"(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun." Halbuki şeytan onlara aldatmadan başka bir şey va'detmez.

وَاسْتَفْزِزْ مَنِ اسْتَطَعْتَ مِنْهُمْ بِصَوْتِكَ وَاَجْلِبْ عَلَيْهِمْ بِخَيْلِكَ وَرَجِلِكَ وَشَارِكْهُمْ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِ وَعِدْهُمْ وَمَا يَعِدُهُمُ الشَّيْطَانُ اِلَّا غُرُورًا

ve stefziz meni steTaǎ'te minhum bi Savtike ve eclib ǎleyhim bi ḣaylike ve racilike ve şārikhum fī l-emvāli ve l-evlādi ve ǐdhum ve mā yeǐduhumu ş-şeyTānu illā ğurūran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاسْتَفْزِزْve stefzizف ز زUzaklaştırmak, kışkırtmak, kovmak, huzursuz etmek, korkutup kaçırmak, uzaklaştırmak, ürküttürmek. İstafazza (fiil 10) - heyecanlandırmak, aktif hale getirmek, aldatmak, huzursuz etmek, uzaklaştırmak, kovmak, yıkıma sürüklemek, aşağılayarak zayıflatmak, vatandaşlık hakkının kaybına neden olmak.yerinden oynat
2مَنِmenikimseyi
3اسْتَطَعْتَsteTaǎ'teط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.gücünün yettiği
4مِنْهُمْminhumonlardan
5بِصَوْتِكَbi Savtikeص و تSes çıkarmak, bağırmak. Savt (çoğul: asvat) - ses, seda.sesinle
6وَاَجْلِبْve eclibج ل بSürmek/götürmek/taşımak/nakletmek, çekmek/çekim yapmak/tedarik etmek, kazanmak veya elde etmek, peşinden gitmek veya kazanmaya çalışmak, bağırma/çığlık/gürültü çıkarmak, azarlamak veya teşvik etmek, tehdit etmek, bir araya getirmek/toplamak/biriktirmek/derlemek, suç veya kabahat işlemek, iyileştirmek, yardım etmek veya destek olmak, almak veya ödünç almak, aramak veya talep etmek, örtünmek veya giyinmek.ve yaygarayı bas
7عَلَيْهِمْǎleyhimonların üzerine
8بِخَيْلِكَbi ḣaylikeخ ي لBir şey hakkında düşünmek veya fikir sahibi olmak, tahmin etmek veya hayal etmek, aksamak veya duraksamak, hafif topallık, bir şeyi zihinde canlandırmak (imge oluşturmak), algılamak veya keşfetmek, şüphe veya kuşku uyandırmak, bir kavga durumunda korkak veya zayıf kalpli olmak [ve böylece kararlı veya istikrarlı hareket etmemek], korkaklık nedeniyle insanlardan veya bir gruptan geri durmak, gurur ve kendini beğenmişlikte biriyle rekabet etmek/yarışmak/taklit etmek (onun yaptığını yapmak), şüpheli/karışık/belirsiz, bitki veya otla kaplanmak (arazi), devam etmek veya uzaklaşmak, nüfuz edici bir enerjiyle hareket etmek (çabuk olmak), gururlu veya kibirli davranmak, gurur veya kendini beğenmişlikle yürümek, kalp ve bedence zayıf, aşk bağından uzak olmak (eşi olmamak).atlılarınla
9وَرَجِلِكَve racilikeر ج لYürümek, ayakla itmek, yürümek, ayaklarından bağlamak, (dişinin) yavrusunu emzirmesine izin vermek, (saç) kıvırcık olmak, annesiyle serbest bırakmak. Rajjala - birini rahatlatmak, saç taramak, mühlet vermek. Tarajjala - ipsiz inmek. Rijlatun - yürümede güç. Rijlun - ayak, askerler, iyi yürüyücü, serseri. Arajil - avcılar, yaya. Rajulun - erkek insan, adam, saçı olan kişi. Rajilun - ayak, yayalar (yavaş yürüyenler). Rijlain - iki ayak. Arjul (çoğul) - ayaklar.ve yayalarınla
10وَشَارِكْهُمْve şārikhumش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.ve onlara ortak ol
11فِي
12الْاَمْوَالِl-emvāliم و لZenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak.mallarda
13وَالْاَوْلَادِve l-evlādiو ل دdoğurmak, dünyaya getirmekve evladlarda
14وَعِدْهُمْve ǐdhumو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)ve onlara va'dler yap
15وَمَاve mā
16يَعِدُهُمُyeǐduhumuو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)onlara va'detmez
17الشَّيْطَانُş-şeyTānuش ط نUzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin kıvrımlı kuyu, yandı, yanık oldu, yılan, insanın kınanan bir yeteneği veya gücüşeytan
18اِلَّاillābaşka bir şey
19غُرُورًاğurūranغ ر رAldatılmış, kandırılmış, işlerde deneyimsiz veya cahil, çocuksu davranmak, bilmeden yok olmaya veya yıkıma maruz kalmak, tehlike, risk; eksiklik, kusurlu performans; boş şeyler, boş işleraldatıştan

