(37-38) Bina ustası olan ve dalgıçlık yapan her bir şeytanı, bukağılara bağlı olarak diğerlerini de, onun emrine verdik.

وَالشَّيَاطِينَ كُلَّ بَنَّاءٍ وَغَوَّاصٍ وَاٰخَرِينَ مُقَرَّنِينَ فِي الْاَصْفَادِ

ve ş-şeyāTīne kulle bennā'in ve ğavvāSin / ve āḣarīne muḳarranīne fī l-eSfādi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالشَّيَاطِينَve ş-şeyāTīneش ط نUzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin kıvrımlı kuyu, yandı, yanık oldu, yılan, insanın kınanan bir yeteneği veya gücüve şeytanları
2كُلَّkulleك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetliher
3بَنَّاءٍbennā'inب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, ailebina ustasını
4وَغَوَّاصٍve ğavvāSinغ و صDalmak, aşağı inmek; batırılmış, daldırılmış, suya batırılmış, suya dalmış, suya batmak.ve dalgıcı
1وَاٰخَرِينَve āḣarīneا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımve başka (şeytan)ları
2مُقَرَّنِينَmuḳarranīneق ر نBir şeyi başka bir şeyle birleştirmek, eşleştirmek. Qarnin/qarnan - nesil, yüzyıl. Qarn (ikili qarnani, dolaylı qaraini, çoğul qurun) - boynuz, trampet. Genellikle güç/kudret/şan sembolü olarak kullanılır. Qarunun (çoğul qurana) - eş, yoldaş, yakın arkadaş. Muqarranin - birbirine bağlı. Muqrinina - boyun eğdirme yeteneği olan. Muqtarinin - sıra halinde dizilmiş olanlar, eşlik edenler.birbirine bağlanmış
3فِي
4الْاَصْفَادِl-eSfādiص ف دBağlamak, zincirlemek, zincirler, alıcıyı vericiye bağladığı için birine verilen iyilik veya hediyezincirlerle

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve bir başka kısmı da bukağılarla bağlanmıştı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve bir başka kısmı da bukağılarla bağlanmıştı.

Adem Uğur

Ve daha diğerlerini de zincirlerde bağlı olarak (Onun emrine verdik.)

Ahmed Hulusi

Zincirlerle birbirlerine bağlı diğerlerini de. . .

Ahmet Tekin

Demir halkalarla, zincirlerle bağlı diğer yaratıkları da onun hizmetine verdik.

Ahmet Varol

Bukağılara vurulmuş halde birbirlerine yaklaştırılmış olan daha başkalarını da.

Ali Bulaç

Ve (kötülük yapmamaları için) sağlam kementlerle birbirine bağlanmış diğerlerini.

Ali Fikri Yavuz

Diğerleri de zincirlere vurulmuştu. (insanlara zarar vermekten alıkonmuşlardı).

Ali Rıza Safa

Zincirlerle birbirlerine bağlanmış diğerlerini de.

Bayraktar Bayraklı

Zincirlere vurulmuş başkalarını da.

Bekir Sadak

(36-38) Bunun uzerine Biz de, istedigi yere onun buyrugu ile kolayca giden ruzgari, bina kuran ve dalgiclik yapan seytanlari, demir halkalarla bagli digerlerini onun buyrugu altina verdik.

Celal Yıldırım

(37-38) Bina yapan, dalgıçlık eden her şeytanı, bukağılarla bağlı başkalarını ona başeğdirdik.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(35-36-37-38) “Rabbim” dedi, “Beni bağışla; benden sonra hiç kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver bana. Lutfu sınırsız olan yalnız sensin.” Bunun üzerine, emriyle dilediği yöne doğru tatlı tatlı esen rüzgârı, bina kuran ve dalgıçlık yapan bütün şeytanları ve zincirlerle bağlanmış diğer yaratıkları onun buyruğuna verdik.

Diyanet İşleri

(37-38) Bina ustası olan ve dalgıçlık yapan her bir şeytanı, bukağılara bağlı olarak diğerlerini de, onun emrine verdik.

Diyanet İşleri (eski)

(36-38) Bunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca giden rüzgarı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik.

Diyanet Vakfi

(36-38) Bunun üzerine biz de, istediği yere onun emriyle kolayca giden rüzgârı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğer yaratıkları onun emrine verdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve daha diğerlerini de zincirlerde bağlı olarak (Onun emrine verdik).

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve zincirlere çatılmış (vurulmuş) diğerlerini de.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve daha diğerlerini bendlerde çatılı çatılı

Erhan Aktaş

Ve zincirlerle bağlanmış olan diğerlerini de.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve zincirlerle bağlanmış olan diğerlerini de.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve zincirlerle bağlanmış olan diğerlerini de.

