Mutlu olanlara gelince, gökler ve yerler durdukça içinde ebedi kalmak üzere cennettedirler. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Bu, onlara ardı kesilmez bir lütuf olarak verilmiştir.
وَاَمَّا الَّذِينَ سُعِدُوا فَفِي الْجَنَّةِ خَالِدِينَ فِيهَا مَا دَامَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اِلَّا مَا شَاءَ رَبُّكَ عَطَاءً غَيْرَ مَجْذُوذٍ
ve emmā (e)lleƶīne suǐdū fe fī l-cenneti ḣālidīne fīhā mā dāmeti s-semāvātu ve l-erDu illā mā şā'e rabbuke ǎTā'en ğayra mecƶūƶin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ama kutlu olanlarsa cennettedir, orada ebedî kalır Rabbinin dilediğinden başka hepsi, gökler ve yeryüzü durdukça; bitip tükenmesi olmayan bir bağıştır bu.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ama kutlu olanlarsa cennettedir, orada ebedî kalır Rabbinin dilediğinden başka hepsi, gökler ve yeryüzü durdukça; bitip tükenmesi olmayan bir bağıştır bu.
Adem Uğur
Mutlu olanlara gelince, onlar da cennettedirler. Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlar da orada ebedî kalacaklardır. Bu (nimetler) bitmez, tükenmez bir lütuftur.
Ahmed Hulusi
Said olanlar ise, Cennet'tedirler. . . Semalar ve arz (şuurları ve bedenleri) var oldukça onda ebedi kalıcılardır; Rabbinin dilemesi müstesna. . . Akışı kesilmeyen bağışla yaşarlar.
Ahmet Tekin
Mutlu olanlarsa, Allah’a kulluk ve ibadetleri, iyilikleri dolayısıyla Cennettedirler. Rabbinin sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan hal, daha büyük mükâfatlar müstesna, gökler ve yer daim olup durdukça, orada ebedî yaşayacaklar. Bu, ardı arkası kesilmeyen bir lütuf, bir ihsandır.
Ahmet Varol
Mutlu olanlar ise cennettedirler. Rabbinin diledikleri dışında, gökler ve yer durdukça onlar orada sürekli kalıcıdırlar. Bu, kesintisiz bir lütuftur.
Ali Bulaç
Mutlu olanlar da, artık onlar cennettedirler. Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe, orada süresiz kalacaklardır. (Bu) kesintisi olmayan bir ihsandır.
Ali Fikri Yavuz
Amma bahtiyar olanlar, cennetliktirler, Ahiretin gökleri ve yeri durdukça, onlar, cennette ebedî olarak kalıcıdırlar. Ancak Rabbinin (daha önce müminlerden bir kısım günahkârların azabını) dilediği müddet müstesna. Bu bitmez ve tükenmez bir lütûfdur.
Ali Rıza Safa
Mutlu olanlar ise artık cennettedir. Ve Efendinin dilemesi dışında, gökler ve yeryüzü durdukça, kesintisiz bir lütuf olarak, sürekli orada kalacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
Mutlu olanlara gelince, onlar da cennettedirler. Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlar da orada süreli kalacaklardır. Bu, bitmez-tükenmez bir lütuftur.
Bekir Sadak
Mesud olanlar ise cennettedirler. Rabbinin dilemesi bir yana, sonsuz bir lutuf olarak, gokler ve yer durdukca, orada temelli kalacaklardir.
Celal Yıldırım
Bahtlı-mutlu olanlar ise, Cennet'tedirler; gökler ve yer durdukça orada temelli kalıcılardır; ancak Rabbin dilediği müstesna. Bu, ardı-arkası kesilmeyen bir bağıştır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Mutlu olanlara gelince onlar da cennettedirler. Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlar da orada kesintisiz bir lutuf olarak ebedî kalacaklardır.
Diyanet İşleri
Mutlu olanlara gelince, gökler ve yerler durdukça içinde ebedi kalmak üzere cennettedirler. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Bu, onlara ardı kesilmez bir lütuf olarak verilmiştir.
Diyanet İşleri (eski)
Mesud olanlar ise cennettedirler. Rabbinin dilemesi bir yana, sonsuz bir lütuf olarak, gökler ve yer durdukça, orada temelli kalacaklardır.
Diyanet Vakfi
Mutlu olanlara gelince, onlar da cennettedirler. Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlar da orada ebedî kalacaklardır. Bu (nimetler) bitmez, tükenmez bir lütuftur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Mutlu olanlar ise cennettedirler. Orada gökler ve yer durdukça duracaklar, ancak Rabbinin diledikleri başka. (Bu) ardı arası kesilmeyen bir ihsan olacak.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ama mutlu olanlar cennettedirler, Rabbinin dilediği süreden başka, gökler ve yer durdukça onlar orada ebedi kalacaklardır; kesintisiz bir lütuf olmak üzere.