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlardan kime gücün yeterse seslen, oynat yerinden onu, atlı, yaya, bütün ordunla yürü üstlerine, malda, evlâtta ortak ol onlarla ve vaadet onlara ve Şeytan, yalandan başka bir şey vaat edemez ki onlara.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlardan kime gücün yeterse seslen, oynat yerinden onu, atlı, yaya, bütün ordunla yürü üstlerine, malda, evlâtta ortak ol onlarla ve vaadet onlara ve Şeytan, yalandan başka bir şey vaat edemez ki onlara.

Adem Uğur

Onlardan gücünün yettiği kimseleri dâvetinle şaşırt; süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ; mallarına, evlâtlarına ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun. Şeytan, insanlara, aldatmadan başka bir şey vâdetmez.

Ahmed Hulusi

"Onlardan gücün yettiğini seslenişinle (vesveseyle) yerinden oynat; atlıların ve yayalarınla onların üzerine çullan; mallarda ve evlatlarda onlara ortak ol ve onlara vaatte bulun! (Ne var ki) şeytan onlara aldanıştan başka bir şey vaat etmez!"

Ahmet Tekin

'Onlardan gücünün yettiği kimseleri, teşvikin, vesvesen, fısıltılarınla, gürültüyü andıran şarkıların ve çalgı seslerinle küçük düşürerek perişan et. Süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ, mallarını, evlâtlarını vasıta ederek onlara günah işlet, kendilerine vaatlerde bulun.' buyurdu. Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler onlara, aldatmaktan başka bir şey va’detmez.

Ahmet Varol

Onlardan gücünün yettiğini sesinle yerlerinden oynat. Atlılarınla ve yayalarınla üzerlerine yaygarayı kopar, mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara vaadlerde bulun.' Şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaad etmez.

Ali Bulaç

"Onlardan güç yetirdiklerini sesinle sarsıntıya uğrat, atlıların ve yayalarınla onların üstüne yaygarayı kopar, mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara çeşitli vaadlerde bulun." Şeytan, onlara aldatmadan başka bir şey vadetmez.

Ali Fikri Yavuz

Hem insanlardan gücün yettiği kimseleri, sesinle (Şehevî çalgılarla) kaydır ve fenalığa götüren süvarilerinle, piyadelerinle üzerlerine yaygara kopar. (Haram kazandırmakla) mallarına ve (zina yaptırmakla) evlâdlarına ortak ol; onlara (yalan yere) vaadlerde bulun. Fakat Şeytan, onlara, yalnız bir aldanış vaad eder.

Ali Rıza Safa

"Onlardan gücünün yettiğini sesinle ayart; atlıların ve yayalarınla onların üzerine çullan; mallarına ve çocuklarına ortak ol; onlara türlü sözler ver!" Oysa şeytan, onları aldatmaktan başka söz vermez.

Bayraktar Bayraklı

"Onlardan gücünün yettiği kimseleri davetinle şaşırt; süvarilerinle ve yayalarınla onların üzerine yaygarayı bas; mallarda ve evlatlarda onlara ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun!" Şeytan, insanlara aldatmadan başka bir şey vadetmez.

