İman eden bir kavm için Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.

نَتْلُوا عَلَيْكَ مِنْ نَبَاِ مُوسٰى وَفِرْعَوْنَ بِالْحَقِّ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

netlū ǎleyke min nebei mūsā ve fir'ǎvne bi l-Haḳḳi li ḳavmin yu'minūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1نَتْلُواnetlūت ل وTakip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek.okuyacağız
2عَلَيْكَǎleykesana
3مِنْminbir parçayı
4نَبَاِnebeiن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberhaberinden
5مُوسٰىmūsāموسىMusa
6وَفِرْعَوْنَve fir'ǎvneوفرعونve Fir'avn'ın
7بِالْحَقِّbi l-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçek olarak
8لِقَوْمٍli ḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir toplum için
9يُؤْمِنُونَyu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Mûsâ'ya ve Firavun'a âit haberlerden bir kısmını, gerçek olarak, inanan topluluğa bildirmen için okumaktayız sana.

Abdulkadir Gölpınarlı

Mûsâʼya ve Firavunʼa âit haberlerden bir kısmını, gerçek olarak, inanan topluluğa bildirmen için okumaktayız sana.

Adem Uğur

İman eden bir kavim için (faydalı olmak üzere) Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek şekliyle nakledeceğiz.

Ahmed Hulusi

İman eden bir kavim için, Musa ve Firavun'un haberinden bir kısmını sana Hak olarak tilavet edeceğiz.

Ahmet Tekin

İman edecek bir kavim için Mûsâ’nın Firavun ile yaptığı mücadelenin bir kısmını sana, gerçek şekliyle, doğru olarak anlatacağız.

Ahmet Varol

İman eden bir topluluk için Musa'nın ve Firavun'un haberinden (bir kısmını) gerçek olarak sana okuyacağız.

Ali Bulaç

Mü'min olan bir kavim için hak olmak üzere, Musa ve Firavun'un haberinden (bir bölümünü) sana okuyacağız.

Ali Fikri Yavuz

Biz sana Mûsa ve Firavun’un mühim haberlerinden, iman edecek bir kavim için, gerçek olarak okuyacağız.

Ali Rıza Safa

Musa ile Firavun'un haberlerinden bir bölümünü, inanan bir toplum için, sana gerçek olarak okuyacağız.

Bayraktar Bayraklı

Sana, Firavun ile Musa arasında geçen olayların bir bölümünü, inanacak olanlar için bütün gerçeği ile anlatacağız.

Bekir Sadak

Inanan bir millet icin, sana Musa ve Firavun olayini oldugu gibi anlatacagiz.

Celal Yıldırım

İmân eden bir millet için (onların yararına) Musâ ve Fir'avn'la ilgili haberi sana gerçek ölçüde okuyup anlatacağız:

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İman eden bir topluluk için Mûsâ ile Firavun’un haberlerinden bir kısmını gerçek şekliyle sana anlatacağız.

Diyanet İşleri

İman eden bir kavm için Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.

Diyanet İşleri (eski)

İnanan bir millet için, sana Musa ve Firavun olayını olduğu gibi anlatacağız.

Diyanet Vakfi

İman eden bir kavim için (faydalı olmak üzere) Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek şekliyle nakledeceğiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İman edecek bir kavim için Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana dosdoğru okuyacağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sana Musa ile Firavun kıssasından bir kısmını iman edecek bir topluluğa ibret olsun diye, bütün gerçeği ile okuyacağız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sana Musa ve Fir'avn kıssasından hakkıyle biraz okuyacağız iyman edecek kavm için

Erhan Aktaş

Biz, sana iman eden bir halk için ders alsınlar diye Musa ve Firavun'un haberinden bir kısım gerçeği anlatacağız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, sana inanan bir halk için ders alsınlar diye Musa ve Firavun'un haberinden bir kısım gerçeği anlatacağız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, sana inanan bir toplum için ders alsınlar diye Musa ve Firavun'un haberinden bir kısım gerçeği açıklayacağız.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed! İnanan bir kavim için. Musa ve Firavun olayının bir kısmını sana dosdoğru anlatacağız.

