Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah'a has kılanlar müstesnadır. Bunlar mü'minlerle beraberdirler. Allah, mü'minlere büyük bir mükafat verecektir.

اِلَّا الَّذِينَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَاعْتَصَمُوا بِاللّٰهِ وَاَخْلَصُوا دِينَهُمْ لِلّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الْمُؤْمِنِينَ وَسَوْفَ يُؤْتِ اللّٰهُ الْمُؤْمِنِينَ اَجْرًا عَظِيمًا

illā (e)lleƶīne tābū ve eSleHū ve ǎ'teSamū bi(a)llahi ve eḣleSū dīnehum li (a)llahi fe ulāike meǎ l-mu'minīne ve sevfe yu'ti (a)llahu l-mu'minīne ecran ǎZīmen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِلَّاillāancak hariçtir
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3تَابُواtābūت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.tevbe edenler
4وَاَصْلَحُواve eSleHūص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.ve uslananlar
5وَاعْتَصَمُواve ǎ'teSamūع ص مKorumak/savunmak/muhafaza etmek/sakınmak/kurtarmak, birini kötülükten güvende tutmak, engellemek/önlemek, sıkıca tutmak, resmi olarak sığınmak. İsmatun - savunma, vesayet, önleme, koruma, muhafaza, günahtan muafiyet, erdem, iffet.ve yapışanlar
6بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'a
7وَاَخْلَصُواve eḣleSūخ ل صSaf/hakiki/karışımsız/berrak olmak, güvende/emniyette/utanç veya zorluk ya da yıkımdan uzak olmak, insanların yanından çekilmek/ayrılmak, gelmek/yaklaşmak/ulaşmak, bir şeyi berrak veya saf yapmak, açıklamak/izah etmek/yorumlamak, birisiyle karşılıklı saflıkla davranmak, saf ve samimi olmak, bir şeyi veya kişiyi tamamen kendine mal etmek, saf ve samimi şekilde inanmak (ikiyüzlülükten uzak).ve yapanlar
8دِينَهُمْdīnehumد ي نİtaat/teslimiyet, kulluk/kölelik, din, yüce/yüksek/asil/şanlı rütbe/durum/hal, borç almak/kredi kullanmak, borçlanmak, borç altında olmak, borç yükümlülüğü altında olmak, borç almak/yapmak, borcu geri ödemek/tazmin etmek, onu yönetmek/idare etmek, ona sahip olmak, bir şeye alışmak/adet edinmek, tasdik/onaylama, ölüm (herkesin ödemek zorunda olduğu bir borç olduğu için), belirli bir yasa/kanun, sistem, adet/alışkanlık/iş, bir davranış/hareket tarzı/yolu, geri ödeme/tazminat.dinlerini
9لِلّٰهِli (a)llahisırf Allah için
10فَاُو۬لٰٓئِكَfe ulāikeişte onlar
11مَعَmeǎberaberdir
12الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanmü'minlerle
13وَسَوْفَve sevfeyakında
14يُؤْتِyu'tiا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekverecektir
15اللّٰهُ(a)llahuAllah da
16الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanmü'minlere
17اَجْرًاecranا ج رödül/tazminat/karşılık, hizmet için ücret/ödeme/maaş, karbir mükafat
18عَظِيمًاǎZīmenع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ancak tövbe edenler, ıslah olanlar, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerinde ihlas sahibi bulunanlar müstesna. Onlar, inananlarladır ve Allah, müminlere pek büyük bir ecir verecektir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ancak tövbe edenler, ıslah olanlar, Allahʼa sarılanlar ve Allah için dinlerinde ihlas sahibi bulunanlar müstesna. Onlar, inananlarladır ve Allah, müminlere pek büyük bir ecir verecektir.

Adem Uğur

Ancak tevbe edip hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılıp dinlerini (ibadetlerini) yalnız onun için yapanlar başkadır. İşte bunlar (gerçekte) müminlerle beraberdirler ve Allah müminlere yakında büyük mükâfat verecektir.

