Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız.

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ وَنَعْلَمُ مَا تُوَسْوِسُ بِهِ نَفْسُهُ وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ

ve leḳad ḣaleḳnā l-insāne ve neǎ'lemu mā tuvesvisu bihi nefsuhu ve neHnu eḳrabu ileyhi min Habli l-verīdi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2خَلَقْنَاḣaleḳnāخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.biz yarattık
3الْاِنْسَانَl-insāneا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.insanı
4وَنَعْلَمُve neǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnameve biliriz
5مَاne
6تُوَسْوِسُtuvesvisuو س و سKötülük fısıldamak, kötü öneriler yapmak, yanlış şeyler telkin etmek.fısıldadığını
7بِهِbihiona
8نَفْسُهُnefsuhuن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunannefsinin
9وَنَحْنُve neHnuçünkü biz
10اَقْرَبُeḳrabuق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.daha yakınız
11اِلَيْهِileyhiona
12مِنْmin-ndan
13حَبْلِHabliح ب لİple bağlamak/sıkmak, ip/kordon, ahit, tuzağa düşürme aracı, güvenlik sözü/güvencesi alma, tuzak, tuzağa düşürmek, büyülemek, hamile/dolu olmak, bağ, birleşme nedeni, bağlantı, evlilik, şah damarı, boyun toplardamarı, felaket/talihsizlik, rahimdeki fetüs, asma (üzüm), bağlayan kişi, kıvırcık/örgülü/ip benzeri saç (örn. Etiyopyalıların saçı)şah damarı-
14الْوَرِيدِl-verīdiو ر دMevcut olmak, (içmek için herhangi bir suya) ulaşmak, inmek, (bir yere) yaklaşmakşah damarı-

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve andolsun ki biz insanı yarattık ve nefsi, onu ne gibi vesveselere düşürür, biliriz ve biz, ona, şah damarından daha yakınız.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve andolsun ki biz insanı yarattık ve nefsi, onu ne gibi vesveselere düşürür, biliriz ve biz, ona, şah damarından daha yakınız.

Adem Uğur

Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki insanı biz yarattık. . . Ona (bilincinin oluşturduğu) nefsinin vesvese verdiği şeyi (kendini beden kabullenme fikrini) biliriz. . . Biz ona, şah damarından daha yakınız!

Ahmet Tekin

Andolsun, insanı biz yarattık. Nefsinin, kendisine fısıldadıklarını, kötülüğe teşvik telkinlerini biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.

Ahmet Varol

Andolsun ki, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler verdiğini biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.

Ali Bulaç

Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.

Ali Fikri Yavuz

And olsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler verdiğini de biliriz; biz ona şah damarından daha yakınız (her halinden haberdarız ve her an kudretimiz altındadır).

Ali Rıza Safa

Oysa gerçek şu ki, insanı, Biz yarattık. Benliğinin ona ne fısıldadığını da Biz biliriz. Çünkü Biz, ona, şah damarından daha yakınız.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.

Bekir Sadak

And olsun ki insani Biz yarattik; nefsinin kendisine fisildadiklarini biliriz; Biz ona sah damarindan daha yakiniz.

Celal Yıldırım

And olsun ki, insanı yarattık ve nefsinin ona ne gibi vesveseler verdiğini biliriz. Ve biz, ona şah damarından daha yakınızdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(16-17) İnsanı biz yarattık ve elbette içinden geçenleri biliriz; sağında solunda oturmuş iki alıcı (yaptıklarını) alıp kaydederken biz ona şah damarından daha yakınız.

Diyanet İşleri

Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki insanı Biz yarattık; nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz; Biz ona şah damarından daha yakınız.

Diyanet Vakfi

Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz. Ve biz ona şah damarından daha yakınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, insanı Biz yarattık, nefsinin onu ne ile vesveselendirdiğini biliriz ve Biz ona habl-i verid'den (şah damarından) daha yakınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem şanıma kasem ederim ki hakıkat insanı biz yarattık ve biliriz; nefsi onu ne ile vesveselendirir ve biz ona "habl-i verid"den daha yakınızdır.

