Dediler ki: "Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı." Yusuf, bunu içinde sakladı ve onlara belli etmedi. İçinden, "Siz kötü bir durumdasınız; anlattığınızı Allah çok daha iyi biliyor" dedi.

قَالُوا اِنْ يَسْرِقْ فَقَدْ سَرَقَ اَخٌ لَهُ مِنْ قَبْلُ فَاَسَرَّهَا يُوسُفُ فِي نَفْسِهِ وَلَمْ يُبْدِهَا لَهُمْ قَالَ اَنْتُمْ شَرٌّ مَكَانًا وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا تَصِفُونَ

ḳālū in yesriḳ fe ḳad seraḳa eḣun lehu min ḳablu fe eserrahā yūsufu fī nefsihi ve lem yubdihā lehum ḳāle entum şerrun mekānen ve(a)llahu eǎ'lemu bimā teSifūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
2اِنْineğer
3يَسْرِقْyesriḳس ر قÇalmak, hırsızlık yapmak, aşırmak, yürütmekçaldıysa
4فَقَدْfe ḳadelbette
5سَرَقَseraḳaس ر قÇalmak, hırsızlık yapmak, aşırmak, yürütmekçalmıştı
6اَخٌeḣunا خ وBaşka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından tanıdık olan kişi.kardeşi de
7لَهُlehuonun
8مِنْmin
9قَبْلُḳabluق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekbundan önce
10فَاَسَرَّهَاfe eserrahāس ر رSevinmek, mutlu olmak, gizlemek, saklamak, sır tutmak, iç, öz, merkez, göbek, yatak, taht, divan, koltukbunu sakladı
11يُوسُفُyūsufuيوسفYusuf
12فِي
13نَفْسِهِnefsihiن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunaniçinde
14وَلَمْve lem
15يُبْدِهَاyubdihāب د وGörünmek, ortaya çıkmak, açığa çıkmak, belirmek, başlamak, gözükmek, belli olmak, meydana çıkmak, çöl hayatı yaşamak, göçebe hayatı sürmekaçmadı
16لَهُمْlehumonlara
17قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
18اَنْتُمْentumsiz
19شَرٌّşerrunش ر رKötülük yapmak, kötü huylu olmak, kötü olmak. Yashirru/yasharru - kusur bulmak, karalamak. Sharrun (çoğul: ashrar) - kötü, fena, şerli, zalim olanlar. Dikkat çekici olan, shurrun Arapça'da üstünlük sıfatı ölçüsü afa'la iken istisnai bir üstünlük sıfatı formudur. Shararun (çoğul: ashraar) - ateş kıvılcımları.fena
20مَكَانًاmekānenك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvindurumdasınız
21وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah
22اَعْلَمُeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnameçok iyi biliyor
23بِمَاbimā(içyüzünü)
24تَصِفُونَteSifūneو ص فBir şeyi iyi veya kötü olarak tanımlamak, bir şeyi gerçek olarak ileri sürmek, başarmak, atfetmek, belirtmek.anlattığınızın

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bu dediler, hırsızlık ettiyse daha önce bir kardeşi de hırsızlık etmişti. Yûsuf, bunu gizledi onlardan ve kendi kendine dedi ki: Sizin durumunuz daha kötü, anlattığınız şeyi Allah daha iyi bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bu dediler, hırsızlık ettiyse daha önce bir kardeşi de hırsızlık etmişti. Yûsuf, bunu gizledi onlardan ve kendi kendine dedi ki: Sizin durumunuz daha kötü, anlattığınız şeyi Allah daha iyi bilir.

Adem Uğur

(Kardeşleri) dediler ki: "Eğer o çaldıysa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı." Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. (Kendi kendine) dedi ki: Siz daha kötü durumdasınız! Allah, sizin anlattığınızı çok iyi bilir.

Ahmed Hulusi

(Kardeşler) dediler ki: "Eğer o çaldı ise, daha önce onun kardeşi de çalmıştı!". . . Yusuf bu (iftirayı) içine attı ve onlara bunu hiç belli etmedi: "Şimdi siz çok kötü bir konumdasınız. . . Kimi neyle tanımladığınızın içyüzünü Allah daha iyi bilir" dedi.