Ahmed Hulusi

Ancak (yanlışını idrak ederek) tövbe edenler, tutumlarını doğrultanlar, hakikatleriyle Allah'a sarılanlar, din anlayışlarını Allah için saflaştıranlar müstesna. . . Onlar iman ehli ile beraberdirler. Allah iman ehline aziym mükafat verecektir.

Ahmet Tekin

Ancak, tevbe edenler, münafıklığı terk edip Allah’a itaate yönelenler, iyi ve ıslah olanlar din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini, hallerini düzelterek, geliştirerek yaşayanlar Allah’ın emirlerine, şeriatına sımsıkı sarılarak himayesine sığınanlar, Allah için dinlerine, samimi olarak bağlananlar, işte bunlar mü’minlerle beraberdir. Allah mü’minlere büyük mükâfat verecektir.

Ahmet Varol

Ancak tevbe edip durumlarını düzelten, Allah'a sarılan ve dinlerini Allah için halis kılanlar müstesnadırlar. Bunlar mü'minlerle birliktedirler. Allah mü'minlere büyük bir ecir verecektir.

Ali Bulaç

Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için (halis) kılanlar başka; işte onlar mü'minlerle beraberdirler. Allah mü'minlere büyük bir ecir verecektir.

Ali Fikri Yavuz

Ancak yaptıklarından tevbe edip hallerini düzeltenler ve Allah’a (dinine) sarılıp dinlerini (ibadetlerini) Allah için hâlis kılanlar müstesna... Çünkü bunlar mü’minlerle beraberdirler. Mü’minlere ise, Allah pek büyük bir mükafât verecektir.

Ali Rıza Safa

Pişmanlık gösterenler, durumlarını düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve dinini yalnızca Allah'a özgüleyenler başkadır. İşte onlar, inananlarla birliktedir. Ve Allah, inananlara, yakında büyük bir ödül verecektir.

Bayraktar Bayraklı

Ancak tövbe edenler, hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar, dinlerini sadece Allah'a tahsis edenler; işte bunlar müminlerle beraberdirler ve Allah ileride bütün müminlere büyük ödülverecektir.

Bekir Sadak

Ancak tevbe edenler, nefislerini islah edenler, Allah'in Kitap'ina sarilanlar ve dinlerine Allah icin candan baglananlar mustesnadir. Onlar inananlarla beraberdirler. Allah muminlere buyuk ecir verecektir.

Celal Yıldırım

Ancak tevbe edip durumlarını (düşünce ve davranışlarını) düzeltip Allah'a sarılanlar ve dinlerini gösterişten uzak, Allah için katıksız ve saf tutanlar müstesna... İşte bunlar mü'minlerle beraberdirler, mü'minlere ise Allah büyük mükâfat verecektir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ancak tövbe edip hallerini düzeltenler, Allah’a sımsıkı bağlanıp dinlerini yalnızca O’na özgü kılanlar başkadır. İşte bunlar müminlerle beraberdirler ve Allah müminlere ileride büyük bir mükâfat verecektir.

Diyanet İşleri

Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah'a has kılanlar müstesnadır. Bunlar mü'minlerle beraberdirler. Allah, mü'minlere büyük bir mükafat verecektir.

Diyanet İşleri (eski)

Ancak tevbe edenler, nefislerini ıslah edenler, Allah'ın Kitap'ına sarılanlar ve dinlerine Allah için candan bağlananlar müstesnadır. Onlar inananlarla beraberdirler. Allah müminlere büyük ecir verecektir.

