Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.

اِلَّا مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُبِينٌ

illā meni steraḳa s-sem'ǎ fe etbeǎhu şihābun mubīnun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِلَّاillāancak hariçtir
2مَنِmenikimse
3اسْتَرَقَsteraḳaس ر قÇalmak, hırsızlık yapmak, aşırmak, yürütmekhırsızlığı eden
4السَّمْعَs-sem'ǎس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakkulak
5فَاَتْبَعَهُfe etbeǎhuت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekonu kovalar
6شِهَابٌşihābunش ه بYakmak/kavurmak, beyazlığın siyahlığa üstün geldiği bir renk haline gelmek. Şihab (çoğulu şuhub) - alevli ateş, parlak alev/meteor, yıldız, nüfuz eden alev, parlayan yıldız, canlı/neşeli, alev, meşale, ışık saçan veya parlayan ateş, kayan veya düşen yıldız. Şihab el-harb - korkusuz savaşçı, savaşta keskin ve enerjik olan kişi.bir alev
7مُبِينٌmubīnunب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinparlak

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ancak hırsızlama bir şey duymaya kalkışan olursa onun da ardından apaçık görünen bir ateş yalımıdır gönderdik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ancak hırsızlama bir şey duymaya kalkışan olursa onun da ardından apaçık görünen bir ateş yalımıdır gönderdik.

Adem Uğur

Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür.

Ahmed Hulusi

İşitme (orada açığa çıkan hakikati bedenselliğe mal etme) hırsızlığı yapan müstesna! Onu da apaçık ışık saçan ateş topu (hakikat ilmi nuru) izler.

Ahmet Tekin

Ancak, dinleme yoluyla bilgi sızdıranlar, bilgi hırsızlığı yapanlar var. Hiç fırsat vermeden, gökten yere doğru delip geçen, kor halinde düşen gök cisimleri, alevler, gök mermileri onların peşlerini bırakmaz, işlerini bitirir.

Ahmet Varol

Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa onu da parlak bir ateş izler.

Ali Bulaç

Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler.

Ali Fikri Yavuz

Ancak kulak hırsızlığı eden Şeytan vardır ki, onu, apaçık bir yıldız takip eder (ve üzerine düşerek onu yakar).

Ali Rıza Safa

Ancak, dinleyerek bilgi hırsızlığı yapan olursa, onu, yakıcı ışınlar izler.

Bayraktar Bayraklı

Ancak, kulak hırsızlığına kalkışan olursa, onun peşine de parlak bir ateş alevi takılır.

Bekir Sadak

Fakat kulak hirsizligi yapan olursa, parlak bir ates onu kovalar.

Celal Yıldırım

Ancak kulak hırsızlığıyla bir şeyler çalmak isteyenleri parlak bir ateş parçası izleyip kovalar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ancak kulak hırsızlığı yapmaya kalkışan olursa onu da parlak bir ışık kovalar.

Diyanet İşleri

Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.

Diyanet İşleri (eski)

Fakat kulak hırsızlığı yapan olursa, parlak bir ateş onu kovalar.

Diyanet Vakfi

Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da peşine açık bir alev sütunu düşmüştür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ancak kulak hırsızlığı eden şeytan hariç, onu apaçık bir alev sütunu takip eder.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir alev takip etmektedir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak kulak hırsızlığı eden olur, onu da parlak bir şihab ta'kıb etmektedir

Erhan Aktaş

Ancak, kulak hırsızlığı yapan olursa, onu parlak bir alev kovalar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak, kulak hırsızlığı yapan olursa, onu parlak bir alev kovalar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak, kulak hırsızlığı yapan olursa, onu açıkça görünen bir alev kovalar.

Fizilal-il Kuran

Ancak kulak hırsızlığına yeltenen bir şeytan olursa onu parlak ışıklı bir kayan yıldız kovalar.

Gültekin Onan

Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler.

Hamdi Döndüren

Ancak (şeytanlar içinden) kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş alevi kovalar.

Hasan Basri Çantay

Ancak kulak hırsızlığı eden (şeytan) vardır ki onun ardına da (bakanların) apaçık (gördüğü) bir ateş parçası düşmekdedir.

Hasib Asutay

Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ışın kovalar. (4) (4. Cinler gaybı bilmezler. Ancak gökten haber çalmaya çalışmışlar, bundan dolayı üzerlerine kıvılcımlar gönderilmiştir.)

Hayrat Neşriyat

Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da apaçık parlak (yakıcı) bir ateş parçası ta'kib eder.

İbni Kesir

Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa; apaçık görülen bir ateş onu kovalar.

Mehmet Okuyan

Ancak duyma (gizlice dinleme, bilgi) hırsızlığı yapan olursa, onun da peşine açık bir alev yumağı takılır.

Muhammed Esed

öyle ki, ((göğün) sırlarını) çalmaya kalkışacak olan(lar)ın ardına hemen parlak bir alev takılır.

Mustafa İslamoğlu

Fakat kim ki (gayb konusunda) kulak hırsızlığına soyunur, onun peşine ayan açık parlak bir alev takılır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ancak o ki, kulak hırsızlık etmiş olur. Artık onu da apaçık bir ateş parçası takip eder.

Ömer Öngüt

Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş şûlesi yetişip kovalar.

Suat Yıldırım

(16-18) Gerçekten Biz, gökte burçlar yarattık ve onları seyredenler için yıldızlarla süsledik. Hem onu kovulmuş her şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı edenler olursa, onu da parlak bir ışık kovalar.

Süleyman Ateş

Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ışın kovalar.

