Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi.
قَالَ اَرَاَيْتَ اِذْ اَوَيْنَٓا اِلَى الصَّخْرَةِ فَاِنِّي نَسِيتُ الْحُوتَ وَمَا اَنْسَانِيهُ اِلَّا الشَّيْطَانُ اَنْ اَذْكُرَهُ وَاتَّخَذَ سَبِيلَهُ فِي الْبَحْرِ عَجَبًا
ḳāle e raeyte iƶ eveynā ilā S-Saḣrati fe innī nesītu l-Hūte ve mā ensānīhu illā ş-şeyTānu en eƶkurahu ve tteḣaƶe sebīlehu fī l-baHri ǎceben
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Arkadaşı, gördün mü dedi, kayanın üstünde oturduğumuz zaman balığı unutmuştum; onu bana unutturan ve sana söylememe mâni olan da ancak Şeytan'dır; balık, şaşılacak bir sûrette denizde bir yoldur tuttu, dalıp gitti.
Abdulkadir Gölpınarlı
Arkadaşı, gördün mü dedi, kayanın üstünde oturduğumuz zaman balığı unutmuştum; onu bana unutturan ve sana söylememe mâni olan da ancak Şeytanʼdır; balık, şaşılacak bir sûrette denizde bir yoldur tuttu, dalıp gitti.
Adem Uğur
(Genç adam:) Gördün mü! dedi, kayaya sığındığımız sırada balığı unuttum. Onu hatırlamamı bana şeytandan başkası unutturmadı. O, şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.
Ahmed Hulusi
(Musa'nın hizmetlisi): "Gördün mü?" dedi, "Kayanın yanındayken o balığı unuttum ben. . . Onu sana hatırlatmamı şeytan unutturdu! O (balık) acayip bir şekilde (canlanıp) denize daldı gitti!"
Ahmet Tekin
Genç arkadaşı, öğrencisi: 'Gördün mü? Kayada istirahata çekildiğimiz vakit, ben balığı unutmuştum. Onu şeytandan başkası bana unutturmadı. O şaşılacak şekilde canlanıp denizde bir yol tutup gitmişti.' dedi.
Ahmet Varol
(Genç) dedi ki: 'Gördün mü! Biz o kayaya çekildiğimizde ben balığı unutmuşum. Bana onu hatırlamamı şeytandan başkası unutturmamıştır. O da şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tuttu.'
Ali Bulaç
(Genç yardımcısı) dedi ki: "Gördün mü, kayaya sığındığımızda, ben balığı unuttum. Onu hatırlamamı Şeytan'dan başkası bana unutturmadı; o da şaşılacak tarzda denizde kendi yolunu tuttu."
Ali Fikri Yavuz
Genç arkadaş (Yûşa), Mûsâ’ya şöyle dedi: “- Gördün mü, (balığı canlı olarak bulmakla vaadedildiğimiz yerdeki) kayaya sığındığımız vakit, doğrusu ben balığı unutmuşum. Onu hatırlamamı, muhakkak şeytan bana unutturdu. O tuhaf bir şekilde denizdeki yolunu tutmuştu.”
Ali Rıza Safa
"Gördün mü?" dedi; "Kayaya sığındığımızda balığı unuttum. Onu bana unutturan, şeytandan başkası değil. Üstelik denizde yolunu buldu; şaşılacak şey!"
Bayraktar Bayraklı
Genç adamı, "Gördün mü, kayaya sığındığımızda, balığı orada unuttum. Onu hatırlamamı bana şeytan unutturdu. Balık, şaşılacak şekilde denizde yolunu bulup gitti" dedi.
Bekir Sadak
O da: «Bak sen! Kayaliga vardigimizda baligi unutmustum. Bana onu hatirlamami unutturan ancak seytandir. Balik sasilacak sekilde denizde yolunu tutup gitmis» dedi.
Celal Yıldırım
O da, «gördün mü, o kayaya sığındığımız vakit doğrusu ben balığı unutmuştum, onu hatırlamamı bana ancak şeytan unutturdu. Balık ise denizde şaşılacak şekilde yolunu tutup gitmiş,» dedi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Genç, “Gördün mü, dedi, o kayanın yanında konakladığımız zaman balığı unuttum! Onu sana söylemeyi bana unutturan, şeytandan başkası değildir.” Balık, şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.