Bekir Sadak

«esinle, gucunun yettigini yerinden oynat, onlara karsi yaya ve atlilarinla haykirarak yuru, mallarina ve cocuklarina ortak ol, onlara vaadlerde bulun ama seytan sadece onlari aldatmak icin vaadeder.

Celal Yıldırım

«Hem onlardan gücün yettiğince sesinle yerinden oynat, süvarinle piyadenle üzerlerine yürü ; mallarına ve çocuklarına ortak ol, onlara va'dlerde bulun, —ama Şeytan onlara aldatmadan başka bir şey va'detmez—».

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Haydi, onlardan gücünün yettiklerini sesinle (telkinde bulunarak) çağrınla ayart! Süvarilerinle yayalarınla onlara karşı ordu topla; mallarına, evlâtlarına ortak ol, kendilerine vaadde bulun. Zaten şeytan insanlara aldatmadan başka bir şey vaad etmez.”

Diyanet İşleri

"(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü. Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun." Halbuki şeytan onlara aldatmadan başka bir şey va'detmez.

Diyanet İşleri (eski)

'Sesinle, gücünün yettiğini yerinden oynat, onlara karşı yaya ve atlılarınla haykırarak yürü, mallarına ve çocuklarına ortak ol, onlara vaadlerde bulun ama şeytan sadece onları aldatmak için vaadeder.

Diyanet Vakfi

Onlardan gücünün yettiği kimseleri dâvetinle şaşırt; süvarilerinle, yayalarınla onları yaygaraya boğ; mallarına, evlâtlarına ortak ol, kendilerine vaadlerde bulun. Şeytan, insanlara, aldatmadan başka bir şey vâdetmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Onlardan gücünün yettiğini yerinden oynat. Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yaygarayı bas! Mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol! Ve onlara vaadlerde bulun.» Fakat şeytan onlara aldatmadan başka bir şey vaad etmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlardan gücünün yettiğini sesinle yerinden oynat; süvarilerin ve piyadelerinle üzerlerine bas gürültüyü; mallarına, evlatlarına ortak ol; ve onlara va'dlerde bulun." Fakat şeytan onlara bir aldanıştan başka ne va'd eder?

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem onlardan gücün yettiğini sesinle oynat, süvarilerin ve piyadelerinle üzerlerine bas gürültüyü, ve mallarına evladlarına ortak ol ve onlarla va'dler yap, fakat Şeytan onlara bir aldanıştan başka ne va'd eder?

Erhan Aktaş

"Onlardan, gücünün yettiğini sesinle ayart. Atlıların ve yayalarınla onları yaygara ile yönlendir. Mallarında ve çocuklarında onlara ortak ol. Ve onlara vaatlerde bulun. Şeytanın vadettikleri gururdan başka bir şey değildir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Onlardan, gücünün yettiğini sesinle ayart. Atlıların ve yayalarınla onları yaygara ile yönlendir. Mallarında ve çocuklarında onlara ortak ol. Ve onlara vaatlerde bulun. Şeytanın vadettikleri gururdan başka bir şey değildir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlardan, gücünün yettiğini sesinle ayart. Atlıların ve yayalarınla onları yaygara ile yönlendir. Mallarında ve çocuklarında onlara ortak ol. Ve onlara vaatlerde bulun. Şeytanın vadettikleri gururdan başka bir şey değildir.

Fizilal-il Kuran

Gücünün yettiklerini sesinle ayartıp siperlerinden çıkar, atlılarını ve piyadelerini nara attırarak, üzerlerine çullandır, mallarına ve evlâtlarına ortak ol, onlara çeşitli vaadler yap, şeytanın insanlara yaptığı vaadler aldatmacadan başka bir şey değildir.

Gültekin Onan

"Onlardan güç yetirdiklerini sesinle sarsıntıya uğrat, atlıların ve yayalarınla onların üstüne yaygarayı kopar. Mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara çeşitli vaadlerde bulun." Şeytan, onlara aldatmadan başka bir şey vadetmez.

