(Ey Muhammed!) Şunların taptıkları şeylerin batıl olduğu konusunda şüpheye düşme. Onlar sadece, daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Şüphesiz biz onlara (azaptan) paylarını eksiksiz olarak tastamam vereceğiz.

فَلَا تَكُ فِي مِرْيَةٍ مِمَّا يَعْبُدُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَا يَعْبُدُونَ اِلَّا كَمَا يَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ۬هُمْ مِنْ قَبْلُ وَاِنَّا لَمُوَفُّوهُمْ نَصِيبَهُمْ غَيْرَ مَنْقُوصٍ

fe lā teku fī miryetin mimmā yeǎ'budu hā'ulā'i mā yeǎ'budūne illā ke mā yeǎ'budu ābā'uhum min ḳablu ve innā le muveffūhum neSībehum ğayra menḳūSin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَاfe lāo halde
2تَكُtekuك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmasın
3فِيhiçbir
4مِرْيَةٍmiryetinم ر يBir şeyi ortaya çıkarmak, tartışmak veya mücadele etmek, şüphe etmek.tereddüd
5مِمَّاmimmāhakkında
6يَعْبُدُyeǎ'buduع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmektaptıkları
7هٰٓؤُ۬لَٓاءِhā'ulā'ionların
8مَا
9يَعْبُدُونَyeǎ'budūneع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekonlar tapmazlar
10اِلَّاillābaşkasına
11كَمَاke māgibi olandan
12يَعْبُدُyeǎ'buduع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmektaptıkları
13اٰبَٓاؤُ۬هُمْābā'uhumا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmekbabalarının
14مِنْmin
15قَبْلُḳabluق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekdaha önce
16وَاِنَّاve innāşüphesiz biz
17لَمُوَفُّوهُمْle muveffūhumو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.vereceğiz
18نَصِيبَهُمْneSībehumن ص بSabitlemek, yükseltmek/kurmak/tesis etmek, düşmanlık/husumetle hareket etmek, bir şeyi yere koymak, yorgun/bitkin, zorluk/sıkıntı/üzüntü çekmek, nasiba - özen göstermek, çalışmak/emek vermek, ısrarlı olmak.onların paylarını
19غَيْرَğayraغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.olmadan
20مَنْقُوصٍmenḳūSinن ق صAzalmak, eksilmek, tükenmek, azaltmak, kayıp veya eksikliğe neden olmak, tüketmek, yetersiz kalmak, israf etmek, hafiflemek.eksik

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık bunların taptıkları şeylerin boşluğunda bir şüphen olmasın; önceden ataları nasıl tapıyorsa onlar da tıpkı o çeşit tapıyorlar ve biz de onların nasîbini eksiksiz olarak vereceğiz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Artık bunların taptıkları şeylerin boşluğunda bir şüphen olmasın; önceden ataları nasıl tapıyorsa onlar da tıpkı o çeşit tapıyorlar ve biz de onların nasîbini eksiksiz olarak vereceğiz.

Adem Uğur

O halde onların tapmakta oldukları şeylerden (bu şeylerin onları azaba götürdüğünden) şüphen olmasın. Çünkü onlar ancak daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Biz onların (azaptan) nasiplerini mutlaka eksiksiz olarak vereceğiz.

Ahmed Hulusi

Şunların tapınmalarına bakıp şüpheye düşme! Daha önce atalarının tapındıkları gibi tapınıyorlar sadece (Allah'a ibadet ettiklerini sanma)! Doğrusu biz onlara hak ettiklerini noksansız, tamı tamına vereceğiz.

Ahmet Tekin

Onların tapmaya devam ettikleri şeylerin bâtıl olduğundan şüphen olmasın. Onlar, daha önce atalarının taptığına benzer şeylere tapıyorlar. Biz onların, hak ettikleri cezalarını kendilerine eksiksiz uygulayacağız.

Ahmet Varol

Şunların taptıkları(nın batıl olduğu) üzerinde hiç bir tereddüdün olmasın. Onlar ancak, daha önce babalarının taptıkları gibi tapıyorlar. Şüphesiz biz onların paylarını da eksiksiz vereceğiz.

Ali Bulaç

Artık onların tapmakta oldukları şeyler konusunda, sakın kuşkuda olma. Daha önceleri, ataları nasıl tapıyor idiyseler, bunlar da ancak böyle tapıyorlar. Şüphesiz biz, onların paylarını eksiltmeksizin onlara ödeyecek olanlarız.

