Dediler ki: "Ey kavmimiz! Şüphesiz biz, Musa'dan sonra indirilen, kendinden önceki kitapları doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola ileten bir kitap dinledik."

قَالُوا يَاقَوْمَنَا اِنَّا سَمِعْنَا كِتَابًا اُنْزِلَ مِنْ بَعْدِ مُوسٰى مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ يَهْدِي اِلَى الْحَقِّ وَاِلٰى طَرِيقٍ مُسْتَقِيمٍ

ḳālū yā ḳavmenā innā semiǎ'nā kitāben unzile min beǎ'di mūsā muSaddiḳan li mā beyne yedeyhi yehdī ilā l-Haḳḳi ve ilā Tarīḳin musteḳīmin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
2يَاقَوْمَنَاyā ḳavmenāق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhEY/HEY/AH kavmimiz
3اِنَّاinnāelbette biz
4سَمِعْنَاsemiǎ'nāس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakdinledik
5كِتَابًاkitābenك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetbir Kitap
6اُنْزِلَunzileن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirilen
7مِنْmin
8بَعْدِbeǎ'diب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmesonra
9مُوسٰىmūsāموسىMusa'dan
10مُصَدِّقًاmuSaddiḳanص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.doğrulayan
11لِمَاli mā
12بَيْنَbeyneب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinkendinden öncekini
13يَدَيْهِyedeyhiي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitkendinden öncekini
14يَهْدِيyehdīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.götüren
15اِلَىilā
16الْحَقِّl-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçeğe
17وَاِلٰىve ilāve
18طَرِيقٍTarīḳinط ر قGeceleyin gelmek, bir şeyi vurmak, çarpmak, vurmak, Tarık - geceleyin gelen veya görünen, gecenin sonunda gelen sabah yıldızı, gece ziyaretçisi, yıldız, tarikan - yol/patika, davranış biçimi, tutum.yola
19مُسْتَقِيمٍmusteḳīminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdoğru

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey kavmimiz demişlerdi, gerçekten de biz, Mûsâ'dan sonra indirilmiş bir kitap duyduk ki önceki kitapları gerçeklemede, gerçeği ve doğru yolu göstermede.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey kavmimiz demişlerdi, gerçekten de biz, Mûsâʼdan sonra indirilmiş bir kitap duyduk ki önceki kitapları gerçeklemede, gerçeği ve doğru yolu göstermede.

Adem Uğur

Ey kavmimiz! dediler, doğrusu biz Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekini doğrulayan, hakka ve doğru yola ileten bir kitap dinledik.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Ey halkımız. . . Biz, Musa'dan sonra inzal edilmiş, öncekileri tasdikleyen, Hakk'a ve sırat-ı müstakime yönlendiren bir Bilgi işitip dinledik. "

Ahmet Tekin

Cinler: 'Ey kavmimiz, doğrusu biz Mûsâ’dan sonra indirilen, içindeki önceki kitaplara ait geçerli hükümleri doğrulayan, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek İslâm’ı, doğru, muhkem ve güvenli yolu, İslâmî hayat tarzını gösteren bir kitabı, Kur’ân’ı dinledik.'

Ahmet Varol

Dediler ki: 'Ey kavmimiz! Biz, Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekileri doğrulayan, hakka ve doğru yola ileten bir kitap dinledik.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Ey kavmimiz, gerçekten biz, Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekileri doğrulayan bir kitap dinledik; hakka ve doğru olan yola yöneltip iletmektedir."

Ali Fikri Yavuz

Şöyle dediler: “- Ey kavmimiz! Gerçekten bizler, (Peygamber tarafından okunan) bir Kitab dinledik ki, Mûsa’dan sonra indirilmiş olub önündekileri (diğer semavî kitabları, iman esaslarında) tasdik ediyor; hakka ve doğru yola erdiriyor.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Ey toplumumuz! Aslında, Musa'dan sonra indirilen, hem ellerinde bulunanı doğrulayan hem de gerçeğe ve dosdoğru yola eriştiren bir Kitap dinledik!"

Bayraktar Bayraklı

Onlara şöyle dediler: "Ey kavmimiz! Şüphesiz biz Musa'dan sonra indirilen ve kendilerinden öncekileri doğrulayan bir kitap dinledik. O, hakikate ve doğru yola götürmektedir."

Bekir Sadak

soyle dediler: «Ey milletimiz! Dogrusu biz, Musa'dan sonra indirilen, kendinden oncekileri dogrulayan, gercegi ve dogru yolu gosteren bir kitap dinledik.»

Celal Yıldırım

Ey kavmimiz! dediler, şüpheniz olmasın ki biz, Musa'dan sonra İndirilen, önceki kitapları doğrulayan ve hakka götüren dosdoğru yola ileten bir kitap dinledik.

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Ey kavmimiz! Şüphesiz biz, Musa'dan sonra indirilen, kendinden önceki kitapları doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola ileten bir kitap dinledik."

Diyanet İşleri (eski)

Şöyle dediler: 'Ey milletimiz! Doğrusu biz, Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekileri doğrulayan, gerçeği ve doğru yolu gösteren bir kitap dinledik.'

Diyanet Vakfi

Ey kavmimiz! dediler, doğrusu biz Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekini doğrulayan, hakka ve doğru yola ileten bir kitap dinledik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar kavimlerine şöyle dediler: «Ey kavmimiz! Gerçekten biz Musa'dan sonra indirilen ve kendisinden öncekileri tasdik eden bir kitap dinledik. O kitap gerçeği ve doğru yolu gösteriyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve dediler ki: "Ey kavmimiz, haberiniz olsun ki, biz Musa'dan sonra indirilmiş önündeki kitapları doğrulayıp gerçeği ve doğru yolu gösteren bir kitap dinledik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey kavmımız! dediler: haberiniz olsun, bizler bir kitab dinledik, Musadan sonra indirilmiş önündekini tasdık ediyor, hakka ve bir doğru yola hidayet eyliyor

Erhan Aktaş

"Ey halkımız! Kuşkusuz biz, Musa'dan sonra indirilen ve kendinden öncekilerini onaylayan; gerçeği ve dosdoğru yolu gösteren bir Kitap dinledik." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey halkımız! Kuşkusuz biz, Musa'dan sonra indirilen ve kendinden öncekilerini onaylayan; gerçeği ve dosdoğru yolu gösteren bir kitap dinledik." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey halkımız! Kuşkusuz biz, Musa'dan sonra indirilen ve kendinden öncekilerini onaylayan; gerçeği ve dosdoğru yolu gösteren bir kitap dinledik." dediler.

Fizilal-il Kuran

«Ey kavmimiz, dediler, biz Musa'dan sonra indirilen kendinden öncekini doğrulayan, Hakk'a ve doğru yola götüren bir Kitab dinledik.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Ey kavmimiz, gerçekten biz, Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekileri doğrulayan bir kitap dinledik; hakka ve doğru olan yola yöneltip iletmektedir."

Hamdi Döndüren

“Ey kavmimiz, dediler, biz Musa’dan sonra indirilen ve kendinden öncekileri onaylayan, gerçeğe ve doğru yola götüren bir Kitap dinledik.”

Hasan Basri Çantay

"Ey kavmimiz, dediler, hakıykat biz Musadan sonra indirilmiş olan, kendinden öncekileri tasdıyk eden, hakka ve doğru yola ileten bir kitab dinledik".

Hasib Asutay

Dediler ki: 'Ey kavmimiz! Doğrusu biz, Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekini doğrulayan, hakka ve doğru yola ileten bir kitap dinledik.

Hayrat Neşriyat

Dediler ki: 'Ey kavmimiz! Doğrusu biz, Mûsâ’dan sonra indirilen, kendinden öncekileri tasdîk eden, hakka ve dosdoğru bir yola hidâyet eden bir kitab dinledik!'

İbni Kesir

Ve demişlerdi ki: Ey kavmimiz, doğrusu biz Musa'dan sonra indirilmiş olan ve kendinden öncekileri doğrulayan, hakka ve doğru yola hidayet eden bir kitab dinledik.

Mehmet Okuyan

(O cinler) şöyle demişlerdi: “Ey kavmimiz! Şüphesiz ki biz Musa’dan sonra indirilen, kendinden öncekini(n aslını) doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola ulaştıran bir kitap dinledik.

Muhammed Esed

Onlar, "Ey halkımız!" diye seslendiler, "(Tevrat'tan) geriye hakikat adına ne kalmışsa hepsini teyid (ve tasdik) eden, Musa(nınkin)den sonra indirilmiş olan bir vahyi dinleyip geldik. (Ve anladık ki) bu (vahiy) hakikate ve dosdoğru yola götürmektedir".

Mustafa İslamoğlu

Onlar "Ey kavmimiz!" dediler, "Biz Musa'dan sonra indirilen ve kendisinden önceki vahyi tasdik eden bir ilahi mesaj dinledik: o vahiy (kendisine uyanı) hakikate ve dosdoğru bir yola yöneltiyor.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Ey kavmimiz! Muhakkak Biz bir kitap dinledik ki, kendisinden önce olanları tasdik edici olarak Mûsa'dan sonra nâzil olmuş, hakka ve dosdoğru bir yola rehberlik ediyor.»

