Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince ya da eşlerinizle cinsel ilişkide bulunup, su da bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa yönelip, (niyet ederek onunla) yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Şüphesiz Allah, çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا لَا تَقْرَبُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْتُمْ سُكَارٰى حَتّٰى تَعْلَمُوا مَا تَقُولُونَ وَلَا جُنُبًا اِلَّا عَابِرِي سَبِيلٍ حَتّٰى تَغْتَسِلُوا وَاِنْ كُنْتُمْ مَرْضٰٓى اَوْ عَلٰى سَفَرٍ اَوْ جَاءَ اَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَائِطِ اَوْ لٰمَسْتُمُ النِّسَاءَ فَلَمْ تَجِدُوا مَاءً فَتَيَمَّمُوا صَعِيدًا طَيِّبًا فَامْسَحُوا بِوُجُوهِكُمْ وَاَيْدِيكُمْ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورًا

yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū lā teḳrabū S-Salāte ve entum sukārā Hattā teǎ'lemū mā teḳūlūne ve lā cunuben illā ǎābirī sebīlin Hattā teğtesilū ve in kuntum merDā ev ǎlā seferin ev cā'e eHadun minkum mine l-ğāiTi ev lāmestumu n-nisā'e fe lem tecidū māen fe teyemmemū Saǐyden Tayyiben fe mseHū bi vucūhikum ve eydīkum inne (a)llahe kāne ǎfuvven ğafūran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
4لَا
5تَقْرَبُواteḳrabūق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.yaklaşmayın
6الصَّلٰوةَS-Salāteص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükranNamaz, Allah’a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, din, destek, yardımlaşma, karşılıklı iletişim, bağ kurmak, bağlı olmak.
7وَاَنْتُمْve entumve siz
8سُكَارٰىsukārāس ك رSarhoş olmak, kendinden geçmek, mestolmak, şaşırmak, baygın düşmek, tıkanmak, kapanmak, şeker yapmak, şekerlemeksarhoşken
9حَتّٰىHattāki
10تَعْلَمُواteǎ'lemūع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilesiniz
11مَا
12تَقُولُونَteḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelene dediğinizi
13وَلَاve lāve (yaklaşmayın)
14جُنُبًاcunubenج ن بYan taraf, uzak durmak, kenara çekilmek, kaçınmak, sakınmak, yanında olmak, beraber olmak, yabancı olmak, cünüp olmak, uzaklaştırmakcünüp iken
15اِلَّاillādışında
16عَابِرِيǎābirīع ب رGeçmek, yorumlamak, açıkça belirtmek, üzerinden geçmek. i'tabara - düşünmek, üzerinde kafa yormak, hesaba katmak, deneyim kazanmak, uyarı almak. abratun (çoğul i'bar) - saygı/düşünce, öğüt, uyarı, örnek, öğretici uyarı. aabir (çoğul aabiriina) - üzerinden geçen kişi. i'tabara - uyarı almak, ders almak.geçici olmanız
17سَبِيلٍsebīlinس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepyoldan
18حَتّٰىHattākadar
19تَغْتَسِلُواteğtesilūغ س لYıkamak, temizlemek, kir veya pisliği gidermek, arındırmak; çok veya sıkça kaplanmış; kişinin kendini yıkadığı su; su ve tuz çıkan yerlerde yetişen belirli bir bitki, yıkanma yeri, kaynak.yıkanıncaya
20وَاِنْve ineğer
21كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekviniseniz
22مَرْضٰٓىmerDāم ر ضHasta olmak/rahatsız olmak, hastalıklı, zayıf veya güçsüz, eksiklik, kusurlu veya yetersiz, yargı veya görüşte doğru veya neredeyse doğru olmakhasta
23اَوْevyahut
24عَلٰىǎlāüzerinde
25سَفَرٍseferinس ف رSeyahat etmek, yolculuk yapmak, gitmek, ortaya çıkarmak, parlak olmak, aydınlanmak, açığa çıkarmak, süpürmek, kazımakyolculuk
26اَوْevyahut
27جَاءَcā'eج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgelmişse
28اَحَدٌeHadunا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.biriniz
29مِنْكُمْminkumsizden
30مِنَmine-ten
31الْغَائِطِl-ğāiTiغ و طBir şeyin içine girmek/batmak, gizli/saklı olmak, yere inmek/eğimli olmak, kazmak/oyuk açmak, derinleştirmek, oyuk/çukur, Lane 4:43 & 5:6 ayetlerinde 'kişinin doğal ihtiyacını giderdiği yer' (yani tuvalet) örneğini verir, insan dışkısı.tuvalet-
32اَوْevyahut
33لٰمَسْتُمُlāmestumuل م سDokunmak, elle hissetmek, uzanmak, aramak, sormak, ilişkide bulunmak.dokunmuşsanız
34النِّسَاءَn-nisā'eن س وKadınlar. Bu kelimenin tekil hali yoktur.kadınlara
35فَلَمْfe lem
36تَجِدُواtecidūو ج دkaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmakbulamadığınız takdirde
37مَاءًmāenم و هsu, yağmursu
38فَتَيَمَّمُواfe teyemmemūي م مDeniz, nehir, sel. Elde etmeyi hedeflemek, niyet etmek, yönelmek, başvurmak, müracaat etmek, yönünü çevirmek, nehre atılmak, bir şeyi amaçlamak, toz veya temiz toprakla temizlemek.teyemmüm edin
39صَعِيدًاSaǐydenص ع دYükselmek, tırmanmak, koşmak, yürümekten daha hızlı adımlarla hareket etmek, yukarı çıkmak, zor olmak (iş/durum)toprağa
40طَيِّبًاTayyibenط ي بİyi, hoş, uygun, yasal olmak. tibna - kadınların kendi özgür iradeleriyle ve size karşı iyi olmaları. tuuba - neşe, mutluluk, imrenilecek bir mutluluk hali. tayyib - iyi/temiz/sağlıklı/nazik/mükemmel/adil/yasal.temiz
41فَامْسَحُواfe mseHūم س حSilmek, sürmek, çekmek, mesh etmek, okşamak, dokunmak, temizlemek, yağlamak, ölçmek, ölçüp biçmek, araştırmaksürün
42بِوُجُوهِكُمْbi vucūhikumو ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı.yüzlerinize
43وَاَيْدِيكُمْve eydīkumي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitve ellerinize
44اِنَّinneşüphesiz
45اللّٰهَ(a)llaheAllah
46كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
47عَفُوًّاǎfuvvenع ف وAffetmek, bağışlamak, çoğalmak, üzerinden geçmek, vazgeçmek, büyümek, çoğalmak, tüm izleri silmek, bağışlamak, hak edilenden fazlasını vermek, hakkından tamamen veya kısmen vazgeçmek. Afina (afin'in çoğul hali) - affedici. Afuvvan - çok affedici, Allah'ın bir ismi. Afvun - bağışlama, hoşgörü, fazlalık, bolluk. Ya'fu - affetmek. Ufiya - o affedildi. (Bu kelime, hakkında kullanılan kişinin günah işlediği anlamını zorunlu olarak içermez.)çok affedendir
48غَفُورًاğafūranغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemeküstünü örtendir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey inananlar, namaza yaklaşmayın ne söylediğinizi bilmeyecek kadar sarhoşken ve yolda değilseniz yıkanıncaya dek cünüpken. Hastaysanız, yahut yolculuktaysanız, yahut biriniz ayakyolundan gelirse, yahut da kadınlara dokunursanız, su bulamadığınız takdîrde temiz toprakla teyemmüm edin, toprağı, yüzünüze ve ellerinize sürün. Şüphe yok ki Allah, bağışlayıcıdır, suçları örter.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey inananlar, namaza yaklaşmayın ne söylediğinizi bilmeyecek kadar sarhoşken ve yolda değilseniz yıkanıncaya dek cünüpken. Hastaysanız, yahut yolculuktaysanız, yahut biriniz ayakyolundan gelirse, yahut da kadınlara dokunursanız, su bulamadığınız takdîrde temiz toprakla teyemmüm edin, toprağı, yüzünüze ve ellerinize sürün. Şüphe yok ki Allah, bağışlayıcıdır, suçları örter.

