Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan, "Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini) bu dünyada ver" diyenler vardır. Bunların ahirette bir nasibi yoktur.

فَاِذَا قَضَيْتُمْ مَنَاسِكَكُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَذِكْرِكُمْ اٰبَٓاءَكُمْ اَوْ اَشَدَّ ذِكْرًا فَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا وَمَا لَهُ فِي الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ

fe iƶā ḳaDeytum menāsikekum fe ƶkurū (a)llahe ke ƶikrikum ābā'ekum ev eşedde ƶikran fe mine n-nāsi men yeḳūlu rabbenā ātinā fī d-dunyā ve mā lehu fī l-āḣirati min ḣalāḳin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاِذَاfe iƶāzaman
2قَضَيْتُمْḳaDeytumق ض يTamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmakbitirince
3مَنَاسِكَكُمْmenāsikekumن س كDindar bir yaşam sürmek, dindar olmak, tanrıya ibadet etmek/hizmet etmek, kurban etmek, kurban olarak hayvan kesmek, ibadet/kulluk eylemi, bu tür eylemleri gerçekleştirenler/gözlemleyenler, ibadet ayini, yıkamak ve arındırmak, kendini adamakibadetlerinizi
4فَاذْكُرُواfe ƶkurūذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekanın
5اللّٰهَ(a)llaheAllah'ı
6كَذِكْرِكُمْke ƶikrikumذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekandığınız gibi
7اٰبَٓاءَكُمْābā'ekumا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmekatalarınızı
8اَوْevveya
9اَشَدَّeşeddeش د دsıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad & ashidda'u) - büyük, sağlam, katı, şiddetli, güçlü, zorlu, sert, kudretli, korkunç, ciddi, üzücü, cimri, pintilik. (fa'iil ve fiaal formlarındaki sıfatlar hem eril hem dişil için aynı şekilde kullanılır): ashuddun: tam güç yaşı, olgunluk. ishtadda (fiil 8) - şiddetle davranmak, sertleşmek.daha kuvvetli
10ذِكْرًاƶikranذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekbir anışla
11فَمِنَfe mine
12النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlardan
13مَنْmenkimi
14يَقُولُyeḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleder ki
15رَبَّنَاrabbenāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimiz
16اٰتِنَاātināا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekbize ver
17فِي
18الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünyada
19وَمَاve māve yoktur
20لَهُlehuonun
21فِي
22الْاٰخِرَةِl-āḣiratiا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahirette
23مِنْminhiçbir
24خَلَاقٍḣalāḳinخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.nasibi

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hacca ait ibadetlerinizi bitirince babalarınızı andığınız gibi, hattâ ondan da üstün bir sûrette Allah'ı anın. Çünkü insanlardan, Rabbimiz, bize dünyada ihsânda bulun diyenler vardır ki bu çeşit adama âhiretten nasip yoktur.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hacca ait ibadetlerinizi bitirince babalarınızı andığınız gibi, hattâ ondan da üstün bir sûrette Allahʼı anın. Çünkü insanlardan, Rabbimiz, bize dünyada ihsânda bulun diyenler vardır ki bu çeşit adama âhiretten nasip yoktur.

Adem Uğur

Hac ibadetlerinizi bitirince, babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir şekilde Allah'ı anın. İnsanlardan öyleleri var ki: Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver, derler. Böyle kimselerin ahiretten hiç nasibi yoktur.

Ahmed Hulusi

Hac ibadetinizi bitirince babalarınızı anma (adetinizdeki) zikrinizden çok daha şiddetli şekilde Allah'ı zikredin. İnsanların kimisi: "Rabbimiz, bize dünyada ver" der. . . Sonsuz gelecek sürecinde nasibi yoktur.

Ahmet Tekin

Nihayet hac ile ilgili ibadetlerinizi bitirdiğinizde, İslâm’dan önce, atalarınızı zikrettiğiniz gibi, hatta daha güçlü bir tarzda Allah’ı zikredin, Allah’a ibadet edin, Allah’ın dinini, şeriatını anlatın. İnsanlardan bazıları: 'Ey Rabbimiz, vereceğini, serveti, makamı, mevkii ve zaferi bize dünyada ver' derler. Onların âhirette, ebedî yurtta hiçbir nasibi, isteyecekleri bir payları yoktur.

Ahmet Varol

Hacc görevlerinizi tam olarak yerine getirdikten sonra Allah'ı, önceden atalarınızı andığınız gibi hatta ondan daha fazla anın. İnsanların içinde: 'Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver' diyen vardır ki, onun ahirette bir payı yoktur.

