(75-76) Her kim de O'na salih ameller işlemiş bir mü'min olarak varırsa, işte onlar için en yüksek dereceler, içinden ırmaklar akan, içinde ebediyyen kalacakları Adn cennetleri vardır. İşte bu, günahlardan temizlenenlerin mükafatıdır.

وَمَنْ يَأْتِهِ مُؤْمِنًا قَدْ عَمِلَ الصَّالِحَاتِ فَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الدَّرَجَاتُ الْعُلٰى جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُ۬ا مَنْ تَزَكّٰى

ve men ye'tihi mu'minen ḳad ǎmile S-SāliHāti fe ulāike lehumu d-deracātu l-ǔlā / cennātu ǎdnin tecrī min teHtihā l-enhāru ḣālidīne fīhā ve ƶālike cezā'u men tezekkā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَنْve menve kim
2يَأْتِهِye'tihiا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekO'na gelirse
3مُؤْمِنًاmu'minenا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanbir mü'min
4قَدْḳadmuhakkak
5عَمِلَǎmileع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyapmış olarak
6الصَّالِحَاتِS-SāliHātiص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.iyi işler
7فَاُو۬لٰٓئِكَfe ulāikeişte
8لَهُمُlehumuonlar için vardır
9الدَّرَجَاتُd-deracātuد ر جAdım adım yürümek, kademeli olarak ilerlemek, derece derece yok etmek, bir şeyi yerleştirmek, açmak/çözmek, kademeli olarak ulaşmak, aldatmak, (bir günahkara) hoşgörü göstermek.dereceler
10الْعُلٰىl-ǔlāع ل وYüksek olmak, yükseltilmiş olmak, yüce olmak, yüceltilmek, yükselmek, üstesinden gelmek, gururlu olmak, üstünde olmak, yukarı çıkmak, yükselmek, rütbe veya onurda yükselmek, kaldırmak, yukarı almak, binmek, üstüne çıkmakyüksek
1جَنَّاتُcennātuج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcennetleri
2عَدْنٍǎdninعدنAdn
3تَجْرِيtecrīج ر يAkmak, hızlıca koşmak, bir yol izlemek, meydana gelmek veya oluşmak, bir şeye yönelmek veya amaçlamak, sürekli veya kalıcı olmak, bir vekil veya görevli temsilci göndermek.akan
4مِنْmin
5تَحْتِهَاteHtihāت ح تAlt tarafta olan, aşağı kısım, alt, alt taraf, aşağı, bayır, dağın eğimli yüzeyi, alt seviye. Fevk/yukarı'nın zıt anlamlısıdır.altlarından
6الْاَنْهَارُl-enhāruن ه رakıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar)ırmaklar
7خَالِدِينَḣālidīneخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmaksürekli olarak kalırlar
8فِيهَاfīhāorada
9وَذٰلِكَve ƶālikeve işte budur
10جَزٰٓؤُ۬اcezā'uج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekmükafatı
11مَنْmenkimselerin
12تَزَكّٰىtezekkāز ك وArttı/çoğaldı, gelişti/iyi büyüdü/gelişti/serpildi ve meyve verdi, saf/temiz oldu/hale geldi, arınma/temizlenme, iyilik/doğruluk, bolluk içinde/rahat/yumuşak/narin bir yaşam sürmek, iyi/doğru bir duruma/koşula sokmak, sadaka, zekatarınan

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kıyılarından ırmaklar akan ebedî Adn cennetleri ve bu, inanış ve ibâdetle temizlenen kişinin karşılığıdır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kıyılarından ırmaklar akan ebedî Adn cennetleri ve bu, inanış ve ibâdetle temizlenen kişinin karşılığıdır.

Adem Uğur

İçinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan Adn cennetleri! İşte arınanların mükâfatı budur.

Ahmed Hulusi

Altlarından nehirler akan ADN cennetleri. . . Onda sonsuz yaşarlar. . . Arınıp tezkiye olanın karşılığı işte budur.

Ahmet Tekin

Altlarından ırmaklar akan Adn cennetlerinin konakları vardır. Orada ebedî yaşarlar. İşte bu küfür ve isyandan arınanların, vicdanlarını temizleyenlerin mükâfatıdır.