Adem Uğur

Ey iman edenler! Siz sarhoş iken -ne söylediğinizi bilinceye kadar- cünüp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya bir yolculuk üzerinde bulunursanız, yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse, yahut kadınlara dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler, kendinizi bilmez bir haldeyken (sarhoşken), ne dediğinizin bilincinde olacağınız zamana kadar ve bir de yolculukta olmanız hariç, cünüp iken, boy abdesti alıncaya kadar, salata (namaza) yaklaşmayın. Eğer hasta olmuşsanız veya bir yolculuktaysanız veya sizden biri def'i hacetten gelirse yahut cinsel ilişkide bulunmuşsanız, (boy abdesti alacak) su da bulamamışsanız, (o vakit) temiz toprağa teyemmüm edin. . . (Şöyle ki) yüzlerinizi ve ellerinizi mesh edin. . . Muhakkak ki Allah Afüvv'dür, Ğafur'dur.

Ahmet Tekin

Ey iman edenler, sizler sarhoş ve zihinsel uyuşukluk halindeyken ne söylediğinizi bilinceye kadar, cünüp iken de, yolları mescitten geçenler hariç, gusledinceye kadar namaza, mescide yaklaşmayın. Eğer hasta, yaralı olur veya yolculukta bulunursanız yahut herhangi biriniz ayakyolundan gelirse veya hanımlarınızla ilişkiye girmiş, su da bulamamışsanız, o zaman abdest alma veya gusul etme niyetiyle temiz bir toprakla teyemmüm edin, yüzlerinizi ve ellerinizi-kollarınızı meshedin, namazınızı kılın. Allah çok affedicidir, kullarını daima koruma kalkanına alır.

Ahmet Varol

Ey iman edenler! Sarhoş olduğunuz zaman ne söylediğinizi bilinceye kadar ve cünüpken, yolcu olmanız durumu dışında, gusül edinceye kadar, namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta olursanız, yahut içinizden biri tuvalet ihtiyacını görmüş olur veya kadınlara temas etmiş olursanız, [11] su bulamazsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin. O toprakla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Muhakkak ki Allah çok affedici, çok bağışlayıcıdır.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, sarhoş iken, ne dediğinizi bilinceye ve cünüp iken de -yolculukta olmanız hariç- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayak yolundan (hacet yerinden) gelmişseniz yahud kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız, bu durumda, temiz bir toprakla teyemmüm edin, (hafifçe) yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Fikri Yavuz

Ey iman edenler! Siz sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de cünub iken-yolcu olmanız müstesna- gusül yapmadıkça namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya bir yolculukta bulunursanız, yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse, yahutta kadınlara dokunup da bir su bulamazsanız o vakit pâk bir toprağa teyemmüm edin; yüzlerinize ve ellerinize (dirseklerinize kadar) sürün. Şüphesiz ki Allah çok afvedici, çok bağışlayıcıdır. (Bakara, ve Maide 91. âyetlere bak.)

