و ر د (WRD̃) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Mevcut olmak, (içmek için herhangi bir suya) ulaşmak, inmek, (bir yere) yaklaşmak

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (11)

Bu kök Kur'an boyunca 11 kez, 11 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

فَاَوْرَدَهُمُ1 kez

Hud 11:98فَاَوْرَدَهُمُfe evradehumusürükler

يَقْدُمُ قَوْمَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَاَوْرَدَهُمُ النَّارَ وَبِئْسَ الْوِرْدُ الْمَوْرُودُ

yeḳdumu ḳavmehu yevme l-ḳiyāmeti fe evradehumu n-nāra ve bi'se l-virdu l-mevrūdu

Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!

الْوِرْدُ1 kez

Hud 11:98الْوِرْدُl-virdubir yerdir

يَقْدُمُ قَوْمَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَاَوْرَدَهُمُ النَّارَ وَبِئْسَ الْوِرْدُ الْمَوْرُودُ

yeḳdumu ḳavmehu yevme l-ḳiyāmeti fe evradehumu n-nāra ve bi'se l-virdu l-mevrūdu

Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!

الْمَوْرُودُ1 kez

Hud 11:98الْمَوْرُودُl-mevrūduvardıkları yer

يَقْدُمُ قَوْمَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَاَوْرَدَهُمُ النَّارَ وَبِئْسَ الْوِرْدُ الْمَوْرُودُ

yeḳdumu ḳavmehu yevme l-ḳiyāmeti fe evradehumu n-nāra ve bi'se l-virdu l-mevrūdu

Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!

وَارِدَهُمْ1 kez

Yusuf 12:19وَارِدَهُمْveridehumsucularını

وَجَاءَتْ سَيَّارَةٌ فَاَرْسَلُوا وَارِدَهُمْ فَاَدْلٰى دَلْوَهُ قَالَ يَابُشْرَىٰ هٰذَا غُلَامٌ وَاَسَرُّوهُ بِضَاعَةً وَاللّٰهُ عَلِيمٌ بِمَا يَعْمَلُونَ

ve cā'et seyyāratun fe erselū veridehum fe edlā delvehu ḳāle yā buşrā hāƶā ğulāmun ve eserrūhu biDāǎten ve(a)llahu ǎlīmun bimā yeǎ'melūne

Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu.

وَارِدُهَا1 kez

Meryem 19:71وَارِدُهَاvāriduhāoraya gitmeyecek

وَاِنْ مِنْكُمْ اِلَّا وَارِدُهَا كَانَ عَلٰى رَبِّكَ حَتْمًا مَقْضِيًّا

ve in minkum illā vāriduhā kāne ǎlā rabbike Hatmen meḳDiyyen

(Ey insanlar!) Sizden cehenneme varmayacak hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.

وِرْدًا1 kez

Meryem 19:86وِرْدًاvirdenyaya ve susuz olarak

وَنَسُوقُ الْمُجْرِمِينَ اِلٰى جَهَنَّمَ وِرْدًا

ve nesūḳu l-mucrimīne ilā cehenneme virden

(85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!

وَارِدُونَ1 kez

Enbiya 21:98وَارِدُونَvāridūnegireceksiniz

اِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ حَصَبُ جَهَنَّمَ اَنْتُمْ لَهَا وَارِدُونَ

innekum ve mā teǎ'budūne min dūni (a)llahi HaSabu cehenneme entum lehā vāridūne

Hiç şüphesiz siz ve Allah'tan başka kulluk ettikleriniz cehennem odunusunuz. Siz oraya varacaksınız.

وَرَدُوهَا1 kez

Enbiya 21:99وَرَدُوهَاveradūhāoraya girmezlerdi

لَوْ كَانَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اٰلِهَةً مَا وَرَدُوهَا وَكُلٌّ فِيهَا خَالِدُونَ

lev kāne hā'ulā'i āliheten mā veradūhā ve kullun fīhā ḣālidūne

Eğer onlar ilah olsalardı oraya varmazlardı. Halbuki hepsi orada ebedi kalacaklardır.

وَرَدَ1 kez

Kasas 28:23وَرَدَveradevarınca

وَلَمَّا وَرَدَ مَاءَ مَدْيَنَ وَجَدَ عَلَيْهِ اُمَّةً مِنَ النَّاسِ يَسْقُونَ وَوَجَدَ مِنْ دُونِهِمُ امْرَاَتَيْنِ تَذُودَانِ قَالَ مَا خَطْبُكُمَا قَالَتَا لَا نَسْقِي حَتّٰى يُصْدِرَ الرِّعَاءُ وَاَبُونَا شَيْخٌ كَبِيرٌ

ve lemmā verade māe medyene vecede ǎleyhi ummeten mine n-nāsi yesḳūne ve vecede min dūnihimu mraeteyni teƶūdāni ḳāle mā ḣaTbukumā ḳāletā lā nesḳī Hattā yuSdira r-riǎā'u ve ebūnā şeyḣun kebīrun

Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan iki kız gördü. Musa onlara, "(Koyunlarınızı burada tutmaktaki) maksadınız ne?" dedi. Onlar, "Çobanlar sulayıp çekilinceye kadar biz koyunlarımızı sulayamayız. Babamız ise çok yaşlı bir adamdır" dediler.

الْوَرِيدِ1 kez

Kaf 50:16الْوَرِيدِl-verīdişah damarı-

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِ نَفْسُهُ وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ

ve leḳad ḣaleḳnā l-insāne ve neǎ'lemu mā tuvesvisu bihi nefsuhu ve neHnu eḳrabu ileyhi min Habli l-verīdi

Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız.

وَرْدَةً1 kez

Rahman 55:37وَرْدَةًverdetenkıpkırmızı bir gül

فَاِذَا انْشَقَّتِ السَّمَاءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَالدِّهَانِ

fe iƶā nşeḳḳati s-semāu fe kānet verdeten ke d-dihāni

Gök yarılıp da, yanıp kızaran yağ gibi kırmızı gül haline geldiği zaman (haliniz ne olur?)