وَفِرْعَوْنَ kelimesinin geçtiği ayetler

Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden وفرعون formunun kendisi aranıyor.

İlgili Ayetler (5)

Kasas 28:3وَفِرْعَوْنَve fir'ǎvneve Fir'avn'ın

نَتْلُوا عَلَيْكَ مِنْ نَبَاِ مُوسٰى وَفِرْعَوْنَ بِالْحَقِّ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

netlū ǎleyke min nebei mūsā ve fir'ǎvne bi l-Haḳḳi li ḳavmin yu'minūne

İman eden bir kavm için Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.

Ankebut 29:39وَفِرْعَوْنَve fir'ǎvneve Fir'avn'ı

وَقَارُونَ وَفِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَلَقَدْ جَاءَهُمْ مُوسٰى بِالْبَيِّنَاتِ فَاسْتَكْبَرُوا فِي الْاَرْضِ وَمَا كَانُوا سَابِقِينَ

ve ḳārūne ve fir'ǎvne ve hāmāne ve leḳad cā'ehum mūsā bi l-beyyināti fe stekberū fī l-erDi ve mā kānū sābiḳīne

Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da helak ettik. Andolsun, Musa kendilerine apaçık mucizeler getirmişti de yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Oysa bizi geçip (azabımızdan) kurtulamazlardı.

Sad 38:12وَفِرْعَوْنُve fir'ǎvnuve Fir'avn

كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ ذُو الْاَوْتَادِ

keƶƶebet ḳablehum ḳavmu nūHin ve ǎādun ve fir'ǎvnu ƶū l-evtādi

(12-13) Onlardan önce de Nuh kavmi, Ad kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semud kavmi, Lut kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte onlar da (böyle) gruplardı.

Kaf 50:13وَفِرْعَوْنُve fir'ǎvnuve Fir'avn

وَعَادٌ وَفِرْعَوْنُ وَاِخْوَانُ لُوطٍ

ve ǎādun ve fir'ǎvnu ve iḣvānu lūTin

(12-14) Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud kavmi, Ad ve Firavun, Lut'un kardeşleri, Eykeliler, Tübba'ın kavmi de yalanlamıştı. Bütün bunlar (kendilerine gönderilen) peygamberleri yalanladılar, böylece kendilerini uyardığım şey gerçekleşti.

Fecr 89:10وَفِرْعَوْنَve fir'ǎvneve Fir'avn'a?

وَفِرْعَوْنَ ذِي الْاَوْتَادِۖ

ve fir'ǎvne ƶī l-evtādi

(6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semud'a, kazıklar sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi?