Kendileri için hidayet yolu belli olduktan sonra gerisingeri dönenleri, şeytan aldatıp peşinden sürüklemiş ve kendilerini boş ümitlere düşürmüştür.

اِنَّ الَّذِينَ ارْتَدُّوا عَلٰٓى اَدْبَارِهِمْ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ الْهُدَى الشَّيْطَانُ سَوَّلَ لَهُمْ وَاَمْلٰى لَهُمْ

inne (e)lleƶīne rteddū ǎlā edbārihim min beǎ'di mā tebeyyene lehumu l-hudā ş-şeyTānu sevvele lehum ve emlā lehum

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselere
3ارْتَدُّواrteddūر د دGeri göndermek, geri döndürmek, reddetmek, kabul etmemek, geri püskürtmek, geri dönmek, eski haline getirmek, geri vermek, başvurmak, tekrar vermek, tekrar almak, tekrarlamak, geri gitmek, orijinal durumuna dönmek, karşılık vermek, cevaplamak. Maraddun - dönülen yer. Mardud - eski haline getirilmiş, önlenmiş. İrtadda (8. fiil) - geri dönmek, tekrar dönmek, iade edilmek. Taradda (5. fiil) - tedirgin olmak, ileri geri hareket etmek.dönen(lere)
4عَلٰٓىǎlāüzerine
5اَدْبَارِهِمْedbārihimد ب رArkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek.arkaları
6مِنْmin
7بَعْدِbeǎ'diب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmesonra
8مَا
9تَبَيَّنَtebeyyeneب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinbelli olduktan
10لَهُمُlehumukendilerine
11الْهُدَىl-hudāه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.doğru yol
12الشَّيْطَانُş-şeyTānuش ط نUzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin kıvrımlı kuyu, yandı, yanık oldu, yılan, insanın kınanan bir yeteneği veya gücüşeytan
13سَوَّلَsevveleس و لSormak, istemek, dilemek, rica etmek, talep etmek, dilenmeksürüklemiştir
14لَهُمْlehumonları
15وَاَمْلٰىve emlāم ل وDoldurmak, dolmak, içini doldurmak, dolu olmak, içermek, kaplamak, yayılmak, dolup taşmakve uzun emellere düşürmüştür
16لَهُمْlehumonları

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gerisin geriye, hem de doğru yol, kendilerince apaçık anlaşıldıktan sonra, eski dinlerine dönenlere gelince: Şeytan, yanlış hareketlerini, kendilerine bezemektedir ve onları, uzun uzun dileklere düşürmektedir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Gerisin geriye, hem de doğru yol, kendilerince apaçık anlaşıldıktan sonra, eski dinlerine dönenlere gelince: Şeytan, yanlış hareketlerini, kendilerine bezemektedir ve onları, uzun uzun dileklere düşürmektedir.

Adem Uğur

Şüphesiz ki, kendilerine doğru yol belli olduktan sonra, arkalarına dönenleri, şeytan sürüklemiş ve kendilerine ümit vermiştir.

Ahmed Hulusi

Hakikat kendilerine apaçık zahir olduktan sonra arkalarına dönenlere (ikiyüzlülere) gelince, şeytan (saptırıcı fikirleri) onlara (bu yaptıklarını) sevdirmiş, onları boş ümitlerle oyalamıştır.

Ahmet Tekin

Doğru, hak yol, Allahın kitap ve peygamberle gösterdiği yol, kendilerine açıkça belli olduktan sonra, gerisin geri, İslâm dışı hayatlarına küfre dönenlere, şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler kötülüklerini güzel göstermiş, onları tûl ü emele, olmayacak isteklere sevketmiştir.

Ahmet Varol

Kendilerine doğru yol belli olduktan sonra arkalarına dönenlere şeytan teşvikte bulunmuş ve onları uzun emellere kaptırmıştır.

Ali Bulaç

Şüphesiz, kendilerine hidayet açıkça belli olduktan sonra, gerisin geri (küfre) dönenleri, şeytan kışkırtmış ve uzun emellere kaptırmıştır.

Ali Fikri Yavuz

Muhakkak ki, kendilerine hak belli olduktan sonra arkalarına (eski küfürlerine ve bâtıl dinlerine) dönenlere şeytan teşvikte bulunmuş ve kendilerini uzun boylu emellere düşürmüştür.