Diyanet Vakfi

Ancak tevbe edip hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılıp dinlerini (ibadetlerini) yalnız onun için yapanlar başkadır. İşte bunlar (gerçekte) müminlerle beraberdirler ve Allah müminlere yakında büyük mükâfat verecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerine samimi olarak bağlananlar müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdirler. Allah, müminlere büyük bir mükafat verecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak tevbe edip durumlarını düzelten, Allah'a sarılıp dinlerini Allah için samimi kılan kimseler müstesna, çünkü bunlar müminlerle beraberdir. Müminlere ise Allah büyük bir mükafat verecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak tevbe edib hallerini düzelten ve Allaha sarılıb dinlerini Allah için halıs kılan kimseler müstesna, çünkü bunlar mü'minlerle beraberdir, mü'minlere ise Allah azim bir ecir verecektir

Erhan Aktaş

Ancak tevbe edip, kendilerini düzeltenler, Allah'ın buyruklarına sımsıkı sarılanlar, dinlerini yalnızca Allah'a has kılanlar hariç. İşte bunlar, Mü'minlerle beraberdirler. Allah, zamanı geldiğinde, Mü'minlere büyük bir ödül verecektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak tevbe edip, kendilerini düzeltenler, Allah'ın buyruklarına sımsıkı sarılanlar, dinlerini yalnızca Allah'a has kılanlar hariç. İşte bunlar, Mü'minlerle beraberdirler. Allah, zamanı geldiğinde, Mü'minlere büyük bir ödül verecektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak tövbe edip, kendilerini düzeltenler, Allah'ın buyruklarına sımsıkı sarılanlar, dinlerini yalnızca Allah'a has kılanlar hariç. İşte bunlar, mü'minlerle beraberdirler. Allah, zamanı geldiğinde, mü'minlere büyük bir ödül verecektir.

Fizilal-il Kuran

Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'ın ipine sarılanlar, sırf Allah'a bağlananlar bir dindarlığı benimseyenler işte bunlar, müminlerle beraberdirler. Allah ilerde müminlere büyük bir mükafat verecektir.

Gültekin Onan

Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Tanrı'ya sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Tanrı için (halis) kılanlar başka; işte onlar inançlılarla beraberdirler. Tanrı inançlılara büyük bir ecir verecektir.

Hamdi Döndüren

Ancak tevbe edenler, durumunu düzeltenler, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve Allah için dinlerine samimi olarak bağlananlar bunun dışındadır. İşte bunlar mü’minlerle beraberdir. Allah mü’minlere büyük bir mükâfat verecektir.

Hasan Basri Çantay

Ancak (etdiklerine peşiman olarak) tevbe edenler, (hallerini) düzeltenler, Allaha sımsıkı sarılanlar, dinlerinde Allah için halis (ve samimi) bulunanlar başka. Çünkü bunlar mü'minlerle beraberdirler, mü'minlere Allah çok büyük bir ecir verecekdir.

Hasib Asutay

Ancak tevbe edip durumlarını düzeltenler, Allah'a sımsıkı bağlananlar ve dinlerini yalnızca Allah'a has kılanlar başkadır. İşte bunlar müminlerle beraberdirler. Allah müminlere büyük bir mükâfat verecektir.

Hayrat Neşriyat

Ancak tevbe edip (hâllerini) ıslâh edenler ve Allah’a (O’nun dînine) sımsıkı sarılıp dinlerinde (ibâdetlerinde yalnız) Allah için samîmî olanlar müstesnâ; işte onlar mü’minlerle berâberdir. Ve Allah, mü’minlere ileride (pek) büyük bir mükâfât verecektir.

İbni Kesir

Ancak tevbe edenler, ıslah olanlar, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerine bağlananlar müstenadır. Onlar, mü'minlerle beraberdirler. Allah, mü'minlere büyük bir mükafat vercektir.

Mehmet Okuyan

Ancak tevbe edip kendilerini düzeltenler, Allah(ın kitabın)a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini yalnızca Allah'a özgü kılanlar var ya, işte bunlar, müminlerle beraberdir. Allah müminlere ileride büyük bir ödül verecektir.

