(146-148) "Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?"

اَتُتْرَكُونَ فِي مَا هٰهُنَٓا اٰمِنِينَ فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ

e tutrakūne fī mā hāhunā āminīne / fī cennātin ve ǔyūnin / ve zurūǐn ve naḣlin Tal'ǔhā heDīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَتُتْرَكُونَe tutrakūneت ر كTerk etmek, bırakmak, vazgeçmek, feragat etmek, ihmal etmek, atlamak, birine bir şey bırakmak.bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz?
2فِيiçinde
3مَا
4هٰهُنَٓاhāhunāburada
5اٰمِنِينَāminīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamangüven
1فِيiçinde
2جَنَّاتٍcennātinج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkbahçeler
3وَعُيُونٍve ǔyūninع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.ve çeşme başlarında
1وَزُرُوعٍve zurūǐnز ر عTohum ekmek, tohum serpmek, toprağı işlemek, [bitkilerin, çocukların] büyümesini sağlamak, artış vermek, eken kişi, hasat eder, ekim yoluyla yetiştirilen şey, tohum ürünü, ekilen şey. (Soy, evlat, çocuklar, bir çocuk)ve ekinler arasında
2وَنَخْلٍve naḣlinن خ لElemek, aşağı göndermek, kar yağmak, çiselemek, bulutlanmak, seçmek, en iyisini seçip almak. Nakhal lahuu alnasiihaten - içten/samimi tavsiye vermek.ve hurmalıklarda
3طَلْعُهَاTal'ǔhāط ل عYükselmek, yukarı çıkmak, öğrenmek, yaklaşmak, birine doğru gelmek, başlamak, tırmanmak, ulaşmak, filizlenmek, fark etmek, bakmak, aramak, incelemek, açığa çıkarmak, açıklamak, görünmek, bilgilendirmek, meydana gelmek, düşünmek, bilmek. tal'un - hurma ağacının çiçeklerini saran kın veya kılıf, ayrıca meyvenin ilk göründüğü hali, meyve, sıralı hurmalar. tuluu - yükseliş. matla'un - güneşin doğuş alacakaranlığı. atla'a (fiil 4) - birine açık etmek, anlamasını sağlamak. ittala'a, itta'ala'a için (fiil 8) - yukarı çıkmak, nüfuz etmek. attala'a, a'attala'a için - nüfuz etti mi (burada soru hamzasından sonra birleşme hamzası waslah çıkarılmış).tomurcuklu
4هَضِيمٌheDīmunه ض مKişinin hakkını vermemek, kırılmak, ezmek, haksızlık yapmak, birbirine düşmek, iftira atmak.yumuşak

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bağlarda, kaynaklarda.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bağlarda, kaynaklarda.

Adem Uğur

Böyle bahçelerde, çeşme başlarında?

Ahmed Hulusi

"Cennetler (bahçeler) ve pınarlar içinde. . . "

Ahmet Tekin

'Bahçelerin pınarların, akarsuların arasında mı bırakılacaksınız?'

Ahmet Varol

Bahçelerin ve pınarların arasında.

Ali Bulaç

"Bahçelerin, pınarların içinde,"

Ali Fikri Yavuz

Bağların ve pınarların içinde,

Ali Rıza Safa

"Bahçelerde ve pınarlarda!"

Bayraktar Bayraklı

"Bahçelerin ve pınarların içerisinde."

Bekir Sadak

(142-15) 2 Kardesleri Salih onlara: «Allah'a karsi gelmekten sakinmaz misiniz? Dogrusu ben size gonderilmis guvenilir bir elciyim; artik Allah'tan sakinin ve bana itaat edin. Ben buna karsi sizden bir ucret istemiyorum; benim ecrim ancak alemlerin Rabbine aittir. Burada bahcelerde, pinar baslarinda, ekinler, salkimlari sarkmis hurmaliklar arasinda guven icinde birakilir misiniz? Daglarda ustalikla evler oyar misiniz? Artik Allah'tan sakinin, bana itaat edin. Yeryuzunu islah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin» dedi.

Celal Yıldırım

(146-147-148) Şu bulunduğunuz yerde ; bağlar ve bahçelerde ; pınarlar başında, ekinler içinde, gönül çekici salkım hurmalıklarda güven içinde kendi halinize bırakılacak mısınız?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(146-147-148-149) Siz burada, bahçelerin, pınarların içinde; ekinlerin, meyveleri uç vermiş hurma ağaçlarının arasında güven içinde bırakılacağınızı ve dağlardan ustaca evler oyup yapmaya devam edebileceğinizi mi sanıyorsunuz?

Diyanet İşleri

(146-148) "Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?"

