(12-13) Onlardan önce de Nuh kavmi, Ad kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semud kavmi, Lut kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte onlar da (böyle) gruplardı.

كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ ذُو الْاَوْتَادِ وَثَمُودُ وَقَوْمُ لُوطٍ وَاَصْحَابُ لْـَٔيْكَةِ اُو۬لٰٓئِكَ الْاَحْزَابُ

keƶƶebet ḳablehum ḳavmu nūHin ve ǎādun ve fir'ǎvnu ƶū l-evtādi / ve ṧemūdu ve ḳavmu lūTin ve eSHābu l-eyketi ulāike l-eHzābu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1كَذَّبَتْkeƶƶebetك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanlamıştı
2قَبْلَهُمْḳablehumق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekonlardan önce
3قَوْمُḳavmuق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmi
4نُوحٍnūHinن و حNuh
5وَعَادٌve ǎādunع و دGeri dönmek, uzaklaşmak, geri gelmek, tekrarlamak, eski haline getirmek. Aidun - geri dönen kişi. Ma'adun - geri dönülen yer A'ada (fiil 4) - geri döndürmek, eski haline getirmek. A'ada fiili geçişli olup birinin geri dönmesini sağlamak veya geri getirmek ya da (geçip gitmiş olanı) geri getirmek anlamına gelir.ve Ad (kavmi)
6وَفِرْعَوْنُve fir'ǎvnuوفرعونve Fir'avn
7ذُوƶūsahibi
8الْاَوْتَادِl-evtādiو ت دKazık çakmak, yere kazık sabitlemek, bir şeyi sıkıca sabitlemek. Autaad - kazıklar, ordular, çadır direkleri, reisler, çadır direkleri.kazıklar
1وَثَمُودُve ṧemūduوثمودSemud (kavmi)
2وَقَوْمُve ḳavmuق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve kavmi
3لُوطٍlūTinلوطLut
4وَاَصْحَابُve eSHābuص ح بeşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi bir bağlantı veya bağ gösteren, yardımcı. saahibatun - eş, zevce, karı. saahaba - eşlik etmek. ashaba (fiil 4) - korumak, engellemek, sakınmak, savunmak. yushabuun - onlara eşlik edilecek.ve halkı
5لْـَٔيْكَةِl-eyketiEyke
6اُو۬لٰٓئِكَulāikeişte onlar
7الْاَحْزَابُl-eHzābuح ز بBaşına gelmek ve sıkıntıya sokmak, bölmek, bir şey tarafından şiddetli/ağır şekilde bastırılmak, aniden veya beklenmedik şekilde daralmak veya böyle bir şey tarafından alt edilmek, insanları toplamak/bir araya getirmek/birleştirmek, insanları partilere/sınıflara/gruplara/bölümlere ayırmak, bölümlere ayırmak veya kısımlar belirlemek, bir partinin/grubun üyesi/yandaşı olmak, birine yardım etmek veya destek olmak.kabilelerdi

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Semûd'un kavmi ve Lût kavmi ve Ashâb-ı Eyke; işte bunlardır bölükler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve Semûdʼun kavmi ve Lût kavmi ve Ashâb-ı Eyke; işte bunlardır bölükler.

Adem Uğur

Semûd, Lût kavmi ve Eyke halkı da (peygamberleri) yalanladılar. İşte bunlar da (peygamberlere karşı) birleşen topluluklardır.

Ahmed Hulusi

Semud (Salih'in toplumu), Lut'un toplumu (bedensellik şehveti ile helak olanlar) ve Ashab-ı eyke (orman halkı, Şuayb'ın toplumu) de. . . İşte onlar inkar fikrinde birleşenlerdi!

Ahmet Tekin

Semûd, Lût kavmi ve Eyke halkı da peygamberleri yalanlamıştı. İşte bunlar da peygamberlere karşı birleşen gruplardır.

Ahmet Varol

Semud (kavmi), Lut kavmi ve Eyke halkı da. İşte onlar da (peygamberlerine karşı birleşen) gruplardı.