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Sarhoşken, ne söylediğinizi bilinceye değin; eşeysel ilişkiden sonra da yolcu olmanız dışında yıkanıncaya değin, namaza yaklaşmayın. Sağlığınız bozuksa veya yolculuktaysanız veya doğal gereksiniminizi gidermiş veya kadınlarla birlikte olmuş da su bulamamışsanız, temiz bir toprağa ellerinizle dokunun ve onunla yüzünüzü ve ellerinizi kutsayın. Kuşkusuz, Allah, Affedicidir; Sınırsız Bağışlayandır.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Sarhoş iken, ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayınız. Cünüp iken, yolcu olanlar müstesna, gusül edinceye kadar namaz kılmayınız. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız ya da biriniz abdest bozmaktan gelince veya cinsel ilişkide bulunup su da bulamazsanız, o zaman tertemiz toprakla teyemmüm ediniz. Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürünüz. Şüphesiz ki Allah, günahları temizleyendir; çok affedicidir.

Bekir Sadak

Ey Inananlar! Sarhosken, ne dediginizi bilene kadar, cunubken, yolcu olan mustesna gusledene kadar namaza yaklasmayin. Eger hasta veya yolculukta iseniz yahut biriniz ayak yolundan gelmisseniz veya kadinlara yaklasmissaniz ve bu durumlarda su bulamamissaniz tertemiz bir topraga teyemmum edin, yuzlerinize ve ellerinize surun. Allah affeder ve bagislar.

Celal Yıldırım

Ey imân edenler! Sarhoş iken —ne dediğinizi bilinceye kadar— cünüp iken, —yoldan geçmeniz müstesna— gusledinceye kadar namaza (ve mescide) yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz, sizden biriniz tabiî ihtiyacını gidermekten gelmişse veya kadınlara dokunmuşsanız, bu durumda su da bulamamışsanız, temiz bir toprağa teyemmüm edip yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah çok affedici ve çok bağışlayıcıdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey iman edenler! Siz sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, cünüp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculuk halinde bulunursanız yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse ya da kadınlara dokunup da -bu durumlarda- su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprağa yönelin (teyemmüm edin); yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince ya da eşlerinizle cinsel ilişkide bulunup, su da bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa yönelip, (niyet ederek onunla) yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Şüphesiz Allah, çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

Diyanet İşleri (eski)

Ey İnananlar! Sarhoşken, ne dediğinizi bilene kadar, cünübken, yolcu olan müstesna gusledene kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz yahut biriniz ayak yolundan gelmişseniz veya kadınlara yaklaşmışsanız ve bu durumlarda su bulamamışsanız tertemiz bir toprağa teyemmüm edin, yüzlerinize ve ellerinize sürün. Allah affeder ve bağışlar.

Diyanet Vakfi

Ey iman edenler! Siz sarhoş iken -ne söylediğinizi bilinceye kadar- cünüp iken de -yolcu olan müstesna- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya bir yolculuk üzerinde bulunursanız, yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse, yahut kadınlara dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın. Cünüb iken de yolcu olanlar müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur, veya yolculukta bulunursanız veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince veya cinsî münasebette bulunup, su da bulamazsanız o zaman tertemiz bir toprak ile teyemmüm edin. Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye kadar; cünüp iken de -yolcu olmanız hariç- guslünüzü edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz hacet yerinden gelir veya kadınlara dokunup da su bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa teyemmüm edin; niyetle yüzünüze ve ellerinize sürün. Gerçekten Allah çok affedici ve günahları bağışlayıcıdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iman edenler! Sarhoş iken namaza yaklaşmayın: Söylediğinizi bilinceye kadar, cünüb iken de -yoldan geçmeniz başka- guslünüzü edinceye kadar, ve eğer hasta olur veya seferde bulunursanız veya biriniz hacet yerinden gelir veya kadınlara dokunursanız da suya güç yetiremezseniz o zaman temiz bir toprağa teyemmüm edin: Niyyetle yüzünüze ve ellerinize mesheyleyin, cidden Allah afvi çok bir gafur bulunuyor

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Sarhoşken ne dediğinizi bilinceye kadar; cünupken -yolculukta olmanız hariç- yıkanıncaya kadar salata yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolcuyken sizden biriniz tuvaletten geldiyse veya kadınlarınızla ilişkiye girdiyseniz; o anda su bulamadıysanız, temiz kumla teyemmüm edin; onunla ellerinizi ve yüzlerinizi mesh edin. Kuşkusuz Allah, Çok Affedici'dir ve Çok Bağışlayıcı'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Sarhoşken ne dediğinizi bilinceye kadar; cünüpken -yolculukta olmanız hariç- yıkanıncaya kadar salata yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolcuyken sizden biriniz tuvaletten geldiyse veya kadınlarınızla ilişkiye girdiyseniz; o anda su bulamadıysanız, temiz kumla teyemmüm edin; onunla ellerinizi ve yüzlerinizi mesh edin. Kuşkusuz Allah, Çok Affedici'dir ve Çok Bağışlayıcı'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Sarhoşken ne dediğinizi bilinceye kadar; cünüpken -yolculukta olmanız hariç- yıkanıncaya kadar salata yaklaşmayın. Eğer hastaysanız veya yolcuysanız; tuvaletten gelmişseniz, kadınlarla ilişkiye girmişseniz ve su da bulamamışsanız o zaman temiz bir toprakla ellerinizi ve yüzünüzü mesh ederek teyemmüm edin. Kuşkusuz Allah, Çok Affedici'dir ve Çok Bağışlayıcı'dır.

Fizilal-il Kuran

Ey iman edenler! Sarhoşken, ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de cünüpken -yolcu olmanız müstesna- gusül yapmadıkça namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz, yahut herhangi biriniz ayak yolundan gelmişse veya kadınlara yaklaşmışsanız ve bu durumlarda su bulamamışsanız pak bir toprağa teyemmüm edin, yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah, çok affedici, çok bağışlayıcıdır.

Gültekin Onan

Ey inananlar, sarhoş iken, ne dediğinizi bilinceye ve cünüp iken de -yolculukta olmanız hariç- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayak yolundan (hacet yerinden) gelmişseniz yahud kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız, bu durumda, temiz bir toprakla teyemmüm edin, (hafifçe) yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz, Tanrı bağışlayandır, esirgeyendir.

