ر د ي (RD̃Y) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Yok olmak, düşmek, derin bir çukura veya boşluğa yuvarlanmak, kırmak, vurmak, bir şeyi aşmak, kırmak için dövmek, kandırmak, yok etmek, uzaklaşmak. Arda (fiil 4) - yok etmek/harap etmek. Tradda - düşmek. Mutarddiyatun - düşen, düşerek öldürülen.

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (6)

Bu kök Kur'an boyunca 6 kez, 6 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

وَالْمُتَرَدِّيَةُ1 kez

Maide 5:3وَالْمُتَرَدِّيَةُve l-muteraddiyetuve yukarıdan düşmüş

حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنْزِيرِ وَمَا اُهِلَّ لِغَيْرِ اللّٰهِ بِهِ وَالْمُنْخَنِقَةُ وَالْمَوْقُوذَةُ وَالْمُتَرَدِّيَةُ وَالنَّطِيحَةُ وَمَا اَكَلَ السَّبُعُ اِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى النُّصُبِ وَاَنْ تَسْتَقْسِمُوا بِالْاَزْلَامِ ذٰلِكُمْ فِسْقٌ اَلْيَوْمَ يَئِسَ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ دِينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِ اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَاَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِي وَرَضِيتُ لَكُمُ الْاِسْلَامَ دِينًا فَمَنِ اضْطُرَّ فِي مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِاِثْمٍ فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ

Hurrimet ǎleykumu l-meytetu ve d-demu ve leHmu l-ḣinzīri ve mā uhille li ğayri (a)llahi bihi ve l-munḣaniḳatu ve l-mevḳūƶetu ve l-muteraddiyetu ve n-neTīHatu ve mā ekele s-sebuǔ illā mā ƶekkeytum ve mā ƶubiHa ǎlā n-nuSubi ve en testeḳsimū bi l-ezlāmi ƶālikum fisḳun l-yevme yeise (e)lleƶīne keferū min dīnikum fe lā teḣşevhum ve ḣşevni l-yevme ekmeltu lekum dīnekum ve etmemtu ǎleykum niǎ'metī ve raDītu lekumu l-islāme dīnen fe meni DTurra fī meḣmeSatin ğayra mutecānifin li iṧmin fe inne (a)llahe ğafūrun raHīmun

Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah'a itaatten kopmak)tır. Bugün kafirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı seçtim. Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

لِيُرْدُوهُمْ1 kez

En'am 6:137لِيُرْدُوهُمْli yurdūhumonları mahvetsinler diye

وَكَذٰلِكَ زَيَّنَ لِكَثِيرٍ مِنَ الْمُشْرِكِينَ قَتْلَ اَوْلَادِهِمْ شُرَكَاؤُهُمْ لِيُرْدُوهُمْ وَلِيَلْبِسُوا عَلَيْهِمْ دِينَهُمْ وَلَوْ شَاءَ اللّٰهُ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ

ve ke ƶālike zeyyene li keṧīrin mine l-muşrikīne ḳatle evlādihim şurakā'uhum li yurdūhum ve li yelbisū ǎleyhim dīnehum ve lev şā'e (a)llahu mā feǎlūhu fe ƶerhum ve mā yefterūne

Yine bunun gibi, Allah'a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helake sürüklesinler ve dinlerini karıştırıp onları yanıltsınlar. Eğer Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. Artık sen onları uydurdukları ile baş başa bırak.

فَتَرْدٰى1 kez

Ta-Ha 20:16فَتَرْدٰىfe terdāsonra helak olursun

فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِهَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ فَتَرْدٰى

fe lā yeSuddenneke ǎnhā men lā yu'minu bihā ve ttebeǎ hevāhu fe terdā

"Buna inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, seni ondan (ona hazırlanmaktan) sakın alıkoymasın, sonra helak olursun!"

لَتُرْدِينِ1 kez

Saffat 37:56لَتُرْدِينِle turdīnibeni de alçaltacaktın

قَالَ تَاللّٰهِ اِنْ كِدْتَ لَتُرْدِينِ

ḳāle tāllahi in kidte le turdīni

Ona şöyle der: "Allah'a andolsun, neredeyse beni de helak edecektin."

اَرْدٰيكُمْ1 kez

Fussilet 41:23اَرْدٰيكُمْerdākumsizi helak etti

وَذٰلِكُمْ ظَنُّكُمُ الَّذِي ظَنَنْتُمْ بِرَبِّكُمْ اَرْدٰيكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ مِنَ الْخَاسِرِينَ

ve ƶālikum Zennukumu elleƶī Zenentum bi rabbikum erdākum fe eSbeHtum mine l-ḣāsirīne

"İşte bu sizin, Rabbiniz hakkında beslediğiniz zannınızdır. O, sizi mahvetti de ziyana uğrayanlardan oldunuz."

تَرَدّٰى1 kez

Leyl 92:11تَرَدّٰىteraddāçukura düştüğü

وَمَا يُغْنِي عَنْهُ مَالُهُ اِذَا تَرَدّٰى

ve mā yuğnī ǎnhu māluhu iƶā teraddā

Cehenneme yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.