Ali Bulaç

Semud, Lut kavmi ile Eyke halkı da. İşte onlar (Allah'a karşı isyanda birleşen ve güç toplayan) fırkalar(dı).

Ali Fikri Yavuz

Ve Semûd, Lût kavmi, (Şuayb’ın kavmi) Eyke’liler. İşte bunlar, (peygamberleri inkâr eden perişan olmuş kâfir) partiler!...

Ali Rıza Safa

Semud, Lut toplumu ve Eyke yoldaşları da öyle. İşte onlar, ayrımcılardı.

Bayraktar Bayraklı

- Onlardan önce Nuh kavmi, 'Ad kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semud, Lut kavmi ve Eyke halkı da yalanladılar. İşte bunlar da birleşik topluluklardı.

Bekir Sadak

(12-13) Onlardan once Nuh milleti, Ad, sarsilmaz bir saltanatin sahibi Firavun, Semud, Lut milleti, Eykeliler de peygamberleri yalanlamisti. Iste bunlar da peygamberlerine karsi birlesen topluluklardir.

Celal Yıldırım

Semûd, Lût kavmi ve Eykeli'ler de böyle. Bunlar da (peygamberlere karşı gelen) birleşmiş gruplardı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(12-13) Bunlardan önce Nûh kavmi, Âd kavmi, kazıklı Firavun, Semûd kavmi, Lût kavmi ve Eyke halkı, bütün bu topluluklar ısrarla gerçeği yalanlamışlardı.

Diyanet İşleri

(12-13) Onlardan önce de Nuh kavmi, Ad kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semud kavmi, Lut kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte onlar da (böyle) gruplardı.

Diyanet İşleri (eski)

(12-13) Onlardan önce Nuh milleti, Ad, sarsılmaz bir saltanatın sahibi Firavun, Semud, Lut milleti, Eykeliler de peygamberleri yalanlamıştı. İşte bunlar da peygamberlerine karşı birleşen topluluklardır.

Diyanet Vakfi

(12-13) Onlardan önce Nuh kavmi, Âd kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semûd, Lût kavmi ve Eyke halkı da peygamberleri yalanladılar. İşte bunlar da (peygamberlere karşı) birleşen topluluklardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Semûd kavmi, Lut kavmi ve Eykeliler (Şuayb kavmi) de yalanlamışlardı. İşte o çeşitli partiler bunlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Semud, Lut ve Eykeliler de... işte o partililer bunlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Semud ve kavmi Lut ve eykeliler, bunlar işte o ahzab

Erhan Aktaş

Ve Semud, Lut'un halkı ve Eyke halkı; işte onlar da işbirlikçi gruplardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve Semud, Lut'un halkı ve Eyke halkı; işte onlar da işbirlikçi gruplardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve Semud, Lut'un toplumu ve Eyke halkı; işte onlar da işbirlikçi gruplardır.

Fizilal-il Kuran

Semud kavmi, Lut kavmi ve Eyke halkı da yalanlamıştı. İşte bunlar da peygamberlerine karşı birleşen kabilelerdir.

Gültekin Onan

Semud, Lut kavmi ile Eyke halkı da. İşte onlar (Tanrı'ya karşı isyanda birleşen ve güç toplayan) fırkalar(dı).

Hamdi Döndüren

Semud, Lut kavmi ve Eyke halkı da (elçilerimi yalanlamıştı). İşte onlar da, (elçilere karşı) güç birliği etmiş kabilelerdi!

Hasan Basri Çantay

(12-13) Onlardan evvel Nuuh kavmi, Aad ve kazıklar saahibi Fir'avn, Semud, Lut kavim (ler) i ile Eyke yaranı da (peygamberlerini) tekzib etmiş (ler) di. İşte o partiler (in akıbeti)!

Hasib Asutay

Semud, Lut kavmi ve Eyke halkı da. İşte onlar da (peygamberlere karşı) birleşen fırkalardı.