Ahmet Varol

İçinde sonsuza kadar kalacakları altından ırmaklar akan Adn cennetleri. İşte bu, arınanların mükâfatıdır.

Ali Bulaç

"İçlerinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan Adn cennetleri de (onlarındır). Ve işte bu, arınmış olanın karşılığıdır."

Ali Fikri Yavuz

Adn Cennetleri vardır ki, (ağaçları) altından nehirler akar; orada ebedî olarak kalacaklar. İşte böyle cennetlerde ebedî kalış, küfür ve isyanda temizlenenlerin mükâfatıdır.”

Ali Rıza Safa

Altlarından ırmaklar akan, sürekli kalacakları Adn cennetleri vardır. Arınanların karşılığı da işte budur.

Bayraktar Bayraklı

İçlerinden ırmaklar akan, çok uzun süreli olarak kalacakları 'Adn cennetleri işte bu arınanların ödülüdür.

Bekir Sadak

(75-76) Rabbine inanmis ve yararli is yaparak gelenlere, iste onlara, en ustun dereceler, iclerinden irmaklar akan, icinde temelli kalacaklari Adn cennetleri vardir. Bu, arinanlarin mukafatidir.*

Celal Yıldırım

Altlarından ırmaklar akan ÂDN CENNET'leri vardır. Orada ebedî kalıcılardır. İşte bu, arınıp temizlenenlerin mükâfatıdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İçinde ebedî olarak kalacakları, altından ırmaklar akan adn cennetleri! İşte günahlardan arınanların ödülü budur.

Diyanet İşleri

(75-76) Her kim de O'na salih ameller işlemiş bir mü'min olarak varırsa, işte onlar için en yüksek dereceler, içinden ırmaklar akan, içinde ebediyyen kalacakları Adn cennetleri vardır. İşte bu, günahlardan temizlenenlerin mükafatıdır.

Diyanet İşleri (eski)

(75-76) Rabbine inanmış ve yararlı iş yaparak gelenlere, işte onlara, en üstün dereceler, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları Adn cennetleri vardır. Bu, arınanların mükafatıdır.

Diyanet Vakfi

İçinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan Adn cennetleri! İşte arınanların mükâfatı budur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Adn cennetleri vardır ki, altlarından ırmaklar akar, onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. Ve işte bu, (küfür ve isyandan) arınanların mükafatıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Altından ırmaklar akan Adn cennetleri ki, onlarda ebedi kalacaklardır. Ve o işte, temizlenen kimsenin mükafatı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Adn Cennetleri altından nehirler akar, onlarda muhalled olarak kalacaklar, ve o işte temizlenen kimsenin mükafatı

Erhan Aktaş

İçinden ırmaklar akan Adn Cennetleri'nde sürekli kalacaklar. İşte bu zekat yapanlara verilecek karşılıktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İçinden ırmaklar akan Adn Cennetlerinde sürekli kalacaklar. İşte bu arınmış olanlara verilecek karşılıktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İçinden ırmaklar akan Adn Cennetlerinde sürekli kalacaklar. İşte bu arınmış olanlara verilecek karşılıktır.

Fizilal-il Kuran

Altlarından çeşitli ırmaklar akan «Adn» cennetleri yani. Onlar orada sürekli kalacaklardır. İşte günahlardan arınmışların ödülü budur.

Gültekin Onan

"İçlerinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan Adn cennetleri de (onlarındır). Ve işte bu arınmış olanın karşılığıdır."

Hamdi Döndüren

Altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Onlar orada sürekli olarak kalırlar. İşte arınanların mükâfatı budur.

Hasan Basri Çantay

"Adn cennetleri vardır ki altlarından ırmaklar akar. Orada ebedi kalıcıdırlar onlar. İşte (günahlardan) temizlenen kimselerin mükafatı"!

Hasib Asutay

İçinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan adn cennetleri de (onlarındır). İşte arınanların mükâfatı budur.

Hayrat Neşriyat

(Onlar için) altlarından nehirler akan, içinde ebedî olarak kalıcı oldukları Adn Cennetleri vardır. İşte (günahlardan) temizlenenlerin mükâfâtı budur!

İbni Kesir

Altlarından ırmaklar akan ve içinde temelli kalacakları Adn cennetleri vardır ve bu, arınanların mükafatıdır.