Diyanet İşleri
Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi.
Diyanet İşleri (eski)
O da: 'Bak sen! Kayalığa vardığımızda balığı unutmuştum. Bana onu hatırlamamı unutturan ancak şeytandır. Balık şaşılacak şekilde denizde yolunu tutup gitmiş' dedi.
Diyanet Vakfi
(Genç adam:) Gördün mü! dedi, kayaya sığındığımız sırada balığı unuttum. Onu hatırlamamı bana şeytandan başkası unutturmadı. O, şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Adam: «Gördün mü! dedi. Kayaya sığındığımız vakit doğrusu ben balığı unutmuşum. Onu hatırlamamı, muhakkak şeytan bana unutturdu. O denizde garip bir yol tutup gitmişti.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Genç: "Gördün mü dedi kayaya sığındığımız vakit doğrusu ben balığı unuttum; onu hatırlamamı muhakkak şeytan unutturdu. O şaşılacak bir şekilde denizdeki yolunu tutmuştur."
Elmalılı Hamdi Yazır
Gördünmü? dedi: kayaya sığındığımız vakıt doğrusu ben balığı unuttum, ve bana onu söylememi her halde Şeytan unutturdu, o acayib bir surette denizdeki yolunu tutmuştu
Erhan Aktaş
"Tüh! Şu işe bak! O kayanın yanında durduğumuzda ben hutu unuttum; şeytan hatırlamama engel oldu. O da şaşılacak bir şekilde denizde kendisine yol tuttu."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Tüh! Şu işe bak! O kayanın yanında durduğumuzda ben hutu unuttum; şeytan hatırlamama engel oldu. O da şaşılacak bir şekilde denizde kendisine yol tuttu."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Tüh! Şu işe bak! O kayanın yanında durduğumuzda ben balığı unuttum; şeytan hatırlamama engel oldu. O da şaşılacak bir şekilde denizde kendisine yol tuttu."
Fizilal-il Kuran
Genç arkadaşı Musa'ya «Bak sen! Kayalığa vardığımızda balığı unutmuştum, bana onu hatırlatmayı unutturan mutlaka şeytandır, balık şaşırtıcı bir şekilde canlanarak denize kaçtı» dedi.
Gültekin Onan
(Genç yardımcısı) dedi ki: "Gördün mü, kayaya sığındığımızda, ben balığı unuttum. Onu hatırlamamı Şeytan'dan başkası bana unutturmadı; o da şaşılacak tarzda denizde kendi yolunu tuttu."
Hamdi Döndüren
Genç adam dedi ki: “Gördün mü? Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum; onu bana unutturan şeytandan başkası değildir. Balık şaşılacak bir biçimde denizin içinde yolunu tuttu!”
Hasan Basri Çantay
(Gene): "Gördün mü, dedi, kayaya sığındığımız vakit ben balığı unutmuşum. Onu söylememi bana şeytandan başkası unutdurmadı. O, şaşılacak bir suretde deniz (e atıldı), yolunu tutub gitdi".
Hasib Asutay
(Genç adam,) “Gördün mü? ' dedi, kayaya sığındığımız vakit balığı unuttum. Onu hatırlamamı şeytandan başkası unutturmadı. O şaşılacak biçimde denizde yolunu tutup gitmişti.
Hayrat Neşriyat
(Yûşa':) 'Gördün mü, kayaya sığındığımız sırada, artık doğrusu ben balığı(n canlanarak denize atladığını söylemeyi) unutmuşum! Bana onu hatırlamamı unutturan da, ancak şeytandır. Ve (balık) şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutmuştu!' dedi.
İbni Kesir
Bak sen, kayalığa vardığımızda balığı unutmuşum. Şeytandan başkası unutturmadı onu bana. Şaşılacak şekilde o, denizi boylayıvermiş, dedi.
Mehmet Okuyan
(Genç) “Gördün mü (bak şu işe)! Kayaya sığındığımız sırada balığı(n denize düştüğünü söylemeyi) unutmuşum. Onu hatırlamamı bana şeytandan başkası unutturmadı.” demişti: O (balık), şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.
