"Buna inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, seni ondan (ona hazırlanmaktan) sakın alıkoymasın, sonra helak olursun!"

فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَنْ لَا يُؤْمِنُ بِهَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ فَتَرْدٰى

fe lā yeSuddenneke ǎnhā men lā yu'minu bihā ve ttebeǎ hevāhu fe terdā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَاfe lāasla
2يَصُدَّنَّكَyeSuddennekeص د دUzaklaştırmak, saptırmak, engellemek, önlemek. Sadiidan - bir şeyden kaçınmak, geri çekilmek, yükseltmek, gürültü yapmak, bağırmak, yüksek sesle haykırmak. Saddun - engelleme, saptırma veya uzaklaştırma eylemi. Sadiid - itici olan herhangi bir şey, sıcak veya kaynar su.seni alıkoymasın
3عَنْهَاǎnhāon(a inanmak)dan
4مَنْmenkimse
5لَا
6يُؤْمِنُyu'minuا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanmayan
7بِهَاbihāona
8وَاتَّبَعَve ttebeǎت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekve uyan
9هَوٰيهُhevāhuه و يKuş gibi avına doğru dik inmek, yok olmak, mahvolmak, yıkmak, yok etmek, ortadan kaybolmak, özlem duymak, hayal etmek, kandırmak, baştan çıkarmak, savrulmak, düşük tutkuyla ilham vermek, arzular/hayallerkeyfine
10فَتَرْدٰىfe terdāر د يYok olmak, düşmek, derin bir çukura veya boşluğa yuvarlanmak, kırmak, vurmak, bir şeyi aşmak, kırmak için dövmek, kandırmak, yok etmek, uzaklaşmak. Arda (fiil 4) - yok etmek/harap etmek. Tradda - düşmek. Mutarddiyatun - düşen, düşerek öldürülen.sonra helak olursun

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ona inanmayan ve hevasına uyup giden, sakın seni inancından çevirmesin, yoksa helâk olursun sen de.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ona inanmayan ve hevasına uyup giden, sakın seni inancından çevirmesin, yoksa helâk olursun sen de.

Adem Uğur

Ona inanmayan ve nefsinin arzularına uyan kimseler sakın seni ondan (kıyamete inanmaktan) alıkoymasın; sonra mahvolursun!

Ahmed Hulusi

"Ona (ölüm ertesinde başlayacak sonsuz yaşama) iman etmeyen, asılsız hayallerine tabi olmuş kimse, ondan (Allah'a lika gerçeğinden) seni alıkoymasın; sonra helak olursun!"

Ahmet Tekin

'Kıyamet gününe iman etmeyen, şahsî arzu ve ihtiraslarına uyan kimseler sakın seni ondan, Kıyamete inanmaktan alıkoymasın. Sonra helâk olursun.'

Ahmet Varol

Ona inanmayıp da kendi arzusuna uyan kimse seni ondan alıkoymasın. Yoksa helâk olursun.

Ali Bulaç

"Öyleyse, ona inanmayıp kendi hevasına uyan, sakın seni ondan alıkoymasın; sonra yıkıma uğrarsın."

Ali Fikri Yavuz

O halde, sakın kıyamete inanmayıp kendi nefis arzusuna uyan kimse, seni ona iman etmekten alıkoymasın; sonra helâk olursun.

Ali Rıza Safa

"Öyleyse ona inanmayarak kendi isteklerine tutsak olanlar, seni ondan uzaklaştırmasın; acınacak durumlara düşersin!"

Bayraktar Bayraklı

Buna inanmayan ve hevesine uyan kimse, seni ondan alıkoymasın. Yoksa helak olursun.

Bekir Sadak

«una inanmayan ve hevesine uyan kimse seni ondan alikoymasin, yoksa helak olursun.»

Celal Yıldırım

Kıyâmet'e inanmıyan ve kendi hevesine uyan kimse seni ondan alıkoymasın ; sonra yok olup gidersin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Ona inanmayan ve kendi tutkularının peşinden gidenler sakın seni ona inanmaktan alıkoymasın, sonra sen de helâk olursun!