Mehmet Okuyan

(Yani) içlerinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan durmaya değer cennetler. İşte (kötülüklerden) arınanların karşılığı budur.

Muhammed Esed

içlerinde sonsuza kadar yaşayacakları, vadilerinde derelerin, ırmakların çağıldadığı asude hasbahçeler!.. İşte budur, kendini arındıranları bekleyen karşılık.

Mustafa İslamoğlu

mutluluğun üretildiği, zemininden ırmakların çağladığı, girenin bir daha çıkmadığı cennetler... İşte bu da, arınan kimselerin ödülüdür.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Adn cennetleri ki, altlarından ırmaklar akar. Orada ebedîyen kalıcılardır ve bu temizlenmiş olan kimsenin mükâfaatıdr.»

Ömer Öngüt

Altlarından ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları Adn cennetleri vardır. İşte arınanların mükâfatı budur!

Suat Yıldırım

Zemininden ırmaklar akan Adn cennetleri var. Onlar oraya ebedî kalmak üzere girecekler. İşte kötülüklerden arınanların mükâfatı budur.

Süleyman Ateş

Altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri. Orada sürekli olarak kalırlar. İşte arınanların mükafatı budur!

Süleymaniye Vakfı

Yani içinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada ölümsüz olacaklardır. İşte kendini arındırıp geliştirenlerin alacakları karşılık budur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, içinden ırmaklar akan kalıcı cennetlerde (bahçelere) ölümsüz kişiler olarak gireceklerdir. İşte kendini geliştirenlerin alacakları karşılık budur.

Şaban Piriş

İçinde temelli kalacakları, alt kısmından ırmakların aktığı Adn cennetleri vardır. İşte bu arınanların mükafatıdır.

Tefhim-ul Kuran

«İçlerinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan Adn cennetleri de (onlarındır.) Ve işte bu arınmış olanın karşılığıdır.»

Ümit Şimşek

Adn Cennetleri ki, altlarından ırmaklar akar. Onlar orada ebediyen kalırlar. Kötülükten arınmış olanın ödülü işte budur.

Yaşar Nuri Öztürk

Adn cennetleri ki, altlarından ırmaklar akar; sürekli kalacaklar içlerinde. Arınıp temizlenenlerin ödülü işte budur.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

ağacları altından çaylar axan Ədn bağları. Onlar orada əbədi qalarlar. Bu, günahlardan təmizlənənlərin mükafatıdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əbədi qalacaqları, (ağacları) altından çaylar axan Ədn cənnətləri. Bu, (günahlardan) pak olanların (təmizlənənlərin) mükafatıdır.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Gärten von Eden, unterhalb derer Flüsse fließen. Dort werden sie ewig bleiben. Das ist der Lohn der Gläubigen, die sich geläutert haben.

Almanca — M. A. Rassoul

die Gärten von Eden, durch die Bäche fließen; darin werden sie auf ewig verweilen. Und das ist der Lohn derer, die sich rein halten.

Almanca — Muhammad Zaidan

die ʹAdn-Dschannat, die von Flüssen durchflossen sind. Darin werden sie ewig bleiben. Und dies ist die Belohnung für denjenigen, der sich rein hält.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They shall be rewarded with the abode in the Gardens of Eden beneath which rivers flow, wherein they will have passed through nature to Eternity. This is the reward of those who have cleansed themselves from moral and spiritual defilement and purposed to meet their Creator pure in heart.

Abdul Haleem

Gardens of lasting bliss graced with flowing streams, and there they will stay. Such is the reward of those who purify themselves.

Abdullah Yusuf Ali

Gardens of Eternity, beneath which flow rivers: they will dwell therein for aye: such is the reward of those who purify themselves (from evil).

Abul A'la Maududi

and shall live for ever in everlasting Gardens beneath which rivers flow. Such will be the reward of those who purify themselves.

Aisha Bewley

Gardens of Eden with rivers flowing under them, remaining in them timelessly, for ever. That is the reward of those who purify themselves.

Al-Hilali & Khan

‘Adn (Eden) Paradise (everlasting Gardens), under which rivers flow, wherein they will abide forever: such is the reward of those who purify themselves (by abstaining from all kinds of sins and evil deeds which Allâh has forbidden and by doing all that Allâh has ordained).