Ali Bulaç

(Hacc) ibadetlerinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anma ile Allah'ı anın. İnsanlardan öylesi vardır ki: "Rabbimiz, bize dünyada ver" der; onun ahirette nasibi yoktur.

Ali Fikri Yavuz

Hac ibadetlerinizi bitirince, cahiliyet devrinde hacdan sonra, toplanıp atalarınızı anarak öğündüğünüz gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allah’ı anın. Çünkü insanların kimi: “- Ey Rabbimiz, bize (nasîbimizi) dünyada ver.” der. O kimsenin âhirette bir nasibi yoktur.

Ali Rıza Safa

Yakarışlarınızı bitirdiğinizde, atalarınızı andığınız gibi ya da daha güçlü bir anmayla, bundan böyle Allah'ı anın. İnsanlardan kimisi, şöyle der: "Efendimiz! Bize, dünyada ver!" Oysa sonsuz yaşamda onun bir payı yoktur.

Bayraktar Bayraklı

Hac ibadetlerinizi bitirdiğinizde, atalarınızı andığınız gibi, hatta daha güçlü bir anışla Allah'ı anmaya devam ediniz. Çünkü öyle insanlar vardır ki, "Bize bu dünyada ver" diye dua ederler. Böyle kimseler, ahiretten nasip alamayacaklardır.

Bekir Sadak

Hac ibadetinizi bitirdiginizde, babalarinizi andiginiz gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir anisla Allah'i anin. «Rabbimiz! Bize dunyada ver» diyen insanlar vardir, oylesine, ahirette bir pay yoktur.

Celal Yıldırım

Hacc ile ilgili ibâdetinizi yerine getirince babalarınızı andığınız gibi ya da daha güçlü ve içli bir anışla Allah'ı anın.. İnsanlardan kimi, «Rabbimiz! bize Dünya'da ver» der. Artık onun için Âhiret'te bir nasîp yoktur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Hacca mahsus ibadetlerinizi bitirdiğinizde de, atalarınızı andığınız gibi, hatta daha canlı bir şekilde Allah’ı anın. Ama insanlardan öyleleri vardır ki, “Ey rabbimiz! Bize bu dünyada ver” diye dua ederler. Böyle bir kimsenin âhiretten hiç nasibi yoktur.

Diyanet İşleri

Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan, "Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini) bu dünyada ver" diyenler vardır. Bunların ahirette bir nasibi yoktur.

Diyanet İşleri (eski)

Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. 'Rabbimiz! Bize sadece dünyada ver' diyen insanlar vardır, öylesine, ahirette bir pay yoktur.

Diyanet Vakfi

Hac ibadetlerinizi bitirince, babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir şekilde Allah'ı anın. İnsanlardan öyleleri var ki: Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver, derler. Böyle kimselerin ahiretten hiç nasibi yoktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Nihayet hac ibadetlerinizi bitirdiğiniz zaman, önceleri babalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan kimisi: «Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver!» der. Onun için ahirette hiçbir kısmet yoktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nihayet hac ibadetlerinizi bitirdiğinizde, bir zamanlar atalarınızı andığınız gibi hatta daha coşkulu bir anışla Allah'ı anın. Çünkü insanların bir takımı: "Rabbimiz, bize dünyada ver!" der. Ona ahirette bir kısmet yoktur.

Elmalılı Hamdi Yazır

nihayet menasikinizi bitirdiniz mi vaktiyle atalarınızı andığınız gibi hatta daha şiddetli bir anışla Allahı anın, zikredin, çünkü nasın kimisi "rabbena, der bize Dünyada ver" buna Ahırette kısmet yoktur

Erhan Aktaş

Hacc menasiklerinizi bitirince, atalarınızı andığınız gibi; hatta daha güçlü bir şekilde Allah'ı anın. Kimi insanlar; "Ey Rabb'imiz, bize dünyada ver." derler. Bu kimselerin ahirette bir payı yoktur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hacc menasiklerinizi bitirince, atalarınızı andığınız gibi; hatta daha güçlü bir şekilde Allah'ı anın. Kimi insanlar; "Ey Rabb'imiz, bize dünyada ver." derler. Bu kimselerin ahirette bir payı yoktur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hacc ibadetinizi bitirince, atalarınızı andığınız gibi; hatta daha güçlü bir şekilde Allah'ı anın. Kimi insanlar; "Ey Rabb'imiz, bize dünyada ver." derler. Bu kimselerin ahirette bir payı yoktur.