Hayrat Neşriyat

(12-13) Onlardan önce Nûh kavmi, Âd (kavmi), kazıklar sâhibi Fir'avun, Semûd(kavmi), Lût kavmi ve Eyke halkı da (peygamberleri) yalanlamışlardı. İşte onlar(peygamberlerine karşı gelen çeşitli) topluluklardır.

İbni Kesir

Semud, Lut kavmi ve Eyke halkı da. İşte onlar, ayrı topluluklardı.

Mehmet Okuyan

(Nitekim) kendilerinden önce Nuh kavmi, Âd (kavmi), kazıklar sahibi Firavun, Semûd, Lut kavmi ve Eyke halkı (gibi) bütün bu gruplar yalanlamışlardı.

Muhammed Esed

Semud (kabilesi) ve Lut kavmi ve (Medyen'in) yemyeşil vadilerinin sakinleri (de aynı şekilde hakikati yalanlamışlardı): Onların tümü (inkarda) birleştiler.

Mustafa İslamoğlu

Semud ve Lut, Eyke ahalisi de öyle... Adı geçenler de (inkarda) müttefiktiler.

Ömer Nasuhi Bilmen

(13-14) Ve Semûd ve kavm-i Lût ve Eyke ahalisi de (tekzîp etmişlerdi). İşte bunlar, o tâifelerdir. Başka değil, hepsi de peygamberleri tekzîp ettiler de artık azabım hak oldu.

Ömer Öngüt

Semud, Lut kavmi ve Eyke halkı da (yalanladılar). İşte bunlar (Hakk ve hakikata karşı isyanda) birleşen fırkalardır.

Suat Yıldırım

(12-13) Onlardan önce Nûh, Âd toplumları ve ordular sahibi Firavun toplumu da Peygamberleri yalancı saydılar. Semûd ve Lût toplumları, Eykeliler de öyle yaptılar. İşte bunlar, peygamberlere karşı toplanan hiziplerdi.

Süleyman Ateş

Semud (kavmi), Lut kavmi ve Eyke halkı da (böyle yapmıştı). İşte onlar da (peygamberlere karşı birleşik) kabilelerdi.

Süleymaniye Vakfı

Semud, Lut halkı ve Eyke ahalisi de... İşte onlar (helakı hak etmiş) kesimlerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Semud ve Lut halkı, bir de Eyke'liler. İşte o kaybetmiş kitleler.

Şaban Piriş

Semud ve Lut'un kavmi de... Eyke halkı da, işte onlar da birer grup idiler!

Tefhim-ul Kuran

Semud, Lût kavmi ile Eyke halkı da. İşte onlar da, (Allah'a karşı isyanda birleşen ve güç toplayan) fırkalar(dı).

Ümit Şimşek

Semud, Lût kavmi ve Eyke ahalisi de öyle. O topluluklar, işte bunlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Semud, Lut kavmi, o sık ağaçları besleyen su kaynağının sahipleri Eykeliler de. İşte onlar da böyle hiziplerdi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həmçinin Səmud, Lut qövmü və Əykə əhli də. Bunlar əlbir dəstələr idi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Eləcə də Səmud, Lut qövmü, Əykə əhli (Şüeyb tayfası) – bu firqələrin

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

desgleichen die Thamûd, das Volk Lots und die Bewohner des Waldes. Das sind die gottlosen Verbände (die sich den Gesandten widersetzten).

Almanca — Der Edle Quran

und die Tamud und das Volk Luts und die Bewohner des Dickichts; das sind die Gruppierungen.

Almanca — M. A. Rassoul

und die Tamud und das Volk Lots und die Bewohner des Waldes diese waren die Verbündeten.

Almanca — Muhammad Zaidan

sowie Thamuds und die Leute Luts und die Bewohner von Al-aika. Diese sind Al-ahzab.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And the people of Thamud (the Thamudites), the people of Lut and the Woodlanders (the Midianites), each and all of whom confederated against the truth.

Abdul Haleem

Thamud, the people of Lot, and the Forest-Dwellers each formed opposition [against theirs].

Abdullah Yusuf Ali

And Thamud, and the people of Lut, and the Companions of the Wood; - such were the Confederates.