Hamdi Döndüren

Ey iman edenler! Siz sarhoş iken, -ne söylediğinizi bilinceye kadar- cünüp iken de -yolcu olanlar dışında- boy abdesti alıncaya kadar namaza yaklaşmayın! Eğer siz hasta olur veya yolculukta bulunuyorsanız yahut sizden birisi tuvaletten gelmişse yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsel birleşmede bulunmuşsanız) ve bu durumlarda su da bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzlerinizi ve (dirseklere kadar) ellerinizi (onunla) meshedin. Kuşkusuz Allah çok affeden, çok bağışlayandır.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, siz, serhoşken, ne söyleyeceğinizi bitinceye ve cünüb iken de - yolcu olmanız müstesna - gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur, ya bir sefer üzerinde bulunursanız, yahud sizden biriniz ayak yolundan gelirse, yahud da kadınlara dokunub da bir su bulamazsanız o vakit temiz bir toprağa teyemmüm edin; yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şübhesiz Allah çok afvedici, çok yarlığayıcıdır.

Hasib Asutay

Ey iman edenler! Sarhoş iken –ne söylediğinizi bilinceye kadar- cünüp iken de -yolcu olan müstesna- gusl edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya bir yolculuk durumunda bulunursanız yahut sizden biriniz ayak yolundan gelirse, yahut kadınlara dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin, (23) yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır. (23. Abdest alması veya gusül etmesi gereken bir Müslüman su bulamadığı takdirde teyemmüm eder. Aldığı teyemmüm hem abdest hem de gusül yerine geçer. Ayrıca suyu kullanmaya engel olan hastalık veya suyun uzakta olması gibi özürlerle de teyemmüm yapılır.)

Hayrat Neşriyat

Ey îmân edenler! Siz sarhoş iken ne söylemekte olduğunuzu bilinceye kadar, cünüb iken de yolcu olan(larınız) müstesnâ, gusledinceye kadar namaza yaklaşmayın! Fakat hasta(olur) veya bir yolculukta bulunur iseniz veya biriniz def'-i hâcetten gelir (abdesti bozulur)sa veya kadınlara dokunursanız, artık (abdest veya gusül almanızı gerektiren bu hâllerde) su bulamazsanız, o vakit temiz bir toprağa teyemmüm edin; sonra yüzlerinizi ve (dirseklere kadar) ellerinizi meshedin! Şübhesiz ki Allah, Afüvv (çok affedici olan)dır, Gafûr (çok bağışlayan)dır.

İbni Kesir

Ey iman edenler; sarhoşken, ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de cünübken -yolcu olmanız müstesnagusül yapmadıkça namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz, yahut herhangi biriniz heladan gelirse veya kadınlara yaklaşıp da su bulamazsanız, temiz bir toprağa teyemmüm edin, yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah; Afüvv ve Gafur olandır.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Sarhoşken -ne söylediğinizi bilinceye kadar-, cünüpken de -yolcu olanlar hariç- yıkanıncaya kadar salâta (namaza) yaklaşmayın! Hastaysanız veya yolculuktaysanız veya sizden biriniz tuvaletten gelmişse ya da kadınlara (cinsel olarak) dokunup da (bu durumlarda) su bulamamışsanız, o zaman temiz bir toprak arayın ve yüzlerinizi de ellerinizi de (onunla) mesh edin! Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayandır.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Sarhoş iken namaz kılmaya kalkışmayın, ne dediğinizi bilinceye kadar (bekleyin); ve boy abdestini gerektiren bir durumda (iken de) yıkanıncaya kadar seyahatte olmanız (ve yıkanma imkanından yoksun bulunmanız) hali dışında- (namaza kalkışmayın). Ama eğer hasta iseniz veya seyahatteyseniz yahut tabii ihtiyacınızı yeni gidermişseniz veya bir kadın ile birlikte olmuşsanız ve hiç su bulamıyorsanız, o zaman temiz toprağı alın, (onunla) yüzünüzü ve ellerinizi hafifçe ovun. Bilin ki Allah, gerçekten günahları temizleyendir, çok affedicidir.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Sarhoşken ne dediğinizi bilinceye kadar, cünüpken de -seyahat (gibi yıkanmayı güçleştiren haller) hariç- yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın! Fakat eğer hastaysanız ya da yolculuk yapıyorsanız veya ihtiyaç giderdikten sonra yahut kadınlarla birlikte olmuşsanız ve üstelik su da bulamıyorsanız, o zaman temiz bir toprak alıp yüzlerinizi ve ellerinizi onunla meshedin! Unutmayın ki Allah tarifsiz bir affedicidir, eşsiz bir bağışlayıcıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey mü'minler! Siz sarhoşlar olduğunuz halde ne söyleyeceğinizi bileceğiniz ana kadar ve cünup olduğunuz halde de (yolcu olmak müstesna) gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayınız. Ve eğer siz hasta veya sefer halinde olursanız veya sizden biri ayakyolundan gelir de veya siz kadınlara dokunur da su bulamazsanız o zaman temiz bir toprak ile teyemmüm ediniz. Yüzlerinize ve ellerinize mesheyleyiniz. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ affedici ve yarlığayıcıdır.

Ömer Öngüt

Ey iman edenler! Sarhoşken -ne söylediğinizi bilinceye kadar-, bir de cünüp iken -yolcu olan müstesnâ- gusül yapmadıkça namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya bir yolculuk üzerinde bulunursanız, veya sizden biriniz ayak yolundan gelmişse, yahut da kadınlara yaklaşıp da su bulamamışsanız, o zaman temiz toprakla teyemmüm edin, yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah çok affedici ve bağışlayıcıdır.