Fizilal-il Kuran

Hacc ibadetini bitirdiğinizde atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha ısrarlı bir şekilde Allah'ı anın. Kimi insanlar 'Ey Rabbimiz, bize dünyada güzellik ver' derler. Böylesinin Ahirette hiçbir pay olmaz.

Gültekin Onan

(Hacc) ibadetlerinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da güçlü bir anma ile Tanrı'yı anın. İnsanlardan öylesi vardır ki: "Rabbimiz, bize bu dünyada ver" der. Onların ahirette nasibi yoktur.

Hamdi Döndüren

Hac ibadetini bitirdiğiniz zaman, Allah’ı, önceleri babalarınızı andığınız gibi, hatta daha da güçlü olarak anın! İnsanlardan öyleleri var ki, “Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver!” derler. Öylelerinin ahirette bir payı yoktur.

Hasan Basri Çantay

Menasikinizi (hacca ait ibadetlerinizi) bitirince (cahiliyyetde) atalarınızı (böbürlenerek) andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allahı anın. Artık o insanlardan kimi "Ey Rabbimiz, bize (nasibimizi) dünyada ver" der ki onun ahiretden nasibi yokdur.

Hasib Asutay

Hac ibadetlerinizi bitirince, atalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan kimi 'Rabbimiz! Bize (nasibimizi) dünyada ver!' derse, onun âhirette bir payı yoktur.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet hac ibâdetlerinizi bitirdiğinizde, babalarınızı andığınız gibi, hattâ daha kuvvetli bir anma ile artık Allah’ı zikredin! İnsanlardan öylesi de vardır ki: 'Rabbimiz! Bize(nasîbimizi) dünyada ver' der; o takdirde onun için âhirette hiçbir nasib yoktur!

İbni Kesir

Hacc ibadetinizi bitirince; atalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allah'ı zikredin. İnsanlardan öylesi vardı ki; Ey Rabbımız, bize dünyada ver, der. Onun ahirette nasibi yoktur.

Mehmet Okuyan

Hac ibadetlerinizi bitirince, babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha da güçlü bir şekilde Allah’ı hatırlayın! İnsanlardan öylesi var ki “Rabbimiz! Bize (vereceğini) dünyada ver.” der. Böylesinin ahirette hiçbir payı yoktur.

Muhammed Esed

İbadetinizi bitirdiğinizde, atalarınızı hatırladığınız gibi, hatta daha güçlü bir haykırışla Allah'ı hatırla(maya devam ed)in! Çünkü öyle insanlar var ki, (sadece), "Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada ver." diye dua ederler. Böyleleri, ahiretin nimetlerinden nasip alamayacaklardır.

Mustafa İslamoğlu

(Hacca has) ibadetlerinizi tamamladıktan sonra (bir zamanlar) atarınızı andığınız gibi, hatta daha güçlü bir biçimde Allah'ı anın! İnsanlardan bazısı "Ey Rabbimiz! Bize vereceğini bu dünyada ver!" derler. Böylelerinin ahiret nimetlerinden nasibi yoktur.

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra hacca ait ibadetlerinizi ifâ ettiğiniz zaman, babalarınızı zikrettiğiniz gibi veya daha ziyâde olarak Allah Teâlâ'yı zikrediniz. İmdi nâstan öylesi vardır ki, «Rabbimiz bize (nasibimizi) dünyada ver,» der. Bunlar için ahirette bir nasip yoktur.

Ömer Öngüt

Nihayet Hacc ibadetlerinizi bitirdiğinizde, atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir şekilde Allah'ı zikrediniz. İnsanlardan öyleleri var ki: “Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver. ” derler. Böyle isteyenlerin ahiretten hiçbir nasibi yoktur.

Suat Yıldırım

Hac ibadetlerinizi tamamlayınca, vaktiyle atalarınızı anıp onlarla öğündüğünüz gibi. Hatta daha fazla, daha hürmetle Allah’ı anın! Bazı kimseler: "Ey Yüce Rabbimiz, bize vereceğini bu dünyada ver!" derler. Bunların âhirette nasipleri yoktur.

Süleyman Ateş

Hac ibadetlerinizi bitirince atalarınızı andığınız gibi hatta, daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan kimi "Rabbimiz bize dünyada ver!" der; onun ahirette bir payı yoktur.