Elmalılı Hamdi Yazır
Amma mes'ud olanlar Cennettedirler, rabbının dilediği müddetten başka Semavat ve Arz durdukça onlar onda muhalled kalacaklar, bir ata ki kesilmesi yok
Erhan Aktaş
Mutlu olanlar ise, Cennet'tedirler. Rabb'in aksini dilemedikçe, gökler ve yer durdukça, orada sürekli kalacaklardır. Bu kesintisiz bir iyiliktir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Mutlu olanlar ise, Cennet'tedirler. Rabb'in aksini dilemedikçe, gökler ve yer durdukça, orada sürekli kalacaklardır. Bu kesintisiz bir iyiliktir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Mutlu olanlar ise, Cennet'tedirler. Rabb'in aksini dilemedikçe, gökler ve yer durdukça, orada sürekli kalacaklardır. Bu kesintisiz bir iyiliktir.
Fizilal-il Kuran
Mutluların varacakları yer ise cennettir. Gökler ile yer durdukça Rabbinin dileği uyarınca cennetlikler kesintisiz bir bağış olarak orada sürekli kalacaklardır.
Gültekin Onan
Mutlu olanlar da, artık onlar cennettedirler. Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe, orada süresiz kalacaklardır. (Bu) kesintisi olmayan bir ihsandır.
Hamdi Döndüren
Mutlu olanlara gelince, onlar cennettedirler. Onlar da -Rabbinin dilemesi dışında- gökler ve yer durdukça orada sürekli olarak kalırlar. Bu, kesintisiz bir lütuftur.
Hasan Basri Çantay
Mes'ud olanlara gelince: Onlar da cennetdedirler. Rabbinin dilediği (müddet) müstesna olmak üzere gökler ve yer durdukça onlar orada ebedi kalıcıdırlar. (Bu), bir lütf-ü ihsandır ki (tükenib) kesilmesi yokdur.
Hasib Asutay
Mutlu olanlar ise, cennettedirler. Rabbimin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça orada ebedî kalacaklardır. (30) (Bu), ardı kesilmeyen bir lütuftur. (30. Bir görüşe göre âhiret gökleri ve yeridir.)
Hayrat Neşriyat
Ve saîd (bahtiyâr) olanlara gelince, artık (onlar ise) Cennettedirler; gökler ve yer durdukça orada ebedî olarak kalıcıdırlar; ancak Rabbinin dilediği müstesnâ! (Bu) aslâ kesilmeyip devâm eden bir lütuftur.
İbni Kesir
Bahtiyar olanlar ise cennettedirler. Gökler ve yer durdukça temelli kalacaklardır orada. Rabbının dilediği başka. Bu, ardı arkası kesilmeyen bir vergidir.
Mehmet Okuyan
Mutlu kılınanlara gelince, onlar da cennettedir. Rabbinin dilemesi hariç, gökler ve yer durdukça bitmez bir lütuf olarak onlar da orada ebedî kalacaklardır.
Muhammed Esed
Bahtiyar olanlara gelince, onlar (da dünyada yaptıklarından ötürü) cennette (yaşayacak) ve Rabbin bunun aksini dilemedikçe, gökler ve yer yerinde durduğu sürece -bitmeyen bir lütfun sonucu olarak- orada kalacaklar.
Mustafa İslamoğlu
Ve bahtiyar olanlara gelince: işte onlar da Rabbin aksini dilemedikçe, gökler ve yer orada durduğu sürece içerisinde yerleşip kalacaklar: kesintisiz bir bağış olarak!..
Ömer Nasuhi Bilmen
Velâkin said olanlar cennettedirler. Rabbin dilediği müddetten başka gökler ve yer devam ettikçe orada muhalleddirler. Bir atiyye ki, kesilmiş değildir.
Ömer Öngüt
Mutlu kılınanlara gelince, onlar da cennettedirler. Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlar orada ebedî kalacaklardır. Bu, bitmez tükenmez bir lütuftur.
Suat Yıldırım
Mutlu olanlar ise cennettedirler. Senin Rabbinin dilemesi hariç gökler ve yer durdukça orada ebedî kalacaklardır. Kesintisi olmayan bir ihsan içinde olacaklardır.
Süleyman Ateş
Mutlu kılınanlar ise cennettedirler. Gökler ve yer durdukça orada sürekli kalacaklardır. Meğer Rabbin, çıkmalarını dilemiş olsun. Bu, kesintisiz bir vergidir!.
