Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.

وَمَا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ اِلَّا رِجَالًا نُوحِي اِلَيْهِمْ فَسْـَٔلُٓوا اَهْلَ الذِّكْرِ اِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

ve mā erselnā min ḳablike illā ricālen nūHī ileyhim fe selū ehle ƶ-ƶikri in kuntum lā teǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māve
2اَرْسَلْنَاerselnāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalebiz göndermedik
3مِنْmin
4قَبْلِكَḳablikeق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmeksenden önce
5اِلَّاillābaşkasını
6رِجَالًاricālenر ج لYürümek, ayakla itmek, yürümek, ayaklarından bağlamak, (dişinin) yavrusunu emzirmesine izin vermek, (saç) kıvırcık olmak, annesiyle serbest bırakmak. Rajjala - birini rahatlatmak, saç taramak, mühlet vermek. Tarajjala - ipsiz inmek. Rijlatun - yürümede güç. Rijlun - ayak, askerler, iyi yürüyücü, serseri. Arajil - avcılar, yaya. Rajulun - erkek insan, adam, saçı olan kişi. Rajilun - ayak, yayalar (yavaş yürüyenler). Rijlain - iki ayak. Arjul (çoğul) - ayaklar.erkeklerden
7نُوحِيnūHīو ح يİşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece dinleyenin duyabileceği fısıltı tonunda bir şey söylemek ama yanında duran kişinin duyamayacağı şekilde.vahyettiğimiz
8اِلَيْهِمْileyhimkendilerine
9فَسْـَٔلُٓواfe selūس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmeksorun
10اَهْلَehleا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarehline
11الذِّكْرِƶ-ƶikriذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekzikir
12اِنْineğer
13كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinsiz
14لَا
15تَعْلَمُونَteǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilmiyorsanız

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki senden önce de gönderdiğimiz ve kendilerine vahyettiğimiz kimseler, insandı. Sorun bilmiyorsanız bilenlere.

Abdulkadir Gölpınarlı

Andolsun ki senden önce de gönderdiğimiz ve kendilerine vahyettiğimiz kimseler, insandı. Sorun bilmiyorsanız bilenlere.

Adem Uğur

Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun.

Ahmed Hulusi

Senden önce, kendilerine erkeklerden başkasını, vahiy ile irsal etmedik. . . Eğer bilmiyorsanız, geçmiş hakkında bilgi sahibi kişilere sorun.

Ahmet Tekin

Senden önce de, kesinlikle kendilerine vahiy gönderdiğimiz, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere, liyâkatli, güvenilir erkekleri peygamber olarak görevlendirdik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere, kutsal kitapları bilenlere sorun.

Ahmet Varol

Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz adamlardan başkalarını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız zikir ehline [1] sorun.

Ali Bulaç

Biz senden evvel kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka (peygamberler) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm!) Senden önce de, kendilerine vahiyde bulunduğumuz erkeklerden başkasını Peygamber olarak göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız, Tevrat ve İncil âlimlerine sorun.

Ali Rıza Safa

Senden önce de kendilerine bildirdiğimiz adamlardan başkasını göndermedik. Bilmiyorsanız, öğretiyi anlayanlara sorun.

Bayraktar Bayraklı

Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, Kur'an'ı bilenlere sorunuz!

Bekir Sadak

(43-44) Dogrusu senden once de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettigimiz bir takim adamlar gonderdik. Bilmiyorsaniz kitablilara sorun. Sana da, insanlara gonderileni aciklayasin diye Kuran'i indirdik. Belki dusunurler.

Celal Yıldırım

(43-44) Senden önce de ancak kendilerine vahiy ettiğimiz adamları birçok belge, mu'cize ve kitâblarla gönderdik. Eğer (bu konulan) bilmiyorsanız ilim ehlinden sorun. Sonra da kendilerine parça parça (halinde) indirileni insanlara açıklayasın diye Kur'ân'ı indirdik; ola ki düşünürsünüz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Senden önce de ancak kendilerine vahiy indirdiğimiz kişileri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız bilgi sahibi olanlara sorun.