Suat Yıldırım

Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye, cünüp iken de -yoldan geçmeniz dışında- gusledinceye kadar mescide yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz, veya tuvaletten gelmiş yahut hanımlarınızla yatmış olur da gusledecek su bulamazsanız, O vakit temiz toprağa teyemmüm edin, arınmak niyetiyle yüzünüze ve ellerinize meshedin. Muhakkak ki Allah afüv ve gafurdur (af ve mağfireti boldur).

Süleyman Ateş

Ey inananlar, sarhoşken namaza yaklaşmayın ki ne dediğinizi bilesiniz. Yoldan geçici olmanız dışında, cünüp iken de yıkanıncaya kadar (namaza yaklaşmayın). Eğer hasta, yahut yolculukta iseniz, yahut biriniz tuvaletten gelmişse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (bu durumlarda) su bulamadığınız takdirde temiz toprağa teyemmüm edin: (Toprağı) yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz Allah, çok affeden, çok bağışlayandır.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Sarhoşken ne dediğinizi bilinceye kadar, cünüpken de -yolda olmanız dışında- yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın! Hasta veya yolculuk halinde olursanız ya da sizden biri abdest bozduğu yerden gelmişse yahut kadınlarınızla birleşmiş olur da su kullanma imkanı bulamazsanız temiz bir yüzeye yönelip yüzünüzü ve ellerinizi mesh edin. Allah daima affeden ve bağışlayandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler (müminler)! Sarhoşsanız, ne dediğinizi bilinceye kadar; cünüpseniz yıkanıncaya kadar, namaza yaklaşmayın. Seyir halinde olursanız o başka. Hasta veya yolculuk halinde iseniz, yahut biriniz tuvaletten gelmişse ya da kadınlara temas etmiş olup su da bulamazsanız temiz bir toprağa teyemmüm edin. Ondan yüzünüzü ve ellerinizi silin (mesh edin). Allah affeder ve bağışlar.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler, sarhoş iken ne dediğinizi bilinceye ve cünüp iken de -yolculukta olmanız hariç- gusledinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz veya tuvaletten gelmişseniz yahut kadınlarınızla münasebette bulunmuş da su bulamamışsanız, temiz bir toprakla teyemmüm edin, yüzlerinize ve ellerinize hafifçe sürün. Şüphesiz Allah affeden ve bağışlayandır.

Tefhim-ul Kuran

Ey iman edenler, sarhoş iken, ne dediğinizi bilinceye ve cünüp iken de -yolculukta olmanız hariç- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayakyolundan (hacet yerinden) gelmişseniz yahud kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız, bu durumda, temiz bir toprakla teyemmüm edin, (hafifçe) yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ümit Şimşek

Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, cünüp iken-yolcu değilseniz-gusledinceye kadar namaza yaklaşmayın. Hasta veya yolcu olursanız, yahut abdest bozduktan veya kadınlarınızla münasebette bulunduktan sonra su bulamayacak olursanız, temiz bir toprakla teyemmüm ederek yüzünüzü ve ellerinizi meshedin. Şüphesiz Allah çok affedici, çok bağışlayıcıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Sarhoşken, ne söylediğinizi bilinceye kadar, cünüpken de -yolculuk halinde olmanız müstesna- boy abdesti alıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hastalanırsanız yahut yolculuk halinde bulunursanız yahut biriniz tuvaletten gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız, bütün bu durumlarda su da bulamamışsanız, temiz bir toprakla teyemmüm edin. Yani yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Allah Afüvv'dür, günahları affeder, Gafur'dur, hataları bağışlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey iman gətirənlər! Sərxoş ikən nə dediyinizi anlayana qədər və cinsi əlaqədən sonra natəmiz olduğunuz halda, – yolda olan müsafirlər istisna olmaqla – qüsl edənədək namaza yaxınlaşmayın. Əgər xəstə və ya səfərdə olsanız, yaxud sizlərdən biri ayaq yolundan gəlibsə və ya qadınlarla yaxınlıq etmisinizsə, su tapmasanız, təmiz torpaqla təyəmmüm edin, üzünüzə və əllərinizə sürtün! Həqiqətən, Allah əfv edəndir, Bağışlayandır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey iman gətirənlər! Sərxoş ikən nə dediyinizi anlamayana qədər və cunub (murdar) olduğunuz zaman - yol ötən müsafirlər müstəsnadır - qüsl edənədək namaza (namaz qılınan yerə) yaxınlaşmayın. Xəstələndikdə və ya səfərdə olduqda, sizlərdən biri ayaq yolundan gəldikdə, yaxud qadınlara toxunmuş (yaxınlıq etmiş) olduqda (qüsl və dəstəmaz üçün) su tapmadığınız zaman pak bir torpaqla təyəmmüm edin, (ovuclarınızı) üzünüzə və əllərinizə sürtün! Şübhəsiz ki, Allah əfv edəndir, bağışlayandır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

O Ihr Gläubigen! Geht nicht zum Gebet, wenn ihr betrunken seid, bis ihr wieder (nüchtern seid und) wißt, was ihr sagt! Geht auch nicht nach dem Geschlechtsverkehr ungewaschen beten, es sei denn, ihr seid auf Reisen! Ihr habt euch vorher zu baden. Solltet ihr so krank sein, daß das Waschen euch schaden würde, oder auf Reisen, wo ihr kein Wasser findet, so sucht nach dem Geschlechtsverkehr oder nach Verrichtung der Notdurft eine Stelle mit sauberem Boden und streicht euch über Gesicht und Hände! Gott ist gnädig und verzeihend.

Almanca — Der Edle Quran

O die ihr glaubt, nähert euch nicht dem Gebet, während ihr trunken seid, bis ihr wißt, was ihr sagt, noch im Zustand der Unreinheit - es sei denn, ihr geht bloß vorbei -, bis ihr den ganzen (Körper) gewaschen habt. Und wenn ihr krank seid oder auf einer Reise oder jemand von euch vom Abort kommt oder ihr Frauen berührt habt und dann kein Wasser findet, so wendet euch dem guten Erdboden zu und streicht euch über das Gesicht und die Hände. Allah ist Allverzeihend und Allvergebend.