Ali Rıza Safa

Aslında, doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra arkasını dönenleri, şeytan peşinden sürüklemiş ve boş umutlara düşürmüştür.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine doğru yol apaçık belli olduktan sonra eski hallerine dönenleri, şeytan sürüklemiş ve kendilerine ümit vermiştir.

Bekir Sadak

Kendileri icin dogru yol belli olduktan sonra ardlarina donenleri, bu isi yapmaya seytan suruklemis, onlara umit vermistir.

Celal Yıldırım

Kendilerine doğru yol belli olduktan sonra arkalarını dönüp gidenlere şeytan bunu çok çekici göstermiş ve kendilerine uzun umut ve emel vermiştir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Doğru yol kendileri için apaçık hale geldikten sonra sırt çevirip dönenlere şeytan bunu güzel göstermiş ve kendilerine yanlış yolda ilerleme cesareti vermiştir.

Diyanet İşleri

Kendileri için hidayet yolu belli olduktan sonra gerisingeri dönenleri, şeytan aldatıp peşinden sürüklemiş ve kendilerini boş ümitlere düşürmüştür.

Diyanet İşleri (eski)

Kendileri için doğru yol belli olduktan sonra ardlarına dönenleri, bu işi yapmaya şeytan sürüklemiş, onlara ümit vermiştir.

Diyanet Vakfi

Şüphesiz ki, kendilerine doğru yol belli olduktan sonra, arkalarına dönenleri, şeytan sürüklemiş ve kendilerine ümit vermiştir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Gerçekten doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra gerisin geri küfre dönenlere şeytan, kötülüklerini güzel göstermiş ve onları uzun emellere düşürmüştür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haberiniz olsun ki, kendilerine doğru yol belli olduktan sonra gerisin geri küfre dönenlere, şeytan fit vermiş ve onları uzun uzun emellere düşürmüştür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haberiniz olsun ki o kendilerine hak tebeyyün ettikten sonra gerisin geri irtidada doğru gidenlere Şeytan fit vermiş ve kendilerini uzun uzun emellere düşürmüştür

Erhan Aktaş

Kendilerine doğru yol açıkça belli olduktan sonra, ona sırt dönenleri, şeytan aldattı ve onları boş ümitlere yöneltti.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendilerine doğru yol açıkça belli olduktan sonra, ona sırt dönenleri, şeytan aldattı ve onları boş ümitlere yöneltti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendilerine doğru yol açıkça belli olduktan sonra, ona sırt dönenleri, şeytan aldattı ve onları boş ümitlere yöneltti.

Fizilal-il Kuran

Şüphesiz ki kendilerine doğru yol belli olduktan sonra, ona arka dönenleri, şeytan sürüklemiş ve kendilerine ümit vermiştir.

Gültekin Onan

Şüphesiz, kendilerine hidayet açıkça belli olduktan sonra, gerisin geri (küfre) dönenleri şeytan kışkırtmış ve uzun emellere kaptırmıştır.

Hamdi Döndüren

Kendilerine doğru yol açıkça belli olduktan sonra, yine de eski inançlarına dönenlerin (yaptıklarını) şeytan güzel göstermiş ve kendilerini boş şeylerle umutlandırmıştır.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, kendilerine hidayet besbelli oldukdan sonra arkalarına dönenler (yok mu?) şeytan onları fitlemiş, onlara uzun zaman göstermişdir.

Hasib Asutay

Şüphesiz ki, kendilerine doğru yol açıkça belli olduktan sonra, arkalarına dönenleri, şeytan fitlemiş ve kendilerine ümit vermiştir. (11) (11. Âyette dinden çıkan veya nifaka sapanların şeytanın oyuncağı haline geleceğine dikkat çekilmiştir.)

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki kendilerine doğru yol belli olduktan sonra, gerisin geri dönen (o münâfık)lar yok mu, şeytan onlara (kötü amellerini) süslemiş ve onları (uzun) emellere düşürmüştür.

İbni Kesir

Muhakkak ki kendilerine hidayet belli olduktan sonra arkalarına dönenleri şeytan aldatmış ve onlara ümit vermiştir.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki kendilerine doğru yol belli olduktan sonra arkalarına dönenleri şeytan sürüklemiş ve kendilerine ümit vermiştir.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, kendilerine doğru yol apaçık gösterildikten sonra sırtlarını (bu mesaja) dönenler (böyle yaparlar, çünkü) Şeytan onların hayallerini süsleyip bezemiş ve onları sahte ve düzmece ümitlerle doldurmuştur.