Ömer Öngüt

Dediler ki: "Ey kavmimiz! Biz Musa'dan sonra indirilen ve kendinden öncekileri doğrulayan, hakka ve doğru yola hidayet eden bir kitap dinledik. "

Suat Yıldırım

"Ey milletimiz! dediler, biz Mûsâ’dan sonra gönderilen, kendisinden önceki vahiyleri tasdik eden, gerçeğe ve dosdoğru yola götüren bir kitap dinledik."

Süleyman Ateş

"Ey kavmimiz, dediler, biz Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekini doğrulayan, gerçeğe ve doğru yola götüren bir Kitap dinledik."

Süleymaniye Vakfı

Onlara dediler ki: "Ey halkımız! Musa'dan sonra indirilmiş, kendinden önceki kitapları tasdik eden, gerçeğe ve dosdoğru yola yönelten bir kitap dinledik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ey Halkımız! Musa'dan sonra indirilmiş bir kitap dinledik. Kendinden önceki kitapları da tasdik ediyor. Gerçekleri ve doğru yolu gösteriyor."

Şaban Piriş

Onlara şöyle demişlerdi: -Ey kavmimiz, biz, Musa'dan sonra indirilen, kendisinden öncekini tasdik eden, hakka yönelten ve dosdoğru yolu gösteren bir kitap dinledik.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Ey Kavmimiz, gerçekten biz, Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekileri de doğrulayan bir kitap dinledik; hakka ve dosdoğru olan yola yöneltip iletmektedir.»

Ümit Şimşek

'Ey kavmimiz,' dediler. 'Biz Musa'dan sonra indirilen ve daha önceki kitapları doğrulayıp hakka ve dosdoğru bir yola ileten bir kitap dinledik.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Ey toplumumuz! Biz; Musa'dan sonra indirilen, kendinden öncekini doğrulayan, hakka ve dosdoğru yola ileten bir Kitap dinledik."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Ey qövmümüz! Biz, həqiqətən də, Musadan sonra nazil edilmiş, özündən əvvəlkiləri təsdiqləyən, haqqa və düz yola yönəldən bir Kitab dinlədik!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar dedilər: ″Ey qövmümüz! Biz Musadan sonra nazil edilmiş, özündən əvvəlkiləri (Tövratı, İncili, Zəburu və səhifələri) təsdiq edən, (Allahın bəndələrini) haqqa və düz yola (islam dininə) yönəldən bir Kitab dinlədik!

Almanca (2)

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺO unser Volk, wir haben ein Buch gehört, das nach Musa (als Offenbarung) herabgesandt worden ist, das zu bestätigen, was vor ihm war, und das zur Wahrheit und zu einem geraden Weg leitet.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺUnsere Leute! Gewiß, wir hörten eine Schrift, die nach Musa hinabgesandt wurde, bestätigend dessen, was vor ihr war. Sie leitet zur Wahrheit und zu einem geradlinigen Weg recht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

" Our people ", they said, "We have just heard a recital of Allah's revelations from a Book revealed in succession to the Book sent down to Mussa. It is in harmony with, and declaring the truth of, all Divine Books sent down before it; it is a spirit of truth guiding into all truth and to the path of safety and righteousness."

Abdul Haleem

They said, ‘Our people, we have been listening to a Scripture that came after Moses, confirming previous scriptures, giving guidance to the truth and the straight path.

Abdullah Yusuf Ali

They said, "O our people! We have heard a Book revealed after Moses, confirming what came before it: it guides (men) to the Truth and to a Straight Path.

Abul A'la Maududi

They said: "Our people, We have heard a Scripture revealed after Moses, verifying the Scriptures revealed before it; it guides to the Truth and to the Straight Way.

Aisha Bewley

They said, ‘Our people, we have heard a Book which was sent down after Musa, confirming what came before it, guiding to the truth and to a straight path.

Al-Hilali & Khan

They said: "O our people! Verily, we have heard a Book (this Qur’ân) sent down after Mûsâ (Moses), confirming what came before it: it guides to the truth and to the Straight Path (i.e. Islâm).

Ali Quli Qarai

They said, ‘O our people! Indeed we have heard a Book which has been sent down after Moses, confirming what was before it. It guides to the truth and to a straight path.

Amatul Rahman Omar

They (having gone there) said, `O our people! we have listened to a Book which has been revealed after (the time of) Moses confirming that (divine Scripture) which is before it. It guides to the truth and to the right and straight path.

Arthur John Arberry

They said, 'Our people, we have heard a Book that was sent down after Moses, confirming what was before it, guiding to the truth and to a straight path.