Diyanet İşleri

Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.

Diyanet İşleri (eski)

(43-44) Doğrusu senden önce de kendilerine kitablar ve belgelerle vahyettiğimiz bir takım adamlar gönderdik. Bilmiyorsanız kitablılara sorun. Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran'ı indirdik. Belki düşünürler.

Diyanet Vakfi

Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Ey Peygamber!) Senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bunu bilmiyorsanız Tevrat ve İncil âlimlerine sorun.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Senden önce de peygamberler olarak yalnızca kendilerine vahy vermekte olduğumuz erkekler gönderdik. Bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun.

Elmalılı Hamdi Yazır

Senden evvel de Resul olarak başka değil, ancak kendilerine vahy veriyor idiğimiz erler göndermişizdir, ehli zikre sorun bilmiyorsanız

Erhan Aktaş

Senden önce de vahyimizi iletmede elçi olarak insandan başkasını görevlendirmedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Senden önce de vahyimizi iletmede elçi olarak insandan başkasını görevlendirmedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Senden önce de, vahyimizi iletmede elçi olarak insandan başkasını görevlendirmedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.

Fizilal-il Kuran

Senden önceki peygamberlerimiz de kendilerine vahiy indirdiğimiz birer insandı. Eğer bilmiyorsanız, daha önce kendilerine kitap verilenlere sorunuz.

Gültekin Onan

Biz senden evvel kendilerine vahyettiğimiz adamlardan başka (peygamberler) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız zikir ehline sorun.

Hamdi Döndüren

Biz, senden önce de, ancak kendilerine vahyettiğimiz erkekleri, elçi olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun!

Hasan Basri Çantay

Senden evvel kendilerine vahy eder olduğumuz erkeklerden başkasını biz peygamber göndermedik. Eğer bilmiyorsanız zikir erbabına sorun.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Biz senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız bilenlere sorun. (16) (16. Bu âyet-i kerime umumi davet için Cenab-ı Hakk'ın kadın veya melek peygamber göndermediğine delildir.)

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Senden önce de, kendilerine vahyeder olduğumuz erkeklerden başkasını (peygamber) göndermedik. (Ve siz ey müşrikler!) Eğer bilmiyorsanız o hâlde ehl-i zikre (iyi bilenlere) sorun!

İbni Kesir

Senden önce de ancak kendilerine vahyeder olduğumuz adamlar gönderdik. Öyleyse bilmiyorsanız zikir ehline sorun.

Mehmet Okuyan

Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. Apaçık delilleri ve (ilahî) kitapları bilmiyorsanız, zikr (vahiy) ehline sorun! Kendilerine indirileni insanlara açıklaman (ilan etmen) için ve düşünsünler diye sana da zikri (Kur’an’ı) indirdik.

Muhammed Esed

(Ey Muhammed,) Biz senden önceki çağlarda da, kendilerine vahyettiğimiz (ölümlü) adamlardan başka kimseyi (elçi olarak) göndermedik; bu konuda yeterli bilgiye sahip değilseniz, vahyedilmiş önceki kitaplara bağlı kimselere sorun,

Mustafa İslamoğlu

(Ey Peygamber!) Senden önce gönderdiklerimiz de kendilerine vahyettiğimiz (Ademoğullarına mensup) adamlardan başkası değildi -eğer bilmiyorsanız (önceki) vahiylerin mensuplarına sorabilirsiniz:

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve senden evvel de resûl olarak göndermedik, ancak kendilerine vahyeder olduğumuz erkekleri gönderdik. İmdi, ehl-i zikrden sorunuz eğer siz bilmiyor iseniz.

Ömer Öngüt

Biz senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız dini müşkillerinizi ehl-i zikirden sual edersiniz.

Suat Yıldırım

Senden önce de, gönderdiğimiz elçiler, kendilerine vahyettiğimiz bir kısım adamlardan başka bir varlık değildiler. Eğer bu konuları bilmiyorsanız ilim adamlarına sorunuz.

