Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذِينَ اُو۫تُوا نَصِيبًا مِنَ الْكِتَابِ يَشْتَرُونَ الضَّلَالَةَ وَيُرِيدُونَ اَنْ تَضِلُّوا السَّبِيلَ

e lem tera ilā (e)lleƶīne ūtū neSīben mine l-kitābi yeşterūne D-Delālete ve yurīdūne en teDillū s-sebīle

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَمْe lem
2تَرَteraر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görmedin mi?
3اِلَىilā
4الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerin
5اُو۫تُواūtūا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekkendilerine verilen
6نَصِيبًاneSībenن ص بSabitlemek, yükseltmek/kurmak/tesis etmek, düşmanlık/husumetle hareket etmek, bir şeyi yere koymak, yorgun/bitkin, zorluk/sıkıntı/üzüntü çekmek, nasiba - özen göstermek, çalışmak/emek vermek, ısrarlı olmak.bir pay
7مِنَmine-tan
8الْكِتَابِl-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap-
9يَشْتَرُونَyeşterūneش ر يsatın almak/satmak/değiş tokuş etmek/satın almak, satışı sonuçlandırmak, herhangi bir şeyi vermek veya karşılığında almak, reddetmek, seçmek, tercih etmek, herhangi bir şeyi terk etmek ve başka bir şey almak, başka bir şeye el koymaksatın alıyorlar
10الضَّلَالَةَD-Delāleteض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.sapıklığı
11وَيُرِيدُونَve yurīdūneر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).ve istiyorlar
12اَنْen
13تَضِلُّواteDillūض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.sizin sapıtmanızı
14السَّبِيلَs-sebīleس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepyolu

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Görmez misin kendilerine kitaptan bir pay verilenleri? Sapıklığı satın alıyorlar ve sizi de yoldan saptırmak istiyorlar.

Adem Uğur

Kendilerine Kitap'tan nasip verilenlere baksana! Sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar!

Ahmed Hulusi

Kendilerine hakikat ilminden bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun, sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan (inancınızdan) sapmanızı arzuluyorlar.

Ahmet Tekin

Bu mükemmel kutsal kitaptaki bir kısım emir ve hükümleri uygulamakla sorumlu tutulan ehl-i kitap âlimlerini görmüyor musun? Dalâleti, bozuk düzeni, başlarına buyruk yaşamayı, kendilerine belâ olarak satın alıyorlar, sizin de doğru yoldan uzaklaşmanızı, başınıza buyruk hareket ederek dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihinizi istiyorlar.

Ahmet Varol

Kendilerine kitaptan bir nasip verilenleri görmüyor musun ki, sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

Ali Bulaç

Kendilerine kitaptan bir pay verilenlerin sapıklığı satın aldıklarını ve sizin de yolu sapıtmanızı istediklerini görmedin mi?

Ali Fikri Yavuz

Kendilerine kitabdan bir nasib verilen Yahudî âlimlerine bakmaz mısın? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

Ali Rıza Safa

Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Sapkınlığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine kitabın/Tevrat'ın bilgisi verilenlere baksana! Sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar.

Bekir Sadak

Kendilerine Kitab'dan bir pay verilenlerin sapikligi satin aldiklarini ve sizin yolu sapitmanizi istediklerini gormuyor musun?

Celal Yıldırım

Kendilerine kitaptan az-çok bir pay verilenlere bakmaz mısın ? Bunlar sapıklığı satın alıp sizin de doğru yoldan sapmanızı isterler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kendilerine kitaptan nasip verilenleri görmüyor musun? Sapkınlığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar.

Diyanet İşleri

Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

Diyanet İşleri (eski)

Kendilerine Kitap'dan bir pay verilenlerin sapıklığı satın aldıklarını ve sizin yolu sapıtmanızı istediklerini görmüyor musun?

Diyanet Vakfi

Kendilerine Kitap'tan nasip verilenlere baksana! Sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kendilerine kitaptan bir nasib verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar, sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şu kendilerine Kitap'tan pay verilmiş olanları görmüyor musun? Kendileri sapıklığı satın alıyorlar ve istiyorlar ki siz de yolu sapıtasınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bakmazmısın şu kendilerine kitabdan bir nasib verilmiş olanlara? Kendileri sapgınlığı satın alıyorlar da istiyorlar ki siz de yolu sapıtasınız

Erhan Aktaş

Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmüyor musun? Sapkınlığı satın alıyorlar. Sizi de saptırmak istiyorlar!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmüyor musun? Sapkınlığı satın alıyorlar. Sizi de saptırmak istiyorlar!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmüyor musun? Kendileri saptıkları gibi sizi de saptırmak istiyorlar!

Fizilal-il Kuran

Şu kendilerine kitaptan bir pay verdiklerimizi görmüyor musun? Bunlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar.

Gültekin Onan

Kendilerine kitaptan bir pay verilenlerin sapıklığı satın aldıklarını ve sizin de yolu sapıtmanızı istediklerini görmedin mi?

