Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.

وَلَنْ تَسْتَطِيعُوا اَنْ تَعْدِلُوا بَيْنَ النِّسَاءِ وَلَوْ حَرَصْتُمْ فَلَا تَمِيلُوا كُلَّ الْمَيْلِ فَتَذَرُوهَا كَالْمُعَلَّقَةِ وَاِنْ تُصْلِحُوا وَتَتَّقُوا فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ غَفُورًا رَحِيمًا

ve len testeTīǔ en teǎ'dilū beyne n-nisā'i ve lev HaraStum fe lā temīlū kulle l-meyli fe teƶerūhā ke l-muǎlleḳati ve in tuSliHū ve tetteḳū fe inne (a)llahe kāne ğafūran raHīmān

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَنْve len
2تَسْتَطِيعُواtesteTīǔط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.ve yapamazsınız
3اَنْen
4تَعْدِلُواteǎ'dilūع د لAdil ve hakkaniyetli davranmak, eşitlik ve orantıyla hareket etmek, uygun şekilde düzenlemek, göreli büyüklüğe göre ayarlamak, adaleti tesis etmek, eşit tutmak, eşdeğer ödemek, doğru şekilde düzenlemek, düzeltmek, doğru yoldan sapmak, yan çizmek, yoldan çıkmak. adlun - adalet, hakkaniyet, doğruluk, karşılık, fidye, eşdeğer, tazminat, onun yerine.(tam) adalet
5بَيْنَbeyneب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinarasında
6النِّسَاءِn-nisā'iن س وKadınlar. Bu kelimenin tekil hali yoktur.kadınlar
7وَلَوْve levne kadar
8حَرَصْتُمْHaraStumح ر صŞiddetle/hevesle/güçlü bir şekilde/açgözlülükle arzu etmek, tamah etmek, bir şeyi arzulamak, bir şeyi aşırı veya ölçüsüz ya da suçlu bir şekilde istemek, çabalamak veya emek vermek, kendini zorlamak, bir şeyi elde etmek/ulaşmak/edinmek için olağanüstü çaba göstermek, aşırı endişeli veya dikkatli ve korkulu olmak, bir kişiye aşırı merhametli veya şefkatli olmak, bir şeye sürekli veya sebatla kendini adamak. Bir şeyi yırtmak veya yarıp ayırmak, yüzeysel bir kısmı veya kabuğu ya da dış tabakayı sıyırmak/kazımak/sürtüp çıkarmak/aşındırmak/kaldırmak, bir şeyi döverek içinde delikler açmak.isteseniz de
9فَلَاfe lā
10تَمِيلُواtemīlūم ي لEğilmek veya yaslanmak, meyletmek/eğilim göstermek, sapmak/yön değiştirmek, bir kişiye uyum sağlamak/yardım etmek, bir kişiye sevgi göstermek, birine haksızlık yapmak, bir kişiye düşmanca davranmak, iki şey arasında kararsız kalmak veya gidip gelmek.öyle ise meylemeyin
11كُلَّkulleك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetli(birine) tamamen
12الْمَيْلِl-meyliم ي لEğilmek veya yaslanmak, meyletmek/eğilim göstermek, sapmak/yön değiştirmek, bir kişiye uyum sağlamak/yardım etmek, bir kişiye sevgi göstermek, birine haksızlık yapmak, bir kişiye düşmanca davranmak, iki şey arasında kararsız kalmak veya gidip gelmek.yönelişle
13فَتَذَرُوهَاfe teƶerūhāو ذ رTerk etmek/vazgeçmek/ihmal etmek, üzerine düşmek, yaralamak, dilimlere ayırmak, izin vermek, vazgeçmekötekini bırakmayın
14كَالْمُعَلَّقَةِke l-muǎlleḳatiع ل قBağlanmak, yapışmak, sevmek, sülük gibi yapışmak, bir bağı olmak, tutunmak, sıkıca tutmak, ait olmak, yakalamak, ilgilendirmek, sevgiyle bağlanmak, asmak, bir şeyi bağlamak, yarılmak, kan pıhtısı, üreme hücresi, döllenmiş dişi yumurta. Alqun/ilqun - değerli şey. Alaqatun - gerçek aşk, bağlılık. İlaqatun - sevgi, şefkat.askıda (kocasızmış) gibi
15وَاِنْve ineğer
16تُصْلِحُواtuSliHūص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.arayı düzeltir
17وَتَتَّقُواve tetteḳūو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişisakınırsanız
18فَاِنَّfe inneşüphesiz
19اللّٰهَ(a)llaheAllah
20كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
21غَفُورًاğafūranغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemeküstünü örtendir
22رَحِيمًاraHīmānر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.esirgeyendir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kadınlar arasında adâletle muâmele etmeyi ne kadar isteseniz, bu hususa ne kadar düşseniz imkân yok, yapamazsınız, adâletle muâmele edemezsiniz. Hiç olmazsa onların birine tamamıyla meyledip öbürünü muallâktaymış gibi bir vaziyete düşürmeyin, uzlaşır ve sakınırsanız şüphe yok ki Allah, suçları örter rahîmdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kadınlar arasında adâletle muâmele etmeyi ne kadar isteseniz, bu hususa ne kadar düşseniz imkân yok, yapamazsınız, adâletle muâmele edemezsiniz. Hiç olmazsa onların birine tamamıyla meyledip öbürünü muallâktaymış gibi bir vaziyete düşürmeyin, uzlaşır ve sakınırsanız şüphe yok ki Allah, suçları örter rahîmdir.