Gültekin Onan

İnanmış bir kavim için hak olmak üzere, Musa ve Firavunun haberinden (bir bölümünü) sana okuyacağız.

Hamdi Döndüren

Biz iman eden bir toplum için, Musa ile Firavun’un haberinden bir parçayı sana gerçek olarak anlatacağız.

Hasan Basri Çantay

Muusa ile Fir'avn haberinden bir kısmını, iman edecek bir zümre (nin faidelenmesi) için, hak olarak sana okuyacağız.

Hasib Asutay

(Resulüm!) İnanan bir toplum için Musa ve Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek olarak okuyacağız.

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Îmân edecek bir kavim için, Mûsâ ile Fir'avun’un haberinden(kıssalarından) bir kısmını sana gerçek şekliyle okuyacağız.

İbni Kesir

Sana, Musa ile Firavun'un haberinden inanacak bir kavim için doğru olarak anlatacağız.

Mehmet Okuyan

İman edecek bir toplum için Musa ile Firavun’un haberinden bir kısmını sana bir amaç ile tilavet etmekteyiz (okuyup aktarmaktayız).

Muhammed Esed

Sana Firavun'la Musa arasında geçen olayların bir bölümünü inanmaya eğilimli insanlar için bütün gerçeğiyle anlatacağız.

Mustafa İslamoğlu

İmanlı bir toplum (oluşturmak) için, sana Musa ve Firavun arasında geçen olaylardan bir kısmını sahih bir amaca uygun olarak aktaracağız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Sana Mûsa ile Fir'avun'un kıssasından bihakkın peyderpey okuyacağız, imân edenler olan bir kavim için.

Ömer Öngüt

Sana Musa ile Firavun'un haberinden (bir kısmını) iman eden bir kavim için gerçek olarak okuyacağız.

Suat Yıldırım

İnanacak kimseler için, sana Mûsâ ile Firavun’un arasında geçen olayların bir kısmını, gerçeğe tam uygun olarak anlatacağız.

Süleyman Ateş

İnanan bir toplum için Musa ile Fir'avn'ın haberinden bir parçayı, gerçek olarak sana okuyacağız:

Süleymaniye Vakfı

İnanan bir topluluk için, Musa ve Firavun ile ilgili haberlerden bir kısmını sana bütün gerçekliği ile sıralayacağız:

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana Musa ile Firavun'un olaylarını, gerçeğine uygun olarak arka arkaya anlatacağız ki, inanan bir topluluk için faydalı olsun.

Şaban Piriş

Sana, Musa ve Firavun'un haberlerinden, inanan bir toplum için hakkıyla okuyacağız.

Tefhim-ul Kuran

Mü'min olan bir kavim için hak olmak üzere, Musa ve Firavun'un haberinden (bir bölümünü) sana okuyacağız.

Ümit Şimşek

İman eden bir topluluk için, Biz sana Musa ile Firavun'un kıssasından bir kısmını doğru olarak bildiriyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

İman edecek bir toplum için, Musa ve Firavun'un haberinden bir kısmını sana hak olarak okuyacağız.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz sənə, iman gətirən insanlar üçün, Musa ilə Fironun əhvalatını olduğu kimi oxuyacağıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz inanan bir tayfa üçün sənə Musanın və Firʼonun hekayətindən (bir qismini) olduğu kimi söyləyəcəyik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir erzählen dir wahrheitsgemäß etwas von der Geschichte Mosesʹ und Pharaos, für Menschen, die an Gott glauben.

Almanca — Der Edle Quran

Wir verlesen dir von der Kunde über Musa und Firʹaun der Wahrheit entsprechend, für Leute, die glauben.

Almanca — M. A. Rassoul

Wir verlesen dir wahrheitsgemäß einen Teil der Geschichte von Moses und Pharao, für Leute, die glauben.

Almanca — Muhammad Zaidan

WIR tragen dir vor von der Begebenheit von Musa und Pharao wahrheitsgemäß für Leute, die den Iman verinnerlichen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Here, We narrate to you O Muhammad in truth some information relative to Mussa and Pharaoh to relate it to the people whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues.

Abdul Haleem

We recount to you [Prophet] part of the story of Moses and Pharaoh, setting out the truth for people who believe.