Mustafa İslamoğlu

Elbet doğru yol kendilerine açıklandıktan sonra ona sırtlarını dönenler olur: Şeytan onların tasavvurlarını yamultmuş ve onlara boş umutlar vaad etmiştir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok, o kimseler ki kendilerine hidâyet besbelli olduktan sonra arkaları üzerine dönüverdiler, onlar için şeytan süslemiş ve onları uzunca emellere düşürmüştür.

Ömer Öngüt

Hidayet kendilerine apaçık belli olduktan sonra arkalarını dönenlere, yaptıklarını şeytan hoş göstermiş ve onları uzun emellere düşürmüştür.

Suat Yıldırım

Kendilerine doğru yol iyice belli olduktan sonra, gerisin geri dinden çıkanlara muhakkak ki şeytan önce fit vermiş; onları uzun emellere, düşürmüştür.

Süleyman Ateş

Kendilerine doğru yol belli olduktan sonra arkalarına (yine eski küfürlerine) dönenlere, şeytan hatalarını süslemiş ve (günah işlemelerini) kolaylaştırmış ve onları uzun emellere, umutlara düşürmüştür.

Süleymaniye Vakfı

Doğru yol, kendileri için apaçık ortaya çıktıktan sonra gerisin geri dönenler var ya, onları bu yanlışa şeytan sürüklemiş ve beklentiler içine sokmuştur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Doğruları bütün açıklığı ile gördükten sonra sırtlarını dönenleri Şeytan aldatmış ve onlara umut vermiştir.

Şaban Piriş

Kendilerine doğru yol açıkça belli olduktan sonra, arkalarına dönenlere, şeytan işlerini kolaylaştırmış, onlara ümit vermiştir.

Tefhim-ul Kuran

Şüphesiz, kendilerine hidayet açıkça belli olduktan sonra, gerisin geri (küfre) irtidat eden (dönen)leri, şeytan kışkırtmış ve uzun emellere kaptırmıştır.

Ümit Şimşek

Doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra gerisin geri dönenleri şeytan kışkırtmış ve uzun emellerle oyalamıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

Hidayet kendilerine açıkça belli olduktan sonra arkalarına dönenlere şeytan fit vermiş, sonu gelmez arzuların/ümitlerin ardına takmıştır onları.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Hidayət yolunu tanıdıqdan sonra haqdan dönüb geriyə üz tutanlara şeytan günah işləri gözəl göstərdi və onlara uzun ömür vəd etdi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Doğru yol özlərinə bəlli olduqdan sonra (dindən) dönənlərə Şeytan (bu dönüklüyü) xoş göstərdi və onları tovlayıb yoldan azdırdı (və ya: bu dönüklüyün müqabilində Allah onları zəlalətə saldı).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Diejenigen, die kehrtmachten, nachdem ihnen die Rechtleitung klar geworden war, führte der Satan mit falschen Hoffnungen in Versuchung.

Almanca — Der Edle Quran

Gewiß, diejenigen, die den Rücken kehren, nachdem ihnen die Rechtleitung klar geworden ist, denen hat der Satan (etwas) eingeredet und Hoffnung auf Aufschub gemacht.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich jene, die den Rücken kehren, nachdem ihnen die Rechtleitung sichtbar geworden ist - Satan hat es ihnen eingeredet und ihnen falsche Hoffnungen gemacht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, denjenigen, die den Rücken kehrten, nachdem ihnen die Rechtleitung sichtbar geworden ist, der Satan macht es ihnen leicht und machte ihnen Hoffnungen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Those apostates who have renounced Faith in favour of disbelief after the spirit of truth has guided them into all truth, were victims of Al-Shytan (Satan) who took advantage of them, instigated them and suggested to their minds heavenly shows thereby staking their very lives on very dark hopes.

Abdul Haleem

Those who turn on their heels after being shown guidance are duped and tempted by Satan;

Abdullah Yusuf Ali

Those who turn back as apostates after Guidance was clearly shown to them,- the Evil One has instigated them and busied them up with false hopes.

Abul A'la Maududi

Certainly those who have turned their backs on the True Guidance after it became manifest to them, Satan has embellished their ways for them and has buoyed them up with false hopes.

Aisha Bewley

Those who have turned back in their tracks after the guidance became clear to them, it was Shaytan who talked them into it and filled them with false hopes.

Al-Hilali & Khan

Verily, those who have turned back (have apostatised) as disbelievers after the guidance has been manifested to them - Shaitân (Satan) has beautified for them (their false hopes), and (Allâh) prolonged their term (age).

Ali Quli Qarai

Indeed those who turned their backs after the guidance had become clear to them, it was Satan who had seduced them, and he had given them [far-flung] hopes.

Amatul Rahman Omar

Surely, those who turned back (to apostasy) after true guidance had dawned upon them, satan has made fair-seeming to them (this action of theirs) and has held out false hopes to them.

Arthur John Arberry

Those who have turned back in their traces after the guidance has become clear to them, Satan it was that tempted them, and God respited them.

Bijan Moeinian

The fact of the matter is that Satan has enticed those who turn back to the ignorance, after having exposed to the Divine Guidance.

E. Henry Palmer

Verily, those who turn their backs after the guidance that has been manifested to them - Satan induces them, but (God) lets them go on for a time!

Edip-Layth

Surely, those who reverted back, after the guidance has been made clear to them, the devil has enticed them and led them on.

George Sale

Verily they who turn their backs, after the true direction is made manifest unto them; Satan shall prepare their wickedness for them, and God shall bear with them for a time.

Hamid S. Aziz

Surely those who turn their backs after guidance has become manifest to them, Satan has seduced them, and He gives them reign (or Satan gives them false hopes).

Mahmoud Ghali

Surely the ones who have turned back in their traces even after the guidance has become evident to them, Ash-Shaytan (The ever-vicious) has incited them and Allah) has reprieved them.

Marmaduke Pickthall

Lo! those who turn back after the guidance hath been manifested unto them, Satan hath seduced them, and He giveth them the rein.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who turn their backs after the way of guidance has been opened to them, have been surely tempted by Satan and beguiled by illusory hopes.

Muhammad Asad

VERILY, those who turn their backs [on this mes­sage] after guidance has been vouchsafed to them, [do it because] Satan has embellished their fancies and filled them with false hopes:

Mustafa Khattab

Indeed, those who relapse ˹into disbelief˺ after ˹true˺ guidance has become clear to them, ˹it is˺ Satan ˹that˺ has tempted them, luring them with false hopes.

Progressive Muslims

Surely, those who reverted back, after the guidance has been made clear to them, the devil has enticed them and led them on.

Sahih International

Indeed, those who reverted back [to disbelief] after guidance had become clear to them - Satan enticed them and prolonged hope for them.

Sam Gerrans

Those who turned back after the guidance had become clear to them, the satan has enticed them and granted them respite,

Shabbir Ahmed

Behold, those who slide back after the Guidance has been made clear to them, do so because Satan has charmed them into utopia.

Syed Vickar Ahamed

Verily, those who turn their back like the rejecters after guidance was clearly shown to them— The Satan has misguided them and built them up with false hopes.

Taqi Usmani

Surely those who turn back after the guidance has appeared to them clearly, it is Satan who has tempted them and involved them in far-fetched fancies.

The Monotheist Group

Surely, those who returned back, after the guidance has been made clear to them, the devil has enticed them and has led them on.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui sont revenus sur leurs pas après que le droit chemin leur a été clairement exposé, le Diable les a séduits et trompés.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hun die hun ruggen toegekeerd hebben, nadat de leidraad hun duidelijk was geworden, heeft de satan iets wijsgemaakt en hij heeft hun uitstel beloofd.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, zij die hunne ruggen toewenden, nadat hun de ware richting duidelijk gemaakt is, Satan zal hunne zonden voor hen gereed maken en hun het gedrag voorschrijven, en God zal hen eenigen tijd verdragen.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, degenen die afvallig werden nadat de Leiding voor hen duidelijk was geworden: de Satan maakte (hun daden) schoonschijnend voor hen en bedroog hen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, тем, которые обратились вспять [снова стали неверующими] [лицемеры] после того, как стало ясным им прямое руководство [истина] сатана разукрасил им (их грехи) и растянул им (их надежду на долгую жизнь).

Rusça — Osmanov

Воистину, шайтан представил им в прекрасном свете [их решение] и породил пустые надежды у тех, которые обратились вспять после того, как стало для них очевидным наставление на прямой путь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

DE SOM vände om efter att ha (antagit tron och) fått den raka vägen klart utpekad för sig, förleddes till detta av Djävulen som ingav dem bedrägliga förhoppningar;