Adem Uğur

Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz; bâri birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

Ahmed Hulusi

Ne kadar isterseniz isteyin eşleriniz arasında adaletli davranamazsınız! (Hiç olmazsa) birine aşırı ilgi gösterirken diğerlerini boşlukta bırakmayın! Eğer aralarında adaletle davranır ve de korunursanız, muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ahmet Tekin

Üzerine düşüp uğraşsanız da, kadınlar arasında âdil davranmaya asla gücünüz yetmez. Aman ha, birisine tamamen kapılıp da, diğerini askıya alınmış gibi, ortada bırakmayın. Böyle durumlarda, bozulan aile dirliğini ve düzenini sağlar, din ve dünya işlerinizi, sosyal ilişkilerinizi düzeltir, geliştirir, Allah’a sığınır, emirlerine yapışır, günahlardan arınıp, azaptan korunur, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olursanız, Allah sizi koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.

Ahmet Varol

Çok isteseniz de kadınlar arasında adaletli davranmaya güç yetiremezsiniz. Şu halde bütünüyle birine yönelip de diğerini öyle askıdaymış gibi bırakmayın. [23] Eğer arayı düzeltir ve kötülüklerden sakınırsanız şüphesiz Allah çok baışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Ali Bulaç

Kadınlar arasında adaleti sağlamaya -ne kadar özen gösterseniz de- güç yetiremezsiniz. Öyleyse, büsbütün (birine) eğilim (sevgi ve ilgi) gösterip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Fikri Yavuz

Kadınlar (ınız) arasında sevgide eşitlik yapmağa hırs gösterseniz bile, asla buna gücünüz yetmez. O halde büsbütün birine meyledip diğerlerini (ne kocalı, ne de kocasız) askıda kalmış gibi bırakmayın. Eğer nefsinizi düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız gerçekten Allah günahlarınızı çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Ali Rıza Safa

Ne denli uğraşsanız da kadınlar arasında adaleti sağlamayı asla başaramazsınız. Öyleyse tümüyle birine ilgi gösterip, diğerini boşlukta gibi bırakmayın. Arayı düzeltir ve sorumluluk bilinci taşırsanız, kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında tam adalet yapamazsınız. Öyleyse, birine tamamen meyledip ötekini askıda kocasızmış gibi bırakmayınız. Eğer arayı düzeltir, sakınırsanız, Allah bağışlayandır; merhamet edendir.

Bekir Sadak

Adil hareket etmeye ne kadar ugrassaniz, kadinlar arasinda esitlik yapamayacaksiniz, bari bir tarafa kalben tamamen meyletmeyin ki digerini askidaymis gibi birakmis olmayasiniz. Isleri duzeltir ve haksizliktan sakinirsaniz bilin ki Allah suphesiz bagislar ve merhamet eder.