Almanca — M. A. Rassoul

O ihr, die ihr glaubt, nahet nicht dem Gebet, wenn ihr betrunken seid, bis ihr versteht, was ihr sprecht, noch im Zustande der Unreinheit ausgenommen als Reisende unterwegs, bis ihr den Gusl vorgenommen habt. Und wenn ihr krank seid oder euch auf einer Reise befindet oder einer von euch von der Notdurft zurückkommt, oder wenn ihr die Frauen berührt habt und kein Wasser findet, dann sucht guten (reinen) Sand und reibt euch dann Gesicht und Hände ab. Wahrlich, Allah ist Allverzeihend, Allvergebend

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr, die den Iman verinnerlicht habt! Nähert euch nicht dem rituellen Gebet , wenn ihr betrunken seid - damit ihr wißt, was ihr sagt -, auch nicht, wenn ihr dschunub seid - mit Ausnahme von Vorbeigehenden (bzw. Reisenden) , bis ihr Ghusl durchgeführt habt. Und wenn ihr krank oder auf Reisen seid oder der eine von euch von der Notdurft kommt oder ihr die Frauen (intim) berührt habt und kein Wasser finden könnt, dann sucht reine Erdoberfläche und streicht euch über eure Gesichter und Hände (bis zu den Ellbogen). Gewiß, ALLAH bleibt immer reue-annehmend, allvergebend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you who conformed to Islam: Do not engage in the act of worship while you are under the influence of intoxicants nor pray when you are spiritually unconditioned, unless you are on the road, until you have bathed. And if you are sick or on the road or have defecated or touched women and the sensation or contact stirred you to passion, and you did not find water for ablution, then metaphoric ablution be a religious rite: apply clean sand, dust or dry earth lightly to your faces and hands; Allah is ever 'Afawun (Indulgent) and Ghafurun.

Abdul Haleem

You who believe, do not come anywhere near the prayer if you are intoxicated, not until you know what you are saying; nor if you are in a state of major ritual impurity- though you may pass through the mosque- not until you have bathed; if you are ill, on a journey, have relieved yourselves, or had intercourse, and cannot find any water, then find some clean sand and wipe your faces and hands with it. God is always ready to pardon and forgive.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Approach not prayers with a mind befogged, until ye can understand all that ye say,- nor in a state of ceremonial impurity (Except when travelling on the road), until after washing your whole body. If ye are ill, or on a journey, or one of you cometh from offices of nature, or ye have been in contact with women, and ye find no water, then take for yourselves clean sand or earth, and rub therewith your faces and hands. For Allah doth blot out sins and forgive again and again.

Abul A'la Maududi

Believers! Do not draw near to the Prayer while you are intoxicated until you know what you are saying nor while you are defiled - save when you are travelling - until you have washed yourselves. If you are either ill or travelling or have satisfied a want of nature or have had contact with women and can find no water, then betake yourselves to pure earth, passing with it lightly over your face and your hands.Surely Allah is All-Relenting, All-Forgiving.

Aisha Bewley

You who have iman! do not approach the prayer when you are drunk, so that you will know what you are saying, nor in a state of major impurity – unless you are travelling – until you have washed yourselves completely. If you are ill or on a journey, or any of you have come from the lavatory or touched women, and you cannot find any water, then do tayammum with pure earth, wiping your faces and your hands. Allah is Ever-Pardoning, Ever-Forgiving.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Approach not As-Salât (the prayer) when you are in a drunken state until you know (the meaning) of what you utter, nor when you are in a state of Janâba ,(i.e. in a state of sexual impurity and have not yet taken a bath) except when travelling on the road (without enough water, or just passing through a mosque), till you wash your whole body. And if you are ill, or on a journey, or one of you comes after answering the call of nature, or you have been in contact with women (by sexual relations) and you find no water, perform Tayammum with clean earth and rub therewith your faces and hands (Tayammum)[1]. Truly, Allâh is Ever Oft-Pardoning, Oft-Forgiving.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Do not approach prayer when you are intoxicated, [not] until you know what you are saying, nor [enter mosques] in the state of ritual impurity —except while passing through— until you have washed yourselves. But if you are sick or on a journey, or any of you has come from the toilet, or you have touched women, and you cannot find water, then make your ablution on clean ground and wipe a part of your faces and your hands. Indeed Allah is all-excusing, all-forgiving.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! do not go near Prayer when you are not in full possession of your senses, until you understand all that you say (in your Prayers); nor (occupy yourselves in Prayer) when you are unclean (and under an obligation to have a bath) until you have bathed yourselves. But (you can do without a bath) when you are travelling a long way. If you are taken ill or (are) on a journey, or if one of you comes from the privy, or you have had (sexual) contact with women and you find no water (for bathing or ablution) then have recourse to pure and clean dust and wipe your faces and your hands (therewith). Indeed, Allâh is Most Benign, Great Protector.

Arthur John Arberry

O believers, draw not near to prayer when you are drunken until you know what you are saying, or defiled -- unless you are traversing a way -- until you have washed yourselves; but if you are sick, or on a journey, or if any of you comes from the privy, or you have touched women, and you can find no water, then have recourse to wholesome dust and wipe your faces and your hands; God is All-pardoning, All-forgiving.

Bijan Moeinian

O’ you who believe, do not worship God while you are intoxicated [this is the first out of four verses that gradually prohibited the intoxication] so that you know what you are saying. Nor after sexual contact without bathing. If you are sick [and can not take a bath], traveling, have relieved yourself [have urinated, passed gas or defecated] and had sex with a woman and cannot find water, then touch clean soil and wipe of your hands and face; surely God [understands, makes it easy for your and] forgives and pardons [your shortcomings.]