Süleymaniye Vakfı
Mutlu edilenler ise Cennet'te olacaklardır. Rabbin farklı tercihte bulunmazsa; onlar, gökler ve yer durdukça, bitip tükenmeyecek bir ödül ile orada ölümsüz olarak kalacaklar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Mutlu olanlar da Cennet'tedirler. Gökler ve yer durdukça onlar da orada kalacaklardır. Rabbin çıkaracak olursa başka. Onlara yapılan kesintisiz bir ikramdır.
Şaban Piriş
Mesut olanlar ise cennettedirler. Rabbin dilemesi dışında gökler ve yer durdukça, orada temelli kalacaklardır. Bu sonsuz bir lütufdur.
Tefhim-ul Kuran
Mutlu olanlar da, artık onlar cennettedirler. Rabbinin dilemesi dışında gökler ve yer sürüp gittikçe, orda temelli kalacaklardır. (Bu) kesintisi olmayan bir ihsandır.
Ümit Şimşek
Mutlu olanlar ise Cennettedirler. Onlar da gökler ve yer durdukça orada sürekli kalırlar-Rabbinin dilemesi müstesna. İşte bu ardı arkası kesilmeyecek bir ikramdır.
Yaşar Nuri Öztürk
Mutluluğa erdirilenlere gelince, onlar cennettedirler. Rabbinin dilemesi hariç, gökler ve yer durdukça onlar, hep orada kalacaklardır. Kesintisiz bir lütuf olarak...
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Xoşbəxtlərə gəldikdə isə, onlar Cənnətdə olacaqlar. Rəbbinin istədiyi istisna olmaqla, göylər və yer durduqca onlar orada əbədi qalacaqlar. Bu, tükənməz bir sovqatdır.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Xoşbəxt olanlar isə Cənnətdədirlər. Onlar, Rəbbinin dilədiyindən (bəʼzi kamil möʼminlərin daha yüksək mərtəbələrə - ərşi-əʼlaya qalxması, bir müddət Cəhənnəmdə əylənməsi və Allahın izni ilə onlara günahkarlardan ötrü şəfaət etmək şərəfi nəsib olmasından) əlavə, tükənməz bir neʼmət kimi göylər və yer durduqca orada əbədi qalacaqlar.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Die Glückseligen aber kommen ins Paradies. Dort werden sie verweilen, solange die Himmel und die Erde bestehen, es sei denn, Gott will es anders. Gottes Gabenfülle ist unerschöpflich.
Almanca — M. A. Rassoul
Was aber diejenigen angeht, die glücklich sind, so werden sie im Paradies sein, und sie werden darin auf ewig verweilen, solange die Himmel und die Erde dauern, es sei denn, dein Herr will es anders eine Gabe, die nicht unterbrochen wird.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und hinsichtlich derjenigen, die freudig waren, diese sind in der Dschanna. Darin bleiben sie ewig, wie die Himmel und die Erde (des Jenseits) bleiben - außer was dein HERR will. Dies ist eine ununterbrochene Gabe.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
But those whom Allah has graced, shall make abode in Paradise wherein they will have passed through nature to Eternity that lasts pari passu with the duration of the heavens and the earth except as Allah wills, a divine authoritative bestowal that is continual and unceasing.
Abdul Haleem
As for those who have been blessed, they will be in Paradise, there to remain as long as the heavens and earth endure, unless your Lord wills otherwise- an unceasing gift.
Abdullah Yusuf Ali
And those who are blessed shall be in the Garden: They will dwell therein for all the time that the heavens and the earth endure, except as thy Lord willeth: a gift without break.
Abul A'la Maududi
And as for those who are blessed, they shall abide in the Garden as long as the heavens and the earth endure, unless your Lord may will otherwise. They shall enjoy an unceasing gift.
Aisha Bewley
As for those who are glad, they will be in the Garden, remaining in it timelessly, for ever, as long as the heavens and earth endure, except as your Lord wills: an uninterrupted gift.
Al-Hilali & Khan
And those who are blessed, they will be in Paradise, abiding therein for all the time that the heavens and the earth endure, except as your Lord wills: a gift without an end.
Ali Quli Qarai
As for the felicitous, they will be in paradise. They will remain in it for as long as the heavens and the earth endure —except what your Lord may wish— an endless bounty.
Amatul Rahman Omar
As for those who turn out fortunate they shall be in Paradise. They will abide therein so long as the heavens and the earth (thereof) endure, unless your Lord otherwise will. This is a gift that shall never be cut off.
Arthur John Arberry
And as for the happy, they shall be in Paradise, therein dwelling forever, so long as the heavens and earth abide, save as thy Lord will -- for a gift unbroken.
Bijan Moeinian
As for those who will be happy (on the Day of Judgment), they will end up in the heavens wherein they will live as long as the heavens and the earth shall last, unless your Lord decides otherwise. They will be blessed with an everlasting reward.