Hamdi Döndüren

Kendilerine kitaptan pay verilenleri görmedin mi? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar.

Hasan Basri Çantay

Kendilerine kitabdan (okuyup yazmakdan) bir nasıyb verilmiş olanlara bakmadın mı? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

Hasib Asutay

Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Onlar sapkınlığı satın alıyorlar ve sizin de doğru yoldan sapmanızı istiyorlar.

Hayrat Neşriyat

Kendilerine Kitab’dan (Tevrât’tan) bir nasib verilenleri (yahudileri) görmedin mi? Dalâleti (nasıl da) satın alıyorlar ve sizin de hak yoldan sapmanızı istiyorlar!

İbni Kesir

Bakmazmısın şu kendilerine kitabdan bir pay verilmiş olanlara? Kendileri sapıklığı satın aldıkları gibi sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

Mehmet Okuyan

Kitaptan kendilerine bir pay verilenleri (kitap ehlini) görmedin mi? Sapkınlığı satın alıyor ve yoldan sapmanızı istiyorlar.

Muhammed Esed

Kendilerine ilahi kelamdan bir pay verilmiş olanların şimdi onu sapıklık ile değiştirdiklerini ve sizin (de) yoldan çıkmanızı istediklerini görmüyor musunuz?

Mustafa İslamoğlu

Kendilerine vahiyden bir pay verilmiş olanların onu sapıklıkla değiştirdiklerini ve sizin de yoldan çıkmanızı istediklerini görmüyor musun?

Ömer Nasuhi Bilmen

Kendilerine kitaptan bir nâsip verilmiş olanları görmedin mi? Sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yolu sapıtmanızı istiyorlar.

Ömer Öngüt

Kendilerine kitaptan nasip verilenlere baksana! Sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

Suat Yıldırım

Baksanıza kendilerine kitaptan nasip verilenlerin yaptıklarına! Kendilerinin hidâyeti bırakıp sapıklığı satın almaları yetmiyormuş gibi, sizin de yolunuzu şaşırmanızı istiyorlar.

Süleyman Ateş

Şu kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? (Baksana onlar,) sapıklığı satın alıyorlar, istiyorlar ki, siz de yolu sapıtasınız.

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın kitabından (ondaki bilgiden) nasiplendirilmiş olanları görmedin mi? (Kitabı bırakıp) sapkınlığı satın alıyor, sizin de sapmanızı istiyorlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın Kitabı'ndan bilgi sahibi olanları görmedin mi? Sapıklığı satın alıyor, sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar.

Şaban Piriş

Kitaptan bir nasip verilen kimseleri görmüyor musun? Sapıklığı satın alıyorlar. Ve sizin yoldan sapmanızı arzu ediyorlar.

Tefhim-ul Kuran

Kendilerine kitaptan bir pay verilenlerin sapıklığı satın aldıklarını ve sizin de yolu sapıtmanızı istediklerini görmedin mi?

Ümit Şimşek

Kendilerine kitaptan bir nasip verilmiş olanları görmedin mi? Onlar sapıklığa müşteri oluyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilenlere baksana! Sapıklığı satın alıyorlar da istiyorlar ki, siz de yolu şaşırasınız.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kitabdan özlərinə pay verilmiş kəsləri görmürsənmi ki, onlar azğınlığı satın alıblar və sizi də doğru yoldan azdırmaq istəyirlər?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Məgər sən kitabdan (Tövratdan) bir pay verilmiş oəanları (yəhudi alimlərini) görmürsənmi ki, onlar zəlaləti satın alır və sizin də (doğru) yoldan azmanızı istəyirlər?

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wie seltsam sind jene Menschen, die etwas von den früheren Offenbarungen kennen, wenn sie, anstatt den rechten Weg zu beschreiten, den Irrweg gehen und beabsichtigen, auch euch irrezuführen.

Almanca — Der Edle Quran

Siehst du nicht jene, denen ein Teil der Schrift gegeben wurde? Sie erkaufen das Irregehen und wollen, daß (auch) ihr vom Weg abirrt.

Almanca — M. A. Rassoul

Hast du nicht jene gesehen, denen ein Teil der Schrift gegeben wurde? Sie erkaufen Irrtum und wünschen, daß ihr auch vom Wege abirrt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Hast du etwa nicht diejenigen gesehen, denen ein Teil der Schrift gegeben wurde, sie erkaufen sich das Irregehen und wollen, daß auch ihr irregeht?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Have you not seen O Muhammad into the irreverent disposition of those who had their share of the Book and of divine Knowledge, (Ahl al-Kitab), how they exchange the guidance of Providence to the path of righteousness for the perplexed path in the maze of error and wish you would alienate you from the purpose of Allah and err and stray from the path of righteousness!

Abdul Haleem

[Prophet], have you not considered how those who were given a share of the Scripture purchase misguidance and want you [believers], too, to lose the right path?

Abdullah Yusuf Ali

Hast thou not turned Thy vision to those who were given a portion of the Book? they traffic in error, and wish that ye should lose the right path.