Ali Fikri Yavuz

O halde, şu müşriklerin ibadet ettikleri putların dalâlet olduğunda sakın şüphe etme. Onlar, ancak babalarının önceden ibadet ettikleri gibi ibadet ediyorlar. Biz de onların azabdan olan nasiplerini muhakkak noksansız vereceğiz.

Ali Rıza Safa

Artık, onların hizmet ettiği şeyler hakkında kuşkun olmasın. Atalarının daha önce hizmet ettikleri gibi hizmet ediyorlar. Onların paylarını kesinlikle vereceğiz; eksiksiz olarak.

Bayraktar Bayraklı

Artık, onların taptıkları putlardan dolayı herhangi bir şüpheniz olmasın. Onlar da, daha önce babalarının taptığı gibi putlara tapıyorlar. Biz onların nasiplerini kesinlikle eksiksiz ödeyeceğiz.

Bekir Sadak

Bu putperestlerin taptiklarinin batil oldugunda suphen olmasin; daha once babalarinin tapmis olduklari gibi onlar da taparlar. Onlara paylarini suphesiz eksiksiz olarak odeyecegiz.*

Celal Yıldırım

Artık bunların taptıklarının (böyle bir azaba yol açacak bir sapıklık olduğunda) şüphen olmasın ; onlar ancak daha önce babalarının taptıkları gibi taparlar. Biz de elbette (ateşten) nasiplerini noksansız vereceğiz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O halde onların taptıklarının boş şeyler olduğundan şüphen olmasın; onlar daha önce babalarının tapındığı gibi tapınmaktan başka bir şey yapmıyorlar. Biz onların hak ettiklerini elbette eksiksiz olarak vereceğiz

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Şunların taptıkları şeylerin batıl olduğu konusunda şüpheye düşme. Onlar sadece, daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Şüphesiz biz onlara (azaptan) paylarını eksiksiz olarak tastamam vereceğiz.

Diyanet İşleri (eski)

Bu putperestlerin taptıklarının batıl olduğunda şüphen olmasın; daha önce babalarının tapmış oldukları gibi onlar da taparlar. Onlara paylarını şüphesiz eksiksiz olarak ödeyeceğiz.

Diyanet Vakfi

O halde onların tapmakta oldukları şeylerden (bu şeylerin onları azaba götürdüğünden) şüphen olmasın. Çünkü onlar ancak daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Biz onların (azaptan) nasiplerini mutlaka eksiksiz olarak vereceğiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O halde sakın şunların ibadet edişlerinden şüpheye düşme. Daha önce ataları nasıl ibadet ediyor idiyseler bunlar da öyle ibadet ediyorlar. Biz de kendilerine nasiplerini elbette eksiksiz olarak öderiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O halde sakın şunların ibadet edişlerinden şüpheye düşme! Onlar, yalnızca önceden atalarının taptıkları gibi tapıyorlar. Biz de mutlaka nasiplerini kendilerine tamamiyle vereceğiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde sakın şunların ıbadet edişlerinden şüpheye düşme başka değil atalarının ıbadeti gibi ıbadet ediyorlar, biz de elbet kendilerine tamamile nasiblerini veririz

Erhan Aktaş

Onların kulluk ettikleri hakkında hiç kuşkun olmasın. Daha önce atalarının kulluk ettikleri gibi kulluk ediyorlar. Elbette paylarına düşeni eksiksiz olarak vereceğiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların kulluk ettikleri hakkında hiç kuşkun olmasın. Daha önce atalarının kulluk ettikleri gibi kulluk ediyorlar. Elbette paylarına düşeni eksiksiz olarak vereceğiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların kulluk ettikleri hakkında hiç tereddüdün olmasın. Daha önce atalarının kulluk ettikleri gibi kulluk ediyorlar. Elbette paylarına düşeni eksiksiz olarak vereceğiz.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed, şu müşriklerin taptıkları ilahların düzmece oldukları konusunda sakın kuşkun olmasın. Onlar vaktiyle atalarının yaptıkları gibi asılsız ilahlara tapıyorlar. Onlara hakettikleri karşılığı eksiksiz olarak vereceğiz.

Gültekin Onan

Artık onların tapmakta oldukları şeyler konusunda, sakın kuşkuda olma. Daha önceleri ataları nasıl tapıyor idiyseler, bunlar da ancak böyle tapıyorlar. Şüphesiz Biz, onların paylarını eksiltmeksizin onlara ödeyecek olanlarız.