Diyanet İşleri

"Buna inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, seni ondan (ona hazırlanmaktan) sakın alıkoymasın, sonra helak olursun!"

Diyanet İşleri (eski)

'Buna inanmayan ve hevesine uyan kimse seni ondan alıkoymasın, yoksa helak olursun.'

Diyanet Vakfi

Ona inanmayan ve nefsinin arzularına uyan kimseler sakın seni ondan (kıyamete inanmaktan) alıkoymasın; sonra mahvolursun!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sakın kıyamete inanmayıp, kendi heva ve hevesine uyan kimse seni, ona iman etmekten alıkoymasın; sonra helak olursun.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sakın ona inanmayıp kendi keyfine uyan kimse seni ondan alıkoymasın, sonra helak olursun!

Elmalılı Hamdi Yazır

binaenaleyh sakın ona inanmayıp da kendi hevasına uyan kimse seni ondan alıkoymasın sonra helak olursun

Erhan Aktaş

"Öyleyse ona iman etmeyen, tutku ve kuruntusuna uyan kimse, seni ondan alıkoymasın. Yoksa helak olursun."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Öyleyse ona inanmayan, tutku ve kuruntusuna uyan kimse, seni ondan alıkoymasın. Yoksa helak olursun."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Öyleyse ona inanmayan, tutku ve kuruntusuna uyan kimse, seni ondan alıkoymasın. Yoksa helak olursun.

Fizilal-il Kuran

Bu anın geleceğine inanmayanlar, ihtiraslarının tutsağı olanlar seni onun bilincinden uzaklaştırmasın. Yoksa mahvolursun, aşağı düşersin.

Gültekin Onan

"Öyleyse, ona inanmayıp kendi hevasına uyan sakın seni ondan alıkoymasın; sonra yıkıma uğrarsın."

Hamdi Döndüren

“Ona inanmayıp tutkusuna uyan kimse, seni ondan alıkoymasın, sonra helâk olursun!”

Hasan Basri Çantay

Binaen'aleyh ona inanmaz ve heva (ve heves) ine uyar kimseler sakın seni bundan alıkoymasın (lar). Sonra helak olursun.

Hasib Asutay

Ona inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimse sakın seni ondan alıkoymasın; sonra helâk olursun.

Hayrat Neşriyat

'Öyle ise ona inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, sakın seni ondan(ona inanmaktan) alıkoymasın; yoksa helâk olursun!'

İbni Kesir

Ona inanmayan ve hevesine uyan kimse, seni bundan alıkoymasın, yoksa helak olursun.

Mehmet Okuyan

Ona inanmayıp arzusuna uyanlar sakın seni ondan (Son Saat’e inanmaktan) alıkoymasın; sonra mahvolursun!

Muhammed Esed

Bunun içindir ki, onun geleceğine inanmayıp sadece kendi arzularının, tutkularının peşine düşen kimse seni bu (gerçeğe inanmak)tan alıkoymasın; yoksa, kendine yazık etmiş olursun!

Mustafa İslamoğlu

Bu hakikate inanmayıp da bencilce arzularının tutsağı olan kimse seni yolundan alıkoymasın; aksi halde kendi değerini düşürmüş olursun.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Sakın ona (o saate) inanmayıp hevâsına tâbi olan kimse, seni ondan alıkoymasın. Sonra helâk olursun.»

Ömer Öngüt

“Ona inanmayan ve kendi nefis arzusuna uyan kimse seni ondan alıkoymasın. Yoksa helâk olursun. ”

Suat Yıldırım

Buna inanmayanlar, nefsinin arzu ve ihtiraslarının peşine düşenler, sakın seni ona inanmaktan vazgeçirmesin, sonra sen de helâk olursun!

Süleyman Ateş

"Ona inanmayıp keyfine uyan kimse, seni on(a inanmak)dan alıkoymasın, sonra helak olursun!"