Celal Yıldırım

Kadınlar arasında ne kadar âdil davranmak isteseniz de elbette (buna) güç getiremezsiniz. 0 halde büsbütün (birine) meyledip (diğerini) askıdaymış gibi bırakmayın ve eğer arayı düzeltir (inat, bencillik ve haksızlıktan) sakınırsanız, şüphesiz ki Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ne kadar üzerine düşseniz de kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz; bari birine büsbütün kapılıp da diğerini askıda imiş gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a itaatsizlikten sakınırsanız bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, engin rahmet sahibidir.

Diyanet İşleri

Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.

Diyanet İşleri (eski)

Adil hareket etmeye ne kadar uğraşsanız, kadınlar arasında eşitlik yapamayacaksınız, bari bir tarafa kalben tamamen meyletmeyin ki diğerini askıdaymış gibi bırakmış olmayasınız. İşleri düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız bilin ki Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.

Diyanet Vakfi

Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz; bâri birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, günahtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kadınlarınız arasında her yönden adaletli davranmaya ne kadar uğraşsanız buna güç yetiremezsiniz. Bari birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan korunursanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kadınlarınız arasında her yönden adaletli davranmaya ne kadar uğraşsanız yine güç yetiremezsiniz. Bari birisine büsbütün meyledip de ötekini askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız şüphesiz Allah bağışlar ve merhamet eder.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kadınlarınız arasında her veçhile adil davranmıya ne kadar hırs besleseniz yine muktedir olamazsınız, bari büsbütün meyledib de ötekini askıda kalmış gibi bırakmayın, ve eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan korunursanız şüphe yokki Allah gafur, rahim bulunuyor

Erhan Aktaş

Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında tam anlamı ile adaletli olmaya kesinlikle güç yetiremezsiniz. O halde, anlaşmazlığı çözümsüz hale getirip, onları yüzüstü bırakmayın. Eğer, arayı düzelterek, takvalı davranırsanız kuşkusuz ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında tam anlamı ile adaletli olmaya kesinlikle güç yetiremezsiniz. O halde, anlaşmazlığı çözümsüz hale getirip, onları yüzüstü bırakmayın. Eğer, arayı düzelterek, takvalı davranırsanız kuşkusuz ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ne kadar isteseniz de kadınlarınız arasında tam anlamı ile adaletli olmaya kesinlikle güç yetiremezsiniz. O halde, anlaşmazlığı çözümsüz hale getirip, onları yüzüstü bırakmayın. Eğer, arayı düzelterek, takvalı davranırsanız kuşkusuz ki Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Fizilal-il Kuran

Ne kadar özen gösterseniz de eşleriniz arasında adaleti sağlayamayacaksınız. O halde birine iyice tutulup öbürünü ortada bırakmayınız. Eğer barışır Allah'tan korkarsanız, hiç kuşkusuz Allah affedicidir ve merhametlidir.

Gültekin Onan

Kadınlar arasında adaleti sağlamaya -ne kadar özen gösterseniz de- güç yetiremezsiniz. Öyleyse, büsbütün (birine) eğilim (sevi ve ilgi) gösterip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve sakınırsanız, şüphesiz, Tanrı, bağışlayandır, esirgeyendir.

Hamdi Döndüren

Ne kadar isteseniz de, kadınlar arasında adaleti sağlamaya asla güç yetiremezsiniz. Öyleyse birine büsbütün yönelip de diğerini (kocasızmış gibi) askıda bırakmayın. Eğer durumunuzu düzeltir ve Allah’tan korkarsanız, (bilin ki) Allah, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Hasan Basri Çantay

Kadınlar arasında adalet (ve müsavatı tatbik) etmenize ne kadar hırs gösterseniz, asla güc yetiremezsiniz. Bari (birine) büsbütün meyledib de ötekini (ne dul, ne kocalı bir durumda) askılı gibi bırakmayın. Eğer (nefsinizi) İslah eder, (haksızlıkdan) sakınırsanız şübhe yok ki Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

Hasib Asutay

(Ey müminler!) Üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz; bari birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın. (54) Eğer arayı düzeltir, günâhtan sakınırsanız Allah şüphesiz çok bağışlayan ve çok esirgeyendir. (54. Birden fazla kadınla evli bulunan erkek, eşleri arasında eşit ve âdil davranmak mecburiyetindedir. Beraber kalma müddeti, mesken, giyim, yiyecek ve diğer imkânları örnek olarak söylenebilir. Fakat kalbi sevgi bunun dışındadır. Çünkü kişinin iki eşini aynı derecede sevmesi insan tabiatına aykırı olduğu için mümkün değildir.)