Ahmet Tekin

Kardeşleri: 'Eğer o çalmışsa, çok görülmez, daha önce onun kardeşi Yûsuf da çalmıştı' dediler. O vakit Yûsuf bunu içine attı. Onlara hiç belli etmeden: 'Siz daha kötü durumdasınız. Allah anlattıklarınızı, yakıştırdıklarınızı çok iyi bilir.' dedi.

Ahmet Varol

'Eğer çalmışsa daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı' dediler. Yusuf bunu içinde gizli tuttu, onlara belli etmedi ve kendi kendine: 'Siz daha kötü bir konumdasınız. Allah sizin anlattığınız şeyin aslını daha iyi bilmektedir' dedi.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Şayet çalmış bulunuyorsa, bundan önce onun kardeşi de çalmıştı." Yusuf bunu kendi içinde saklı tuttu ve bunu onlara açıklamadı (ve içinden): "Siz daha kötü bir konumdasınız" dedi. "Sizin düzmekte olduklarınızı Allah daha iyi bilir."

Ali Fikri Yavuz

Onlar dediler ki: Eğer o (Bünyamin) çalmış bulunuyorsa, bundan önce onun bir kardeşi de (Yûsuf) çalmıştı. Bu sözlerini, Yûsuf, içinde gizledi; kendilerine onun esasını açıklamadı, içinden de ki, siz daha kötü mevkidesiniz (çünkü babamdan beni aşırmıştınız). Allah, isnad ettiğiniz şeyleri çok iyi bilendir.

Ali Rıza Safa

"Eğer o çalmışsa, daha önce kardeşi de hırsızlık yapmıştı!" dediler. Yusuf, içinde gizledi ve onlara açıklamadı: "Durumunuz çok kötü. Çünkü Allah, söylediklerinizi bilir!"

Bayraktar Bayraklı

"Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı" dediler. Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. Yusuf içinden,"Çok kötü durumdasınız ve Allah anlattığınızı daha iyi bilir" dedi.

Bekir Sadak

«almissa, daha once kardesi de calmisti» dediler. Yusuf bunu icinde sakladi, onlara acmadi. Icinden, «Durumunuz pek kotudur; anlattiginizi Allah daha iyi bilir» dedi.

Celal Yıldırım

O hırsızlık etmişse, daha önce onun kardeşi de hırsızlık etmişti, diye mırıldandılar. Yûsuf bu sözü içinde tuttu, onlara (bir şey) açmadı ve içinden, «siz kötü bir tutum içindesiniz. Allah bu anlattıklarınızı çok daha iyi bilir» diye geçirdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Dediler ki: “Eğer o çaldıysa, daha önce onun kardeşi de çalmıştı.” Yûsuf onlara belli etmeksizin içinden şunları geçirdi: “Asıl sizin durumunuz kötü! Allah, sizin suçladığınız hususu çok iyi bilmektedir.”

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı." Yusuf, bunu içinde sakladı ve onlara belli etmedi. İçinden, "Siz kötü bir durumdasınız; anlattığınızı Allah çok daha iyi biliyor" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

'Çalmışsa, daha önce kardeşi de çalmıştı' dediler. Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. İçinden, 'Durumunuz pek kötüdür; anlattığınızı Allah daha iyi bilir' dedi.

Diyanet Vakfi

(Kardeşleri) dediler ki: «Eğer o çaldıysa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.» Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. (Kendi kendine) dedi ki: Siz daha kötü durumdasınız! Allah, sizin anlattığınızı çok iyi bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Dediler ki: «Eğer o çalmışsa, daha önce bunun kardeşi de çalmıştı». O vakit Yusuf bunu içine attı, onlara hiç belli etmeden: «Siz çok fena bir mevkidesiniz, ne sıfat verdiğinizi Allah çok iyi biliyor» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dediler ki: "Eğer o çalmışsa, bundan önce bir kardeşi de çalmıştı." O vakit Yusuf bunu içine attı ve onlara belli etmeden: "Siz çok kötü bir durumdasınız, ne isnat ettiğinizi Allah çok iyi biliyor." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer dediler: o çalmış bulunuyorsa bundan evvel bir kardeşi de çalmıştı, o vakıt Yusüf bunu içine attı ve onlara belli etmedi, siz dedi: fena bir mevkı'desiniz ve Allah, pekala biliyor: Ne isnad ediyorsunuz?