Bijan Moeinian

They reported: "We have just listened to the recitation of a Book that…

E. Henry Palmer

Said they, 'O our people! verily, we have heard a book sent down after Moses, verifying what came before it, guiding to the truth, and unto the right way.

Edip-Layth

They said, "O our people, we have heard a book that was sent down after Moses, authenticating what is present with him. It guides to the truth; and to a Straight Path."

George Sale

They said our people, verily we have heard a book read unto us, which hath been revealed since Moses, confirming the scripture which was delivered before it; and directing unto the truth, and the right way.

Hamid S. Aziz

They said, "O our people! We have listened to a Book revealed after Moses verifying that which is before it, guiding to the truth and to a Straight Way:

Mahmoud Ghali

They said" ‘O our people, surely we have heard a Book that was sent down even after Mûsa, (Moses) sincerely (verifying) what was before it, (Literally: between its two hands) guiding to the Truth and to a straight road.

Marmaduke Pickthall

They said: O our people! Lo! we have heard a scripture which hath been revealed after Moses, confirming that which was before it, guiding unto the truth and a right road.

Mohamed Ahmed - Samira

"O our people:" they said: "we have listened to a Book which has come down after Moses, confirming what was (sent down) before it, showing the way to the truth and a path that is straight.

Muhammad Asad

They said: "O our people! Behold, we have been listening to a revelation bestowed from on high after [that of] Moses, confirming the truth of what­ever there still remains [of the Torah]: it guides towards the truth, and onto a straight way.

Mustafa Khattab

They declared, "O our fellow jinn! We have truly heard a scripture revealed after Moses, confirming what came before it. It guides to the truth and the Straight Way.

Progressive Muslims

They said: "O our people, we have heard a Scripture that was sent down after Moses, authenticating what is present with him. It guides to the truth; and to a Straight Path."

Sahih International

They said, "O our people, indeed we have heard a [recited] Book revealed after Moses confirming what was before it which guides to the truth and to a straight path.

Sam Gerrans

They said: “O our people: we have heard a Writ sent down after Moses, confirming what was before it, guiding to the truth and to a straight road.

Shabbir Ahmed

They said, "O Our people! Behold, We have heard a Scripture that has been revealed after Moses, confirming the Divine Origin of what came before it. It guides to the Truth and to a Straight Road."

Syed Vickar Ahamed

They (the jinns') said: "O our people! Verily, we have heard a Book revealed after Musa (Moses), confirming what came before it: It guides (men) to the Truth and to the Straight Path.

Taqi Usmani

They said, "O our people, we have heard a book sent down after Mūsā, confirming what was before it, which guides to the truth and to a straight path.

The Monotheist Group

They said: "O our people, we have heard a Book that was sent down after Moses, authenticating what is between his hands. It guides to the truth; and to a straight path."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺO notre peuple! Nous venons dʹentendre un Livre qui a été descendu après Moïse, confirmant ce qui lʹa précédé. Il guide vers la vérité et vers un chemin droit.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Wan cinan ji gelê xwe re) Gotin: Gelî milletê me! Bêguman me li kitêbeke wisa guhdarî kir ku ew piştî Mûsayî hatiye hinartin, ew kitêbên beriya xwe rast didêre, mirovan gazî heqiyê dike û bi bal rêyeke rast ve rasterê dike.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺVolk van ons! Wij hebben een boek gehoord dat na Moesa is neergezonden om wat er voor was te bevestigen. Het leidt naar de waarheid en naar een juiste weg.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zeiden: Ons volk! waarlijk, wij hebben een boek hooren voorlezen, dat in den tijd van Mozes werd geopenbaard, bevestigende de schrift die te voren werd gegeven, en leidende tot de waarheid en den rechten weg.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺO volk van ons, voorwaar wij hebben over een Boek gehoord dat is neergezonden na Môesa, ter bevestiging van wat daarvóór was, het leidt naar de Waarheid en de rechte Weg.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Они [джинны] сказали: «О, народ наш! Поистине, Мы слышали книгу [Коран], (которая) была ниспослана после (пророка) Мусы, (и которая является) подтверждающей истинность того, что было ниспослано (от Аллаха) до нее [до этой книги – Корана]; она [книга, которую мы слышали] ведет к истине и прямому пути.

Rusça — Osmanov

и сказали: ʺО народ наш! Воистину, мы услышали Писание, ниспосланное после Мусы и подтверждающее прежние писания. Оно ведет к истине и прямому пути.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och sade: ʺLandsmän! Vi har lyssnat till en uppenbarelse, som (människorna) efter Moses (tid) har fått del av och som bekräftar det som ännu består (av äldre tiders uppenbarelser) och den leder (lyssnaren) till sanningen och till en rak väg.