Hayrat Neşriyat

Ve ne kadar hırs da gösterseniz, kadınlar arasında adâletli olmaya aslâ güç yetiremezsiniz; öyleyse (birisine) büsbütün meylederek yönelip de onu (diğerini) askıda kalmış gibi (ne kocalı, ne kocasız bir hâlde) bırakmayın! Fakat (aralarında haksız davranışlarınızı) düzeltir ve (geçimsizlikten) sakınırsanız, artık şübhe yok ki Allah, Gafûr(çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.

İbni Kesir

Ne kadar isteseniz; yine de kadınlar arasında adalet yapamazsınız. Bari bir tarafa tamamen meyletmeyin ki; öbürünü askıdaymış gibi bırakmayasınız. Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız; şüphesiz ki Allah; Gafur, Rahim olandır.

Mehmet Okuyan

Ne kadar uğraşsanız da kadınlar arasında adil davranmaya asla güç yetiremezsiniz; (bu durumda eşlerinizin birisine) tamamen yönelip (diğerini) askıdaymış gibi bırakmayın! Kendinizi düzeltir ve takvâlı (duyarlı) davranırsanız, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Muhammed Esed

Ne kadar isteseniz de eşlerinize adaletle davranmak elinizde değildir. Dolayısıyla diğerlerini dışlayarak ve onları kocası hem var hem de yokmuş gibi bir durumda bırakarak (içlerinden sadece) birine yönelmeyin. Ancak her şeyi yoluna koyar ve Ona karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursanız, bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.

Mustafa İslamoğlu

Ne kadar arzu etseniz de, eşleriniz arasında adaleti tam gerçekleştiremeyeceksiniz. Hiç değilse, sadece birine yönelerek diğerini boşluktaymış gibi bırakıp dışlamayın. Eğer arayı bulur ve sorumlu davranırsanız, iyi bilin ki Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir rahmet kaynağıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kadınlar arasında adâlette bulunmanıza ne kadar arzukeş olsanız da asla muktedir olamazsınız, artık birine büsbütün meyl ile temayül edip de ötekini asıklı gibi bırakmayınız. Ve eğer ıslah eder ve sakınırsanız şüphe yok ki Allah Teâlâ gafûrdur, rahîmdir.

Ömer Öngüt

Ne kadar isterseniz, yine de kadınlar arasında adalet yapamazsınız. Bari bir tarafa tamamen meyletmeyin ki; o birini askıdaymış gibi bırakmış olmayasınız. Eğer arayı düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.

Suat Yıldırım

Ey kocalar! bütün benliğinizle isteseniz dahi eşleriniz arasında tam adaleti sağlayamazsınız. Öyleyse bir tarafa büsbütün gönlünüzü kaptırıp da öbürünü kocasızmış gibi bir vaziyette bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, işlerinizi iyileştirir ve haksızlıktan sakınırsanız, unutmayın ki Allah gafurdur, rahîmdir (affı ve merhameti boldur).

Süleyman Ateş

Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında (tam) adalet yapamazsınız. Öyle ise (birine) tamamen yönelip ötekini askıda (kocasızmış) gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir, sakınırsanız, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

Ne kadar isteseniz de eşleriniz arasında adaleti sağlamaya güç yetiremezsiniz. Öyleyse bir tarafa büsbütün meyledip diğerini askıda bırakmayın. Eğer uzlaşır ve yanlış yapmaktan sakınırsanız (bilin ki) Allah daima bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çok kararlı olsanız bile kadınlar arasında adil davranmaya güç yetiremezsiniz. Öyleyse bir tarafa büsbütün meyledip diğerini ortada bırakmayın. Eğer uzlaşır ve Allah'tan çekinerek kendinizi korursanız bilin ki Allah, bağışlar ve ikramda bulunur.

Şaban Piriş

Kadınlarınız arasında sevgide eşitlik yapmaya hırs gösterseniz bile, asla buna gücünüz yetmez. O halde büsbütün birine meyledip diğerlerini askıda kalmış gibi bırakmayın eğer nefsinizi düzeltip ve haksızlıktan sakınırsanız gerçekten Allah, affedici ve merhametlidir.

