ط م س (ŦMS) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Silinmek, kaybolmak, uzağa gitmek, yok etmek, bozulmak, silip süpürmek, ortadan kaldırmak, değiştirmek, söndürmek, parlaklığını kaybetmek, uzak olmak, izini silmek.

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (5)

Bu kök Kur'an boyunca 5 kez, 5 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

نَطْمِسَ1 kez

Nisa 4:47نَطْمِسَneTmisebiz silip

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ اٰمِنُوا بِمَا نَزَّلْنَا مُصَدِّقًا لِمَا مَعَكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَطْمِسَ وُجُوهًا فَنَرُدَّهَا عَلٰٓى اَدْبَارِهَٓا اَوْ نَلْعَنَهُمْ كَمَا لَعَنَّا اَصْحَابَ السَّبْتِ وَكَانَ اَمْرُ اللّٰهِ مَفْعُولًا

yā eyyuhā (e)lleƶīne ūtū l-kitābe āminū bimā nezzelnā muSaddiḳan li mā meǎkum min ḳabli en neTmise vucūhen fe neruddehā ǎlā edbārihā ev nel'ǎnehum ke mā leǎnnā eSHābe s-sebti ve kāne emru (a)llahi mef'ǔlen

Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat'ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.

اطْمِسْ1 kez

Yunus 10:88اطْمِسْTmisyok et

وَقَالَ مُوسٰى رَبَّنَا اِنَّكَ اٰتَيْتَ فِرْعَوْنَ وَمَلَاَهُ زِينَةً وَاَمْوَالًا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا رَبَّنَا لِيُضِلُّوا عَنْ سَبِيلِكَ رَبَّنَا اطْمِسْ عَلٰٓى اَمْوَالِهِمْ وَاشْدُدْ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُوا حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَلِيمَ

ve ḳāle mūsā rabbenā inneke āteyte fir'ǎvne ve meleehu zīneten ve emvālen fī l-Hayāti d-dunyā rabbenā li yuDillū ǎn sebīlike rabbenā Tmis ǎlā emvālihim ve şdud ǎlā ḳulūbihim fe lā yu'minū Hattā yeravu l-ǎƶābe l-elīme

Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun'a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan saptırsınlar diye mi? Ey Rabbimiz, sen onların mallarını silip süpür ve kalplerine darlık ver, çünkü onlar elem dolu azabı görünceye kadar iman etmezler."

لَطَمَسْنَا1 kez

Yasin 36:66لَطَمَسْنَاle Tamesnāsilerdik

وَلَوْ نَشَاءُ لَطَمَسْنَا عَلٰٓى اَعْيُنِهِمْ فَاسْتَبَقُوا الصِّرَاطَ فَاَنّٰى يُبْصِرُونَ

ve lev neşā'u le Tamesnā ǎlā eǎ'yunihim fe stebeḳū S-SirāTa fe ennā yubSirūne

Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu halde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!

فَطَمَسْنَا1 kez

Kamer 54:37فَطَمَسْنَاfe Tamesnābiz de siliverdik

وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَنْ ضَيْفِهِ فَطَمَسْنَا اَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَابِي وَنُذُرِ

ve leḳad rāvedūhu ǎn Deyfihi fe Tamesnā eǎ'yunehum fe ƶūḳū ǎƶābī ve nuƶuri

Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.

طُمِسَتْ1 kez

Mürselat 77:8طُمِسَتْTumisetsilindiği

فَاِذَا النُّجُومُ طُمِسَتْ

fe iƶā n-nucūmu Tumiset

Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,