Muhammed Esed

Ancak tevbe edenler, dürüst ve erdemlice yaşayanlar, Allaha sımsıkı sarılanlar ve yalnız Ona yürekten inanıp bağlananlar hariç: Zira bunlar müminlerle birlikte olacaklardır ve zamanı geldiğinde Allah bütün müminlere büyük bir mükafat bahşedecektir.

Mustafa İslamoğlu

Ne ki tevbe edenler, gidişatını düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve Allah'a itaatte samimi olanlar hariç; işte bunlar mü'minlerle birlikte olacaklar ve zamanı geldiğinde Allah mü'minlere muhteşem bir ödül verecek.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ancak o kimseler ki, tövbe ettiler ve hallerini ıslahta bulundular ve Allah Teâlâ'ya iltica ediverdiler ve dinlerini Allah için halisane kıldılar, onlar müstesna. İşte onlar mü'minler ile beraberdirler. Mü'minlere ise Allah Teâlâ elbette pek büyük mükâfaat verecektir.

Ömer Öngüt

Ancak tevbe edenler, nefislerini ıslah edenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve dinlerinde Allah için ihlâs sahibi olanlar muratlarına erenlerdir. İşte bunlar müminlerle beraberdirler. Allah yakında müminlere büyük bir mükâfat verecektir.

Suat Yıldırım

Ancak tövbe edip hallerini düzeltenler ve Allah’a sımsıkı sarılanlar ve bütün samimiyetleriyle sırf Allah’a itaat edenler müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdir. Allah müminlere de büyük mükâfat verecektir.

Süleyman Ateş

Ancak tevbe edenler, uslananlar, Allah'a yapışanlar ve dinlerini sırf Allah için yapanlar (yalnız O'na tapanlar), işte onlar mü'minlerle beraberdir; Allah da yakında mü'minlere büyük bir mükafat verecektir.

Süleymaniye Vakfı

Ama tövbe eden /dönüş yapan, kendilerini düzelten, Allah'a sarılan ve dinlerini Allah için saf ve katıksız olarak yaşayanlar başka. Onlar, müminlerle beraberdirler. Allah, müminlere büyük bir ödül verecektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ama dönüş (tevbe) yapan, kendilerini düzelten, Allah'a sarılan ve dinini sadece Allah'a has kılanlar başka. Onlar, inanıp güvenenlerle beraberdirler. Allah, inanıp güvenenlere büyük bir ödül verecektir.

Şaban Piriş

Ancak, tevbe edenler, hallerini düzeltip, Allah'a bağlananlar ve dinlerini Allah için arındıranlar, işte onlar müminlerle beraberdir. Allah, müminlere büyük bir mükafat verecektir.

Tefhim-ul Kuran

Ancak tevbe edenler, ıslah edenler, Allah'a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini katıksız olarak Allah için (halis) kılanlar başka; işte onlar mü'minlerle beraberdirler. Allah, mü'minlere büyük bir ecir verecektir.

Ümit Şimşek

Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'ın buyruklarına sımsıkı sarılanlar ve tam bir içtenlikle iman ve ibadetlerini Allah'a yöneltenler müstesnadır. Onlar mü'minlerle beraberdirler; Allah ise mü'minlere pek büyük bir ödül verecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ancak tövbe edip hallerini düzelterek Allah'a yapışan ve dinlerini samimiyetle Allah'a özgüleyenler müstesnadır. İşte böyleleri, müminlerle beraber olacaktır. Ve Allah, müminlere yakında çok büyük bir ödül verecektir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Tövbə edənlər, əməllərini islah edənlər, Allahdan möhkəm yapışanlar və öz dinlərini Allaha məxsus edənlər istisnadır. Bunlar möminlərlə birgə olacaqlar. Möminlərə isə Allah böyük mükafat verəcəkdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Tövbə edənlər, özlərini islah edib düzəldənlər, Allahdan möhkəm yapışanlar və Allah qarşısında dinini (eʼtiqadını) təmizləyənlər müstəsnadır. Çünki onlar möʼminlərə bərabərdirlər. Möʼminlərə isə Allah böyük mükafat verəcəkdir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ausgenommen sind die von ihnen, die bereuen, Gutes tun, sich auf Gott allein stützen und es mit dem Glauben ehrlich meinen. Sie sind es, die zu den Gläubigen zählen, und Gott wird ihnen einen sehr hohen Lohn gewähren.