Erhan Aktaş

"Eğer o çalmışsa, zaten daha önce kardeşi de çalmıştı." dediler. Yusuf, içinden geçeni onlara açmadı. Kendi kendine, "Asıl kötü olan sizlersiniz ve anlattığınız şeyin iç yüzünü Allah biliyor." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Eğer o çalmışsa, zaten daha önce kardeşi de çalmıştı." dediler. Yusuf, içinden geçeni onlara açmadı. Kendi kendine, "Asıl kötü olan sizlersiniz ve anlattığınız şeyin iç yüzünü Allah biliyor." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Eğer o çalmışsa, zaten daha önce kardeşi de çalmıştı." dediler. Yusuf, içinden geçeni onlara açmadı. Kendi kendine, "Asıl kötü olan sizlersiniz ve anlattığınız şeyin iç yüzünü Allah biliyor." dedi.

Fizilal-il Kuran

Yakub'un oğulları; «Bu kardeşimiz hırsızlık yaptı ise daha önce de onun öz kardeşi hırsızlık yapmıştı» dediler. Yusuf kardeşlerinin bu iftirasını duymazlıktan geldi, onu yüzlerine vurmadı. İçinden «Asıl kötü durumda olan sizlersiniz, Allah sizin uydurma sözlerinizin içyüzünü herkesten iyi bilir» dedi.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Şayet çalmış bulunuyorsa, bundan önce onun kardeşi de çalmıştı." Yusuf bunu kendi içinde saklı tuttu ve bunu onlara açıklamadı (ve içinden): "Siz daha kötü bir konumdasınız" dedi: "Sizin düzmekte olduklarınızı Tanrı daha iyi bilir."

Hamdi Döndüren

Kardeşleri dediler ki: “Eğer bu çaldıysa, daha önce onun kardeşi de çalmıştı!” Yusuf onlara vereceği cevabı kalbinde gizledi ve onlara bir şey belli etmedi. Kendi kendine dedi ki: “Sizin durumunuz daha da kötüdür. Çünkü Allah sizin söylemekte olduğunuzun iç yüzünü daha iyi bilir.”

Hasan Basri Çantay

Dediler: "Eğer o çalmış bulunuyorsa onun daha evvel bir kardeşi de çalmışdı"! O vakit Yuusuf bu (sözü) içinde gizledi, bu (nun hakıykatını) onlara açıklamadı. (Kendi kendine) dedi ki "Sizin durumunuz daha kötüdür. Allah sizin anlatmakta olduğunuzun mahiyyetini çok iyi bilendir".

Hasib Asutay

(Kardeşleri) dediler ki: 'Eğer o çaldıysa daha önce bir kardeşi de (Yusuf) çalmıştı!' (28) Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açıklamadı. (Kendi kendine) dedi ki: 'Siz daha kötü durumdasınız! Allah, sizin anlattığınızı daha iyi bilir.' (28 Rivayete göre Hz. Yusufʼun halası onu çok sevdiği için yanında bulundurmak istiyordu. Bu yüzden kuşağını Yusufʼun beline bağlamış, sonra onun kaybolduğunu söylemişti. Kuşağı Yusufʼun üzerinde çıkınca kanun gereği Yusufʼu yanında alıkoymuş. İşte Yusufʼun kardeşleri bu duruma işaret etmek istemişlerdir.)

Hayrat Neşriyat

(Yûsuf’un kardeşleri) dediler ki: 'Eğer (o) çaldıysa, doğrusu daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.' O vakit Yûsuf, bunu içine attı ve onlara bunu belli etmedi. (İçinden:)'Siz daha kötü durumdasınız. Hâlbuki Allah, ne anlatıyorsanız en iyi bilendir' dedi.