Diyanet İşleri (eski)

(142-152) Kardeşleri Salih onlara: 'Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim; artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin. Ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. Burada bahçelerde, pınar başlarında, ekinler, salkımları sarkmış hurmalıklar arasında güven içinde bırakılır mısınız? Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız? Artık Allah'tan sakının, bana itaat edin. Yeryüzünü ıslah etmeyip, bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin' dedi.

Diyanet Vakfi

(146-148) Siz burada, bahçelerin, pınarların içinde; ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında güven içinde bırakılacak mısınız (sanırsınız)?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Bahçelerin, pınarların içinde,»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

cennetler, pınarlar,

Elmalılı Hamdi Yazır

O Cennetler, pınarlar

Erhan Aktaş

"Cennetlerde ve çeşme başlarında."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Cennetlerde ve çeşme başlarında."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Cennetlerde ve çeşme başlarında."

Fizilal-il Kuran

Bahçeler ve pınarlar arasında

Gültekin Onan

"Bahçelerin, pınarların içinde."

Hamdi Döndüren

“Böyle bahçelerde ve pınarların başında.”

Hasan Basri Çantay

"Bağların, pınarların içinde",

Hasib Asutay

Bahçelerin, pınarların içinde,

Hayrat Neşriyat

(146-148) '(Siz) burada (her belâdan) emîn kimseler olarak bahçeler, pınarlar, ekinler ve tomurcukları olgunlaşan hurmalıklar içinde bırakılacak mısınız (sandınız)?'

İbni Kesir

Bahçelerde, çeşmelerde.

Mehmet Okuyan

Siz burada, bahçelerde, (su) kaynaklarında, ekinlerin ve salkımları aşağıya sarkmış hurmalıkların içinde güvende bırakılacak mısınız?

Muhammed Esed

Bu bahçeler içre ve bu pınar başlarında;

Mustafa İslamoğlu

Envai çeşit bahçeler içinde ve pınar başlarında...

Ömer Nasuhi Bilmen

«Bağlarda ve ırmaklarda?»

Ömer Öngüt

“Bahçelerde, pınar başlarında. ”

Suat Yıldırım

(147-148) Bağlarda, bahçelerde, pınarların başında, ekinler, bostanlar, dalları kırılacak derecede yüklü salkımları sarkan hurmalıklar içinde devamlı kalacağınızı mı sanıyorsunuz?

Süleyman Ateş

"Böyle bahçelerde, çeşme başlarında?"

Süleymaniye Vakfı

Bahçelerde, pınar başlarında,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bahçeler içinde, pınarların başında,

Şaban Piriş

Bahçelerde, pınarlarda...

Tefhim-ul Kuran

«Bahçelerin, pınarların içinde.»

Ümit Şimşek

'Bahçelerin, pınarların içinde,

Yaşar Nuri Öztürk

"Bahçelerde, pınarlarda."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bağlar və bulaqlar içində,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bağlar və çeşmələr içində,

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

in Gärten und an Quellen,

Almanca — M. A. Rassoul

unter Gärten und Quellen

Almanca — Muhammad Zaidan

in Dschannat und an Quellen,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"You live in splendour, you hold in possession orchards and flowing springs"

Abdul Haleem

gardens, springs,

Abdullah Yusuf Ali

"Gardens and Springs,

Abul A'la Maududi

amidst gardens and springs

Aisha Bewley

amid gardens and clear springs,

Al-Hilali & Khan

"In gardens and springs.

Ali Quli Qarai

—amid gardens and springs,

Amatul Rahman Omar

`Amidst gardens and springs,

Arthur John Arberry

among gardens and fountains,

Bijan Moeinian

"You are enjoying your gardens and springs. "

E. Henry Palmer

with gardens and springs,

Edip-Layth

"In gardens and springs."

George Sale

among gardens, and fountains,

Hamid S. Aziz

"Shall you be left here secure in that which is before us

Mahmoud Ghali

In gardens and springs,

Marmaduke Pickthall

In gardens and watersprings.

Mohamed Ahmed - Samira

In these gardens and these springs,

Muhammad Asad

amidst [these] gardens and springs

Mustafa Khattab

amid gardens and springs,

Progressive Muslims

"In gardens and springs. "

Sahih International

Within gardens and springs

Sam Gerrans

“Among gardens and springs,

Shabbir Ahmed

In gardens and water springs.

Syed Vickar Ahamed

"In gardens and springs,

Taqi Usmani

in gardens and springs,

The Monotheist Group

"In gardens and springs."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Au milieu de jardins, de sources,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Di nava baxçe û kaniyan de…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

te midden van tuinen en bronnen

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waaronder tuinen en fonteinen.

Hollandaca — Siregar

Temidden van tuinen en bronnen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

среди садов, и источников,

Rusça — Osmanov

в садах и среди источников,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

bland trädgårdar och källor