Süleyman Ateş

Biz senden önce de, kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını elçi göndermedik. Sorun, Zikir ehline; eğer bilmiyorsanız:

Süleymaniye Vakfı

Senden önce elçi olarak gönderdiklerimiz de kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkası değildi. Bilmiyorsanız ehl-i zikre /önceki kitapların uzmanlarına sorun.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Senden önce elçi gönderdiklerimiz, sadece kendilerine vahyettiğimiz erkeklerdi. Bilmiyorsanız o Zikri bilenlere sorun.

Şaban Piriş

-Senden önce de kendilerine vahiy ilettiğimiz adamlardan başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız kitap ehline sorun.

Tefhim-ul Kuran

Biz senden evvel kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka (peygamberler) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.

Ümit Şimşek

Senden önce gönderdiklerimiz de kendilerine vahyettiğimiz adamlardan başka birşey değildi. Bilmiyorsanız ilim ehline sorun.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz senden önce de elçi olarak kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir/Kur'an ehline sorun.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz səndən əvvəl də, özlərinə vəhy etdiyimiz məhz kişiləri elçi göndərmişdik. Əgər bilmirsinizsə, Zikr əhlindən soruşun.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Biz səndən əvvəl də özlərinə vəhy etdiyimiz ancaq kişilər (kişi peyğəmbərlər) göndərmişdik. Əgər (bunu) bilmirsinizsə, zikr (kitab, elm) əhlindən soruşun! (Müşriklər belə iddia edirdilər ki, peyğəmbərlər bəşərdən deyil, ancaq mələklərdən ola bilər. Buna cavab olaraq bildirilir ki, insanlara göndərilən peyğəmbərlər mələk yox, məhz insan, özü də yalnız kişilərdən ibarət olmalıdır).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben vor dir nur Männer entsandt, denen Wir die Offenbarung eingaben. Fragt doch die Kenner der Heiligen Bücher, wenn ihr selbst es nicht wißt!

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir haben vor dir nur Männer gesandt, denen Wir (Offenbarungen) eingegeben haben. So fragt die Leute der Ermahnung, wenn ihr (etwas) nicht wißt.

Almanca — M. A. Rassoul

Und vor dir entsandten Wir (auch) nur Männer, denen Wir die Offenbarung gegeben haben; so fragt die, welche die Ermahnung besitzen, wenn ihr (etwas) nicht wisset.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und vor dir entsandten WIR als Gesandte nur Männer, denen WIR Wahy zuteil werden ließen. So fragt die Leute von Adh-dhikr , wenn ihr selbst nicht wisst.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And never did Allah send Messengers before you O Muhammad but were men and not angels to whom We inspired Our message. Therefore, you -infidels- may ask those who are well versed in the antecedent Scriptures -Jews and Christians- if indeed you do not know;

Abdul Haleem

[Prophet], all the messengers We sent before you were simply men to whom We had given the Revelation: you [people] can ask those who have knowledge if you do not know.

Abdullah Yusuf Ali

And before thee also the messengers We sent were but men, to whom We granted inspiration: if ye realise this not, ask of those who possess the Message.

Abul A'la Maududi

(O Muhammad), whenever We raised any Messengers before you, they were no other than human beings; (except that) to them We sent revelation. So ask those who possess knowledge if you do not know.

Aisha Bewley

We have only ever sent before you men who were given Revelation – ask the People of the Reminder if you do not know – who brought Clear Signs and Revealed Books.

Al-Hilali & Khan

And We sent not (as Our Messengers) before you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) any but men, whom We sent revelation, (to preach and invite mankind to believe in the Oneness of Allâh). So ask (you, O pagans of Makkah) of those who know the Scripture [learned men of the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel)], if you know not.

Ali Quli Qarai

We did not send [any apostles] before you except as men to whom We revealed —ask the People of the Reminder if you do not know—

Amatul Rahman Omar

And we sent not (as Messengers) before you but they were men to whom We revealed (Our teachings). So ask the people of the Reminder (-the Qur'ân), if you do not know.