Tefhim-ul Kuran

Kadınlar arasında adaleti sağlamaya -ne kadar özen gösterseniz de- güç yetiremezsiniz. Öyleyse, büsbütün (birine) eğilim (sevgi ve ilgi) gösterip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ümit Şimşek

Ne kadar isteseniz, kadınlar arasında tam bir adalet sağlayamazsınız; bari tamamen birine meyledip de diğerini ortada bırakmayın. Eğer durumunuzu düzeltir ve haksızlıktan sakınırsanız, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Tutkunluk derecesinde isteseniz de kadınlar arasında adaleti sağlamaya asla güç yetiremezsiniz. O halde tam bir eğilimle bir yana yönelip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Barışı esas alıp sakınırsanız, Allah çok affedici, çok merhametli olacaktır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Siz nə qədər istəsəniz də, arvadlar arasında ədalətlə davrana bilməzsiniz. Birinə tamamilə meyl edib, digərini asılı vəziyyətdə qoymayın. Əgər özünüzü doğruldub Allahdan qorxsanız, bilin ki, Allah Bağışlayandır, Rəhmlidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Siz nə qədər çox istəsəniz də, heç vaxt arvadlar arasında ədalətlə rəftar etməyi bacarmazsınız. Barı, (birisinə) tamamilə meyl göstərib, digərini asılı vəziyyətdə (nə ərli kimi ərli, nə də boşanmış kimi boşanmış) qoymayın. Əgər özünüzü islah edib (belə hərəkətlərdən) çəkinsəniz (Allah sizi bağışlar). Həqiqətən, Allah bağışlayandır, rəhm edəndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr könnt mit den Frauen nicht gerecht sein, auch wenn ihr euch sehr darum bemüht. So übertreibt nicht, weder in diese noch in jene Richtung, so daß die Frau nicht weiß, woran sie ist! Wenn ihr Gutes tut und gottesfürchtig seid, verzeiht euch Gott. Er ist voller Vergebung und Barmherzigkeit.

Almanca — Der Edle Quran

Und ihr werdet zwischen den Frauen nicht gerecht handeln können, auch wenn ihr danach trachtet. Aber neigt nicht gänzlich (von einer weg zu der anderen), so daß ihr sie gleichsam in der Schwebe laßt. Und wenn ihr (es) wiedergutmacht und gottesfürchtig seid, gewiß, so ist Allah Allvergebend und Barmherzig.

Almanca — M. A. Rassoul

Und ihr könnt zwischen den Frauen keine Gerechtigkeit ausüben, so sehr ihr es auch wünschen mögt. Aber neigt euch nicht gänzlich (einer) zu, so daß ihr die andere gleichsam in der Schwebe lasset. Und wenn ihr es wiedergutmacht und gottesfürchtig seid, so ist Allah Allverzeihend, Barmherzig.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr werdet den Ehefrauen gegenüber nicht gerecht sein können, möget ihr auch noch so sehr darauf bedacht sein. So neigt euch nicht (einer Ehefrau) voll zu (bzw. ab), damit ihr sie nicht wie eine laßt, die in der Schwebe ist . Doch wenn ihr dies korrigiert und Taqwa gemäß handelt, so bleibt ALLAH gewiß immer allvergebend, allgnädig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

You shall never be able to do equity and justice to women in case of plurality of wives however much you wish, in good conscience, to do so. Therefore, do not disincline yourselves altogether from any of them acting upon your volition or upon a stronger volition than your own to keep her in suspense and mental anguish. And if you set estranged persons at one again and bring them back into concord and entertain the profound reverence dutiful to Allah, you shall find that Allah has always been ever Ghafurun and Rahimun.

Abdul Haleem

You will never be able to treat your wives with equal fairness, however much you may desire to do so, but do not ignore one wife altogether, leaving her suspended [between marriage and divorce]. If you make amends and remain conscious of God, He is most forgiving and merciful,

Abdullah Yusuf Ali

Ye are never able to be fair and just as between women, even if it is your ardent desire: But turn not away (from a woman) altogether, so as to leave her (as it were) hanging (in the air). If ye come to a friendly understanding, and practise self-restraint, Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

You will not be able to treat your wives with absolute justice not even when you keenly desire to do so. (It suffices in order to follow the Law of Allah that) you incline not wholly to one, leaving the other in suspense. If you act rightly and remain God-fearing, surely Allah is All-Forgiving, All-Compassionate.