Abdullah Yusuf Ali

We rehearse to thee some of the story of Moses and Pharaoh in Truth, for people who believe.

Abul A'la Maududi

We recount to you with truth some parts of the story of Moses and Pharaoh for the benefit of those who believe.

Aisha Bewley

We recite to you with truth some news of Musa and Pharaoh for people who have iman.

Al-Hilali & Khan

We recite to you some of the news of Mûsâ (Moses) and Fir‘aun (Pharaoh) in truth, for a people who believe (in this Qur’ân, and in the Oneness of Allâh).

Ali Quli Qarai

We relate to you truly some of the account of Moses and Pharaoh for a people who have faith.

Amatul Rahman Omar

We recount to you (a portion) of the true account of Moses and Pharaoh with all accuracy for the benefit of the people who would believe.

Arthur John Arberry

We will recite to thee something of the tiding of Moses and Pharaoh truthfully, for a people who believe.

Bijan Moeinian

I (God) am going to recite to you believers a little bit of the true story of Moses and Pharaoh.

E. Henry Palmer

we recite to thee from the history of Moses and Pharaoh in truth unto a people who believe.

Edip-Layth

We recite to you from the news of Moses and Pharaoh with truth, for a people who acknowledge.

George Sale

We will dictate unto thee, O Mohammed, some parts of the history of Moses and Pharaoh, with truth; for the sake of people who believe.

Hamid S. Aziz

28:2. These are the verses of the Book (Scripture) that clarifies.

Mahmoud Ghali

We recite to you (something) of the tiding of Mûsa (Moses) and Firaawn (Pharaoh) with the Truth, for a people who believe.

Marmaduke Pickthall

We narrate unto thee (somewhat) of the story of Moses and Pharaoh with truth, for folk who believe.

Mohamed Ahmed - Samira

We narrate to you from the history of Moses and Pharaoh in all verity, for those who believe.

Muhammad Asad

We [now] convey unto thee some of the story of Moses and Pharaoh, setting forth the truth for [the benefit of] people who will believe.

Mustafa Khattab

We narrate to you ˹O Prophet˺ part of the story of Moses and Pharaoh in truth for people who believe.

Progressive Muslims

We recite to you from the news of Moses and Pharaoh with truth, for a people who believe.

Sahih International

We recite to you from the news of Moses and Pharaoh in truth for a people who believe.

Sam Gerrans

We recite to thee from the report of Moses and Pharaoh with the truth for people who believe.

Shabbir Ahmed

We narrate to you some history of Moses and Pharaoh, setting forth the Truth for the benefit of those who will believe.

Syed Vickar Ahamed

We recite (and restate) to you with truth a part of the story of Musa (Moses) and Firon (Pharaoh), for people who believe.

Taqi Usmani

We recite to you a part of the story of Mūsā and Pharaoh with truth for a people who believe.

The Monotheist Group

We recite to you from the news of Moses and Pharaoh with fact, for a people who believe.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous te racontons en toute vérité, de lʹhistoire de Moïse et de Pharaon, à lʹintention des gens qui croient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bo miletekî ku bawer bikin em ê ji te re hinekî ji agahiyên Mûsa û Firewn bi rastî û duristî bixwînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij lezen jou naar waarheid mededelingen voor over Moesa en Firʹaun voor mensen die geloven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij willen u, o Mahomet! sommige gedeelten van de geschiedenis van Mozes en Pharao, met waarheid opzeggen, ten behoeve van hen, die gelooven.

Hollandaca — Siregar

Wij dragen jou van de geschiedenissen van Môesa en Firʹaun voor, volgens de Waarheid, voor een volk dat gelooft.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Прочитаем Мы тебе (о, Мухаммад) рассказ о Мусе и Фараоне по истине [так, как будто ты сам был свидетелем этой истории] для людей, которые веруют (в то, что Коран ниспослан от Аллаха).

Rusça — Osmanov

Мы доподлинно провозгласим тебе для верующих людей повесть о Мусе и Фирʹауне.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vi skall berätta för dig (Muhammad) något om Moses och Farao, så som allt verkligen gick till; detta kan vara till nytta för människor som vill tro.