Hamdi Döndüren

“Onlardan gücünün yettiklerini sesinle baştan çıkar, atlıların ve yayalarınla üzerlerine çullan, mallarında ve çocuklarında onlara ortak ol ve onlara vaatlerde bulun!” Oysa şeytan, onlara sadece aldatmak için vaatlerde bulunur!

Hasan Basri Çantay

"Onların içinden gücünün yetdiği kimseleri sesinle yerinden oynat, onlara karşı süvarilerinle, piyadelerinle yaygara çıkar, mallarına, evladlarına ortak ol. Onlara va'd et". Şeytan (bu)! Onlara bir aldatışdan başka ne va'd eder o?

Hasib Asutay

'Onlardan güç yetirdiklerini sesinle sarsıntıya uğrat, atlıların ve yayalarınla onların üstüne yaygara kopar, mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara (çeşitli) va'dlerde bulun.' Şeytan onlara, aldatmadan başka bir şey va'detmez.

Hayrat Neşriyat

'Hem onlardan gücünün yettiği kimseleri sesinle (vesvesenle) yerinden oynat; süvârilerin ve yayalarınla üzerlerine yaygarayı bas; mallarda ve evlâdlarda kendilerine ortak ol ve onlara (yalan) va'dlerde bulun!' Zâten şeytan, onlara aldatmadan başka ne va'd eder?

İbni Kesir

Sesinle onlardan gücünün yettiğini yerinden oynat. Atlılarınla ve yayalarınla onlara karşı haykırarak yürü. Mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol. Ve vaadde bulun kendilerine. Şeytan ancak aldatmak için vaad eder onlara.

Mehmet Okuyan

Gücünün yettiği kişileri davetinle (gerçeklerden) uzaklaştır! Süvarilerinle ve yayalarınla onları yaygaraya boğ (vesvese ver, ayart)! Malları ve çocukları (aracılığıyla yapacakları kötülükler)de onlara ortak ol! Kendilerine vaatlerde bulun!” Şeytan, insanlara aldatmadan başka bir şey vadetmez.

Muhammed Esed

Haydi, şimdi onlardan gücünün yettiğini sesinle ayart; atlarınla ve adamlarınla onların üzerine yüklen ve (böylece) onların, mallarıyla çocuklarıyla (ilgili olarak işleyecekleri günahlara) ortak ol; onlara vaadlerde bulun; çünkü (onlar bilmezler ki) Şeytan'ın vaad ettiği her şey sadece akıl çelmek içindir.

Mustafa İslamoğlu

Ve onlardan gücünün yettiklerini sesinle yoldan çıkar; atlarını ve adamlarını sal üzerlerine, servet ve evlat edinirken onlara ortak ol; dahası onlara vaadlerde bulun! -Nasıl olsa Şeytan'ın vaadi aldatmadan başka bir şey ifade etmez-

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve onlardan kime gücün yeterse onu sesin ile oynat ve onların üzerlerine süvarilerinle, piyâdelerinle sayhada bulun ve onlara mallarda ve evlatlarda ortak ol, ve onlara vaadler yap, onları şeytanın vaadedeceği şey ise bir aldatıştan başka değildir.»

Ömer Öngüt

“Onlardan gücünün yettiği kimseleri sesinle yerinden oynat, şaşırt! Atlılarınla, yayalarınla onları yaygaraya boğ! Mallarında ve evlatlarında onlara ortak ol! Kendilerine vaadlerde bulun!” Şeytan insanlara aldatmadan başka bir şey vâdetmez.

Suat Yıldırım

Allah sonra şöyle buyurdu: "Onlardan gücünün yettiğini sesinle aldatıp kötülüklere kaydır. Süvari veya piyade olarak bütün kuvvetlerini toplayarak onların üzerine yürü, mallarına ve evlatlarına ortak ol, bol bol vaadlerde bulun onlara!" Şeytan bu! Onları aldatmadan başka ne vaad eder ki!

