ت ر ك (TRK)
T-r-k
تَرْكُ الشَّيْءِ ifâdesi, bir şeyi bilerek ve tercih ederek reddetmektir veya zoraki olarak mecbur kalındığında bırakmaktır. Biricisine misal Allah’ın: وَتَرَكْنَا بَعْضَهُمْ يَوْمَئِذٍ يَمُوجُ فِي بَعْضٍ Biz o gün (kıyamet günü) onları bırakıvermişizdir. Dalgalar hâlinde birbirlerine girerler (18/Kehf 99); وَاتْرُكِ الْبَحْرَ رَهْواً ve karşıya geçince denizi olduğu gibi açık bırak (44/Duhân 24) sözleridir.
İkincisine misal ise, Yüce Allah’ın: كَمْ تَرَكُوا مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ Onlar neler bırakmışlardı, ne bahçeler, ne pınarlar! (44/Duhân 25) sözüdür. تَرِكَةُ فُلاَنٍ deyimi, bir kişinin ölümünden sonra bıraktığı mal vesairedir. تَرَكْتُهُ كَذَا deyimi herhangi bir durumda bırakılan sonuna varılan veya جَعَلْتُهُ كَذَا gibi bir anlamda kullanılan bir ifâdedir. تَرَكْتُ فُلاَنًا وَحِيدًا filanı tek başına bıraktım gibi.
التَّرِيكَة kelimesinin aslı çölde bırakılan yumurta demektir. Miğfer de bununla adlandırılmıştır ki, bu da onların miğferi yumurta diye adlandırmalarına benzemektedir.