlara resuller göndermiştik. Ne zaman bir elçi, kendilerine canlarının istemediği bir şey getirdiyse, onlar bazı resullere "yalancı" diyor, bazılarını ise öldürüyorlardı.

Süleyman Ateş

Andolsun, biz İsrail oğullarından söz almış ve onlara elçiler göndermiştik. Ne zaman bir elçi onlara canlarının istemediği bir şey getirdiyse (gelen elçilerin) bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürüyorlardı.

Süleymaniye Vakfı

İsrailoğullarından söz aldık, onlara resuller /elçiler gönderdik. Ne zaman bir resul onlara hoşlanmadıkları bir şey getirse kimini yalancı saydılar, kimini de öldürdüler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İsrailoğullarından söz aldık, onlara resuller gönderdik. Ama bir resul onlara, ne zaman hoşlanmadıkları bir şey getirse, kimini yalancı saydılar, kimini de öldürdüler.

Şaban Piriş

İsrailoğullarından söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle bir peygamber onlara geldiğinde onların bir kısmını yalanlar ve bir kısmını da öldürürlerdi.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, biz İsrailoğullarından kesin söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Onlara ne zaman nefislerinin hoşuna gitmeyen bir şeyle bir peygamber geldiyse, bir bölümünü yalanladılar, bir bölümünü de öldürdüler.

Ümit Şimşek

And olsun, Biz İsrailoğullarından ahit aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Fakat ne zaman onlara bir peygamber hoşlanmadıkları birşey getirecek olsa, bir kısmını yalanlıyor, bir kısmını da öldürüyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki biz, İsrailoğullarının kesin sözlerini almış da onlara resuller göndermiştik. Ne zaman bir resul onlara nefislerinin hoşlanmadığı birşeyi getirdiyse bir kısmını yalanladılar; bir kısmını da öldürüyorlardı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz İsrail oğullarından əhd-peyman aldıq və onlara elçilər göndərdik. Hər dəfə bir elçi onlara könüllərinə yatmayan bir şey gətirəndə o elçilərin bir qismini yalançı hesab edər, bir qismini də öldürərdilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz İsrail oğullarından əhd almış, onlara peyğəmbərlər göndərmişdik. Hər dəfə bir peyğəmbər onlara ürəklərinə yatmayan bir hökm gətirdikdə (həmin peyğəmbərlərin) bir qismini yalançı hesab edər, bir qismini də öldürərdilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben die Verpflichtung der Kinder Israels entgegengenommen, die von Uns offenbarten Vorschriften einzuhalten und ihnen Gesandte geschickt. Wenn immer Gesandte zu ihnen mit etwas kamen, was ihnen mißfiel, bezichtigten sie einige der Lüge und töteten andere.

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir trafen doch schon mit den Kindern Israʹils ein Abkommen und sandten zu ihnen Gesandte. Jedesmal, wenn ein Gesandter zu ihnen kam mit etwas, wozu sie selbst nicht neigten, bezichtigten sie einen Teil (der Gesandten) der Lüge und töteten einen (anderen) Teil.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, Wir hatten einen Bund mit den Kindern Israels geschlossen und Gesandte zu ihnen geschickt. Sooft aber Gesandte zu ihnen mit etwas kamen, was ihre Herzen nicht begehrten, erklärten sie einige von ihnen für Lügner und brachten andere um.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, bereits haben WIR das Gelöbnis der Kinder Israils entgegengenommen und ihnen Gesandte entsandt. Jedesmal, wenn zu ihnen ein Gesandter nicht mit dem kam, wozu ihre Seelen geneigt haben, haben sie einen Teil (der Gesandten) der Lüge bezichtigt und einen Teil getötet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

For once We entered into a covenant with Bani Isra‘il and We sent to them Messengers. Yet as often as a Messenger was sent to them with divine principles not to their taste, some they renounced and accused of assuming false character and others they killed or conspired for their death.

Abdul Haleem

We took a pledge from the Children of Israel, and sent messengers to them. Whenever a messenger brought them anything they did not like, they accused some of lying and put others to death;

Abdullah Yusuf Ali

We took the covenant of the Children of Israel and sent them messengers, every time, there came to them a messenger with what they themselves desired not - some (of these) they called impostors, and some they (go so far as to) slay.

Abul A'la Maududi

And We took a covenant from the Children of Israel and sent to them many Messengers. But whenever any Messenger brought to them something that did not suit their desires, they gave the lie to some of them and killed the others,

Aisha Bewley

We made a covenant with the tribe of Israel and We sent Messengers to them. Each time a Messenger came to them with something their lower selves did not desire, they denied some and they murdered others.

Al-Hilali & Khan

Verily, We took the covenant of the Children of Israel and sent Messengers to them. Whenever there came to them a Messenger with what they themselves desired not, - a group of them they called liars, and others among them they killed.

Ali Quli Qarai

Certainly We took a pledge from the Children of Israel, and We sent apostles to them. Whenever an apostle brought them that which was not to their liking, they would impugn a part of them, and a part they would slay.

Amatul Rahman Omar

Surely, We took a covenant from the Children of Israel and We sent Messengers to them. Every time there came to them a Messenger with that (Message) which did not suit their fanciful desires, (they defied him so that) some they treated as liars and others they sought to kill.

Arthur John Arberry

And We took compact with the Children of Israel, and We sent Messengers to them. Whensoever there came to them a Messenger with that their souls had not desire for, some they cried lies to, and some they slew.

Bijan Moeinian

I took a solemn covenant from the children of Israel and sent many Prophets to them. Unfortunately, whenever a Prophet came to them, forbidding their lustful desires, they turned away from them or (even worse) killed them [e.g. John the Baptist and Zakariah.]

