Irzını korumuş olan kadını da (Meryem'i de) hatırla. Ona ruhumuzdan üflemiştik. Kendisini de, oğlunu da alemlere (kudretimizi gösteren) birer delil yapmıştık.

وَالَّتِي اَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فِيهَا مِنْ رُوحِنَا وَجَعَلْنَاهَا وَابْنَهَا اٰيَةً لِلْعَالَمِينَ

ve lletī eHSanet fercehā fe nefeḣnā fīhā min rūHinā ve ceǎlnāhā ve bnehā āyeten li l-ǎālemīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالَّتِيve lletīolanı (Meryemi)
2اَحْصَنَتْeHSanetح ص نKorunmak, erişilemez/yaklaşılamaz olmak, iffetli olmak, güçlü bir şekilde tahkim edilmek, erişilmesi zor olmak, korunmak, (saldırıya karşı) korunmak, yasal ve uygun olmayan şeylerden kaçınmak, bir şeyi erişilemez/yaklaşılamaz yerlerde korumak veya muhafaza etmek, bir şeyi erişilemez veya yaklaşılamaz ya da erişilmesi zor hale getirmek, bir şeyi yüksekliği nedeniyle ulaşılamaz kılmak, kendini tahkim etmek.korumuş
3فَرْجَهَاfercehāف ر جAçmak, ayırmak, yarmak, bölmek, genişletmek, ayırmak, iki şey arasında boşluk bırakmak, içeri oda yapmak, rahatlatmak. İki şey arasındaki açıklık, ara boşluk [boşluk veya yarık]. Örnek: Arka bacakları ayırmak veya parmaklar arasındaki ara boşluklar.ırzını
4فَنَفَخْنَاfe nefeḣnāن ف خAğızla üflemek, nefes almak.ve üflemiştik
5فِيهَاfīhāona
6مِنْmin-dan
7رُوحِنَاrūHināر و حRuh, bilgi, can, nefes, hava, esinti, hayat, yaşam özü, ilham, özruhumuz-
8وَجَعَلْنَاهَاve ceǎlnāhāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve onu yapmıştık
9وَابْنَهَاve bnehāب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileve oğlunu
10اٰيَةًāyetenا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.bir ibret
11لِلْعَالَمِينَli l-ǎālemīneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamealemlere

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani, bir de ırzını koruyan o kız vardı, onu da an; biz, ona rûhumuzdan üflemiştik ve onu ve oğlunu, âlemlere bir delil yapmıştık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hani, bir de ırzını koruyan o kız vardı, onu da an; biz, ona rûhumuzdan üflemiştik ve onu ve oğlunu, âlemlere bir delil yapmıştık.

Adem Uğur

Irzını iffetle korumuş olanı (Meryem'i de an.) Biz ona ruhumuzdan üfledik; onu ve oğlunu cümle âlem için bir ibret kıldık.

Ahmed Hulusi

İffetini koruyan o dişiyi (Meryem'i). . . Ona (Meryem'in rahmindeki {ademi yaratışın benzeri olarak} cenine) ruhumuzdan nefhettik (Onda Esma'mızdan bazılarının özel manalarını açığa çıkartarak İsa'yı {şuur varlığı} halk ettik). . . Onu ve oğlunu alemler için bir mucize olarak meydana getirdik.

Ahmet Tekin

Namusunu koruyan, beline sahip olan Meryem’i an. Rahmetimizle var ettiğimiz düzenin bir bölümü olan ruhumuzdan nûrânî dalgalar halinde Îsâ’nın bütün hücrelerine ruh yayarak hayat verdik, onu bilinçlendirdik. Meryem’i ve oğlunu âlemlere, insanlara, cinlere ve meleklere kudretimizi gösteren bir mûcize olarak ortaya koyduk.

Ahmet Varol

O ırzını korumuş olan(ı) da (an) ki, biz ona ruhumuzdan üfledik, onu ve oğlunu alemler için bir ayet (ibret) kıldık.

Ali Bulaç

Irzını koruyan (Meryem); biz ona kendi ruhumuzdan üfledik, onu ve çocuğunu insanlığa bir ayet kıldık.

Ali Fikri Yavuz

Irzını helâl ve haramdan koruyan o Meryem’i de hatırla ki, biz ona (Cebraîl vasıtasıyla ve emrimizle meydana gelen) ruhumuzdan intikal ettirdik (de İsa’yı yarattık). Kendisini de, oğlunu da âlemlere bir ibret yaptık.

Ali Rıza Safa

Sağtöresini Koruyan'a da Ruhumuzdan üfledik. Onu ve oğlunu, evrenler için bir mucize yaptık.