Erhan Aktaş

Ant olsun ki insanı Biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Ve Biz ona "habl-i verid"ten daha yakınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki insanı Biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Ve Biz ona "habl-i verid"ten daha yakınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki insanı Biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Ve Biz ona "habl-i verid"ten daha yakınız.

Fizilal-il Kuran

Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne fısıldadığını biliriz, çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.

Gültekin Onan

Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.

Hamdi Döndüren

Andolsun, insanı yaratan biziz ve nefsinin kendine fısıldadıklarını da biliriz; çünkü biz, ona şah damarından daha yakınız.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, insanı biz yaratdık. Nefsinin ona ne vesveseler vermekde olduğunu da biliriz. (Çünkü) biz ona şah damarından daha yakınız.

Hasib Asutay

Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.

Hayrat Neşriyat

Celâlim hakkı için, insanı (biz) yarattık ve nefsinin ona ne vesvese verdiğini biliriz! Çünki biz, ona şah damarından daha yakınız!

İbni Kesir

Andolsun ki; insanı, Biz yarattık ve nefsinin kendisine ne fısıldadığını da biliriz. Biz, ona şah damarından daha yakınız.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını bilmekteyiz. Biz ona şah damarından daha yakınız.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, insanı yaratan Biziz ve onun iç benliğinin ona ne fısıldadığını Biz biliriz çünkü Biz ona şah damarından daha yakınız.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu insanı yaratan Biziz ve iç beninin ona neler fısıldadığını iyi biliriz: zira Biz insana şahdamarından daha yakınız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve andolsun ki, Biz insanı yarattık ve ona nefsinin ne vesvese verdiğini de biliriz ve Biz ona şah damarından daha yakınız.

Ömer Öngüt

Andolsun ki insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler verdiğini de biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.

Suat Yıldırım

İnsanı Biz yarattık. Onun için, nefsinin kendisine neler fısıldadığını, neler telkin ettiğini de Biz pek iyi biliriz.Çünkü Biz ona şahdamarından daha yakınız.

Süleyman Ateş

Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne fısıldadığını biliriz, çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.

Süleymaniye Vakfı

İnsanı biz yarattık; nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Biz ona sinir uçlarından daha yakınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanı biz yarattık; içinden neler geçtiğini biliriz. Biz ona sinir uçlarından da yakınız.

Şaban Piriş

Andolsun ki insanı biz yarattık. Ona nefsinin ne fısıldadığını da biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.

Ümit Şimşek

Biz insanı yarattık; nefsinin ona ne fısıldadığını da biliriz. Çünkü Biz ona şahdamarından daha yakınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun ki, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biliriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İnsanı Biz yaratdıq və nəfsinin ona nəyi vəsvəsə etdiyini də bilirik. Biz ona şah damarından da yaxınıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

And olsun ki, insanı Biz yaratdıq və nəfsinin ona nə vəsvəsə etdiyini də Biz bilirik. Biz ona şah damarından da yaxınıq! (İnsanın adi hərəkətlərindən tutmuş ürəyindən keçən ən gizli hisslər, duyğular belə Allaha məʼlumdur!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben den Menschen erschaffen und wissen genau, was er sich in seinem Inneren sagt. Wir sind ihm näher als seine Halsschlagader.

Almanca — Der Edle Quran

Wir haben ja den Menschen erschaffen und wissen, was (alles ihm) seine Seele einflüstert, und Wir sind ihm doch näher als seine Halsschlagader,

Almanca — M. A. Rassoul

Und wahrlich, Wir erschufen den Menschen, und Wir wissen, was er in seinem Innern hegt; und Wir sind ihm näher als (seine) Hals schlagader.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits erschufen WIR doch den Menschen und WIR wissen, was ihm seine Seele flüstert. Und WIR sind ihm näher als seine Halsschlagader.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

It was We Who created man and brought him into being and We know, what his innermost being suggests secretly to his mind and what his breast forges, and We -Our angels- are closer to him than his own neck vein.

Abdul Haleem

We created man––We know what his soul whispers to him: We are closer to him than his jugular vein––

Abdullah Yusuf Ali

It was We Who created man, and We know what dark suggestions his soul makes to him: for We are nearer to him than (his) jugular vein.