Almanca — Der Edle Quran

- ausgenommen diejenigen, die bereuen und verbessern und an Allah festhalten und ihre Religion aufrichtig für Allah ausüben; jene werden mit den Gläubigen sein. Und Allah wird den Gläubigen großartigen Lohn geben.

Almanca — M. A. Rassoul

außer jenen, die es bereut haben und sich bessern und zu Allah Zuflucht nehmen und die sich mit ihrem Glauben nur an Allah richten. Diese gehören also zu den Gläubigen. Und Allah wird den Gläubigen einen gewaltigen Lohn geben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ausgenommen sind diejenigen, die bereut, es korrigiert, sich an ALLAH fest gehalten und ihren Din für ALLAH aufrichtig praktiziert haben, diese sind mit den Mumin. ALLAH wird den Mumin eine übergroße Belohnung zuteil werden lassen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But such a misfortune would be cancelled in favour of those who repent, amend and declare the truth and turn their minds to Allah and choose to be under His tutelage and faithfully conform to Allah's system of faith and worship. Such persons, shall Allah include in the circle of those whose hearts have been touched with the divine hand, and Allah shall requite the faithful who are firm in fidelity and allegiance to Him a great reward.

Abdul Haleem

Not so those who repent, mend their ways, hold fast to God, and devote their religion entirely to Him: these will be joined with the believers, and God will give the believers a mighty reward.

Abdullah Yusuf Ali

Except for those who repent, mend (their lives) hold fast to Allah, and purify their religion as in Allah's sight: if so they will be (numbered) with the believers. And soon will Allah grant to the believers a reward of immense value.

Abul A'la Maududi

except those who re-pent and mend their ways and hold fast to Allah and make their faith exclusive to Allah. Those people shall be numbered with the believers and Allah will certainly bestow on the believers a great reward.

Aisha Bewley

except those who make tawba and put things right and hold fast to Allah and dedicate their deen to Allah alone; they are with the muminun. Allah will give the muminun an immense reward.

Al-Hilali & Khan

Except those who repent (from hypocrisy), do righteous good deeds, hold fast to Allâh, and purify their religion for Allâh (by worshipping none but Allâh, and do good for Allâh’s sake only, not to show off), then they will be with the believers. And Allâh will grant the believers a great reward.

Ali Quli Qarai

except for those who repent and reform, and hold fast to Allah and dedicate their religion [exclusively] to Allah. Those are with the faithful, and soon Allah will give the faithful a great reward.

Amatul Rahman Omar

Yet such of these (- hypocrites) who turn with sincere repentance and amend (themselves) and hold fast to Allâh and become sincere in their allegiance to Allâh, it is these who are with the believers and Allâh will soon grant these believers a great reward.

Arthur John Arberry

save such as repent, and make amends, and hold fast to God, and make their religion sincerely God's; those are with the believers, and God will certainly give the believers a mighty wage.

Bijan Moeinian

Except those of them who sincerely repent, improve their situation, hold fast to God and stick with their religion. Then God will count them among the believers and the believers are entitled to a great reward.

E. Henry Palmer

Save those who turn again, and do right, and take tight hold on God, and are sincere in religion to God; these are with the believers, and God will give to the believers mighty hire.

Edip-Layth

As for those who repent, amend, hold fast to God, and devote their system to God; these will be with those who acknowledge. God will grant those who acknowledge a great reward.

George Sale

But they who repent and amend, and adhere firmly unto God, and approve the sincerity of their religion to God, they shall be numbered with the faithful; and God will surely give the faithful a great reward.