Muhammed Esed
(Yardımcısı): "Olacak şey mi, bu" dedi, "O kayanın yanında dinlenmek için durduğumuzda, nasıl olduysa, balığı unutmuşum. Bunu olsa olsa bana Şeytan unutturmuş olacak! Tuhaf şey, nasıl da yol bulup suya ulaştı!"
Mustafa İslamoğlu
"Bak şu işe" dedi o, "hani dibinde dinlendiğimiz kaya vardı ya, işte orada balığı unutmuşum; bunu söylemeyi bana unutturan da Şeytan'dan başkası olamaz: ama o (balık), şaşırtıcı bir biçimde kendi yoluna koyulup gözden kaybolmuştu!"
Ömer Nasuhi Bilmen
(O genç de) Dedi ki: «Gördün mü? Kayaya çıktığımız vakit ben şüphe yok balığı unuttum. Onu söylemeyi bana şeytandan başkası unutturmuş olmadı.» O, denizde yolunu acaip bir surette tutmuştu.
Ömer Öngüt
Genç arkadaşı: “Gördün mü? Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. Onu hatırlamamı bana şeytandan başkası unutturmadı. Balık ise denizde şaşılacak şekilde yolunu tutup gitmiş!” dedi.
Suat Yıldırım
"Gördün mü?" dedi, "O kayanın yanında mola verdiğimizde, ben balığı unutmuşum! Muhakkak ki onu sana söylememi unutturan da şeytandan başkası değildir. Doğrusu balık, çok acayip bir şekilde canlanarak denizde yolunu tutup gittiydi."
Süleyman Ateş
(Uşağı): "Gördün mü, dedi, kayaya sığındığımız vakit balığı unuttum. Onu söylememi, bana ancak şeytan unutturdu. (Balık), şaşılacak biçimde denizin içinde yolunu tuttu!
Süleymaniye Vakfı
Genç dedi ki: "Gördün mü bak; o kayada dinlendiğimizde balığı unutmuştum! Bunu söylememi bana unutturan, şeytandan başkası değildir. Balık şaşırtıcı bir şekilde denize doğru bir yol bulmuştu."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Delikanlı dedi ki "Bakın şu işe; kayada barındığımızda balığı unutmuştum. Onu aklımdan çıkarmama sebep olan ve bana unutturan Şeytandan başkası değildir. Balık da tuhaf bir şekilde denize doğru yol alıp gitti. (Ama bunu sana söylemedim.)"
Şaban Piriş
-Gördün mü, kayalığa sığındığımızda ben balığı unuttum. Onu bana Şeytandan başkası unutturmadı. Şaşılacak şekilde o, denizde yol aldı, demişti.
Tefhim-ul Kuran
(Genç yardımcısı) dedi ki: «Gördün mü, kayaya sığındığımızda, ben balığı unutmuş oldum. Onu hatırlamamı Şeytan'dan başkası bana unutturmadı; o da şaşılacak tarzda denizde kendi yolunu tuttu.»
Ümit Şimşek
Genç, 'Gördün mü?' dedi. 'Kayalıkta mola verdiğimiz zaman ben balığı unutmuşum. Onu sana söylemeyi bana unutturan şeytandan başkası olamaz. Çünkü balık şaşılacak bir şekilde denizin yolunu tutmuştu.'