Abul A'la Maududi

Have you not seen those to whom a portion of the Book was given? They purchased error for themselves, and wish that you too lose the right way?

Aisha Bewley

Do you not see those who were given a portion of the Book trading in misguidance and wanting you to be misguided from the way?

Al-Hilali & Khan

Have you not seen those who were given a portion of the book (the Jews), purchasing the wrong path, and wish that you should go astray from the Right Path.

Ali Quli Qarai

Have you not regarded those who were given a share of the Book, who purchase error and desire that you [too] should lose the way?

Amatul Rahman Omar

Have you not considered (the case of) those who were given a portion of the Scripture? They prefer to go astray and desire that you too should go astray from the right path.

Arthur John Arberry

Hast thou not regarded those who were given a share of the Book purchasing error, and desiring that you should also err from the way?

Bijan Moeinian

Have you ever noticed how those who have received only a portion of the Lord’s Book have chosen the darkness [at the cost of giving up a God pleasing way of life] and wish you were following them too? {This verse clearly applies to our modern time where the Western societies have tossed the Scriptures away, chosen a "secular" way of life and wish the Muslim follow them too. }

E. Henry Palmer

Do ye not see those who have been given a portion of the Book? they buy error, and they wish that ye may err from the way!

Edip-Layth

Did you not see those who have been given a portion of the book? They purchased straying, and they want you to stray from the path.

George Sale

Hast thou not observed those unto whom part of the scripture was delivered? They sell error, and desire that ye may wander from the right way;

Hamid S. Aziz

Do you not see those who have been given a portion of the Book? They buy error, and they wish that you may stray from the way!

Mahmoud Ghali

Have you not regarded (the ones) who were brought an assignment of the Book trading errancy, and would (like) you (also) to err from the way?

Marmaduke Pickthall

Seest thou not those unto whom a portion of the Scripture hath been given, how they purchase error, and seek to make you (Muslims) err from the right way?

Mohamed Ahmed - Samira

Have you not seen the people who were given a share of the Book, but who purchased only error, and wish that you also go astray?

Muhammad Asad

ART THOU NOT aware of those who, having been granted their share of the divine writ, now barter it away for error, and want you [too] to lose your way?

Mustafa Khattab

Have you ˹O Prophet˺ not seen those who were given a portion of the Scriptures yet trade it for misguidance and wish to see you deviate from the ˹Right˺ Path?

Progressive Muslims

Did you not see those who have been given a portion of the Scripture They purchased straying, and they want you to stray from the path.

Sahih International

Have you not seen those who were given a portion of the Scripture, purchasing error [in exchange for it] and wishing you would lose the way?

Sam Gerrans

Hast thou not considered those given a portion of the Writ, purchasing error and desiring to make you stray from the path?

Shabbir Ahmed

Have you noted those who were given a portion of the Scripture but they purchased error for petty gains. (They fell for man-made books). They desire that you do the same and thus stray from the Right Path.

Syed Vickar Ahamed

Have you not taken a look at those who were given a portion of the Book? They deal in error, and wish that you should lose the right path.

Taqi Usmani

Have you not observed those who have been given a share from the Book? They buy misguidance and wish that you (too) lose the way.

The Monotheist Group

Did you not see those who have been given a portion of the Book? They purchased straying, and they want you to stray from the path.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nʹas-tu (Muhammad) pas vu ceux qui ont reçu une partie du Livre acheter lʹégarement et chercher à ce que vous vous égariez du (droit) chemin?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

De ka li wan ên ku (Xwedê) parek ji kitêbê daye wan binêre! Wan di şûna hîdayetê de rêşaşî dikirî û wan dixwest ku hûn jî (wekî wan) riya rast û durist winda bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Heb jij niet gezien naar hen aan wie een aandeel aan het boek gegeven is, dat zij dwaling kopen en wensen dat jullie van de weg afdwalen?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hebt gij hun niet opgemerkt, onder welke een deel der schrift werd geopenbaard? Zij verkoopen dwaling en zouden u den rechten weg willen doen verlaten;

Hollandaca — Siregar

Hebt jij degenen niet gezien aan wie een gedeelte van de Schrift is gegeven? Zij verruillen (de Waarheid) voor de dwaling on willen dat jullie van de Weg afdwalen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве ты (о, Пророк) не видел тех, которым дарована часть из Писания [иудеев, у которых лишь только часть знания из настоящей Торы], как они покупают заблуждение [меняют истинный путь на заблуждение] (оставляя имеющиеся у них доводы, которые указывают на то, что Мухаммад является истинным посланником) и хотят, чтобы вы (о, верующие) сбились с дороги?

Rusça — Osmanov

Не думал ли ты [, Мухаммад,] о тех, которым была дарована часть Писания? Они отдали ее в уплату за заблуждение и [теперь] хотят сбить и вас [, о муслимы,] с истинного пути.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

HAR DU inte sett hur de som (tidigare) fått ta emot något av uppenbarelsen byter bort den mot villfarelse och vill att (också) ni far vilse.