Bayraktar Bayraklı

İffetini koruyan Meryem'e ruhumuzdan üflemiş, onu ve oğlunu alemlere ders kılmıştık.

Bekir Sadak

Mahrem yerini koruyan Meryem'e ruhumuzdan uflemis, onu ve oglunu, alemler icin bir mucize kilmistik.

Celal Yıldırım

İffet ve namusunu gerektiği gibi koruyan o kadını (Meryem'i) de an ki, biz ona ruhumuzdan üfledik; kendisini de oğlunu da âlemlere açık bir âyet (belirgin bir mu'cize) yaptık,

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İffetini korumuş olan kadını da an! Ona ruhumuzdan üfledik; onu ve oğlunu cümle âlem için bir işaret kıldık.

Diyanet İşleri

Irzını korumuş olan kadını da (Meryem'i de) hatırla. Ona ruhumuzdan üflemiştik. Kendisini de, oğlunu da alemlere (kudretimizi gösteren) birer delil yapmıştık.

Diyanet İşleri (eski)

Mahrem yerini koruyan Meryem'e ruhumuzdan üflemiş, onu ve oğlunu, alemler için bir mucize kılmıştık.

Diyanet Vakfi

Irzını iffetle korumuş olanı (Meryem'i de an.) Biz ona ruhumuzdan üfledik; onu ve oğlunu cümle âlem için bir ibret kıldık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Irzını koruyan Meryem'e ruhumuzdan üflemiş, onu ve oğlunu, âlemler için bir mucize kılmıştık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve o dişiyi (Meryem' i) de ki, o namusunu korudu da kendisine ruhumuzdan üfledik ve kendisiyle oğlunu alemlere bir mucize yaptık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o dişiyi de ki ırzını muhkem korudu da kendisine ruhumuzdan nefhettik ve kendisile oğlunu alemine bir ayet kıldık

Erhan Aktaş

Ve namusunu koruyanı da an. Ona ruhumuzdan üfledik. Ve kendisini ve oğlunu alemler için bir ayet kıldık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve namusunu koruyanı da an. Ona ruhumuzdan üfledik. Ve kendisini ve oğlunu alemler için bir ayet kıldık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve o, namusunu korudu. Ona ruhumuzdan üfledik. Ve kendisini ve oğlunu alemler için bir ayet kıldık.

Fizilal-il Kuran

Irzına dokundurtmayan Meryem'e gelince ona ruhumuzdan bir soluk üfleyerek kendisini ve oğlunu tüm insanlar için gücümüzün sınırsızlığını kanıtlayan bir mucize yaptık.

Gültekin Onan

Irzını koruyan (Meryem); biz ona kendi ruhumuzdan üfledik, onu ve çocuğunu insanlığa bir ayet kıldık.

Hamdi Döndüren

Irzını iffetle korumuş olanı (Meryem’i) de (an). Biz ona ruhumuzdan üfledik; kendisini ve oğlunu âlemler için bir mucize kıldık.

Hasan Basri Çantay

Irzını (bir kala gibi) koruyan o kızı da (yad et) ki biz ona ruuhumuzdan üflemiş, kendisini de, oğlunu da alemlere ibret kılmışdık.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Irzını korumuş olanı (Meryem'i) da (an). Biz ona ruhumuzdan üfledik, kendisini ve oğlunu âlemlere bir ibret kıldık.

Hayrat Neşriyat

İffetini korumuş olanı da (Meryem’i de zikret)! Ona (yarattığımız) rûhumuzdan üfledik; onu ve oğlunu, âlemler için bir ibret kıldık.

İbni Kesir

Mahrem yerini koruyana da ruhumuzdan üflemiş; onu da, oğlunu da alemler için bir ayet kılmıştık.

Mehmet Okuyan

Namusunu korumuş olanı (Meryem’i de an)! Biz ona rûhumuzdan üflemiş, onu ve oğlunu âlemler (insanlar) için bir ayet (mucize) kılmıştık.

Muhammed Esed

Ve o iffetini koruyan (kadın)ı da (an) ki, Biz ona ruhumuzdan üflemiş, onu ve oğlunu bütün insanlar için (rahmetimizin) bir simgesi kılmıştık.

Mustafa İslamoğlu

Bir de iffetini koruyan o kadını (gündeme taşı)! "Kuşkusuz ona da ruhumuzdan üflemiş; onu ve oğlunu (çağının) bütün insanları için (rahmetimizin) bir belgesi kılmıştık.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve ismetini pek güzelce muhafaza etmiş olanı da (yâd et ki) kendisine rûhumuzdan üflemiştik. Ve O'nu ve oğlunu da âlemlere bir âyet kılmıştık.