Aisha Bewley

You will not be able to be completely fair between your wives, however hard you try. But do not be completely partial so as to leave a wife, as it were, suspended in mid-air. And if you make amends and have taqwa, Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

You will never be able to do perfect justice between wives even if it is your ardent desire, so do not incline too much to one of them (by giving her more of your time and provision) so as to leave the other hanging (i.e. neither divorced nor married). And if you do justice, and do all that is right and fear Allâh by keeping away from all that is wrong, then Allâh is Ever Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

You will not be able to be fair between wives, even if you are eager to do so. Yet do not turn away from one altogether, leaving her as if in a suspense. But if you are conciliatory and Godwary, Allah is indeed all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

It is not within your power (as far as natural feelings of love and devotion are concerned, ) to maintain perfect balance between wives (and to treat them with equal justice) even though you be ever so eager; but do not incline with a total inclination (towards one so that you completely sever your relations with the other) so as to leave her like some thing suspended (as virtually deserted). And if you keep things right and guard against evil, then surely Allâh is Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

You will not be able to be equitable between your wives, be you ever so eager; yet do not be altogether partial so that you leave her as it were suspended. If you set things right, and are godfearing, God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

You can never treat your wives in an equal manner, even if you do your best. But this does not mean that you can leave a wife of yours in limbo (not having a real marital relationship with her nor divorcing her so that she may find a better relationship.) It will be ideal to establish a peaceful marital relationship in order to please the Lord as God [will take it into consideration and you will find that the Lord] is Merciful and Forgiving.

E. Henry Palmer

Ye are not able, it may be, to act equitably to your wives, even though ye covet it; do not however be quite partial, and leave one as it were in suspense; but if ye be reconciled and fear, then God is forgiving and merciful;

Edip-Layth

You will not be able to be fair regarding the women even if you make every effort; so do not sway too greatly and leave her as one hanging in a void. If you reconcile and be aware, then God is Forgiving, Compassionate.

George Sale

Ye can by no means carry your selves equally between women in all respects, although ye study to do it; Therefore turn not from a wife with all manner of aversion, nor leave her like one in suspense: If ye agree, and fear to abuse your wives, God is gracious and merciful;

Hamid S. Aziz

It may be that you will not be able to act equitably to your wives, even though you ardently desire to. But do not turn away from her, leaving her in suspense. If you come to a friendly understanding and avoid evil, then Allah is Forgiving and Merciful.

Mahmoud Ghali

And you will never be able to do justice between (your) wives, (Literally: women) even if you are (so) eager; yet do not incline away completely (Literally: incline away all inclining) (from one), so that you leave her (behind) as if she were suspended. And in case you (do) righteousness and are pious (to Allah), then surely Allah has been Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

Ye will not be able to deal equally between (your) wives, however much ye wish (to do so). But turn not altogether away (from one), leaving her as in suspense. If ye do good and keep from evil, lo! Allah is ever Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Howsoever you may try you will never be able to treat your wives equally. But do not incline (to one) exclusively and leave (the other) suspended (as it were). Yet if you do the right thing and are just, God is verily forgiving and kind.

Muhammad Asad

And it will not be within your power to treat your wives with equal fairness, however much you may desire it; and so, do not allow yourselves to incline towards one to the exclusion of the other, leaving her in a state, as it were, of having and not having a husband. But if you put things to rights and are conscious of Him - behold, God is indeed much-forgiving, a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

You will never be able to maintain ˹emotional˺ justice between your wives—no matter how keen you are. So do not totally incline towards one leaving the other in suspense.[1] And if you do what is right and are mindful ˹of Allah˺, surely Allah is All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

And you will not be able to be fair regarding the women even if you make every effort; so do not sway too greatly and leave her as one hanging in a void. And if you reconcile and do right, then God is Forgiving, Merciful.