Süleymaniye Vakfı

Hacda yapılması gereken ibadetleri yerine getirirken Allah'ı, babalarınızdan öğrendiğiniz gibi, hatta daha güçlü dualarla anın. İnsanlardan kimi der ki: "Rabbimiz! Bize (vereceğini) bu dünyada ver!" Ahirette onun eline bir şey geçmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hac ibadetinizi yaparken Allah'ı, babalarınızdan aklınızda kaldığı gibi, hatta daha güçlü anın. İnsanlardan kimi der ki: "Rabbimiz! Bize ne vereceksen, bu dünyada ver!" Onun ahirette alacağı bir şey olmaz.

Şaban Piriş

Hac ibadetinizi bitirince atalarınızı andığınız gibi, hatta daha da kuvvetli bir anışla Allah'ı zikredin. İnsanlardan: -Rabbimiz, bize bu dünyada ver, diyenler vardır. Onların ahirette hiç bir nasibi yoktur.

Tefhim-ul Kuran

(Hac) ibadetlerinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi hatta ondan da kuvvetli bir anma ile Allah'ı anın. İnsanlardan öylesi vardır ki: «Rabbimiz, bize dünyada ver» der; onun ahirette nasibi yoktur.

Ümit Şimşek

İbadetlerinizi tamamladıktan sonra, vaktiyle atalarınızı nasıl anıyorsanız öylece, hattâ ondan daha da güçlü bir şekilde Allah'ı anın. İnsanlardan öylesi vardır ki, 'Rabbimiz, bize vereceğini dünyada ver' der. Âhirette onun bir nasibi yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Gerekli ibadetlerinizi bitirdiğinizde yine Allah'ı anın. Tıpkı atalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla. İnsanlardan bazısı şöyle der: "Ey Rabb'imiz, bize dünyada ver." Böylesi için ahırette bir nasip yoktur.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həcc mərasiminizi bitirdikdə vaxtilə atalarınızı yad etdiyiniz kimi, hətta bundan da artıq Allahı yad edin! İnsanlar arasında: “Ey Rəbbimiz! Bizə verəcəyini elə bu dünyada ver!”– deyənlər vardır. Belə şəxslərin axirətdə heç bir payı yoxdur.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Həcc mərasimini tamamlayıb qurtardıqda (keçmişdə) ata-babalarınızı yada saldiğınız kimi, ondan da artıq Allahı yad edin! İnsanların bəʼzisi: ″Ey Rəbbimiz, bizə nə verəcəksənsə, elə bu dünyada ver!″ – deyirlər. Belə şəxslərin axirətdə heç bir payı yoxdur!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn ihr die Riten der Pilgerfahrt absolviert habt, sollt ihr Gottes so gedenken, wie ihr eurer Väter gedenkt oder noch gebührender. Es gibt Menschen, die sagen: ʺHerr, gib uns Gutes im Diesseits!ʺ So haben sie keinen Anteil am Jenseits.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn ihr dann eure Riten vollzogen habt, dann gedenkt Allahs, wie ihr eurer Väter gedenkt, oder mit noch innigerem Gedenken. Unter den Menschen gibt es manch einen, der sagt: ʺUnser Herr, gib uns im Diesseits!ʺ Doch hat er am Jenseits keinen Anteil.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn ihr eure heiligen Riten beendet habt, dann gedenkt Allahs, so wie ihr eurer Väter zu gedenken pflegt oder vielmehr mit noch stärkerem Gedenken. Denn unter den Menschen sind welche, die sagen: ʺUnser Herr, gib uns Gutes in dieser Welt.ʺ Doch haben sie nicht im Jenseits Anteil am Guten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn ihr eure Riten vollendet habt, dann gedenkt ALLAHs, wie ihr eurer Ahnen gedenkt, oder noch mehr. Und unter den Menschen gibt es manche, die sagen: ʺUnser HERR, gib uns im Diesseits!ʺ, während es für sie am Jenseits keinerlei Anteil gibt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when you have concluded your religious devotions and rites of AL- hajj, then praise Allah and extol His glorious attributes as you customarily praised your forefathers in pagan times, but Allah’s praises and glorious attributes should be extolled from one’s heart and innermost being. Nonetheless, among people are those whose thoughts are set upon the mundane of this world; they invoke Allah to bestow upon them life’s comforts to satisfy their enjoyment and content, and consequently never shall such persons have a share in the Hereafter.

