Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.
اَلَّذِينَ صَبَرُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ
(e)lleƶīne Saberū ve ǎlā rabbihim yetevekkelūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar öyle kişilerdir ki sabrettiler ve Rablerine dayandılar.
Adem Uğur
(Onlar) sadece Rablerine tevekkül ederek sabredenlerdir.
Ahmed Hulusi
Onlar ki, sabrettiler ve Rablerine tevekkül ederler.
Ahmet Tekin
Onlar, sabrederek mücadelelerine devam edenler, yalnız Rablerine dayanıp güvenenlerdir.
Ahmet Varol
Onlar sabreden ve Rabblerine güvenen kimselerdir.
Ali Bulaç
Onlar sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
Ali Fikri Yavuz
O muhacirler, müşriklerin eziyetlerine sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
Ali Rıza Safa
Onlar, dirençli olanlar ve Efendilerine güvenenlerdir.
Bayraktar Bayraklı
Onlar sabredenler ve Rabblerine güven bağlayan kimselerdir.
Bekir Sadak
Onlar sabreden ve yalniz Rablerine guvenen kimselerdir.
Celal Yıldırım
Onlar ki, sabrettiler ve sadece Rablarına güvenip dayandılar, (elbette mükâfatları çok büyük olacaktır).
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onlar güçlüklere katlanan, rablerine güvenen kimselerdir.
Diyanet İşleri
Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.
Diyanet İşleri (eski)
Onlar sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.
Diyanet Vakfi
(Onlar) sadece Rablerine tevekkül ederek sabredenlerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O Muhacirler, müşriklerin eziyetlerine sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar ki, sabretmişlerdir ve hep Rablerine dayanırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar ki sabretmişlerdir ve hep Rablarına tevekkül kılarlar
Erhan Aktaş
Onlar, sabreden kimselerdir. Rabb'lerine, tevekkül edenlerdir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar, sabreden kimselerdir. Rablerine, tevekkül edenlerdir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar, sabreden kimselerdir. Rablerine, tevekkül edenlerdir.
Fizilal-il Kuran
Onlar ki, sabrederler ve sırf Allah'a dayanırlar.
Gültekin Onan
Onlar sabredenler ve rablerine tevekkül edenlerdir.
Hamdi Döndüren
Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine güvenip dayananlardır.
Hasan Basri Çantay
(O muhacirler hak yolunda) sabr-u sebat edenler ve ancak Rablerine güvenib dayanmakda olanlardır.
Hasib Asutay
Onlar ki sabreden ve ancak Rablerine dayanıp güvenenlerdir.
Hayrat Neşriyat
Onlar (bu mükâfâta lâyık olacak kimseler), sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
İbni Kesir
Onlar sabreden ve yalnız Rabblarına tevekkül edenlerdir.
Mehmet Okuyan
(Ödülü hak edenler) sadece Rablerine güvenerek sabredenlerdir.
Muhammed Esed
güçlüklere göğüs gerip, yalnızca Rablerine güven bağlayan kimseleri (bekleyen bu bahtiyarlığı)!...
Mustafa İslamoğlu
eza cefaya karşı direnen ve sadece Rablerine dayanan kimseleri (bekleyen bu güzellikleri)...
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlar ki sabretmişlerdir ve Rablerine de tevekkülde bulunurlar.
Ömer Öngüt
Onlar sabreden ve yalnız Rablerine güvenen kimselerdir.
Suat Yıldırım
O muhacirler hak yolda sabreder ve yalnız Rab’lerine dayanıp güvenirler.
Süleyman Ateş
Onlar ki sabrettiler ve Rablerine dayanmaktadırlar.
Süleymaniye Vakfı
Onlar, sabırlı olan /duruşunu bozmayan ve Rablerine güvenip dayanan kimselerdir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlar sabırlı olan ve Rablerine güvenip dayanan kimselerdir.
Şaban Piriş
Onlar, sabreder ve Rablerine bağlanırlar.