İbni Kesir

Dediler ki: O çalmışsa, daha evvel onun bir kardeşi de çalmıştı. Yusuf bunu içinde gizledi, onlara açılmadı. Sizin durumunuz daha kötüdür. Allah sizin anlatmakta olduğunuzu en iyi bilendir, dedi.

Mehmet Okuyan

(Kardeşleri) şöyle demişlerdi: “O çalarsa (çalmışsa), daha önce onun kardeşi de çalmıştı.” Yusuf onu (düşüncesini) kendinde saklamış, onlara açmamıştı. (İçinden): “Siz çok daha kötü durumdasınız! Allah sizin anlattığınızı çok iyi bilendir.” demişti.

Muhammed Esed

(Kral'ın kupası Bünyamin'in denginden çıkar çıkmaz öteki kardeşler:) "Eğer o çaldıysa ne ala, çünkü bir zamanlar onun kardeşi de hırsızlık yapardı!" Bu durum karşısında Yusuf, düşüncelerini onlara belli etmeksizin, kendi kendine: "Sizin durumunuz çok kötü; Allah ne söylediğinizi olduğu gibi biliyor" dedi.

Mustafa İslamoğlu

(Anne ayrı kardeşler) dediler ki: "O çalmışsa, olabilir! Doğrusu, bir zamanlar onun kardeşi de çalmıştı." Bunun üzerine Yusuf onlara belli etmeksizin kendi kendine dedi ki: "Asıl siz berbat bir konumdasınız; zira Allah söylediğiniz şeyin (gerçeğini) çok iyi biliyor."

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Eğer çaldı ise onun bir kardeşi de daha evvel çalmış idi.» Yusuf da bunu nefsinde gizledi ve bunu onlara açıklamadı. Dedi ki: «Siz kötü bir durumdasınız ve Allah Teâlâ sizin vasfettiğinize pek ziyâde alîmdir.»

Ömer Öngüt

“Çalmışsa, daha önce kardeşi de çalmıştı. ” dediler. Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. (İçinden): “Durumunuz pek kötüdür, ne isnad ettiğinizi Allah daha iyi bilir. ” dedi.

Suat Yıldırım

Onlar: "Eğer o çalmışsa, zaten daha önce onun kardeşi de hırsızlık etmişti." dediler. Yusuf bu sözden duyduğu üzüntüyü içine attı ve onlara belli etmedi. İçinden de dedi ki: "Asıl kötü durumda olan sizsiniz. İleri sürdüğünüz iddiaların gerçek yönünü Allah pek iyi biliyor ya, o yeter!"

Süleyman Ateş

(Yusuf'un kardeşleri) Dediler ki: "(Bu) çaldıysa bundan önce kardeşi de çalmıştı." Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. (İçinden): "Siz fena bir durumdasınız, Allah, sizin anlattığınızın içyüzünü çok iyi biliyor!" dedi.

Süleymaniye Vakfı

(Yusuf'un kardeşleri) Dediler ki: "Bu çalmışsa (ki çalmış olabilir. Çünkü) daha önce onun (ana-baba bir) kardeşi de çalmıştı." Yusuf bunu içine attı, gerçeği onlara açıklamadı. (İçinden) şöyle dedi: "Sizler kötü bir konumdasınız. Allah sizin bu yakıştırmanızın (iftiranızın) iç yüzünü iyi bilir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Bu çalmışsa daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı." Yusuf bunu içine attı. Onlara hiçbir şeyi belli etmedi. İçinden şöyle fısıldadı; "Sizler kötü bir konumdasınız; anlattığınız şeylerin aslını en iyi Allah bilir."

Şaban Piriş

- Çalmışsa, daha önce kardeşi de çalmıştı, dediler. Yusuf bunu içinde gizledi. Onlara açmadı. İçinden, "Sizin durumunuz daha kötüdür; anlattığınızı en iyi Allah bilir" dedi.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Şayet çalmış bulunuyorsa, bundan önce onun kardeşi de çalmıştı.» Yusuf bunu kendi içinde saklı tuttu ve bunu onlara açıklamadı (ve içinden) : «Siz daha kötü bir konumdasınız» dedi. «Sizin düzmekte olduklarınızı Allah daha iyi bilir.»