Ali Quli Qarai

—the Gardens of Eden, with streams running in them, to abide in them [forever], and that is the reward of him who keeps pure.

Amatul Rahman Omar

Gardens of Eternity served with running streams; there they will abide. Such is the reward of those who keep themselves ever pure.

Arthur John Arberry

Gardens of Eden, underneath which rivers flow, therein dwelling forever; that is the recompense of the self-purified.

Bijan Moeinian

They will live forever in the gardens of Eden under which rivers flow. Such is the reward for the one who strives to purify himself.

E. Henry Palmer

gardens of Eden beneath which rivers flow, to dwell therein for aye; for that is the reward of him who keeps pure.

Edip-Layth

The gardens of Eden with rivers flowing beneath them, abiding therein. Such is the reward of he who is developed.

George Sale

namely, gardens of perpetual abode, which shall be watered by rivers; they shall remain therein for ever: And this shall be the reward of him who shall be pure.

Hamid S. Aziz

But he who comes to Him a believer who has done right, for them are the highest ranks,

Mahmoud Ghali

Gardens of Adn, (Eden) from beneath which rivers run, eternally (abiding) therein, and that is the recompense of him who has cleansed (himself).

Marmaduke Pickthall

Gardens of Eden underneath which rivers flow, wherein they will abide for ever. That is the reward of him who groweth.

Mohamed Ahmed - Samira

Gardens of Eden with rippling streams, where he will live for ever. This is the recompense of those who achieve integrity.

Muhammad Asad

gardens of perpetual bliss, through which running waters flow, therein to abide: for that shall be the recompense of all who attain to purity.

Mustafa Khattab

the Gardens of Eternity, under which rivers flow, where they will stay forever. That is the reward of those who purify themselves.

Progressive Muslims

The gardens of Eden with rivers flowing beneath them, abiding therein. Such is the reward of he who is developed.

Sahih International

Gardens of perpetual residence beneath which rivers flow, wherein they abide eternally. And that is the reward of one who purifies himself.

Sam Gerrans

Gardens of perpetual abode, beneath which rivers flow, they abiding eternally therein. And that is the reward of him who purifies himself.)

Shabbir Ahmed

And Gardens of Eden (Perpetual Bliss) beneath which rivers flow, therein to abide. That shall be the recompense of all those who have developed their personality. (They have actualized their "Self" by helping humanity with their wealth and person).

Syed Vickar Ahamed

Gardens of Eternity, under which flow rivers; They will live in there for ever: Like this is the reward for those who purify themselves (of evil).

Taqi Usmani

the eternal gardens beneath which rivers flow, in which they shall live for ever. That is the reward for the one who has purified himself.

The Monotheist Group

Gardens of delight, with rivers flowing beneath them, abiding therein. Such is the reward of he who is developed.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

les jardins du séjour (éternel), sous lesquels coulent les ruisseaux, où ils demeureront éternellement. Et voilà la récompense de ceux qui se purifient (de la mécréance et des péchés).

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew (mertebe) bihiştên Ednê ne ku di binê wan de çem diherikin, dê seraqetî di wan de bimînin! Ha ev e, xelata wan kesên ku xwe (ji gunehan) paqij kirine.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

de tuinen van ʹAdn waar de rivieren onderdoor stromen; zij zullen altijd daarin blijven. Dat is de beloning voor wie gelouterd zijn.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Namelijk tuinen van eeuwig verblijf, die door rivieren zullen besproeid worden. Eeuwig zullen zij daarin verblijven, en dit zal de belooning zijn voor hem, die zuiver zal wezen.

Hollandaca — Siregar

De Tuinen van ʹAdn ( het Paradijs), waar onder door de rivieren stromen, zij zijn eeuwig levenden darin. Dat is de beloning voor wie zich reinigt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

сады ‘Адна, (где) текут под ними [под дворцами и деревьями] реки, и они пребудут в них [в райских садах] вечно. И таково воздаяние тех, кто очистился [очистил свою душу] (от многобожия и скверны)!

Rusça — Osmanov

сады Эдема, средь которых текут ручьи, и они вечно пребудут там. Таково воздаяние тому, кто очистился [от грехов].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

för dem står Edens lustgårdar beredda, vattnade av bäckar, där de skall förbli till evig tid. Det är lönen till dem som har renat sig (från synd).