Yaşar Nuri Öztürk
Genç adam dedi: "Bak sen şu işe, hani kayaya sığınmıştık ya, işte o sırada balığı unuttum. Onu hatırlamamı bana unutturan, şeytandan başkası değildi. Balık, denizin içinde acaip bir biçimde yolunu tuttu."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Xidmətçi dedi: “Qayanın yanında gizləndiyimiz vaxt yadına gəlirmi? O zaman mən balığı unutdum. Doğrusu, onu xatırlamağı mənə yalnız şeytan unutdurdu. Balıq dirilib qəribə bir şəkildə dənizdə yol tutub getmişdir”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O isə: ″Görürsənmi, biz (həmin yerdə) qayanın yanında gizləndiyimiz zaman mən balığı unutdum. Doğrusu, onu xatırlamağı mənə yalnız Şeytan unutdurdu. (Balıq dirilib) əcaib bir şəkildə dənizə yollanmışdır!″ – deyə cavab verdi.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Sein Jünger sagte: ʺWeißt du, als wir uns zum Felsen begaben, vergaß ich den Wal. Es ist der Satan, der mich ihn vergessen ließ, so daß ich nicht mehr daran dachte. So fand er seinen Weg ins Meer, und ich wundere mich darüber.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Er sagte: ʺSiehst du! Als wir beim Felsen Rast gemacht haben, gewiß, da habe ich den Fisch vergessen. Und es ließ mich ihn nur der Satan vergessen, ihn (dir) zu erwähnen. Und er nahm seinen Weg im Meer auf wunderliche Weise.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Er sagte: ʺHast du nicht gesehen, daß sich der Fisch da auf wundersame Weise ins Meer begab, als wir auf dem Felsen rasteten und ich ihn vergaß und kein (anderer) als Satan ließ mich vergessen, ihn zu erwähnen?ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"Do you remember the rock", asked the attendant, "to which we resorted on the way" "I had forgotten all about the fish and this was a lapse of memory effectuated by AL-Shaytan who made me forget to mention it to you. It mysteriously found its way to the sea in a most astonishing manner".
Abdul Haleem
and [the servant] said, ‘Remember when we were resting by the rock? I forgot the fish- Satan made me forget to pay attention to it- and it [must have] made its way into the sea.’ ‘How strange!’
Abdullah Yusuf Ali
He replied: "Sawest thou (what happened) when we betook ourselves to the rock? I did indeed forget (about) the Fish: none but Satan made me forget to tell (you) about it: it took its course through the sea in a marvellous way!"
Abul A'la Maududi
The servant said: "Did you see what happened? When we betook ourselves to the rock to take rest, I forgot the fish — and it is only Satan who caused me to forget to mention it to you — so that it made its way into the sea in a strange manner."
Aisha Bewley
He said, ‘Do you see what has happened? When we went to find shelter at the rock, I forgot the fish. No one made me forget to remember it except Shaytan. It found its way into the sea in an amazing way.’
Al-Hilali & Khan
He said: "Do you remember when we betook ourselves to the rock? I indeed forgot the fish; none but Shaitân (Satan) made me forget to remember it. It took its course into the sea in a strange (way)!"
Ali Quli Qarai
He said, ‘Did you see?! When we took shelter at the rock, indeed I forgot about the fish —and none but Satan made me forget to mention it!— and it made its way into the sea in an amazing manner!’
Amatul Rahman Omar
He (- the young comrade) replied, `Did you see (what happened) when we betook ourselves to the rock for shelter, I forgot (all about) the fish; and none but satan made me forget to mention this (to you) and behold! it made its way into the river. What a wonder (that I should thus forget)!
Arthur John Arberry
He said, 'What thinkest thou? When we took refuge in the rock, then I forgot the fish-and it was Satan himself that made me forget it so that I should not remember it -- and so it took its way into the sea in a manner marvellous. '
Bijan Moeinian
The young man replied: "Something strange happened when we took a break back there by the rock. The Satan made me to forget looking after the fish and it should have strangely jumped into the water.
E. Henry Palmer
Said he, 'What thinkest thou? when we resorted to the rock, then, verily, I forgot the fish, but it was only Satan who made me forget it, lest I should remember it; and it took its way in the set wondrously!'
Edip-Layth
He said, "Do you remember when we rested upon the rock? I forgot the fish, and it was the devil that made me forget to remember it. It made its way back to the sea amazingly!"
George Sale
His servant answered, dost thou know what has befallen me? When we took up our lodging at the rock, verily I forgot the fish: And none made me to forget it, except Satan, that I should not remind thee of it. And the fish took its way in the sea, in a wonderful manner.
Hamid S. Aziz
And when they had gone further, he said to his servant, "Bring us our breakfast, for we have suffered much fatigue on this journey. "
Mahmoud Ghali
He said, "Have you seen (that) as we sought our abode on the rock, then surely I forgot the whale (Or: large fish) and in no way did anything make me forget it except Ash-Shaytan (The all-vicious, i. e., the Devil) so that I should not remember it, and it took its way into the sea in a wondrous (manner)."