E. Henry Palmer
And as for those who are glad - why, in Paradise! to dwell therein for aye, so long as the heavens and the earth endure; save what thy Lord will,- a ceaseless boon!
Edip-Layth
As for those who are fortunate, they will be in paradise; in it they will abide as long as the heavens and earth exist, except for what your Lord wishes, a giving without end.
George Sale
But they who shall be happy, shall be admitted into paradise; they shall remain therein so long as the heavens and the earth endure; besides what thy Lord shall please to add unto their bliss; a bounty which shall not be interrupted.
Hamid S. Aziz
Abiding therein for so long as the heavens and the earth endure; save for what your Lord wills. Verily, your Lord is Accomplisher of what He wills (or plans).
Mahmoud Ghali
And as for the ones who are made happy, then they will be in the Garden, eternally therein (abiding), so long as the heavens and the earth (endure), except whatever your Lord decides: a gift uninterrupted.
Marmaduke Pickthall
And as for those who will be glad (that day) they will be in the Garden, abiding there so long as the heavens and the earth endure save for that which thy Lord willeth: a gift unfailing.
Mohamed Ahmed - Samira
Those who are blessed will be in Paradise, where they will dwell so long as heaven and earth survive, unless your Lord wills otherwise: This will be a gift uninterrupted.
Muhammad Asad
But as for those who [by virtue of their past deeds] will have been blest with happiness, [they shall live] in paradise, therein to abide as long as the heavens and the earth endure -unless thy Sustainer wills it otherwise -as a gift unceasing.
Mustafa Khattab
And as for those destined to joy, they will be in Paradise, staying there forever, as long as the heavens and the earth will endure, except what your Lord wills[1]—a ˹generous˺ giving, without end.
Progressive Muslims
As for those who are fortunate, they will be in Paradise; in it they will abide as long as the heavens and Earth exist, except for what your Lord wishes, a giving without end.
Sahih International
And as for those who were [destined to be] prosperous, they will be in Paradise, abiding therein as long as the heavens and the earth endure, except what your Lord should will - a bestowal uninterrupted.
Sam Gerrans
And as for those glad — then in the Garden! — they abiding eternally therein so long as the heavens and the earth endure save that thy Lord should will; a gift without end.
Shabbir Ahmed
The happy ones on that Day will enter the Garden and live there as long as the New Universe endures, that is time beyond count; until your Lord opens for them the way to further evolution, a gift unfailing.
Syed Vickar Ahamed
And those who are blessed shall be in the Garden: They will live there for all the time that the heavens and the earth can bear, except as what your Lord wills: An (eternal) gift without an end.
Taqi Usmani
As for those who are blessed, they shall be in Paradise living there forever, as long as the heavens and the earth remain intact, unless your Lord wills (otherwise), It will be an award never to be ceased.
The Monotheist Group
As for those who are happy, they will be in the Paradise; abiding therein as long as the heavens and the earth exist, except for what your Lord wishes, a giving without end.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et quant aux bienheureux, ils seront au Paradis, pour y demeurer éternellement tant que dureront les cieux et la terre - à moins que ton Seigneur nʹen décide autrement - cʹest là un don qui nʹest jamais interrompu.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Herçî ew ên ku bextewar in, vêca ew seraqetî di bihiştê de ne heta ku erd û asîman (ên axretê) hebin, ji bilî ya Xwedayê te bivê. Ev dayîneke wisa ye ku bêxelasî û bêqutbûn e.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij die gelukzalig zijn, zij zullen in de tuin zijn. Altijd zullen zij daarin blijven zolang de hemelen en de aarde bestaan -- behalve als jouw Heer het anders wil -- als een ononderbroken gave.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar zij die gelukkig zullen zijn, worden in het paradijs toegelaten; zij zullen daarin zoo lang verblijven, als de hemelen, en de aarde voortduren, behalve wat uw Heer, naar hem behaagt, bij hunne gelukzaligheid zal voegen; eene weldadigheid, die niet gestoord zal worden.
Hollandaca — Siregar
En wat degenen betreft die gelukkig zijn, zij bevinden zich in het Paradijs, zij zijn daarin eeuwig levenden, zolang de hemelen en de aarde voortbestaan, tenzij jouw Heer anders wil, als een gift zonder onderbreking.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А те, которые достигли счастья, – в Раю, – вечно пребывая там, пока длятся небеса и земля, если только твой Господь не пожелает, – наградой не отсеченной.
Rusça — Osmanov
Счастливые же пребудут в раю, [данном им] как неиссякаемый дар. Вечно они пребудут там, доколе существуют небеса и земля, если только Господь твой не пожелает [вознаградить их лучшим образом].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
De saliga skall ha paradiset till boning och där skall de förbli så länge himmel och jord består, om inte din Herre vill annorlunda - en gåva av oavbruten lycka utan ände.