Abul A'la Maududi

Surely We have created man, and We know the promptings of his heart, and We are nearer to him than even his jugular vein.

Aisha Bewley

We created man and We know what his own self whispers to him. We are nearer to him than his jugular vein.

Al-Hilali & Khan

And indeed We have created man, and We know what his ownself whispers to him. And We are nearer to him than his jugular vein (by Our Knowledge).

Ali Quli Qarai

Certainly We have created man and We know to what his soul tempts him, and We are nearer to him than his jugular vein.

Amatul Rahman Omar

We created a human being and We know what (dark) suggestions his mind makes to him. We are nearer to him than even (his) jugular vein.

Arthur John Arberry

We indeed created man; and We know what his soul whispers within him, and We are nearer to him than the jugular vein.

Bijan Moeinian

I have created man and know very well what evil thoughts he entertains inside himself. As a matter of fact, I (God) am closer than his jugular vein to man.

E. Henry Palmer

But we created man, and we know what his soul whispers; for we are nigher to him than his jugular vein!

Edip-Layth

We have created the human being and We know what his person whispers to him, and We are closer to him than his jugular vein.

George Sale

We created man, and We know what his soul whispereth within him; and We are nearer unto him than his jugular vein.

Hamid S. Aziz

And certainly We created man, and We know what his soul suggests to him, and We are nearer to him than his life-vein (Jugular and Carotid).

Mahmoud Ghali

And indeed We already created man, and We know whatever his self whispers within him, and We are nearer to him than the jugular vein.

Marmaduke Pickthall

We verily created man and We know what his soul whispereth to him, and We are nearer to him than his jugular vein.

Mohamed Ahmed - Samira

He created man and surely know what misdoubts arise in their hearts; for We are closer to him than his jugular vein.

Muhammad Asad

NOW, VERILY, it is We who have created man, and We know what his innermost self whispers within him: for We are closer to him than his neck-vein.

Mustafa Khattab

Indeed, ˹it is˺ We ˹Who˺ created humankind and ˹fully˺ know what their souls whisper to them, and We are closer to them than ˹their˺ jugular vein.

Progressive Muslims

And We have created man and We know what his soul whispers to him, and We are closer to him than his jugular vein.

Sahih International

And We have already created man and know what his soul whispers to him, and We are closer to him than [his] jugular vein

Sam Gerrans

And We have created man; and We know what his soul whispers within him; and We are nearer to him than the jugular vein:

Shabbir Ahmed

Now indeed, it is We Who have created man and We know the whispering that goes on within his mind (all the intricacies of his thought process), for, We are nearer to him than his Vena cava.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We have created man, and We know what (evil) temptation his innermost self may bring to him: And We are nearer to him than (his) jugular vein.

Taqi Usmani

Indeed We have created man, and We know whatever thoughts his inner self develops, and We are closer to him than (his) jugular vein,

The Monotheist Group

And We have created man and We know what his soul whispers to him, and We are closer to him than his jugular vein.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous avons effectivement créé lʹhomme et Nous savons ce que son âme lui suggère et Nous sommes plus près de lui que sa veine jugulaire

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, bi rastî Me însan afirandiye û ya ku nefsa wî jê re dibêje Em dizanin û em ji rahjiyana (şahdamara) wî jî bêhtir nêzîkî wî ne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben de mens toch geschapen en Wij weten wat hij zichzelf influistert. Wij zijn namelijk dichter bij hem dan de halsslagader.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij schiepen den mensch en weten wat zijne ziel hem influistert, en wij zijn hem nader dan zijne strotader.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, Wij hebben de mens geschapen en Wij weten wat zijn ziel hem influistert en Wij zijn dichter bij hem dan zijn halsslagader.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И уже Мы сотворили человека и знаем, что нашептывает ему его душа [знаем его тайные помыслы]; и Мы ближе к нему, чем (его) шейная артерия.

Rusça — Osmanov

Мы, воистину, создали человека и ведаем о том, что нашептывает ему его душа, и Мы более близки к нему, чем яремная вена.