E. Henry Palmer

We took a compact of the children of Israel, and we sent to them apostles; every time there came to them an apostle with what their souls loved not, a part of them they did call liars and a part of them they slew.

Edip-Layth

We have taken the covenant of the Children of Israel and We sent to them Our messengers. Every time a messenger came to them with what their minds did not desire, a group of them they would reject, and a group of them they would kill.

George Sale

We formerly accepted the covenant of the children of Israel, and sent apostles unto them. So often as an apostle came unto them with that which their souls desired not, they accused some of them of imposture, and some of them they killed:

Hamid S. Aziz

We took a covenant in the past from the children of Israel, and We sent to them Messengers; every time there came to them a messenger with what their souls loved not, some of them they did call liars and some of them they slew.

Mahmoud Ghali

Indeed We already took compact with the Seeds (Or: sons) of Israel) and We sent Messengers to them. Whenever a Messenger came to them with what their selves do not yearn to, a group they cried lies to, and a group they killed.

Marmaduke Pickthall

We made a covenant of old with the Children of Israel and We sent unto them messengers. As often as a messenger came unto them with that which their souls desired not (they became rebellious). Some (of them) they denied and some they slew.

Mohamed Ahmed - Samira

We had taken a solemn pledge from the children of Israel, and sent messengers to them; but whenever an apostle came to them bringing what did not suit their mood, they called one imposter, another they slew,

Muhammad Asad

INDEED, We accepted a solemn pledge from the children of Israel, and We sent apostles unto them; [but] every time an apostle came unto them with anything that was not to their liking, [they rebelled:] to some of them they gave the lie, while others they would slay,

Mustafa Khattab

Indeed, We took a covenant from the Children of Israel and sent them messengers. Whenever a messenger came to them with what they did not desire, they denied some and killed others.

Progressive Muslims

We have taken the covenant of the Children of Israel and We sent to them Our messengers. Every time a messenger came to them with what their souls did not desire, a group of them they would reject, and a group of them they would kill.

Sahih International

We had already taken the covenant of the Children of Israel and had sent to them messengers. Whenever there came to them a messenger with what their souls did not desire, a party [of messengers] they denied, and another party they killed.

Sam Gerrans

We took an agreement of the children of Israel and sent to them messengers. Whenever a messenger came to them with what their souls desired not, a faction they denied, and a faction they killed,

Shabbir Ahmed

We made a Covenant with the Children of Israel to follow the Commandments, and sent Messengers to them. Whenever We sent a Messenger to them with anything that clashed with their desires, some of them they rejected, and some they even killed.

Syed Vickar Ahamed

We took the Promise from the Children of Israel and sent them messengers. Every time, a messenger came to them with what they themselves did not want— Some (of these messengers) they called liars (only acting as messengers), and some they (would even) kill.

Taqi Usmani

Certainly We took a pledge from the children of Isrā’īl and sent Messengers to them. Whenever a Messenger went to them with what did not meet their desires, they cried lie to some, and killed others.

The Monotheist Group

We have taken the covenant of the Children of Israel and We sent to them Our messengers. Every time a messenger came to them with what their souls did not desire, a group of them they would reject, and a group of them they would kill.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Certes, Nous avions déjà pris lʹengagement des Enfants dʹIsraël, et Nous leur avions envoyé des messagers. Mais chaque fois quʹun Messager leur vient avec ce quʹils ne désirent pas, ils en traitent certains de menteurs et ils en tuent dʹautres.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman me ji zarokên Îsraîl peymana mikûmkirî wergirt û me ji wan re qasid şandin. Çi dema pêxemberek ya ne bi dilê wan ji bo wan dianî, hin ji wan (pêxemberan) mandel kirin û hin ji wan jî dikuştin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij zijn een verdrag aangegaan met de Israëlieten en Wij hebben tot hen gezanten gezonden. Telkens als er een gezant tot hen kwam met iets wat hun niet zon betichtten zij sommigen van leugens en anderen doodden zij.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij hebben vroeger het verbond van de kinderen Israëls aangenomen en gezanten tot hen gezonden. Zoo dikwijls een apostel tot hen kwam, met dat wat hunne zielen niet begeerden, beschuldigden zij sommigen van hen van misleiding, en doodden eenigen van hen.

Hollandaca — Siregar

En Wij sloten een verbond met de Kinderen van Israel en Wij zonden hen Boodschappers. Iedere keer dat er een Boodschapper tot hen kwam, met wat niet met hun eigen wens overeenkwam, loochenden zij sominigen en doodden zij sommigen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Уже Аллах взял договор [завет] с потомков Исраила [пророка Йакуба] (что они будут служить и поклоняться только Аллаху и выполнять все, что Он повелел им в Торе), и послали к ним пророков. Каждый раз, как к ним приходил (какой-нибудь) посланник (с откровением от Аллаха) с тем [с законоположениями], чего их души не желают (они враждовали с ним) – одних они отвергали (как например Иису и Мухаммада), а других они убивали (как например Закарийю и Йахью).

Rusça — Osmanov

Мы взяли завет с сынов Исраила и направили к ним посланников. И каждый раз, когда к ним являлись посланники, [призывая] к тому, что не нравилось их сердцам, они одних объявляли лжецами, а других убивали,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

VI SLÖT Vårt förbund med Israels barn och Vi sände sändebud till dem. Var gång ett sändebud kom till dem med (budskap) som inte föll dem i smaken (vände de honom ryggen) - några kallade de lögnare och andra slår de ihjäl.