Abdul Haleem

When you have completed your rites, remember God as much as you remember your own fathers, or even more. There are some who pray, ‘Our Lord, give us good in this world,’ and they will have no share in the Hereafter;

Abdullah Yusuf Ali

So when ye have accomplished your holy rites, celebrate the praises of Allah, as ye used to celebrate the praises of your fathers,- yea, with far more Heart and soul. There are men who say: "Our Lord! Give us (Thy bounties) in this world!" but they will have no portion in the Hereafter.

Abul A'la Maududi

And when you have performed your rites remember Allah as you remember your fathers; or remember Him even more. There are some (among those that remember Allah) who say: "Our Lord, grant us what is good in this world;" such shall have no share in the Hereafter.

Aisha Bewley

When you have completed your rites, remember Allah as you used to remember your forefathers – or even more. There are some people who say, ‘Our Lord, give us good in this world.’ They will have no share in the Next World.

Al-Hilali & Khan

So when you have accomplished your Manâsik[1], remember Allâh as you remember your forefathers or with a far more remembrance. But of mankind there are some who say: "Our Lord! Give us (Your Bounties) in this world!" and for such there will be no portion in the Hereafter.

Ali Quli Qarai

And when you finish your rites, then remember Allah as you would remember your fathers, or with a more ardent remembrance. Among the people there are those who say, ‘Our Lord, give us in this world,’ but for such there is no share in the Hereafter.

Amatul Rahman Omar

When you have completed the rites of devotion of the Hajj prescribed for you, remember Allâh with praises as your lauding of your parents or yet more earnest devout lauding. Now, there are some of people who say, `Our Lord! grant us all things in this (very) world,' and there is no share for such in the Hereafter.

Arthur John Arberry

And when you have performed your holy rites remember God, as you remember your fathers or yet more devoutly. Now some men there are who say, 'Our Lord, give to us in this world'; such men shall have no part in the world to come.

Bijan Moeinian

When you complete the rituals, praise your Lord; the same way that you were praising your fathers and even with more devotion. Some people will pray their Lord to give them the best in this world; they will have no share in Hereafter.

E. Henry Palmer

And when ye have performed your rites, remember God as ye remember your fathers, or with a keener memory still. There is among men such as says, 'Our Lord! give us in this world;' but of the future life no portion shall he have.

Edip-Layth

When you have completed your rites, then remember God as you remember your fathers or even greater. Among the people are those who say, "Our Lord, give us from this world!", but in the Hereafter he has no part.

George Sale

And when ye have finished your holy ceremonies, remember God, according as ye remember your fathers, or with a more reverend commemoration. There are some men who say, O Lord, give us our portion in this world; but such shall have no portion in the next life:

Hamid S. Aziz

And when you have performed your rites, remember Allah as you remember your fathers, or with a keener memory still. There is among men such as says, "Our Lord! Give us in this world;" but then they have no portion in the Hereafter.

Mahmoud Ghali

So, when you have accomplished your (holy) rituals, then remember Allah like the remembrance of your fathers (The pagan Arabs used to praise their forefathers at the conclusion of the pilgrimage) or (even) with stronger fervor in remembrance. So, of mankind (there are) some who say, "Our Lord, bring us (provision) in the present (life), " and in no way does he have any share in the Hereafter.

Marmaduke Pickthall

And when ye have completed your devotions, then remember Allah as ye remember your fathers or with a more lively remembrance. But of mankind is he who saith: "Our Lord! Give unto us in the world," and he hath no portion in the Hereafter.

Mohamed Ahmed - Samira

When you have finished the rites and ceremonies, remember God as you do your fathers, in fact with a greater devotion. There are some who say: "Give us, O Lord, in the world;" but they will forego their share in the life to come.

Muhammad Asad

And when you have performed your acts of worship, [continue to] bear God in mind as you would bear your own fathers in mind-nay, with a yet keener remembrance! For there are people who [merely] pray, "O our Sustainer! Give us in this world" -and such shall not partake in the blessings of the life to come.

Mustafa Khattab

When you have fulfilled your sacred rites, praise Allah as you used to praise your forefathers ˹before Islam˺, or even more passionately. There are some who say, "Our Lord! Grant us ˹Your bounties˺ in this world," but they will have no share in the Hereafter.

Progressive Muslims

When you have completed your rites, then remember God as you remember your fathers or even greater. From among the people are those who Say: "Our Lord, give us from this world!", but in the Hereafter he has no part.

Sahih International

And when you have completed your rites, remember Allah like your [previous] remembrance of your fathers or with [much] greater remembrance. And among the people is he who says, "Our Lord, give us in this world," and he will have in the Hereafter no share.