Süleyman Ateş

"Onlardan gücünün yettiğini sesinle yerinden oynat; atlıların ve yayalarınla onların üzerine yaygarayı bas; mallarda ve evladlarda onlara ortak ol; onlara (çeşitli) va'dler yap (va'dlerinle onları oyala)"; şeytan, onlara aldatmadan başka bir şey va'detmez.

Süleymaniye Vakfı

Onlardan gücünün yettiğini sesinle yerinden oynat, süvarilerinle ve piyadelerinle onların üzerine yürü, mallarına ve çocuklarına ortak ol! Onlara vaatlerde bulun!" Şeytan onlara, sadece aldatmak için vaadde bulunur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Onların içinden gücünün yettiğini sesinle yerinden oynat; atlılarınla ve yayalarınla yönlendir. Mallarına ve çocuklarına ortak ol. Bir de onlara söz ver." Şeytan sadece aldatmak için söz verir.

Şaban Piriş

İnsanlardan gücünün yettiklerini sesinle titret! Atlı ve yayalarınla onların üzerine yürü! Onların mallarına ve evlatlarına ortak ol, onlara vaadde bulun! Şeytan onlara aldatmadan başka ne vaat edebilir?

Tefhim-ul Kuran

«Onlardan güç yetirdiklerini sesinle sarsıntıya uğrat, atlıların ve yayalarınla onların üstüne yaygarayı kopar, mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara çeşitli vaadlerde bulun.» Şeytan, onlara aldatmadan başka bir şey vadetmez.

Ümit Şimşek

'Onlardan gücünün yettiğini sesinle yoldan çıkar. Süvarilerinle, piyadelerinle onların üzerine yürü. Mallarına, evlâtlarına ortak ol. Onlara vaadlerde bulun. Ama Şeytanın onlara vaad edeceği, bir aldatmadan başka nedir ki?

Yaşar Nuri Öztürk

"Onlardan güç yetirdiğini sesinle yerinden oynat. Atlıların ve yayalarınla yaygara çıkarıp üzerlerine çullan. Mallarda, evlatlarda onlara ortak ol, onlara ha bire vaatte bulun." Şeytan onlara bir aldanıştan başka ne vaat eder ki?!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlardan gücün çatdığı kimsələri səsinlə günaha təhrik et, atlı və piyadanı onların üstünə yerit, mallarına və övladlarına şərik ol, onlara vədlər ver. Şübhəsiz ki, şeytan onlara ancaq yalan vədlər verər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlardan kimi bacarırsansa, səsinlə (vəsvəsənlə) yerindən oynat, atlı və piyadanı onlara qarşı səfərbər et, (onları harama, ziyana sövq etməklə) mallarına və övladlarına ortaq ol, onlara cürbəcür (yalan) vəʼdlər ver. Şeytan (ona uyanlara) yalnız yalan vəʼd verər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ziehe an mit deiner Stimme, wen immer du kannst, setze deine berittenen und nichtberittenen Helfer ein, geselle dich zu ihnen beim Erwerb von Gütern und beim Verderben von Kindern, und mache ihnen Versprechungen!ʺ Der Satan gibt ihnen nur leere Versprechen.

Almanca — Der Edle Quran

Und errege, wen von ihnen du (erregen) kannst, mit deiner Stimme, und biete gegen sie deine Reiterei und dein Fußvolk auf, und habe Anteil an ihrem Besitz und ihren Kindern, und mache ihnen Versprechungen.ʺ - Aber der Satan macht ihnen nur Versprechungen in Trug.

Almanca — M. A. Rassoul

Und betöre nun mit deiner Stimme von ihnen, wen du vermagst, und treibe dein Roß und dein Fußvolk gegen sie und habe an ihren Vermögen und Kindern teil und mache ihnen Versprechungen.ʺ - Und Satan verspricht ihnen nur Trug. -

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wiegele mit deinem Aufruf auf, wen du von ihnen (aufwiegeln) kannst, mache sie scheu mit deinen Reitenden und deinen zu Fuß Gehenden, sei ihr Teilhaber an den Vermögenswerten und den Kindern, und mache ihnen Versprechungen. Und der Satan verspricht ihnen gewiß nur Fiktives.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Entice those of them whom you can allure to brighter worlds with your whispering voice and assault them by any manner of means, be it cavalry or infantry or any other means, and go shares with them in their ill-gotten gains and in their illegitimate children, and give them fair words and large promises to fair the foul and to arouse in them vain desires. In effect what AL-Shaytan promises them is only what is vain, deceptive and deluding".

