← Sureler

Mushaf — 580. Sayfa

/ 604
76. İnsan Suresi

Gecenin bir kısmında O'na secde et; geceleyin de O'nu uzun uzadıya tespih et.

وَمِنَ الَّيْلِ فَاسْجُدْ لَهُ وَسَبِّحْهُ لَيْلًا طَوِيلًا

Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.

اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَاءَهُمْ يَوْمًا ثَقِيلًا

Onları biz yarattık ve eklemlerini (birbirine) biz bağladık. Dilediğimizde (onları yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz.

نَحْنُ خَلَقْنَاهُمْ وَشَدَدْنَا اَسْرَهُمْ وَاِذَا شِئْنَا بَدَّلْنَا اَمْثَالَهُمْ تَبْدِيلًا

İşte bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine ulaştıran bir yol tutar.

اِنَّ هٰذِهِ تَذْكِرَةٌ فَمَنْ شَاءَ اتَّخَذَ اِلٰى رَبِّهِ سَبِيلًا

Allah'ın dilemesi olmadıkça siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَاءَ اللّٰهُ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا

O, dilediği kimseyi rahmetine sokar. Zalimlere ise elem dolu bir azap hazırlamıştır.

يُدْخِلُ مَنْ يَشَاءُ فِي رَحْمَتِهِ وَالظَّالِمِينَ اَعَدَّ لَهُمْ عَذَابًا اَلِيمًا

77. Mürselat Suresi

(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

وَالْمُرْسَلَاتِ عُرْفًا فَالْعَاصِفَاتِ عَصْفًا وَالنَّاشِرَاتِ نَشْرًا فَالْفَارِقَاتِ فَرْقًا فَالْمُلْقِيَاتِ ذِكْرًا عُذْرًا اَوْ نُذْرًا اِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَاقِعٌ

Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,

فَاِذَا النُّجُومُ طُمِسَتْ

Gök yarıldığı zaman,

وَاِذَا السَّمَاءُ فُرِجَتْ

Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,

وَاِذَا الْجِبَالُ نُسِفَتْ

Peygamberler için (ümmetlerine şahitlik etmek üzere) vakit belirlendiği zaman (kıyamet gerçekleşir).

وَاِذَا الرُّسُلُ اُقِّتَتْ

(Bu) hangi güne ertelenmiştir?

لِاَيِّ يَوْمٍ اُجِّلَتْ

Hüküm ve ayırım gününe.

لِيَوْمِ الْفَصْلِ

Hüküm ve ayırım gününü sen ne bileceksin.

وَمَا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الْفَصْلِ

O gün vay yalanlayanların haline!

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ

Biz öncekileri helak etmedik mi?

اَلَمْ نُهْلِكِ الْاَوَّلِينَ

Sonra arkadan gelenleri de onların peşine takacağız.

ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ الْاٰخِرِينَ

Biz suçlulara işte böyle yaparız.

كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِمِينَ

O gün vay yalanlayanların haline!

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