E. Henry Palmer

O ye who believe! approach not prayer while ye are drunk, until ye well know what ye say; nor yet while polluted,- unless ye be passing by the way,- until ye have washed yourselves. But if ye are sick, or on a journey, or one of you come from the privy, or if ye have touched a woman, and ye cannot find water, then use good surface sand and wipe your faces and your hands therewith; verily, God pardons and forgives.

Edip-Layth

O you who acknowledge, do not come near the contact prayer while you are drunk, until you know what you are saying. Nor if you have had intercourse, unless traveling, until you bathe. If you are ill, or traveling, or one of you come from the bathroom, or you had sexual contact with the women, and could not find water: then you shall seek clean soil and wipe your faces and hands. God is Pardoning, Forgiving.

George Sale

O true believer, come not to prayer when ye are drunk, until ye understand what ye say; nor when ye are polluted by emission of seed, unless ye be travelling on the road, until ye wash yourselves. But if ye be sick, or on a journey, or any of you come from easing nature, or have touched women, and find no water; take fine clean sand and rub your faces and your hands therewith; for God is merciful and inclined to forgive.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Approach not prayer while you are drunk (or mentally dull), until you know (can understand) what you are saying; nor yet while polluted - unless you are on a journey - until you have washed yourselves. But if you are sick, or on a journey, or one of you come from the toilet, or if you have touched a woman, and you cannot find water, then use clean sand (or earth) and wipe your faces and your hands therewith. Verily, Allah is Benign and Forgiving.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, do not draw near to prayer (when) you are drunken until you know what you are saying, nor (when) you are ritually unclean, (i. e. unclean through the emission of semen, or sexual discharge "in woman") except when you are traversing a way, until you have washed yourselves. And in case you are sick, or on a journey, or (in case) any of you comes from the privy, or you have had contact with women, yet you have not found water, so have recourse to good soil, (i.e. a high dry place, a mounting place) then wipe (most of) your faces and hands. Surely Allah has been Ever-Clement, Ever-Forgiving.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Draw not near unto prayer when ye are drunken, till ye know that which ye utter, nor when ye are polluted, save when journeying upon the road, till ye have bathed. And if ye be ill, or on a journey, or one of you cometh from the closet, or ye have touched women, and ye find not water, then go to high clean soil and rub your faces and your hands (therewith). Lo! Allah is Benign, Forgiving.

Mohamed Ahmed - Samira

O you who believe, do not perform your service of prayer when you are intoxicated until you are sure of what you are saying, nor when in a state of seminal pollution, until you have taken a bath, except when you are travelling. But in case you are ill or are travelling, or you have relieved yourself of nature's call, or cohabited with a woman, and cannot find water, then take wholesome dust and pass it over your face and hands: God is benign and forgiving.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! Do not attempt to pray while you are in a state of drunkenness, [but wait] until you know what you are saying; nor yet [while you are] in a state requiring total ablution, until you have bathed - except if you are travelling [and are unable to do so]. But if you are ill, or are travelling, or have just satisfied a want of nature, or have cohabited with a woman, and can find no water - then take resort to pure dust, passing [there­with] lightly over your face and your hands. Behold, God is indeed an absolver of sins, much-forgiving.

Mustafa Khattab

O believers! Do not approach prayer while intoxicated[1] until you are aware of what you say, nor in a state of ˹full˺ impurity[2]—unless you merely pass through ˹the mosque˺—until you have bathed. But if you are ill, on a journey, or have relieved yourselves, or been intimate with your wives and cannot find water, then purify yourselves with clean earth, wiping your faces and hands.[3] And Allah is Ever-Pardoning, All-Forgiving.

Progressive Muslims

O you who believe, do not come near the contact-method while you are drunk, until you know what you are saying. Nor if you have had intercourse, unless travelling, until you bathe. And if you are ill, or traveling, or one of you has excreted feces, or you had sexual contact with the women, and could not find water: then you shall make ablution with clean soil by wiping your faces and hands. God is Pardoning, Forgiving.

Sahih International

O you who have believed, do not approach prayer while you are intoxicated until you know what you are saying or in a state of janabah, except those passing through [a place of prayer], until you have washed [your whole body]. And if you are ill or on a journey or one of you comes from the place of relieving himself or you have contacted women and find no water, then seek clean earth and wipe over your faces and your hands [with it]. Indeed, Allah is ever Pardoning and Forgiving.

Sam Gerrans

O you who heed warning: approach not the duty when you are intoxicated until you understand what you say; nor when you are unclean (save passing by upon the path), until you wash. And if you were ill, or on a journey, or one of you comes from the privy, or you have lain with women, then find not water: resort to clean soil, and wipe your faces and your hands; God is pardoning and forgiving.

Shabbir Ahmed

(Those who attain belief shall promptly establish the Divine System in the community, and the Masjid would assume the role of the community center. The believers will assemble in the Masjid for prayer, and to address social welfare and community action). O You who have chosen to be graced with belief! Join not the Salat congregation if your mind is beclouded for any reason, until you understand what you utter, else you might say senseless words that disturb the assembly. Physical cleanliness contributes to moral purity. So, take a bath after ceremonial impurity. If you are traveling, or are ill, or coming from the privy, and cannot find water, take a little clean sand or earth and lightly rub your faces and hands, before entering the Masjid. (This will help you prepare psychologically for the assembly (5:6)). Allah pardons and absolves your imperfections.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Do not approach prayers (in a murky mind) intoxicated, until you can understand all that you say— Nor in a state of ceremonial impurity except when traveling on the road, until after washing your whole body; And if you are ill, or on a journey, or one of you comes from offices of nature, or you have been in contact with women, and you find no water, then take for yourselves clean sand or earth and rub with it your faces and hands. Truly, Allah is Ever-Pardoning (’Afuw) and All Forgiving (Ghafoor, again and again).