Abdul Haleem

Rouse whichever of them you can with your voice, muster your cavalry and infantry against them, share their wealth and their children with them, and make promises to them- Satan promises them nothing but delusion-

Abdullah Yusuf Ali

"Lead to destruction those whom thou canst among them, with thy (seductive) voice; make assaults on them with thy cavalry and thy infantry; mutually share with them wealth and children; and make promises to them." But Satan promises them nothing but deceit.

Abul A'la Maududi

Tempt with your call all whom you wish. Muster against them all your forces - your cavalry and your foot soldiers; share with them riches and offspring, and seduce them with rosy promises - and Satan's promise is nothing but a deception -

Aisha Bewley

Stir up any of them you can with your voice and rally against them your cavalry and your infantry and share with them in their children and their wealth and make them promises! The promise of Shaytan is nothing but delusion.

Al-Hilali & Khan

"And befool them gradually those whom you can among them with your voice (i.e. songs, music, and any other call for Allâh’s disobedience), make assaults on them with your cavalry and your infantry, share with them wealth and children (by tempting them to earn money by illegal ways - usury, or by committing illegal sexual intercourse), and make promises to them." But Satan promises them nothing but deceit.

Ali Quli Qarai

Instigate whomever of them you can with your voice; and rally against them your cavalry and your infantry, and share with them in wealth and children, and make promises to them!’ But Satan promises them nothing but delusion.

Amatul Rahman Omar

`And beguile whomsoever of them you can with your speech and rally your horsemen against them, and your foot men (- fast riders and slow walkers in disobedience, with all your might) and share with them their wealth and children and hold out promises to them (what you like). ' Indeed, satan promises them nothing but mere fraud.

Arthur John Arberry

And startle whomsoever of them thou canst with thy voice; and rally against them thy horsemen and thy foot, and share with them in their wealth and their children, and promise them!' But Satan promises them naught, except delusion.

Bijan Moeinian

"You have my permission to entice them with your voice, mobilize your military forces against them (read the history and see how many evil military forces have made the man’s life miserable), become a partner with them in their wealth and children and (above all) make all kind of promises to them. " Therefore, know that the Satan’s promises are shallow.

E. Henry Palmer

Entice away whomsoever of them thou canst with thy voice; and bear down upon them with thy horse and with thy foot; and share with them in their wealth and their children; and promise them, - but Satan promises them naught but deceit.

Edip-Layth

"Mobilize whoever you can with your voice, and mobilize all your forces and men against them, and you may share their money and children, and promise them." But the devil promises nothing but deceit.

George Sale

an ample reward for your demerits! And entice to vanity such of them as thou canst, by thy voice; and assault them on all sides with thy horsemen and thy footmen; and partake with them in their riches, and their children; and make them promises; (but the devil shall make them no other than deceitful promises:)

Hamid S. Aziz

"Entice away whomever of them you can with your voice; and urge your horse and your foot against them; and share with them in their wealth and their children; and make them promises. But Satan promises them naught but deceit.

Mahmoud Ghali

And startle whomever of them you can with your voice, and rally against them your horsemen and your foot (soldiers); and be a partner with them in (their) riches and (their) children, and promise them!" And in no way does Ash-Shaytan (The all-vicious, i. e., the Devil) promise them anything except delusion.

Marmaduke Pickthall

And excite any of them whom thou canst with thy voice, and urge thy horse and foot against them, and be a partner in their wealth and children, and promise them. Satan promiseth them only to deceive.

Mohamed Ahmed - Samira

Mislead any of them you may with your voice, attack them with your cavalry and soldiers on foot, share their wealth and children with them, and make promises to them. " -- But the promises of Satan are nothing but deceit.