Arthur John Arberry

We sent not any before thee, except men to whom We revealed: 'Question the people of the Remembrance, if it should be that you do not know --

Bijan Moeinian

Any Prophet sent before you was a human being armed with My Revelations. If you have any doubt about it (and think that the Prophet of God must be an angel or something, ) ask those who know the Scripture.

E. Henry Palmer

And we have not sent before thee any but men whom we inspire, - ask ye those who have the Reminder, if ye know not yourselves,-

Edip-Layth

We did not send any except men/walkers before you whom We inspired, so ask the people who received the Reminder if you do not know.

George Sale

We have not sent any before thee, as our apostles, other than men, unto whom We spake by revelation. Inquire therefore of those who have the custody of the scriptures, if ye know not this to be truth.

Hamid S. Aziz

And We have not sent before you any but men, whom We inspired - Ask you those who possess the Reminder (or the Message), if you know not yourselves,

Mahmoud Ghali

And in no way did We send (even) before you, except men to whom We revealed. "So ask the population of the Remembrance, in case you (i.e. the pagan Arabs) do not know."

Marmaduke Pickthall

And We sent not (as Our messengers) before thee other than men whom We inspired - Ask the followers of the Remembrance if ye know not! -

Mohamed Ahmed - Samira

We sent before you none (as apostles) but men, to whom We sent revelations. In case you are unaware, enquire of those who are keepers of the Oracles of God.

Muhammad Asad

AND [even] before thy time, [O Muhammad,] We never sent [as Our apostles] any but [mortal] men, whom We inspired: and if you have not [yet] realized this, ask the followers of [earlier] revelation,"

Mustafa Khattab

We did not send ˹messengers˺ before you ˹O Prophet˺ except mere men inspired by Us. If you ˹polytheists˺ do not know ˹this already˺, then ask those who have knowledge ˹of the Scriptures˺.

Progressive Muslims

And We did not send any except men before you whom We inspired, so ask the people who received the Reminder if you do not know.

Sahih International

And We sent not before you except men to whom We revealed [Our message]. So ask the people of the message if you do not know.

Sam Gerrans

And We sent before thee only men to whom We revealed — so ask the people of the remembrance, if you know not —

Shabbir Ahmed

(O Prophet) Before you We sent none but men to whom We granted Revelation. (Tell the deniers), "If you do not know this, ask the followers of previous Revelations."

Syed Vickar Ahamed

And also before you the messengers that We sent were only men, to whom We gave (the Message by) revelation: If you do not realize this, ask of those who possess the Message.

Taqi Usmani

We did not send (messengers) before you other than men whom We inspired with revelation. So, ask the people (having the knowledge) of the Reminder (the earlier Scriptures), if you do not know.

The Monotheist Group

And We did not send any except men before you whom We inspired, so ask the people who have received the Reminder if you do not know.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous nʹavons envoyé, avant toi, que des hommes auxquels Nous avons fait des révélations. Demandez donc aux gens du rappel si vous ne savez pas.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Me, beriya te yê ku ji wan re wehî şandiye her zilam bûne.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hebben voor jouw tijd slechts mannen uitgezonden aan wie Wij een openbaring gegeven hadden -- vraagt de mensen van de vermaning maar, als jullie het niet weten --

Hollandaca — Siregar

En vóór jou (O Moehammad) zonden Wij slechts mannen aan wie Wij openbaarden; vraag het dan am de bezitters van de kennis, indien jullie het niet weten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И до тебя (о, Пророк) посылали Мы (к прежним общинам) только мужчин (а не женщин или ангелов), которым давали откровение. Спросите же (о, многобожники) (об этом) людей напоминания [тех, у кого есть знание из Торы и Евангелии], если вы сами не знаете (этого).

Rusça — Osmanov

До тебя [, о Мухаммад,] Мы посылали посланниками только [смертных] мужей, которым внушали откровение. Если вы не знаете этого [, о неверные,] то спросите людей Писания.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

DE SOM Vi har sänt före dig (som sändebud) var ingenting annat än män för vilka Vi uppenbarade (Våra budskap). Fråga dem som går efter (de tidigare uppenbarelserna), om ni inte vet det. -