Marmaduke Pickthall
He said: Didst thou see, when we took refuge on the rock, and I forgot the fish - and none but Satan caused me to forget to mention it - it took its way into the waters by a marvel.
Mohamed Ahmed - Samira
He said: "You see, I forgot the fish on the rock where we had stopped. Only Satan made me forget to mention this; but the wonder is the fish escaped to the sea."
Muhammad Asad
Said [the servant]: "Wouldst thou believe it? When we betook ourselves to that rock for a rest, behold, I forgot about the fish-and none but Satan made me thus forget it - and it took its way into the sea! How strange!"
Mustafa Khattab
He replied, "Do you remember when we rested by the rock? ˹That is when˺ I forgot the fish. None made me forget to mention this except Satan. And the fish made its way into the sea miraculously."[1]
Progressive Muslims
He said: "Do you remember when we rested upon the rock I forgot the fish, and it was the devil that made me forget to remember it. It made its way back to the sea amazingly!"
Sahih International
He said, "Did you see when we retired to the rock? Indeed, I forgot [there] the fish. And none made me forget it except Satan - that I should mention it. And it took its course into the sea amazingly".
Sam Gerrans
Said he: “Hast thou considered? When we took shelter at the rock, then I forgot the fish — and there caused me to forget it only the satan, lest I should remember it — and it took its path into the sea, amazingly.”
Shabbir Ahmed
Said his friend, "Would you believe it? When we rested at the rock, I forgot about the fish and none but Satan, my wandering thoughts, made me forget it. And it took its way into the sea. How strange!
Syed Vickar Ahamed
He replied: "Do you remember (what happened) when we took ourselves to the rock? Truly, I did forget the fish: None but Satan made me forget to tell (you) about it: It made its way through the sea in a marvelous way!"
Taqi Usmani
He said, "You see, when we stayed at the rock, I forgot the fish. It was none but Satan who made me forget it to tell you about it - and it made its way into the sea in an amazing manner."
The Monotheist Group
He said: "Do you remember when we rested upon the rock? I forgot the fish, and it was the devil who made me forget to remember it. It made its way back to the sea amazingly!"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
(Le valet lui) dit: ʺQuand nous avons pris refuge près du rocher, vois-tu, jʹai oublié le poisson - le Diable seul mʹa fait oublier de (te) le rappeler - et il a curieusement pris son chemin dans la merʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Şagirtî got: Ma te dît, dema me xwe avêt ber wî zinarî min masî (li wir) ji bîr kir. Bes şeytên bi min da jibîrkirin ku ez qiseya masî ji te re bibêjim. Masî di behrê de riya xwe girt û çû, ev rewşeke ecêb bû.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij zei: ʺHeb je gezien? Toen wij ons naar de rots begaven vergat ik de vis. En niemand anders dan de satan heeft mij hem laten vergeten, zodat ik niet aan hem dacht en hij baande zich een weg de zee in op een verbazingwekkende manier.ʺ
Hollandaca — Siregar
Hij (de gezel) zei: ʺZag jij (wat er gebeurde) toen wij ons naar de rots begavenʹ? Voorwaar, toen vergat ik de vis, en ik ben hem niet vergelen te herinneren, behalve door de Satan. En bij zocht zijn weg in de zee op een verbazingwekkende manier.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(Слуга Мусы) сказал: «Помнишь ли ты, как мы укрылись у (той) скалы? Поистине, я забыл (рассказать тебе) о рыбе (что с ней произошло). И заставил меня забыть только сатана, чтобы я не упомянул (тебе) о ней. И она взяла свой путь в море чудесным образом [ожила и выпрыгнула]».
Rusça — Osmanov
Слуга ответил: ʺПослушай: когда мы укрылись под скалой, то я забыл о рыбе, а позабыл я о ней только по наущению шайтана. И она уплыла в море. Вот так чудо!ʺ
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Tjänaren) sade: ʺSå besynnerligt! När vi begav oss till klippan där (för att vila) glömde jag bort fisken. Det kan bara ha varit Djävulen som fick mig att glömma den! Och den tog sig fram till havet; det är sannerligen märkligt!ʺ