Hamdi Döndüren

Artık bunların taptıkları putların (batıl olduğunda) şüpheye düşme! Çünkü daha önce babaları nasıl tapmışlarsa onlar da öyle tapıyorlar. Biz onların (azaptan) paylarını eksiksiz olarak vereceğiz!

Hasan Basri Çantay

Artık onların tapmakda oldukları şeyler (in kendilerini ne feci akıbetlere sürükleyeceğin) den şübhe içinde olma. Onlar, daha evvelden ataları nasıl tapıyorlar idiyse (başka suretle değil) tıbkı onun gibi tapıyorlar. Biz de elbet nasıyblerini (cezalarını) eksiksiz vericiyiz.

Hasib Asutay

O halde onların tapmakta oldukları şeyler (in onları azaba götürdüğün)den şüphen olmasın. (31) Onlar da daha önce babalarının yaptığı gibi (puta) tapıyorlar. Şüphesiz biz onların (azaptan) paylarını eksiksiz olarak vereceğiz. (31. Hitap bütün ümmetedir.)

Hayrat Neşriyat

(Ey Habîbim!) O hâlde şunların tapmakta oldukları şeylerden (dolayı kendilerine azâb edileceği husûsunda) hiçbir şübhe içinde olma! (Onlar da) ancak daha önce atalarının tapageldiği gibi tapıyorlar. Şübhesiz biz de onlara, (azabdan) nasiblerini elbette eksiksiz vericiyiz.

İbni Kesir

Öyleyse bunların taptıkları şeyler konusunda sakın şüphede olma. Daha önce babalarının taptıkları gibi onlar da taparlar. Onların paylarını eksiksiz ödeyeceğiz.

Mehmet Okuyan

Onların tapmakta oldukları şeylerle ilgili şüphen olmasın! Onlar daha önce babalarının taptığından başka bir şekilde tapmıyorlar. Biz onların (azaptan) paylarını mutlaka eksiksiz olarak vereceğiz.

Muhammed Esed

Bunun içindir ki, (ey Peygamber), o (eğri yolda olan) insanların tapınıp durdukları şeylerin ne idüğü hakkında en küçük bir şüphen olmasın: onların (ahmakça) tapınıp durduğu şeyler, atalarının da vaktiyle tapındığı şeylerdir. Onlara (iyi ya da kötü, her ne ki kazanmışlarsa) paylarına düşeni elbette eksiksiz vereceğiz.

Mustafa İslamoğlu

Artık, şu adamların (neye) taptıklarından hiçbir kuşkun olmasın: onlar, önceki atalarının kulluk ettiklerinden başkasına kulluk etmiyorlar. Şu var ki Biz, onların payına düşeni hiç eksiksiz ödeyeceğiz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık onların taptıkları şeyden bir şüphede bulunma. Onlar ibadette bulunmazlar, ancak evvelce babalarının taptıkları gibi tapınmakta bulunurlar. Ve Biz de şüphe yok ki, onlara nâsiplerini eksik olmaksızın ödeyeceğiz.

Ömer Öngüt

Bunların taptıklarının bâtıl olduğunda şüphen olmasın. Onlar daha önce atalarının taptığı gibi tapıyorlar. Biz onların (azaptan) nasiplerini eksiksiz ödeyeceğiz.

Suat Yıldırım

Artık o müşriklerin taptıkları şeylerin kendilerini ne feci âkıbete sürükleyeceğinden hiç şüphen olmasın. Daha önce ataları nasıl tapınıyor idiyse bunlar da onları taklid ederek öylece tapınıyorlar. Biz de elbet müstehakları ne ise, eksiksiz tam tamına vereceğiz.

Süleyman Ateş

Şunların taptıkları şeyler(in, yararsızlığın)dan hiç kuşkun olmasın. Onlar da önceden atalarının taptığı gibi tapıyorlar. Biz onların da paylarını eksiksiz vereceğiz!

Süleymaniye Vakfı

Kulluk ettikleri şeylerden dolayı bunlarla tartışmaya girme! Daha önce ataları nasıl kulluk etmişse bunlar da tıpkı onlar gibi kulluk ediyorlar. Biz bunların paylarına düşeni, eksiltmeden tastamam veririz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Taptıkları şeylerden dolayı onlarla tartışma. Daha önce ataları nasıl ibadet etmişse bunlar da tıpkı o ibadeti yapıyorlar. Biz onların paylarını eksiltmeden tam veririz.

Şaban Piriş

Öyleyse sakın onların taptığı şeylerden kuşkun olmasın ki onlar, daha önce babalarının tapındığı gibi tapınıyorlar. Biz, onlara nasiblerini hiç eksiksiz ödeyeceğiz.