Muhammad Asad

Entice, then, with thy voice such of them as thou canst, and bear upon them with all thy horses and all thy men, and be their partner in [all sins relating to] worldly goods and children, and hold out [all manner of] promises to them: and [they will not know that] whatever Satan promises them is but meant to delude the mind.

Mustafa Khattab

And incite whoever you can of them with your voice, mobilize against them all your cavalry and infantry, manipulate them in their wealth and children, and make them promises." But Satan promises them nothing but delusion.

Progressive Muslims

"And entice whoever you can of them with your voice, and mobilize all your forces and men against them, and you may share with them in their money and children, and promise them. " But the devil promises nothing but deceit.

Sahih International

And incite [to senselessness] whoever you can among them with your voice and assault them with your horses and foot soldiers and become a partner in their wealth and their children and promise them. " But Satan does not promise them except delusion.

Sam Gerrans

“And incite thou whom thou canst of them with thy voice, and rally thou horse and foot against them, and partner thou them in their wealth and children, and promise thou them,” — but the satan promises them only delusion —

Shabbir Ahmed

"Tempt and allure them with your voice such of them as you can (through the media and show biz, and propaganda against the Truth. ) You may prompt them into armed conflicts, and entice them with monetary help, business partnerships and ready loans. You may misguide the children with detrimental educational programs, and counter-productive recreation. And hold out promises to them." Whatever Satan promises them is but meant to deceive their minds.

Syed Vickar Ahamed

"Lead to destruction those whom you can among them, gradually, with your seductive voice (of evil); Make attacks on them with your horsemen and soldiers; Together with them share wealth and children; And make (false) promises to them. " But Satan promises them nothing but lies.

Taqi Usmani

Entice with your voice those of them whom you can, and rally against them your horsemen and your footmen, and share with them in their wealth and their children, and make promises to them" - and Satan promises them nothing but delusion -

The Monotheist Group

"And entice whoever you can of them with your voice, and mobilize all your forces and men against them, and you may share with them in their money and children, and promise them." But the devil promises nothing but deceit.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Excite, par ta voix, ceux dʹentre eux que tu pourras, rassemble contre eux ta cavalerie et ton infanterie, associe-toi à eux dans leur biens et leurs enfants et fais-leur des promessesʺ. Or, le Diable ne leur fait des promesses quʹen tromperie.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Hey Îblîs!) Ji wan kesên ku hêza te li ser wan hebe, bi dengê xwe wan ji rê derxe û bi siwar û peyayên xwe bi ser wan de here û di mal û zarokên wan de bibe hevpar û peymanê bide wan. Lê belê rewş ev e; şeytan ji xapandinê pê ve tu soz û peymanê nade wan.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

En lok door uwe stem allen tot verleiding, welke gij kent en val hen op alle zijden met uwe ruitere en met uwe voetknechten aan, en wees hun deelgenoot in hunne rijkdommen en hunne kinderen, en doe hun beloften, (doch de duivel zal hun slechts bedriegelijke beloften doen).

Hollandaca — Siregar

En rui van hen op wie jij kan met jouw stem, en val hen aan met je paarden en je voetvolk, en deel rijkdommem en kinderen met hen en doe hen beloften.ʺ En de Satan belooft ben niets dan bedrog.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Побуждай (к грехам), кого ты можешь из них, твоим голосом и собирай против них твою конницу и пехоту, и стань соучастником с ними в их богатствах [когда они зарабатывают запретным путем и тратят на запретное] и детях [когда дети рождаются от прелюбодеяния] и обещай им [своим последователям] (ложь), – и (ведь) сатана обещает им только обольщение!

Rusça — Osmanov

Соблазняй своими речами кого сможешь, пусти в ход против них все свои силы ʺ, дели с ними их богатства и детей, и давай им [ложные] обещания. Но обещание шайтана - всего лишь обольщение.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Du kan) egga så många av dem som du förmår med din (lockande) röst och båda upp dina hjälptrupper och ge dig i lag med dem (och driva dem) att samla rikedomar (på orätta vägar) och (förmå dem att i syndiga förbindelser avla) barn, och ge dem löften - även om Djävulens löften inte är mer än bländverk. -