Ümit Şimşek

'Hırsızlık yaptıysa, daha önce kardeşi de hırsızlık yapmıştı' dediler. Yusuf birşey belli etmedi, içine attı. 'Bugün çok kötü bir durumdasınız,' dedi. 'Yakıştırdığınız şeyi Allah çok iyi biliyor.'

Yaşar Nuri Öztürk

Kardeşler dediler ki: "Bu çaldı ya, bundan önce de onun kardeşi çalmıştı." Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açıklamadı. Şöyle diyordu: "Kötü bir konumdasınız. O sizin dilinize doladığınız şeyi Allah daha iyi biliyor."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Əgər o oğurlayıbsa, daha öncə onun qardaşı da oğurluq etmişdi”. Yusuf bunu öz içində gizlədib onlara açıb söyləmədi və öz-özünə: “Siz daha pis mövqedəsiniz. Allah sizin nə dediyinizi çox yaxşı bilir”– dedi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Qardaşlar) dedilər: ″Əgər o (Bin Yamin) oğurlamışdırsa, bundan qabaq onun bir qardaşı da (Yusif də) oğurluq etmişdi.. Yusif bu sözü ürəyində saxlayıb onlara açmadı və dedi: ″Siz (Allah yanında ondan) daha pis bir mövqedəsiniz. Allah sizin (mənə və qardaşıma yalandan) aid etdiyiniz şeyləri daha yaxşı bilir!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sprachen: ʺWenn dieser stiehlt, so hat ein Bruder von ihm vorher gestohlen. ʺ Joseph verbarg seinen Unmut und zeigte ihn ihnen nicht. Er dachte: ʺIhr seid wirklich weit niedriger einzustufen! Gott weiß am besten um eure Art, Menschen zu beschreiben.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺWenn er stiehlt, so hat ein Bruder von ihm schon zuvor gestohlen.ʺ Aber Yusuf hielt es in seinem Innersten geheim und legte es ihnen nicht offen. Er sagte: ʺIhr befindet euch in einer (noch) schlechteren Lage. Und Allah weiß sehr wohl, was ihr beschreibt.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺHat er gestohlen, so hat zuvor schon sein Bruder Diebstahl begangen.ʺ Jedoch Yusuf hielt es in seinem Herzen geheim und offenbarte es ihnen nicht. Er sprach: ʺlhr (scheint) in der Tat übler (als das) zu sein; und Allah weiß am besten, was ihr behauptet.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺWenn er stiehlt, so stahl bereits sein Bruder vor ihm.ʺ Yusuf behielt es jedoch bei sich und offenbarte es ihnen nicht, er sagte (bei sich): ʺIhr seid sicherlich niedriger in der Stellung. Und ALLAH ist allwissend über das, was ihr darstellt.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then said the brothers, adding insult to injury: "If he has appropriated dishonestly something belonging to someone else, a brother of his had committed theft aforetime. " Yusuf swallowed his resentment and kept it down, and in words spoken aside he said: "You went further and fared worse; it shall go bad with you here and worse Hereafter, and Allah knows every falsity you devise."

Abdul Haleem

[His brothers] said, ‘If he is a thief then his brother was a thief before him,’ but Joseph kept his secrets and did not reveal anything to them. He said, ‘You are in a far worse situation. God knows best the truth of what you claim.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "If he steals, there was a brother of his who did steal before (him)." But these things did Joseph keep locked in his heart, revealing not the secrets to them. He (simply) said (to himself): "Ye are the worse situated; and Allah knoweth best the truth of what ye assert!"

Abul A'la Maududi

They said: "No wonder that he steals for a brother of his stole before." But Joseph kept his reaction to himself without disclosing the truth to them. He merely said to himself: "You are an evil lot. Allah knows well the truth of the accusation that you are making against me (to my face)."

Aisha Bewley

They said, ‘If he steals now, his brother stole before. ’ But Yusuf kept it to himself and still did not disclose it to them, saying, ‘The plight that you are in is worse than that. Allah knows best the matter you describe.’