Abul A'la Maududi

and so did Thamud and the people of Lot and the people of Aykah. These were all leagued together.

Aisha Bewley

and Thamud and the people of Lut and the Companions of the Thicket. * Those too were Confederates.

Al-Hilali & Khan

And Thamûd, and the people of Lût (Lot), and the Dwellers of the Wood: such were the Confederates.

Ali Quli Qarai

and Thamūd, and the people of Lot, and the inhabitants of Aykah: those were the factions.

Amatul Rahman Omar

So did (the tribe of) Thamûd and the people of Lot, and the dwellers of the Thicket. These were (all routed) groups of people.

Arthur John Arberry

and Thamood, and the people of Lot, and the men of the Thicket - those were the parties;

Bijan Moeinian

Among other disbelievers were people of Thamud, people of Lot and people of Aiykan.

E. Henry Palmer

and Thamud and the people of Lot, and the fellows of the Grove, they were the confederates too.

Edip-Layth

And Thamud, and the people of Lot, the dwellers of the Woods; such were the opponents.

George Sale

and the tribe of Thamud, and the people of Lot, and the inhabitants of the wood near Madian, accused the prophets of imposture before them: These were the confederates against the messengers of God.

Hamid S. Aziz

And the people of Thamud and the people of Lot and the Companions of the Woods; these were the factions.

Mahmoud Ghali

And Thamûd, and the people of Lût (Lot) and the companions of the Thicket; those were the (allied) parties.

Marmaduke Pickthall

And (the tribe of) Thamud, and the folk of Lot, and the dwellers in the wood: these were the factions.

Mohamed Ahmed - Samira

And the Thamud, the people of Lot, as well as the dwellers of the Wood, had denied. These were the hordes.

Muhammad Asad

and [the tribe of] Thamud, and the people of Lot, and the dwellers of the wooded dales [of Madyan]: they all were leagued together, [as it were, in their unbelief:]

Mustafa Khattab

Thamûd, the people of Lot, and the residents of the Forest.[1] These were ˹all˺ enemy forces.

Progressive Muslims

And Thamud, and the people of Lot, the dwellers of the Woods; such were the opponents.

Sahih International

And [the tribe of] Thamud and the people of Lot and the companions of the thicket. Those are the companies.

Sam Gerrans

And Thamūd, and the people of Lot, and the companions of the woods — those were the parties —

Shabbir Ahmed

And Thamud, and the people of Lot, and the dwellers of the Wood-dales (of Midyan). And they were clans strongly banded.

Syed Vickar Ahamed

And Samood (Thamud), and the people of Lut (Lot), and the companions of the Wood— Like this were the Confederates (the allies of unbelievers)

Taqi Usmani

and Thamūd and the people of LūT and the people of Aaikah have rejected (the messengers). They were the (strong) groups.

The Monotheist Group

And Thamud, and the people of Lot, and the people of the Sycamore; these are the Confederates.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et les Tamûd, le peuple de Lot, et les gens dʹAl-Aykah, (ont tous démenti leurs Messagers). Voilà les coalisés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Qewmê Semûd, qewmê Lût û xelkê Eyketê jî (bi pêxemberên xwe bawerî neanîbûn). Ha ev tev hevalbendên hev in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en de Thamoed en het volk van Loet en de mensen van het kreupelbos; dat waren de partijen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Ook de stam van Thamoed en het volk van Lot, en de bewoners van het woud nabij Madian deden dit en waren de bondgenooten tegen Gods gezanten.

Hollandaca — Siregar

En de Tsamôed, het volk van Lôeth en de bewoners van Aikah. Zij zijn de bondgenoten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и самудяне [народ пророка Салиха], и народ (пророка) Лута, и обитатели ал-Айки [народ пророка Шуайба]. Те (народы) (были) ополчившимися (против пророков, посланных к ним Аллахом).

Rusça — Osmanov

самудиты, народ Лута и жители ал-Айки - все они - единомышленники [в неверии].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och (stammen) Thamud och Lots folk och de som befolkade (Madyans) skogklädda dalar, (alla) tog de ställning (mot sanningen) -