س ر ق (SRG) kökünün geçtiği ayetler
Çalmak, hırsızlık yapmak, aşırmak, yürütmek
Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0
İlgili Ayetler (9)
Bu kök Kur'an boyunca 9 kez, 8 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.
سَرَقَ2 kez
Yusuf 12:77سَرَقَseraḳaçalmıştı
قَالُوا اِنْ يَسْرِقْ فَقَدْ سَرَقَ اَخٌ لَهُ مِنْ قَبْلُ فَاَسَرَّهَا يُوسُفُ فِي نَفْسِهِ وَلَمْ يُبْدِهَا لَهُمْ قَالَ اَنْتُمْ شَرٌّ مَكَانًا وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا تَصِفُونَ
ḳālū in yesriḳ fe ḳad seraḳa eḣun lehu min ḳablu fe eserrahā yūsufu fī nefsihi ve lem yubdihā lehum ḳāle entum şerrun mekānen ve(a)llahu eǎ'lemu bimā teSifūne
Dediler ki: "Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı." Yusuf, bunu içinde sakladı ve onlara belli etmedi. İçinden, "Siz kötü bir durumdasınız; anlattığınızı Allah çok daha iyi biliyor" dedi.
Yusuf 12:81سَرَقَseraḳahırsızlık etti
اِرْجِعُٓوا اِلٰٓى اَبِيكُمْ فَقُولُوا يَاأَبَانَا اِنَّ ابْنَكَ سَرَقَ وَمَا شَهِدْنَا اِلَّا بِمَا عَلِمْنَا وَمَا كُنَّا لِلْغَيْبِ حَافِظِينَ
irciǔ ilā ebīkum fe ḳūlū yā ebānā inne bneke seraḳa ve mā şehidnā illā bimā ǎlimnā ve mā kunnā li l-ğaybi HāfiZīne
"Siz babanıza dönün ve deyin ki: "Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şahitlik ettik. (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı (oğlunun hırsızlık edeceğini) bilemezdik."
وَالسَّارِقُ1 kez
Maide 5:38وَالسَّارِقُve s-sāriḳuve hırsızlık eden erkeğin
وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُوا اَيْدِيَهُمَا جَزَاءً بِمَا كَسَبَا نَكَالًا مِنَ اللّٰهِ وَاللّٰهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
ve s-sāriḳu ve s-sāriḳatu fe ḳTaǔ eydiyehumā cezā'en bimā kesebā nekālen mine (a)llahi ve(a)llahu ǎzīzun Hakīmun
Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
وَالسَّارِقَةُ1 kez
Maide 5:38وَالسَّارِقَةُve s-sāriḳatuve hırsızlık eden kadının
وَالسَّارِقُ وَالسَّارِقَةُ فَاقْطَعُوا اَيْدِيَهُمَا جَزَاءً بِمَا كَسَبَا نَكَالًا مِنَ اللّٰهِ وَاللّٰهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
ve s-sāriḳu ve s-sāriḳatu fe ḳTaǔ eydiyehumā cezā'en bimā kesebā nekālen mine (a)llahi ve(a)llahu ǎzīzun Hakīmun
Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
لَسَارِقُونَ1 kez
Yusuf 12:70لَسَارِقُونَle sāriḳūnehırsızsınız
فَلَمَّا جَهَّزَهُمْ بِجَهَازِهِمْ جَعَلَ السِّقَايَةَ فِي رَحْلِ اَخِيهِ ثُمَّ اَذَّنَ مُؤَذِّنٌ اَيَّتُهَا الْعِيرُ اِنَّكُمْ لَسَارِقُونَ
fe lemmā cehhezehum bi cehāzihim ceǎle s-siḳāyete fī raHli eḣīhi ṧumme eƶƶene mu'eƶƶinun eyyetuhā l-ǐyru innekum le sāriḳūne
Yusuf, onların yüklerini hazırlatırken su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra da bir çağırıcı şöyle seslendi: "Ey kervancılar! Siz hırsızsınız."
سَارِقِينَ1 kez
Yusuf 12:73سَارِقِينَsāriḳīnehırsız
يَسْرِقْ1 kez
Yusuf 12:77يَسْرِقْyesriḳçaldıysa
قَالُوا اِنْ يَسْرِقْ فَقَدْ سَرَقَ اَخٌ لَهُ مِنْ قَبْلُ فَاَسَرَّهَا يُوسُفُ فِي نَفْسِهِ وَلَمْ يُبْدِهَا لَهُمْ قَالَ اَنْتُمْ شَرٌّ مَكَانًا وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا تَصِفُونَ
ḳālū in yesriḳ fe ḳad seraḳa eḣun lehu min ḳablu fe eserrahā yūsufu fī nefsihi ve lem yubdihā lehum ḳāle entum şerrun mekānen ve(a)llahu eǎ'lemu bimā teSifūne
Dediler ki: "Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı." Yusuf, bunu içinde sakladı ve onlara belli etmedi. İçinden, "Siz kötü bir durumdasınız; anlattığınızı Allah çok daha iyi biliyor" dedi.
اسْتَرَقَ1 kez
Hicr 15:18اسْتَرَقَsteraḳahırsızlığı eden
يَسْرِقْنَ1 kez
Mümtehine 60:12يَسْرِقْنَyesriḳnehırsızlık etmemeleri
يَاأَيُّهَا النَّبِيُّ اِذَا جَاءَكَ الْمُؤْمِنَاتُ يُبَايِعْنَكَ عَلٰٓى اَنْ لَا يُشْرِكْنَ بِاللّٰهِ شَيْـًٔا وَلَا يَسْرِقْنَ وَلَا يَزْنِينَ وَلَا يَقْتُلْنَ اَوْلَادَهُنَّ وَلَا يَأْتِينَ بِبُهْتَانٍ يَفْتَرِينَهُ بَيْنَ اَيْدِيهِنَّ وَاَرْجُلِهِنَّ وَلَا يَعْصِينَكَ فِي مَعْرُوفٍ فَبَايِعْهُنَّ وَاسْتَغْفِرْ لَهُنَّ اللّٰهَ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ
yā eyyuhā n-nebiyyu iƶā cā'eke l-mu'minātu yubāyiǎ'neke ǎlā en lā yuşrikne bi(a)llahi şey'en ve lā yesriḳne ve lā yeznīne ve lā yeḳtulne evlādehunne ve lā ye'tīne bi buhtānin yefterīnehu beyne eydīhinne ve erculihinne ve lā yeǎ'Sīneke fī meǎ'rūfin fe bāyiǎ'hunne ve steğfir le hunne (a)llahe inne (a)llahe ğafūrun raHīmun
Ey Peygamber! Mü'min kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah'tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.