Ömer Öngüt

Irzını iffetle korumuş olan (Meryem'i) de an! Biz ona ruhumuzdan üflemiş, kendisini de oğlunu da âlemler için bir âyet (mucize) kılmıştık.

Suat Yıldırım

İffet ve namusunu gerektiği gibi koruyan Meryem’i de an. Biz ona rûhumuzdan üfledik, hem onu, hem oğlunu cümle alem için bir ibret yaptık.

Süleyman Ateş

O ırzını korumuş olan(Meryem)i de an; ona ruhumuzdan bir çocuk üflemiş, kendisini ve oğlunu alemlere bir ibret yapmıştık.

Süleymaniye Vakfı

Namusunu korumuş kadına (Meryem'e) gelince, onun içine ruhumuzdan üflemiş, onu ve oğlunu, alemler için bir ayet /bir mucize kılmıştık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Namusunu korumuş olan kadının; Meryem'in içine de ruhumuzdan üflemiş, onu ve oğlunu bütün çağdaşlarına bir belge yapmıştık.

Şaban Piriş

Irzını koruyan (Meryeme) de rahmetimizden üflemiş, onu da oğlunu da insanlığa bir belge kılmıştık.

Tefhim-ul Kuran

Irzını koruyan (Meryem) ; biz ona kendi ruhumuzdan üfledik, onu ve çocuğunu insanlığa bir ayet kıldık.

Ümit Şimşek

İffetini koruyan Meryem'i de an ki, ona Biz ruhumuzdan üflemiş, kendisini ve oğlunu âlemler için bir âyet kılmıştık.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve o, cinsiyet organını/ırzını titizlikle koruyan kadın. Onun bağrına ruhumuzdan üfledik de kendisini ve oğlunu alemler için bir mucize yaptık.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) İsmətini (bəkarətini) qoruyanı da (Məryəmi də yad et)! Biz Öz ruhumuzdan (Özümüzün yaratdığımız ruhdan Cəbrail vasitəsilə) ona üfürdük, onu və oğlunu (atasız doğulmuş İsanı) aləmlərə (mələklərə, bütün insanlara və cinlərə) bir möʼcüzə etdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gedenke Marias, die ihre Keuschheit wahrte. Wir hauchten ihr von Unserem Geiste ein und machten sie und ihren Sohn zu einem Zeichen für die Welten.

Almanca — Der Edle Quran

Und (auch) diejenige, die ihre Scham unter Schutz stellteʹ. Da hauchten Wir ihr von Unserem Geist ein und machten sie und ihren Sohn zu einem Zeichen für die Weltenbewohner.

Almanca — M. A. Rassoul

Und der die ihre Keuschheit wahrte, hauchten Wir von Unserem Geist ein und machten sie und ihren Sohn zu einem Zeichen für die Welten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ebenfalls diejenige, die ihre Keuschheit bewahrte, dann hauchten WIR in sie einen Ruhh von Uns hinein. Und WIR machten sie und ihren Sohn zu einer Aya für die ganze Schöpfung.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And Maryam (Mary) who guarded herself from being supposed and maintained the flower of faith and chastity, and so We sent to her Our Messenger -the Spirit Gabriel-, to breathe life into her and animate a soul in her womb, and We made her and her son Isa (Jesus) an emblem of Our Omnipotence and Authority to be pondered by all people.

Abdul Haleem

Remember the one who guarded her chastity. We breathed into her from Our Spirit and made her and her son a sign for all people.

Abdullah Yusuf Ali

And (remember) her who guarded her chastity: We breathed into her of Our spirit, and We made her and her son a sign for all peoples.

Abul A'la Maududi

And also recall the woman who guarded her chastity: We breathed into her of Our spirit, and made her and her son a Sign to the whole world.

Aisha Bewley

And she who protected her private parts. We breathed into her some of Our Ruh and made her and her son a Sign for all the worlds.

Al-Hilali & Khan

And she who guarded her chastity [Virgin Maryam (Mary)]: We breathed into (the sleeves of) her (shirt or garment) [through Our Rûh - Jibrîl (Gabriel)],[1] and We made her and her son [‘Îsâ (Jesus)] a sign for Al-‘Âlamîn (the mankind and jinn).

Ali Quli Qarai

And her who guarded her chastity, so We breathed into her Our spirit, and made her and her son a sign for all the nations.

Amatul Rahman Omar

And (We showed Our favours to) the woman (- Mary) who preserved her chastity, so We revealed to her some of Our words and We made her and her son (- Jesus) a sign (of eminence) for the nations.