Sahih International

And you will never be able to be equal [in feeling] between wives, even if you should strive [to do so]. So do not incline completely [toward one] and leave another hanging. And if you amend [your affairs] and fear Allah - then indeed, Allah is ever Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

And you will not be able to deal equally between wives, though you be desirous; but turn not entirely away leaving one as if suspended. And if you do right and are in prudent fear, God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

Men who have been permitted a second wife for post-war exigencies (4:3) must understand that: You will not be able to deal equally between your wives however much you wish. But turn not altogether away from one, leaving her as if in suspense between having and not having a husband. Fulfill the rights of each one of them and be mindful of Allah. Verily, Allah is ever Forgiving, Merciful. (Your effort is seen 53:40, and He is the Absolver of your imperfections).

Syed Vickar Ahamed

You are never able to be (totally) fair and just between women, even if it is your true (and sincere) wish: So do not turn away (from a woman) altogether, so as to leave her hanging (without support). If you come to a friendly understanding, and practice self-restraint, then Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

You shall never be able to maintain real equality between wives, even though you are eager to. So, do not lean totally (towards one) and leave the other as suspended. If you act righteously and fear Allah, then, Allah is Most-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

And you will not be able to be fair regarding the women even if you make every effort; so do not sway too greatly and leave her as one hanging in a void. And if you reconcile and do right, then God is Forgiver, Merciful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Vous ne pourrez jamais être équitables entre vos femmes, même si vous en êtes soucieux. Ne vous penchez pas tout à fait vers lʹune dʹelles, au point de laisser lʹautre comme en suspens. Mais si vous vous réconciliez et vous êtes pieux... donc Allah est, certes, Pardonneur et Miséricordieux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Gelî mêran!) Hûn çi qasî bixwazin jî dîsa nikarin di navbera jinan (hewiyan) de dadmendane tevbigerin; naxwe bi temamî meyla xwe nedin yekê û ya din jî, wek girêdayî be (ne bi mêr û ne jî berdayî) nehêlin. Eger hûn navbera wan rast bikin û xwe (ji zilmê) biparêzin, teqez Xwedê gunehbexş e, dilovîn e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie zullen niet in staat zijn de vrouwen gelijk te behandelen, hoe graag jullie het ook zouden willen, maar geeft dan ook niet volledig toe aan jullie afkeer, zodat jullie haar alleen laten als een ongehuwde. En als jullie het weer goed maken en godvrezend zijn, dan is God vergevend en barmhartig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gij kunt nimmer gelijkelijk omtrent uwe vrouwen handelen; tracht het echter; wend u daarom niet met tegenzin van uwe vrouw af, noch verlaat haar als eene die geschorst is, maar indien gij haar tevreden stelt en vreest haar te misbruiken, zal God genadig en barmhartig zijn.

Hollandaca — Siregar

En jullie zullen nooit in staat zijn rechtvaardig te zijn voor de vrouwen, hoezeer jullie ook willen, geeft niet geheel toe aan jullie neiging (tot één bepaalde vrouw) en laat haar (een andere vrouw) niet in het onzekere verkeren, on als jullie je beteren en (Allah) vrezen: voorwaar, Allah is Vergevensgezind, Meest Barmhartig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И никогда вы (о, мужчины) не сможете быть (полностью) справедливыми между женами (в любви), даже если будете сильно стараться. Не уклоняйтесь же (от той, которую вы любите меньше) всем уклонением, чтобы не оставить ее словно висящей [такой, которая не является ни женой, ни разведенной]. А если вы уладите (свои дела) (в отношениях со своими женами) и будете остерегаться (наказания Аллаха) [стараться быть справедливыми насколько можете], то, поистине, Аллах прощающий (и) милосердный!

Rusça — Osmanov

Вы никогда не сумеете относиться одинаково справедливо к женам, если бы даже очень хотели этого. Не будьте же полностью благосклонным [к одной], оставляя [другую] заброшенной. Если же вы исправите [свои прегрешения относительно жен] и будете богобоязненны, то ведь Аллах - прощающий, милосердный.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Det är inte möjligt för er att ge era hustrur lika behandling i allt, hur uppriktigt ni än önskar det; men ge inte era känslor (för en) så tydliga uttryck att ni lämnar den (andra) i ovisshet (om vad ni känner för henne). Men om ni lägger till rätta det som ni har brustit i och fruktar Gud (skall ni se att) Gud är ständigt förlåtande, barmhärtig.