Sam Gerrans

And when you have concluded your rites, remember God like your remembrance of your fathers, or with stronger remembrance. And among men is he who says: “Our Lord: give Thou to us in the World,” and he has no portion in the Hereafter.

Shabbir Ahmed

When you have returned to your homes after completing the acts of devotion, the greatest change that should come in you is that you live your life according to the Commands of Allah rather than what you were doing before, i. e., following the ways of your forefathers. People, who look for short-term gains in blind following, forfeit the long term Eternal success.

Syed Vickar Ahamed

So when you have finished your (prescribed) duties of Hajj, celebrate the Praises of Allah, as you used to celebrate the praises of your fathers— Yes, with much more (feelings), heart and soul. Some men who say: "Our Lord! Give us (Your bounties) in this world!" But they will have no portion in the Hereafter.

Taqi Usmani

Once you have fulfilled your modes of worship in Hajj, recite the name of Allah, as you would speak of your forefathers or even with greater fervor. Now among the people there is one who says: "Our Lord, give to us in this world..." and he has no share in the Hereafter.

The Monotheist Group

When you have completed your rites, then remember God as you remember your fathers or even greater. From among the people is he who says: "Our Lord, give us from this world!" But in the Hereafter he has no part.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand vous aurez achevé vos rites, alors invoquez Allah comme vous invoquez vos pères, et plus ardemment encore. Mais il est des gens qui disent seulement: ʺSeigneur! Accorde nous (le bien) ici-bas!ʺ - Pour ceux-là, nulle part dans lʹau-delà.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema we heca xwe temam kir, çawa ku hûn bav û bapîrên xwe bi bîr tînin -hê ji wê jî bêhtir- Xwedayê xwe bi bîr bînin (ango bangezarê Xwedayê xwe bin). Vêca hin mirov hene ku dibêjin: “Xwedayê me! Li dinyayê (para me) bide me.” Rewş ev e ku di axretê de ji bo wî tu par nîn e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als jullie je riten beëindigd hebben, gedenkt dan God zoals jullie je voorvaderen gedenken of nog intenser. Er zijn mensen die zeggen: ʺOnze Heer, geef ons in het tegenwoordige levenʺ; in het hiernamaals hebben zij geen aandeel.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Als gij uwe heiligen gebruiken hebt voleindigd, denkt dan aan God, zooals gij aan uwe vaderen denkt, maar met meer eerbied. Er zijn menschen die zeggen: O Heer! geef ons ons deel in deze wereld. Deze hebben geen deel in het volgende leven.

Hollandaca — Siregar

Wanneer jullie dan jullie (Haddj-)rituelen hebben voltooid, gedenkt dan Allah zoals jullie je vaderen gedenken, of nog intenser. Er zijn mensen die smeken: ʺOnze Heer, geef ons in de wereld.ʺ Maar er is voor hen in het Hiernamaals geen aandeel.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И когда вы закончите ваши обряды (поклонения) (и завершите хадж), то вспоминайте Аллаха, как вспоминаете ваших отцов [[Это потому что в доисламские времена арабы после завершения обрядов хаджа восхваляли своих отцов.]] и (наоборот) [[Во времена большого невежества (джахилийи), арабы, после завершения обрядов хаджа, вспоминали своих предков со славой. Каждый хвалился своим родом и происхождением. Аллах Всевышний повелел, чтобы люди вспоминали Аллаха даже еще больше, чем своих отцов. Большинство знатоков арабского языка сказали, что слово [أَوْ] в данном аяте означает смысл «наоборот, даже». [А не в смысле «или» как обычно – прим. перевод.] (Тафсир Усеймина)]] даже еще сильнее. Среди людей есть такие [некоторые], которые говорят: «Господь наш! Даруй нам (нашу долю) в (этом) мире» [которые живут только для этого мира], и нет ему [не будет для него] в Вечной жизни никакой доли.

Rusça — Osmanov

Когда же вы совершите свои обряды поклонения [Богу], то поминайте Аллаха так, как поминаете своих отцов, и даже сильнее. Среди людей есть такие, которые говорят: ʺГосподи наш! Даруй нам в этой жизни!ʺ Нет им доли в жизни будущей.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och när ni har fullgjort de (föreskrivna) riterna, minns då Gud liksom ni minns era fäder, ja, minns Honom med djupare, innerligare känsla. Det finns människor som ber: ʺHerre! Ge oss det goda i detta liv!ʺ och de skall inte ha någon del i det eviga livets goda.