غ ل م (ĞLM) kökünün geçtiği ayetler
Şehvetle heyecanlı, tahrik olmuş, kargaşalı, doğumdan on yedinci yıla kadar olan dönem, gençlik, genç adam, erkek çocuk.
Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0
İlgili Ayetler (13)
Bu kök Kur'an boyunca 13 kez, 6 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.
غُلَامٌ4 kez
Al-i İmran 3:40غُلَامٌğulāmunoğlum
قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ لِي غُلَامٌ وَقَدْ بَلَغَنِيَ الْكِبَرُ وَامْرَاَتِي عَاقِرٌ قَالَ كَذٰلِكَ اللّٰهُ يَفْعَلُ مَا يَشَاءُ
ḳāle rabbi ennā yekūnu lī ğulāmun ve ḳad beleğaniye l-kiberu ve mraetī ǎāḳirun ḳāle ke ƶālike (a)llahu yef'ǎlu mā yeşā'u
Zekeriya, "Ey Rabbim! Bana ihtiyarlık gelip çatmış iken ve karım da kısır iken benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi. Allah, "Öyledir, ama Allah dilediğini yapar" dedi.
Yusuf 12:19غُلَامٌğulāmunbir oğlan!
وَجَاءَتْ سَيَّارَةٌ فَاَرْسَلُوا وَارِدَهُمْ فَاَدْلٰى دَلْوَهُ قَالَ يَابُشْرَىٰ هٰذَا غُلَامٌ وَاَسَرُّوهُ بِضَاعَةً وَاللّٰهُ عَلِيمٌ بِمَا يَعْمَلُونَ
ve cā'et seyyāratun fe erselū veridehum fe edlā delvehu ḳāle yā buşrā hāƶā ğulāmun ve eserrūhu biDāǎten ve(a)llahu ǎlīmun bimā yeǎ'melūne
Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu.
Meryem 19:8غُلَامٌğulāmunoğlum
قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ لِي غُلَامٌ وَكَانَتِ امْرَاَتِي عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ الْكِبَرِ عِتِيًّا
ḳāle rabbi ennā yekūnu lī ğulāmun ve kāneti mraetī ǎāḳiran ve ḳad beleğtu mine l-kiberi ǐtiyyen
Zekeriyya, "Rabbim!" "Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken, benim nasıl çocuğum olur?" dedi.
Meryem 19:20غُلَامٌğulāmunoğlum
بِغُلَامٍ4 kez
Hicr 15:53بِغُلَامٍbi ğulāminbir çocuk
Meryem 19:7بِغُلَامٍbi ğulāminbir oğul
يَازَكَرِيَّا اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ اسْمُهُ يَحْيٰى لَمْ نَجْعَلْ لَهُ مِنْ قَبْلُ سَمِيًّا
yā zekeriyyā innā nubeşşiruke bi ğulāmin ismuhu yeHyā lem nec'ǎl lehu min ḳablu semiyyen
(Allah, şöyle dedi:) "Ey Zekeriyya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik."
Saffat 37:101بِغُلَامٍbi ğulāminbir erkek çocuk
Zariyat 51:28بِغُلَامٍbi ğulāminbir oğlan çocuğu
غُلَامًا2 kez
Kehf 18:74غُلَامًاğulāmenbir çocuğa
فَانْطَلَقَا حَتّٰٓى اِذَا لَقِيَا غُلَامًا فَقَتَلَهُ قَالَ اَقَتَلْتَ نَفْسًا زَكِيَّةً بِغَيْرِ نَفْسٍ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا نُكْرًا
fe nTaleḳā Hattā iƶā leḳiyā ğulāmen fe ḳatelehu ḳāle e ḳatelte nefsen zekiyyeten bi ğayri nefsin le ḳad ci'te şey'en nukran
Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında, adam (hemen) onu öldürdü. Musa, "Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!" dedi.
Meryem 19:19غُلَامًاğulāmenbir erkek çocuğu
الْغُلَامُ1 kez
Kehf 18:80الْغُلَامُl-ğulāmuçocuğa
لِغُلَامَيْنِ1 kez
Kehf 18:82لِغُلَامَيْنِli ğulāmeyniçocuğun
وَاَمَّا الْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَامَيْنِ يَتِيمَيْنِ فِي الْمَدِينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُ كَنْزٌ لَهُمَا وَكَانَ اَبُوهُمَا صَالِحًا فَاَرَادَ رَبُّكَ اَنْ يَبْلُغَا اَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنْزَهُمَا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ وَمَا فَعَلْتُهُ عَنْ اَمْرِي ذٰلِكَ تَأْوِيلُ مَا لَمْ تَسْطِعْ عَلَيْهِ صَبْرًا
ve emmā l-cidāru fe kāne li ğulāmeyni yetīmeyni fī l-medīneti ve kāne teHtehu kenzun le humā ve kāne ebūhumā SāliHen fe erāde rabbuke en yebluğā eşuddehumā ve yesteḣricā kenzehumā raHmeten min rabbike ve mā feǎltuhu ǎn emrī ƶālike te'vīlu mā lem tesTiǎ' ǎleyhi Sabran
"Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına ulaşmalarını ve Rabbinden bir rahmet olarak definelerini çıkarmalarını istedi. Bunları ben kendi görüşüme göre yapmadım. İşte senin, sabredemediğin şeylerin içyüzü budur."