Fizilal-il Kuran

Demir zincirlere bağlı diğer yaratıkları da onun emrine verdik.

Gültekin Onan

Ve (kötülük yapmamaları için) sağlam kementlerle birbirine bağlanmış diğerlerini.

Hamdi Döndüren

Ve zincirlerle birbirine bağlanmış başkalarını (yani cinleri veya isyancı kabileleri de ona boyun eğdirdik)

Hasan Basri Çantay

(Yine onlardan) bukağılarla bağlanmış olan diğerlerini de (emrine ram etdik).

Hasib Asutay

Ve zincirlerle birbirine bağlanmış başkaları

Hayrat Neşriyat

(37-38) Her binâ yapan ve dalgıçlık eden şeytanları (cinleri) de ve (zarar vermemeleri için) zincirlerle birbirlerine bağlı olan diğerlerini de (ona boyun eğdirdik).

İbni Kesir

Demir halkalarla bağlı diğerlerini de.

Mehmet Okuyan

Zincirlerle birbirlerine bağlanmış diğerlerini de (hizmetine sunmuştuk).

Muhammed Esed

ve zincirlerle birbirlerine bağlanmış diğerlerini.

Mustafa İslamoğlu

ve zincirlerle birbirine bağlanmış daha başkalarını da...

Ömer Nasuhi Bilmen

Başkalarını da bukağılarda bağlı oldukları halde (musahhar kıldık).

Ömer Öngüt

Demir halkalarla bağlı diğerlerini de (ona baş eğdirdik).

Suat Yıldırım

(37-38) Bina yapan, dalgıçlık yapan her şeytanı, bukağılarla bağlı olan başkalarını da onun hizmetine verdik.

Süleyman Ateş

Ve zincirlerle birbirine bağlanmış başka (şeytan)ları.

Süleymaniye Vakfı

zincirlerle birbirlerine bağlanmış diğer şeytanları da (Süleyman'ın emrine verdik).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kelepçelerle birbirlerine bağlanmış olanlarını da emrine verdik.

Şaban Piriş

Zincire vurulmuş diğerlerini de...

Tefhim-ul Kuran

Ve (kötülük yapmamaları için) sağlam kementlerle birbirine bağlanmış diğerlerini.

Ümit Şimşek

Zincirlere vurulmuş daha başkalarını da onun emrine verdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve demirlerle birbirine bağlı diğerlerini...

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

və başqalarını da zəncirlənmiş halda ona tabe etdik

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

auch andere, die jeweils zu zweit aneinander gefesselt waren.

Almanca — Der Edle Quran

und andere, in Ketten zusammengebunden.

Almanca — M. A. Rassoul

wie auch andere, die in Fesseln aneinander gekettet waren (, dienstbar)

Almanca — Muhammad Zaidan

sowie andere, die in Ketten gefesselt sind.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And others of those satanic bound together with fetters to impose upon them restraint.

Abdul Haleem

and others chained in fetters.

Abdullah Yusuf Ali

As also others bound together in fetters.

Abul A'la Maududi

and others that were bound with chains.

Aisha Bewley

and others of them, yoked together in chains.

Al-Hilali & Khan

And also others bound in fetters.

Ali Quli Qarai

and others [too] bound together in chains.

Amatul Rahman Omar

And others (among them, who were) bound in chains.

Arthur John Arberry

and others also, coupled in fetters:

Bijan Moeinian

They were all at his disposal.

E. Henry Palmer

and others bound in fetters -

Edip-Layth

Others, held by restraints.

George Sale

And others We delivered to him bound in chains;

Hamid S. Aziz

And others fettered in chains.

Mahmoud Ghali

And others interlinked in fetters.

Marmaduke Pickthall

And others linked together in chains,

Mohamed Ahmed - Samira

And many others bound in bond.

Muhammad Asad

and others linked together in fetters.

Mustafa Khattab

and others bound together in chains.

Progressive Muslims

And others, held by restraints.

Sahih International

And others bound together in shackles.

Sam Gerrans

And others bound together in shackles.

Shabbir Ahmed

And others linked together in chains of discipline.

Syed Vickar Ahamed

As also others (obeyed his order those) tied together in chains

Taqi Usmani

and many others held in chains.

The Monotheist Group

And others, held by restraints.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et dʹautres encore, accouplés dans des chaînes.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Hineke din jî ku bi qeydan girêdayî bûn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en anderen in boeien aaneengeketend.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij leverden hem anderen over, die geketend waren,

Hollandaca — Siregar

En andere (Satans) vastgebonden in ketenen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и (также подчинили ему) других [мятежных дьяволов], связанных оковами [которых он связал] (чтобы они не причиняли зло другим).

Rusça — Osmanov

а также других, скованных цепями вместе.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och andra (upproriska) var slagna i bojor.