Tefhim-ul Kuran

Artık onların tapmakta oldukları şeyler konusunda, sakın kuşkuda olma. Daha önceleri, ataları nasıl tapıyor idiyseler, bunlar da ancak böyle tapıyorlar. Kuşkusuz biz, onların paylarını eksiltmeksizin onlara ödeyecek olanlarız.

Ümit Şimşek

Şunların taptıkları şey hakkında bir kuşkun olmasın. Bundan önce ataları nasıl tapıyor idiyse, bunlar da ancak öyle tapıyorlar. Biz ise onların nasiplerini hiç eksiksiz vereceğiz.

Yaşar Nuri Öztürk

Şunların kulluk etmekte oldukları şeyler yüzünden bir kuşku içine girme. Daha önce atalarının kulluk ettikleri gibi kulluk ediyorlar, hepsi bu. Biz onların da nasiplerini hiç eksiltmeden elbette vereceğiz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların nəyə ibadət etdiklərinə şübhə etmə. Onlar da atalarının əvvəllər ibadət etdiyi kimi ibadət edirlər. Şübhəsiz ki, Biz onların cəzasını əskiltmədən tam verəcəyik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Elə isə bunların (bütpərəstlərin) tapındıqlarının (bütlərin) batil olmasına şübhə etmə. Onlar ancaq atalarının əvvəlcə ibadət etdikləri kimi (kor-koranə) ibadət edirlər. Biz onların qismətini əskiltmədən (tamam-kamal) verəcəyik!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Du sollst nicht im Zweifel darüber sein, was die Ungläubigen anbeten. Sie dienen den Götzen wie ihre Väter vor ihnen. Wir werden ihnen ihren Anteil an der Strafe voll und ungemindert zukommen lassen.

Almanca — Der Edle Quran

So sei nicht im Zweifel über das, dem diese dienen. Sie dienen nur, wie ihre Väter zuvor gedient haben. Und Wir werden ihnen ihren Anteil fürwahr unverringert zukommen lassen.

Almanca — M. A. Rassoul

Sei darum nicht im Zweifel darüber, was diese Leute verehren; sie verehren nur, was ihre Väter zuvor verehrten, und Wir wollen ihnen wahrlich ihren vollen Anteil unverkürzt gewähren.

Almanca — Muhammad Zaidan

So habe keine Zweifel wegen dem, was diese dienen. Sie dienen nur so, wie ihre Ahnen vorher dienten. Und gewiß, WIR werden ihnen doch ihren Anteil geben - unvermindert.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Therefore, do not doubt -O Muhammad- the evil outcome of the system of faith and worship these people the -idolaters- follow. They follow but the same system their fathers have adopted before. We will apportion to them their share of punishment commensurate with their evil deeds, a punishment which shall neither be diminished nor be abated.

Abdul Haleem

[Prophet], have no doubt about what these people worship: it is merely what their fathers worshipped before them, and We shall certainly give them their share in full, without any reduction.

Abdullah Yusuf Ali

Be not then in doubt as to what these men worship. They worship nothing but what their fathers worshipped before (them): but verily We shall pay them back (in full) their portion without (the least) abatement.

Abul A'la Maududi

[O Prophet!] Have no doubt about what they worship. For they worship what their fathers worshipped before. And (yet) We shall grant them their due portion in full, diminishing of it nothing.

Aisha Bewley

So be in no doubt about what these people worship. They only worship as their forebears worshipped previously. We will pay them their portion in full, with no rebate!

Al-Hilali & Khan

So be not in doubt (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) as to what these people (pagans and polytheists) worship. They worship nothing but what their fathers worshipped before (them). And verily, We shall repay them in full their portion without diminution.

Ali Quli Qarai

So do not be in doubt about what these worship: they worship just as their fathers worshiped before, and We shall surely pay them their full share, undiminished.

Amatul Rahman Omar

So (O people!) have no doubt about the (falsehood of) gods of those (polytheistic) people. They worship (these gods) only because their fathers worshipped (them) before (them), and We shall surely pay them their dues in full, undiminished.

Arthur John Arberry

So be thou not in doubt concerning what these men serve; they serve only as their fathers served before; and We shall surely pay them in full their portion undiminished.

Bijan Moeinian

Therefore, do not have any doubt about [the ineffectiveness of] the lords that they worship. They simply blindly follow the footstep of their forefathers. I will give them exactly what they have earned without reducing the least from it.