Süleymaniye Vakfı

Ama kulak hırsızlığı yapmaya kalkan olursa onu hemen parlak bir ışın takip eder.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ancak kulak hırsızlığı(dinleme) yapan olabilir, onu da hemen parlak bir ateş parçası takip eder.

Şaban Piriş

Ancak kulak hırsızlığı yapmak isteyen olursa onu parlak bir ateş kovalar.

Tefhim-ul Kuran

Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler.

Ümit Şimşek

Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa onu da parlak bir alev izler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ancak kulak hırsızlığı eden olur; onun peşine de parlak bir ateş alevi düşer.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ancaq şeytanlardan kim göy əhlinin danışıqlarına xəlvətcə qulaq assa, onu yandırıb yaxan alov təqib edər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Lakin (şeytanlardan) kim (mələklərin söhbətinə) xəlvəti qulaq assa, onu odlu bir axan ulduz (məşʼəl) təʼqib edər (və üstünə düşüb yandırar).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wollte ein Satan die Konstellationen belauschen, würde ihn eine hell leuchtende Flamme verfolgen.

Almanca — Der Edle Quran

außer demjenigen, der verstohlen zuhört, worauf ihn ein deutlich erkennbarer Leuchtkörper verfolgt.

Almanca — M. A. Rassoul

außer vor jenem, der heimlich lauscht, (und den) dann eine wirkungsvolle Flamme verfolgt.

Almanca — Muhammad Zaidan

außer vor demjenigen, der lauschte, dem dann eine leuchtende erkennbare Feuerflamme folgte.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He who peers inquisitively into the realm to steal whatever comes to his hearing of the secrets or future events is pursued by a flame of fire which does not miss.

Abdul Haleem

any eavesdropper will be pursued by a clearly visible flame.

Abdullah Yusuf Ali

But any that gains a hearing by stealth, is pursued by a flaming fire, bright (to see).

Abul A'la Maududi

save him who may eavesdrop, and then a bright flame pursues him.

Aisha Bewley

except for the one who listens stealthily, and he is followed by an open flame.

Al-Hilali & Khan

Except him (devil) who steals the hearing then he is pursued by a clear flaming fire.

Ali Quli Qarai

except someone who may eavesdrop, whereat there pursues him a manifest flame.

Amatul Rahman Omar

As to one who wishes to steal a hearing (of the revelation to distort it) a bright fiery flame pursues him.

Arthur John Arberry

excepting such as listens by stealth -- and he is pursued by a manifest flame.

Bijan Moeinian

If they sneaks around to listen (to the heart beat of the stars as captured by radio telescopes, ) a fiery flame will interrupt their trial.

E. Henry Palmer

save from such as steal a hearing, and there follows him an obvious shooting-star.

Edip-Layth

Except he who manages to eavesdrop, he will be pursued clearly by a flaming meteor.

George Sale

except him who listeneth by stealth, at whom a visible flame is darted.

Hamid S. Aziz

But any that steal a hearing, there follows him a bright flaming fire (or shooting star).

Mahmoud Ghali

Excepting him who (gains) hearing by stealth, (and) so an evidently flaming (meteor) follows him up.

Marmaduke Pickthall

Save him who stealeth the hearing, and them doth a clear flame pursue.

Mohamed Ahmed - Samira

Except the ones who listen on the sly, yet they are chased away by a shooting flame.

Muhammad Asad

so that anyone who seeks to learn [the unknowable] by stealth is pursued by a flame clear to see.

Mustafa Khattab

except the one eavesdropping, who is then pursued by a visible flare.[1]

Progressive Muslims

Except he who manages to eavesdrop, he will be pursued clearly by a flaming meteor.

Sahih International

Except one who steals a hearing and is pursued by a clear burning flame.

Sam Gerrans

Save such as steals a hearing; and a clear flame follows him.

Shabbir Ahmed

(Allah is everywhere, not just in the skies. The Qur'an dispels all superstitions including the clairvoyants and fortunetellers spying onto His Court). The Shining Flame of Knowledge has now come to you to dispel the deceptive claims of every deceiver. (26:210-212), (37:8-9), (52:38), (67:5), (72:8-9).

Syed Vickar Ahamed

Except any that may gain a hearing by hiding away, is chased (out) by a flaming fire, bright (to see).

Taqi Usmani

but the one who tries to eavesdrop is chased by a clearly visible flame.

The Monotheist Group

Except he who manages to eavesdrop, he will be pursued by a visible flame.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

A moins que lʹun dʹeux parvienne subrepticement à écouter, une flamme brillante alors le poursuit.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Lê belê, ew ê ku bi dizîka guhê xwe bide xeberê û bireve ew cuda ye, êdî pêteke ronak bi pey wî dikeve.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

behalve wie heimelijk afluistert; hij wordt dan achtervolgd dooreen duidelijke staartster.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Behalve hij, die aansluipt om te luisteren, en op wien dan eene zichtbare vlam wordt afgeschoten.

Hollandaca — Siregar

Behalve degene die (de Satan) heeft afgeluisterd, dan achtervolgd wordt door een heldere vlam.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

кроме только того, который (быстро) подслушает [[См. сура «Ангелы, стоящие рядами», аят 10.]] (речь ангелов) украдкой. Но (затем) следует за ним ясный светоч (чтобы он был сожжен).

Rusça — Osmanov

кроме того, [шайтана, который] станет подслушивать украдкой. Но и его поразит яркий светоч.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

men om någon där vill smyga sig till förbjuden kunskap skall han genskjutas (och brännas) av en klart lysande låga.