Al-Hilali & Khan

They [(Yûsuf’s (Joseph) brothers] said: "If he steals, there was a brother of his [Yûsuf (Joseph)] who did steal before (him)." But these things did Yûsuf (Joseph) keep in himself, revealing not the secrets to them. He said (within himself): "You are in worst case, and Allâh is the Best Knower of that which you describe!"

Ali Quli Qarai

They said, ‘If he has stolen [there is no wonder]; a brother of his had stolen before. ’ Thereupon Joseph kept the matter to himself and he did not disclose it to them. He said, ‘You are in a worse state! And Allah knows best what you allege.’

Amatul Rahman Omar

(Joseph's brothers) said, `If he has stolen, (no wonder) a brother of his had (also) committed theft before (this). ' But Joseph kept it secret in his heart and did not disclose it to them. He (simply) said, `You are a worse case and Allâh knows best what you are alleging.'

Arthur John Arberry

They said, 'If he is a thief, a brother of his was a thief before. ' But Joseph secreted it in his soul and disclosed it not to them, saying, 'You are in a worse case; God knows very well what you are describing.'

Bijan Moeinian

The other brothers (in order to disassociate themselves from Benjamin) said: "Of course; he is a thief like his brother Joseph!" Joseph [in order not to reveal his identity] said to himself: “What evil people you are. Good thing God knows the truth.”

E. Henry Palmer

They said, 'If he has stolen, a brother of his has stolen before him. ' But Joseph kept it secret in his soul and disclosed it not to them. Said he, 'Ye are in a bad case, and God knows best about what ye describe.'

Edip-Layth

They said, "If he has stolen, there was a brother of his before who also had stolen." Joseph kept this all inside himself, and did not reveal anything to them. He said, "You are in a worse position, and God best knows what you describe."

George Sale

His brethren said, if Benjamin be guilty of theft, his brother Joseph hath been also guilty of theft heretofore. But Joseph concealed these things in his mind, and did not discover them unto them: And he said within himself, ye are in a worse condition than us two; and God best knoweth what ye discourse about.

Hamid S. Aziz

And he began (searching) their sacks before the sacks of his brother; then he drew it forth from his brother's sack. Thus did We devise a stratagem for Joseph. He could not take his brother by the king's law unless Allah willed. We raise by degrees of mercy whom We will, and over every possessor of knowledge is one who knows more (or One All-knowing).

Mahmoud Ghali

They said, "In case he steals, then a brother of his already stole even before. " Yet Yûsuf (Joseph) kept it secret within himself and did not display it to them. He said (to himself), "You are in an eviler place; and Allah knows best what you are describing."

Marmaduke Pickthall

They said: If he stealeth, a brother of his stole before. But Joseph kept it secret in his soul and revealed it not unto them. He said (within himself): Ye are in worse case, and Allah knoweth best (the truth of) that which ye allege.

Mohamed Ahmed - Samira

Said the brothers: "If he has stolen (no wonder), his brother had stolen before. " But Joseph kept this secret and did not disclose it to them, and said (to himself): "You are worse in the degree of evil, for God knows better of what you allege."

Muhammad Asad

[As soon as the cup came to light out of Benjamin's bag, the brothers] exclaimed: "If he has stolen-well, a brother of his used to steal afore-time!" Thereupon Joseph said to himself, without revealing his thought to them: "You are far worse in this respect, and God is fully aware of what you are saying.

Mustafa Khattab

˹To distance themselves,˺ Joseph’s brothers argued, "If he has stolen, so did his ˹full˺ brother before."[1] But Joseph suppressed his outrage—revealing nothing to them—and said ˹to himself˺, “You are in such an evil position,[2] and Allah knows best ˹the truth of˺ what you claim.”

Progressive Muslims

They said: "If he has stolen, there was a brother of his before who also had stolen. " Joseph kept this all inside himself, and did not reveal anything to them. He said: "You are in an awkward position, and God best knows what you describe."

