Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.
فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَلِيمٍ
fe beşşernāhu bi ğulāmin Halīmin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken biz de ona tedbîrle hareket eden ve aceleci olmayan bir oğul vereceğimizi müjdelemiştik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Derken biz de ona tedbîrle hareket eden ve aceleci olmayan bir oğul vereceğimizi müjdelemiştik.
Adem Uğur
İşte o zaman biz onu uslu bir oğul ile müjdeledik.
Ahmed Hulusi
Bunun üzerine Onu Haliym bir oğul ile müjdeledik.
Ahmet Tekin
İşte o zaman, biz onu, ihtiraslarına hâkim, temkinli, güçlü, mâkul ve hoşgörülü bir oğul ile müjdeledik.
Ahmet Varol
Biz de ona yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
Ali Bulaç
Biz de onu halim bir çocukla müjdeledik.
Ali Fikri Yavuz
Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.
Ali Rıza Safa
Bunun üzerine, iyi huylu bir oğulu, sevinçli bir haber olarak Ona verdik.
Bayraktar Bayraklı
Bunun üzerine ona yumuşak huylu bir erkek çocuk müjdeledik.
Bekir Sadak
Biz de ona yumusak huylu bir oglan mujdeledik.
Celal Yıldırım
Biz de O'nu çok sabırlı, zarif ve yumuşak huylu bir oğul ile müjdeledik.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Bunun üzerine kendisine akıllı ve iyi huylu bir erkek çocuğu olacağını müjdeledik.
Diyanet İşleri
Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.
Diyanet İşleri (eski)
Biz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik.
Diyanet Vakfi
İşte o zaman biz onu uslu bir oğul ile müjdeledik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz de ona uslu bir oğul müjdeledik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz de ona uslu bir oğul müjdeledik
Erhan Aktaş
Bunun üzerine onu yumuşak huylu bir oğulla müjdeledik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bunun üzerine onu yumuşak huylu bir oğulla müjdeledik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bunun üzerine onu yumuşak huylu bir oğulla müjdeledik.
Fizilal-il Kuran
Biz ona yumuşak huylu bir erkek çocuk müjdeledik.
Gültekin Onan
Biz de onu halim bir çocukla müjdeledik.
Hamdi Döndüren
İşte o zaman ona, yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
Hasan Basri Çantay
Biz de ona çok uysal bir oğul müjdesini verdik.
Hasib Asutay
Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
Hayrat Neşriyat
Bunun üzerine (biz de) onu halîm bir oğul (olan İsmâîl) ile müjdeledik.
İbni Kesir
Biz de ona, hilim sahibi bir oğul müjdeledik.
Mehmet Okuyan
Biz de onu çok hoşgörülü bir oğul ile müjdelemiştik.
Muhammed Esed
Bunun üzerine ona (kendisi gibi) yumuşak huylu bir erkek çocuk müjdeledik.
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine ona uyumlu ve olgun bir oğlan çocuğu müjdeledik.
Ömer Nasuhi Bilmen
(100-101) «Yarabbi! Bana sâlihlerden (bir çocuk) ihsan buyur.» Biz de onu pek yumuşak tâbiatlı bir oğul ile müjdeledik.
Ömer Öngüt
Biz de ona yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
Suat Yıldırım
Biz de ona aklı başında bir oğul müjdeledik.
Süleyman Ateş
Ona halim bir erkek çocuk müjdeledik.
Süleymaniye Vakfı
Biz de ona, pek yumuşak huylu bir erkek çocuğu müjdesi verdik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Biz de ona, iyi huylu bir erkek çocuğu müjdesi verdik.
Şaban Piriş
Biz de ona yumuşak kalpli bir erkek çocuk müjdesi verdik.
Tefhim-ul Kuran
Biz de onu halim bir çocukla müjdeledik.
Ümit Şimşek
Biz de ona yumuşak huylu bir oğul müjdesi verdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine biz, İbrahim'e yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz də onu həlim xasiyyətli bir oğlan uşağı ilə müjdələdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz də ona həlim xasiyyətli bir oğlan uşağı (İsmail) ilə müjdə verdik.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Dann übermittelten Wir ihm die frohe Botschaft, daß ihm ein sanftmütiger Sohn geboren werde.
Almanca — Der Edle Quran
Da verkündeten Wir ihm einen nachsichtigen Jungen.
Almanca — M. A. Rassoul
Dann gaben Wir ihm die frohe Botschaft von einem sanftmütigen Sohn.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann ließen WIR ihm eine frohe Botschaft überbringen über einen nachsichtigen Jungen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And there, We intimated to him the birth of a son vested with the virtue of patience and with the attribute of nobleness which would teach him forbearance from so foul a wrong.
Abdul Haleem
so We gave him the good news that he would have a patient son.
Abdullah Yusuf Ali
So We gave him the good news of a boy ready to suffer and forbear.
Abul A'la Maududi
(In response to this prayer) We gave him the good news of a prudent boy;
Aisha Bewley
And We gave him the good news of a forbearing boy.
Al-Hilali & Khan
So We gave him the glad tidings of a forbearing boy.
Ali Quli Qarai
So We gave him the good news of a forbearing son.
Amatul Rahman Omar
So We gave him the good tidings of (the birth of) a wise and forbearing son.
Arthur John Arberry
Then We gave him the good tidings of a prudent boy;
Bijan Moeinian
God [answered his prayers in appropriate time and] gave him the good news: a wonderful son.
E. Henry Palmer
and we gave him glad tidings of a clement boy.
Edip-Layth
So We gave him good news of a compassionate child.
George Sale
Wherefore We acquainted him that he should have a son, who should be a meek youth.
Hamid S. Aziz
So We gave him the good news of a gentle son.
Mahmoud Ghali
So We gave him the good tidings of a forbearing youth.
Marmaduke Pickthall
So We gave him tidings of a gentle son.
Mohamed Ahmed - Samira
So We gave him the good news of a clement son.
Muhammad Asad
whereupon We gave him the glad tiding of a boy-child gentle [like himself]?
Mustafa Khattab
So We gave him good news of a forbearing son.
Progressive Muslims
So We gave him good news of a compassionate child.
Sahih International
So We gave him good tidings of a forbearing boy.
Sam Gerrans
So We gave him glad tidings of a clement lad;
Shabbir Ahmed
So We gave him the good news of a clement son (Ishmael).
Syed Vickar Ahamed
So, We gave him the good news of a boy ready (to be born) to suffer and be patient.
Taqi Usmani
So, We gave him the good news of a forbearing boy.
The Monotheist Group
So We gave him good news of a compassionate child.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous lui fîmes donc la bonne annonce dʹun garçon (Ismaël) longanime.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca me mizgîna kurekî mulayîm û îtaetkar da Îbrahîm.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Daarop verkondigden Wij hem het goede nieuws van een zachtmoedige jongen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Daarom maakten wij hem bekend, dat hij een zoon zou bekomen, die een zachten aard zou hebben.
Hollandaca — Siregar
Toen verkondigden Wij hem de verheugende tijding van een zachtmoedige jongen (Ismâʹîl).
Rusça (1)
Rusça — Ebu Adel
И Мы обрадовали его (что у него родится) сдержанный мальчик (имя которому будет Исмаил).
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och Vi gav honom det glada budskapet om en son med ett milt och fogligt sinnelag.