Tefhim-ul Kuran
Onlar sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
Ümit Şimşek
Onlar sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
O Allah yolunda hicret edenler, sabrederler ve yalnız Rablerine tevekkül ederler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar səbirli olanlar və ancaq Rəbbinə təvəkkül edənlərdir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(O mühacirlər hər cürə əziyyətə) dözənlər və yalnız Rəbbinə təvəkkül edənlərdir!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Das sind nämlich diejenigen, die Geduld fassen und sich auf Gott verlassen.
Almanca — Der Edle Quran
(Sie), die standhaft sind und sich auf ihren Herrn verlassen.
Almanca — M. A. Rassoul
(es sind) diejenigen, die geduldig geblieben sind und auf ihren Herrn vertrauen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dies sind diejenigen, die sich in Geduld übten und Tawakkul ihrem HERRN gegenüber praktizierten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
These are the votaries who possessed their souls in patience purposed to fulfill their obligation to Allah and satisfy their conscience and their hearts, and in Him they put their trust.
Abdul Haleem
They are the ones who are steadfast and put their trust in their Lord.
Abdullah Yusuf Ali
(They are) those who persevere in patience, and put their trust on their Lord.
Abul A'la Maududi
those who remain steadfast and put their trust in their Lord.
Aisha Bewley
– those who are steadfast and put their trust in their Lord.
Al-Hilali & Khan
(They are) those who remained patient (in this world for Allâh’s sake), and put their trust in their Lord (Allâh Alone).
Ali Quli Qarai
—Those who are patient and put their trust in their Lord.
Amatul Rahman Omar
These are those (emigrants) who patiently persevered and put their trust in their Lord (alone).
Arthur John Arberry
even such men as are patient, and put their trust in their Lord.
Bijan Moeinian
Such is the reward of those who choose the patience and in God they put their trust.
E. Henry Palmer
Those who are patient, and upon their Lord rely!
Edip-Layth
Those who are steadfast, and put their trust in their Lord.
George Sale
They who persevere patiently, and put their trust in their Lord, shall not fail of happiness in this life and in that which is to come.
Hamid S. Aziz
Those who are patient, and put their trust (or reliance) upon their Lord,
Mahmoud Ghali
(Such are) the ones who have endured patiently and have put their trust in their Lord.
Marmaduke Pickthall
Such as are steadfast and put their trust in Allah.
Mohamed Ahmed - Samira
(For) those who persevere and place their trust in their Lord.
Muhammad Asad
those who, having attained to patience in adversity, in their Sustainer place their trust!
Mustafa Khattab
˹It is˺ they who have patiently endured, and in their Lord they put their trust.
Progressive Muslims
Those who are patient, and put their trust in their Lord.
Sahih International
[They are] those who endured patiently and upon their Lord relied.
Sam Gerrans
Those who are patient, and in their Lord place their trust.
Shabbir Ahmed
They have been steadfast, and have put their trust in their Sustainer.
Syed Vickar Ahamed
Those (are the people) who remain constant with patience, and put their trust on their Lord.
Taqi Usmani
- those who kept patient, and who place trust in their Lord.
The Monotheist Group
Those who are patient, and put their trust in their Lord.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Eux qui ont enduré et placé leur confiance en leur Seigneur.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew (muhacir) ên ku (li hemberî zorê) xwe ragirtine û ew ên ku xwe spartine Xwedayê xwe.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
zij die geduldig volharden en op hun Heer hun vertrouwen stellen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij die met geduld volharden en hun vertrouwen in hunnen Heer stellen, zullen overvloed van geluk hebben, zoowel in dit leven als in het volgende.
Hollandaca — Siregar
(Zij zijn) degenen die geduldig waren en hun Heer vertrouwden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(И переселившиеся ради Аллаха, это) – те, которые проявляли терпение (при исполнении повелений Аллаха, при воздержании от того, что Он запретил и при трудностях, которые постигали их) и которые на своего Господа полагаются [всецело уповают].
Rusça — Osmanov
Это - те, которые проявляют терпение и уповают только на своего Господа.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(utvandrarna) som visade tålamod och uthållighet och som i allt litade till sin Herre.