Taqi Usmani

O you who believe! Do not go near Salāh when you are intoxicated, until you know what you say, nor in a state of ‘major impurity’.,-save when you are traversing a way-until you take a bath. If you are sick, or in travel, or if one of you has come after relieving himself, or you have had contact with women, and you find no water, go for some clean dust and wipe your faces and hands (with it). Surely, Allah is Most-Pardoning, Most-Forgiving.

The Monotheist Group

O you who believe, do not come near the contact prayer while you are intoxicated, until you know what you are saying. Nor if you have had intercourse, unless traveling, until you bathe. And if you are ill, or traveling, or one of you has excreted feces, or you had sexual contact with the women, and could not find water, then you shall select from the clean soil; you shall wipe your faces and hands. God is Pardoning, Forgiving.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O les croyants! Nʹapprochez pas de la Salât alors que vous êtes ivres jusquʹà ce que vous compreniez ce que vous dites, et aussi quand vous êtes en état dʹimpureté (pollués) - à moins que vous ne soyez en voyage - jusquʹà ce que vous ayez pris un bain rituel. Si vous êtes malades ou en voyage, ou si lʹun de vous revient du lieu où il a fait ses besoins, ou si vous avez touché à des femmes et que vous ne trouviez pas dʹeau, alors recourez à une terre pure, et passez-vous-en sur vos visages et sur vos mains. Allah, en vérité, est Indulgent et Pardonneur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gelî yên ku bawerî anîne! Dema hûn serxweş bin heta hûn bizanin ka hûn çi dibêjin û dema hûn bi cenabet bin -ji bilî yê rêwî- heta hûn xwe neşon, zinhar (!) xwe nêzî nimêjê mekin. Eger hûn nexweş bin, yan rêwî bin yan yek ji we ji (avrêjê) hatibe, yan jî we dest li jinan dabe û we av bi dest nexistibe, wê çaxê bi axeke paqij teyemum bigirin; pê rû û destên xwe vemalin (mesih bikin). Bêguman Xwedê efûkar e, bexşende ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie die geloven! Nadert niet tot de salaat, terwijl jullie dronken zijn, zolang jullie niet weten wat jullie zeggen, en ook niet terwijl jullie onrein zijn -- behalve wanneer jullie onderweg voorbijkomen -- zolang jullie je niet eerst wassen. En als jullie ziek zijn of op reis of als iemand van het toilet komt of met vrouwen omgang heeft gehad en jullie vinden geen water, zoekt dan goede kale grond en wrijft jullie gezichten en handen. God is lankmoedig en vergevend.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O geloovigen! komt niet om te bidden, indien gij beschonken zijt, totdat ge zult verstaan wat gij zegt; noch wanneer gij bezoedelt zijt. Wacht, tot gij uw aangezicht gewasschen hebt, ten minste wanneer gij niet op reis zijt. Maar indien gij ziek of op reis zijt, of uwe natuurlijke behoeften hebt voldaan, of eene vrouw hebt aangeraakt, en geen water vindt, neemt dan zuiver, fijn zand en wrijft uw aangezicht en uwe handen daarmede; want God is genadig en vergevingsgezind.

Hollandaca — Siregar

O jullie die geloven, nadert niet de shalât terwijl jullie dronken zijn, totdat jullie weten wat jullie zeggen; en (ook) niet onrein (Djoenoeb), behalve degenen die er onderweg doorheen komen, totdat jullie je (ritueel) gereinigd hebben. En in het geval dat jullie nek zijn, of op reis, of jullie van het toilet komen, of jullie de vrouwen aanraken en jullie geen water vinden: doet dan de Tayammoem met schone aarde en wrijft ennee langs jullie gezichten en handen. Voorwaar, Allah is Vergevend, Vergeverisgezind.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О вы, которые уверовали! Не приближайтесь к молитве, когда вы пьяны [[Этот аят был ниспослан еще до того, как был ниспослан аят о полном запрещении опьяняющих средств.]], пока не будете понимать, что вы говорите, и (также) не (приближайтесь к молитве) оскверненными [будучи в состоянии большого осквернения] – кроме как будучи в пути [не имея воды или просто проходя через мечеть] – пока не омоетесь [пока не совершите обряда большого омовения]. А если вы больны (так, что не можете использовать воду или ее использование увеличит болезнь) или (находитесь) в дальней поездке, или кто-нибудь из вас пришел из отхожего места, или вы прикасались к женщинам [имели с ними близость] и не нашли воды, то (вместо омовения водой) совершайте обряд очищения чистой землей [таяммум] и обтирайте (ею) ваши лица и руки. Поистине, Аллах снисходительный (и) прощающий!

Rusça — Osmanov

О вы, которые уверовали! Не творите молитвы, будучи пьяными, [и ждите], пока не станете понимать то, что говорите. [Не творите молитвы] в состоянии осквернения, пока не совершите [предписанного] омовения, если только вы не находитесь в пути. Если же вы больны или же в пути, если кто-либо из вас вернулся из нужника или же имел сношение с женщиной и если вы не найдете воды, то совершайте омовение чистым мелким песком и посыпьте им ваши лица и руки [до локтей]. Воистину, Аллах - извиняющий, прощающий.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

TROENDE! Gå inte till bön om ni befinner er i omtöcknat tillstånd, (utan vänta) till dess ni vet vad ni säger. (Gör det) inte heller i ett tillstånd av stor rituell orenhet, utan skölj först hela kroppen; undantagna är de som befinner sig på resa. Om någon av er är sjuk eller befinner sig på resa eller just har förrättat sina behov eller haft beröring med kvinnor och inte finner vatten, skall han ta ren jord och stryka över ansikte och händer. Gud utplånar och förlåter mycken synd.