E. Henry Palmer

Be not then in doubt concerning what these men do serve;- they only serve as their fathers served before; and we will give them their portion undiminished.

Edip-Layth

So do not be in doubt as to what these men serve. They serve nothing but what their fathers before them served. We will give them their recompense in full.

George Sale

Be not therefore in doubt concerning that which these men worship: They worship not other than what their fathers worshipped before them; and We will surely give them their full portion, not in the least diminished.

Hamid S. Aziz

And as for those who are glad, they will be in the Garden, abiding therein so long as the heavens and the earth endure; save what your Lord wills, a gift unfailing!

Mahmoud Ghali

So do not (engage) in wrangling about what these (disbelievers) worship; in no way do they worship (anything) except as their fathers worshiped earlier; and surely We will indeed pay them in full their assignment undiminished (i. e., without being diminished).

Marmaduke Pickthall

So be not thou in doubt concerning that which these (folk) worship. They worship only as their fathers worshipped aforetime. Lo! we shall pay them their whole due unabated.

Mohamed Ahmed - Samira

So, you should not entertain any doubt about those whom they worship: They only worship what their fathers had worshipped before them. We shall verily give them their meed without diminution.

Muhammad Asad

AND SO, [O Prophet,] be not in doubt about anything that those [misguided people] worship: they but [thoughtlessly] worship as their forefathers worshipped aforetime; and, behold, We shall most certainly give them their full due [for whatever good or evil they have earned], without diminishing aught thereof.

Mustafa Khattab

So do not be in doubt ˹O Prophet˺ about what those ˹pagans˺ worship. They worship nothing except what their forefathers worshipped before ˹them˺. And We will certainly give them their share ˹of punishment˺ in full, without any reduction.

Progressive Muslims

So do not be in doubt as to what these men serve. They serve nothing but what their fathers before them served. We will give them their recompense in full.

Sahih International

So do not be in doubt, [O Muúammad], as to what these [polytheists] are worshipping. They worship not except as their fathers worshipped before. And indeed, We will give them their share undiminished.

Sam Gerrans

So be thou not in doubt concerning what these serve: they serve only as their fathers served before; and We will pay them in full their portion without reduction.

Shabbir Ahmed

Be not in doubt about the outcome of those who worship idols in any form. They only blindly follow their forefathers. They and their forefathers will get their due portion according to Our Law of Requital.

Syed Vickar Ahamed

Then do not be in doubt as to what these men worship. They worship only what their fathers worshipped before: And surely We shall pay them back their portion without the least (bit of) decrease in it.

Taqi Usmani

So, be not in doubt about what they worship. They worship only in the way their fathers used to worship earlier. Surely, We are going to pay them their full share, not curtailed in the least.

The Monotheist Group

So do not be in doubt as to what these people serve. They serve nothing except what their fathers before them served. We will give them their recompense in full.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ne sois donc pas en doute au sujet de ce que ceux-là adorent. Ils nʹadorent que comme leurs ancêtres adoraient auparavant. Et Nous leur donnerons la totalité de leur part, sans en rien retrancher.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min!) Nexwe, der barê perestina wan de nekeve gumanê. Ji bilî ya ku bav û bapîrên wan berê dihebandin, ew tiştekî din nahebînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Verkeer dus niet in twijfel over wat dezen dienen. Zij dienen slechts zoals hun vaderen vroeger dienden. Wij zullen hun volle aandeel onverkort aan hen vergoeden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Verkeer dus niet in twijfel, nopens hetgeen deze menschen aanbidden; zij aanbidden niets anders, dan hetgeen hunne vaderen vóór hen aanbaden, en wij zullen hun zekerlijk hun volkomen gedeelte geven, dat volstrekt niets verminderd zal zijn.

Hollandaca — Siregar

Verkeer daarom niet in twijfel over wat deze mensen aanbidden, zij aanbidden slechts zoals hun vaderen voorheen aanbeden. En voorwaar, wij zullen hen zeker hun deel volledig vergelden, zonder vermindering.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Не будь же (о, Посланник) в сомнении относительно того, чему поклоняются эти [многобожники]. Поклоняются они только так, как поклонялись отцы [предки] их прежде. И поистине, Мы полностью воздадим их удел без убавления!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

TVEKA INTE (Muhammad) om vad (avgudadyrkarnas) dyrkan innebär; deras dyrkan skiljer sig inte i något avseende från den som deras förfäder ägnade sig åt före dem. Vi skall ge dem till fullo vad som tillkommer dem; ingenting skall dras ifrån.