Sahih International

They said, "If he steals - a brother of his has stolen before. " But Joseph kept it within himself and did not reveal it to them. He said, "You are worse in position, and Allah is most knowing of what you describe."

Sam Gerrans

Said they: “If he steals, then there stole a brother of his before.” (But Joseph concealed it within his soul, and did not reveal it to them, saying: “You are in worse position; and God best knows what you describe.”)

Shabbir Ahmed

The brothers said, "If he stole, so did his brother in the past. " Joseph stayed quiet, revealing nothing. He only said in his heart, "You are in worse case, and Allah is the Best Knower of what you allege."

Syed Vickar Ahamed

They (the brothers) said: "If he steals, there was a brother of his who did steal before (him). " But Yusuf (Joseph) kept these things locked in his heart, without telling the secrets to them. He said (to himself): "You are in worse position; And Allah knows best the truth of whatever you say!"

Taqi Usmani

They said, "If he commits theft, (there is nothing surprising, because) his other brother had committed theft earlier." Yūsuf kept it (his reaction) to himself and did not reveal it to them. He said (in his heart), “You are even worse in position. Allah knows best of what you allege.”

The Monotheist Group

They said: "If he has stolen, there was a brother of his before who also had stolen." Joseph kept this all inside himself, and did not reveal anything to them. He said: "You are in an awkward position, and God best knows what you describe."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺSʹil a commis un vol, un frère à lui auparavant a volé aussi.ʺ Mais Joseph tint sa pensée secrète, et ne la leur dévoila pas. Il dit (en lui même): ʺVotre position est bien pire encore! Et Allah connaît mieux ce que vous décrivez.ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Birayên wî) Gotin: Eger wî dizî kiribe, bi rastî birayekî wî jî hê berê dizî kiribû. Yûsuf ev (bêbextiya wan) di dilê xwe de veşart, ji wan re aşkera nekir, got: Kes ji we xerabtir nîn e! Xwedê bi ya ku hûn dibêjin bêhtir dizane.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺAls hij al steelt; een broer van hem heeft vroeger ook gestolen.ʺ Maar Joesoef hield het in zijn binnenste geheim en liet het aan hen niet blijken. Hij zei: ʺJullie verkeren in een nog slechtere positie. En God weet het best wat jullie beschrijven.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zijne broeders zeiden: Indien Benjamin schuldig aan diefstal zij, is zijn broeder Jozef vroeger ook schuldig aan diefstal geweest. Maar Jozef verborg deze dingen in zijn hart en ontdekte zich niet aan hen, en hij zeide bij zich zelven: Gij zijt in een meer beklagenswaardigen toestand dan wij beiden. God weet beter waarover gij spreekt.

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺAls hij steelt, voorzeker een broeder van hem heeft eerder gestolen.ʺ Yôesoef had dit geheim gehouden en niet aan hen verteld. Hij zei: ʺJullie hebben een slechtere plaats hij Allah en Allah weet beter wat jullie beschrijven.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Братья, желая оправдаться) сказали: «Если украл он [Биньямин], то крал (и) его брат (родной по отцу и по матери, имея ввиду Йусуфа) раньше». (В детстве с Йусуфом произошел случай, когда его ошибочно приняли за вора.) И утаил это Йусуф в душе своей и не показал им этого [не подал виду]. Он ска­зал (про себя): «Плохи вы по месту [вы сами находитесь еще в более худшем положении] (чем тот, о котором вы упомянули), и Аллах лучше знает, что [какую ложь и измышления] вы расписы­ваете!»

Rusça — Osmanov

[Братья] сказали: ʺЕсли [Вениамин] украл, то ведь раньше украл и его братʺ. Но Йусуф скрыл от них [возмущение ложью] и не выказал им, а только подумал: ʺВы мерзки по природе, и Аллах лучше знает [подлинный смысл] вашего наговораʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Och Josefs bröder) sade: ʺOm han har stulit så har en broder till honom stulit före honom!ʺ Men Josef lät dem inte ana vad han tänkte utan behöll det inom sig; och han sade för sig själv: ʺNi är i ett värre läge (än han) - och Gud känner väl till vad ni påstår (om oss).ʺ