Arthur John Arberry

And she who guarded her virginity, so We breathed into her of Our spirit and appointed her and her son to be a sign unto all beings.

Bijan Moeinian

As for virgin Mary, I blew (this word is used here as a figure of speech) in her through My Spirit (Angel Gabriel) and made her and her son (Jesus) a [living] miracle of Mine for the inhabitants of the universe (terrestrials and extra-terrestrials. )

E. Henry Palmer

And she who guarded her private parts, and we breathed into her of our Spirit, and we made her and her son a sign unto the worlds.

Edip-Layth

The one who protected her chastity, so We blew into her from Our Spirit, and We made her and her son a sign for the worlds.

George Sale

And remember her who preserved her virginity, and into whom We breathed of our spirit; ordaining her and her son for a sign unto all creatures.

Hamid S. Aziz

And We answered him, and bestowed upon him Yahya (John); and We made his wife right for him (cured her barrenness). Verily, they used to vie with one another in good works, and they called unto Us with longing and awe, and were humble (or submissive) before Us.

Mahmoud Ghali

And she who attended to her private parts, (i. e., Safeguarded her chastity) so We breathed into her of Our Spirit and made her and her son a sign to the worlds.

Marmaduke Pickthall

And she who was chaste, therefor We breathed into her (something) of Our Spirit and made her and her son a token for (all) peoples.

Mohamed Ahmed - Samira

(Remember) her who preserved her chastity, into whom We breathed a new life from Us, and made her and her son a token for mankind.

Muhammad Asad

AND [remember] her who guarded her chastity, whereupon We breathed into her of Our spirit and caused her, together with her son, to become a symbol [of Our grace] unto all people.

Mustafa Khattab

And ˹remember˺ the one who guarded her chastity, so We breathed into her through Our angel, ˹Gabriel,˺[1] making her and her son a sign for all peoples.

Progressive Muslims

And the one who protected her chastity, so We blew into her from Our Spirit, and We made her and her son a sign for the worlds.

Sahih International

And [mention] the one who guarded her chastity, so We blew into her [garment] through Our angel [Gabriel], and We made her and her son a sign for the worlds.

Sam Gerrans

And she who guarded her chastity: We breathed into her of Our Spirit, and made her and her son a proof for all mankind.

Shabbir Ahmed

And remember her (Mary) who guarded her chastity (under very adverse circumstances). We breathed into her of Our Energy, and caused her, together with her son, to become a symbol of Our Grace unto all people.

Syed Vickar Ahamed

And (remember) her, Maryam (Mary) who safeguarded her chastity: We breathed into her from Our Spirit, and We made her and her son [baby Isa (Jesus)] a Sign for all nations (and peoples).

Taqi Usmani

And (remember) her who protected her private part (that is, Maryam). So, We blew in her (a life) through Our Spirit, and made her and her son (‘Īsā X) a sign for all the worlds.

The Monotheist Group

Andthe one who protected her chastity, so We blew into her from Our Spirit, and We made her and her son a sign for the worlds.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et celle (la vierge Marie) qui avait préservé sa chasteté! Nous insufflâmes en elle un souffle (de vie) venant de Nous et fîmes dʹelle ainsi que de son fils, un signe (miracle) pour lʹunivers.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew pîreka ku namûsa xwe bi îfet parastiye jî (di bîr bîne); vêca qasidê Me Cîbril bi emrê me pufkirê (ew bi Îsa ducan bû) û Me ew û kurê wê ji xelkê re kirin nîşan.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En aan haar die haar eerbaarheid bewaarde. Toen bliezen Wij haar iets van Onze geest in en Wij maakten haar en haar zoon tot een teken voor de wereldbewoners.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En gedenk haar die hare maagdelijkheid bewaarde, en welke wij van onzen geest inbliezen, terwijl wij haar en haren zoon als een teeken voor alle schepselen instelden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (также вспомни) (о, Посланник) ту [Марьям мать пророка Иисы], которая сохранила свой (женский) орган [ее не коснулся ни один мужчина]. И Мы (послали к ней ангела Джибрила и) вдунули в нее (через разрез в ее одеянии) от Нашего духа [от духа, которым Мы владеем] (который принес Джибрил). И сделали Мы ее [Марьям] и ее сына [Иису] знамением (показывающим могущество Аллаха) для миров.

Rusça — Osmanov

[Вспомни] также ту, которая соблюла целомудрие своего лона. Мы вдохнули в нее от Нашего духа, и по Нашей воле она и ее сын стали знамением для обитателей миров.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH (MINNS) henne som bevarade sin jungfrudom. Vi andades in i henne något av Vår ande och Vi gjorde henne och hennes son till ett tecken för alla folk.