Hamid S. Aziz

Save those who repent, and do right, and take tight hold on Allah, and are sincere in religion for (or purify religion for) Allah; these are with the believers, and Allah will give to the believers mighty reward.

Mahmoud Ghali

Except the ones who repent, and act righteously, and adhere firmly to Allah, and make their religion faithful to Allah; so, those are with the believers, and Allah will eventually bring the believers a magnificent reward.

Marmaduke Pickthall

Save those who repent and amend and hold fast to Allah and make their religion pure for Allah (only). Those are with the believers. And Allah will bestow on the believers an immense reward.

Mohamed Ahmed - Samira

But those who repent and amend, and hold firmly to God, and are sincere and wholly obedient to God, are surely with the faithful; and God will bestow on the faithful a great reward.

Muhammad Asad

But excepted shall be they who repent, and live righteously, and hold fast unto God, and grow sincere in their faith in God alone: for these shall be one with the believers - and in time God will grant to all believers a mighty reward.

Mustafa Khattab

except those who repent, mend their ways, hold fast to Allah, and are sincere in their devotion to Allah; they will be with the believers. And Allah will grant the believers a great reward.

Progressive Muslims

Except those who repent, and amend, and hold fast to God, and purify their system to God; then these will be with the believers. And God will grant the believers a great reward.

Sahih International

Except for those who repent, correct themselves, hold fast to Allah, and are sincere in their religion for Allah , for those will be with the believers. And Allah is going to give the believers a great reward.

Sam Gerrans

Save those who repent, and make right, and hold fast to God, and are sincere in their doctrine to God; those are with the believers, and God will give the believers a great reward.

Shabbir Ahmed

Except those who repent by returning to the Right Path and make amends and hold fast to Allah's Guidance in all sincerity. Those are with the believers. Allah will soon grant the believers a reward of immense value.

Syed Vickar Ahamed

Except for those who repent, do righteous and good deeds, mend (their life), hold fast to Allah, and purify their religion as in Allah’s sight: If so they will be (included) with the believers. And soon will Allah grant to the believers a reward of great value.

Taqi Usmani

- except those who repent and correct themselves and hold on to Allah and make their Faith pure for Allah. So, those are with the believers, and Allah will give the believers a great reward.

The Monotheist Group

Except those who repent, and amend, and hold fast to God, and are loyal in their system to God; then these will be with the believers. And God will give the believers a great recompense.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

sauf ceux qui se repentent, sʹamendent, sʹattachent fermement à Allah, et Lui vouent une foi exclusive. Ceux-là seront avec les croyants. Et Allah donnera aux croyants une énorme récompense.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Lê belê ewên ku poşman bûne, xwe sererast kirine, xwe ji dil bi Xweda ve girtine û tenê ji Xwedê re îbadetên xwe kirine, vêca ha ew (roja qiyametê) digel bawermendan in û Xwedê dê xelateke mezin bide bawermendan.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

behalve voor hen die berouw tonen, zich beteren, zich aan God vasthouden en hun godsdienst geheel aan God wijden; zij zijn het die bij de gelovigen horen en God zal de gelovigen een geweldig loon geven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar zij, die berouw gevoelen en zich bekeeren, en zich vast aan God gehecht hebben, en de oprechtheid van hun geloof aan God zullen bewijzen, zullen onder de geloovigen geteld worden, en God zal den geloovigen zekerlijk eene groote belooning toekennen.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

кроме тех, которые покаялись (перед Аллахом) [оставили неверие лицемерия] и исправили (те злодеяния, которые они совершали скрытно и явно), и ухватились за (веру и Закон) Аллаха и сделали свою веру исключительным только ради Аллаха [поклонялись и служили только Аллаху, и только ради Его довольства]! Вот такие – (вместе) с верующими (в этом мире и в Вечной жизни), и (ведь) Аллах одарит верующих великой наградой!