Süleymaniye Vakfı

Ona inanmayan ve arzusuna uyan kişi sakın seni ondan (kıyamet saatine inanmaktan) engellemesin yoksa yıkılıp gidersin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Arzusuna uyarak ona inanmayan kişi sakın sana engel olmasın; yoksa yok olup gidersin.

Şaban Piriş

Ona inanmayıp, kendi arzularına uyan kimse sakın seni yolundan saptırmasın. Yoksa sen de helak olursun.

Tefhim-ul Kuran

«Öyleyse, ona inanmayıp kendi hevasına uyan, sakın seni ondan alıkoymasın; sonra yıkıma uğrarsın.»

Ümit Şimşek

'Buna inanmayıp da heveslerinin peşine takılanlar sakın seni alıkoymasın; yoksa helâk olursun.

Yaşar Nuri Öztürk

"O halde ona inanmayıp keyfi peşinde giden, seni ondan yüzgeri etmesin. Yoksa perişan olursun."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Qoy ona inanmayan və nəfsinin istəklərinə uyan bir kəs səni ondan yayındırmasın, yoxsa məhv olarsan!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ehtiyatlı ol ki, (qiyaməti) danıb nəfsinin istəklərinə uyan bir kəs səni ona inanmaqdan yayındırmasın, yoxsa məhv olarsan!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Der Ungläubige, der nicht daran glaubt und seinen Launen folgt, darf dich keineswegs davon ablenken, denn sonst wirst du zugrunde gehen.

Almanca — Der Edle Quran

So lasse denn nicht denjenigen dich von ihr abhalten, der nicht an sie glaubt und seiner Neigung folgt, sonst würdest du dich ins Verderben stürzen.

Almanca — Muhammad Zaidan

So soll dich von ihr nicht abwenden derjenige, der an sie keinen Iman verinnerlicht und seinen Neigungen folgt, sonst gehst du zugrunde.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

" Therefore do not let those who reject the idea of Resurrection and lust after vanity influence your conduct, your belief or your trust in Me lest you suffer spiritual death and moral ruin".

Abdul Haleem

Do not let anyone who does not believe in it and follows his own desires distract you from it, and so bring you to ruin.’

Abdullah Yusuf Ali

"Therefore let not such as believe not therein but follow their own lusts, divert thee therefrom, lest thou perish!"..

Abul A'la Maududi

Let him who does not believe in it and follows his lust not turn your thought away from it, lest you are ruined.

Aisha Bewley

Do not let those who have no iman in it and follow their whims and desires debar you from it or you will be destroyed.

Al-Hilali & Khan

"Therefore, let not the one who believes not therein (i.e. in the Day of Resurrection, Reckoning, Paradise and Hell.), but follows his own lusts,[1] divert you therefrom, lest you perish.

Ali Quli Qarai

So do not let yourself be distracted from it by those who do not believe in it and who follow their desires, lest you should perish. ’

Amatul Rahman Omar

`So do not allow the person who does not believe in it but pursues his (own) low desires, turn you away from (believing) it, lest you perish.

Arthur John Arberry

Let none bar thee from it, that believes not in it but follows after his own caprice, or thou wilt perish.

Bijan Moeinian

Therefore, do not let this (peaceful environment before the hurricane) turn your thoughts away from it and make you join the one who does not believe in it, has become a slave of his lust, and will perish.

E. Henry Palmer

'Let not then him who believes not therein and follows his lusts ever turn thee away therefrom, and thou be ruined.

Edip-Layth

"So do not be deterred from it by he who does not acknowledge it and followed his desire and perished."

George Sale

Let not him who believeth not therein, and who followeth his lust, prevent thee from believing in the same, lest thou perish.

Hamid S. Aziz

"Verily, the hour is coming, but I will to keep it hidden (but make it known), that every soul may be recompensed for its efforts.

Mahmoud Ghali

So definitely do not let him who does not believe in it and closely follows his (own) prejudices bar you from it (and) then you will topple down.

Marmaduke Pickthall

Therefor, let not him turn thee aside from (the thought of) it who believeth not therein but followeth his own desire, lest thou perish.

Mohamed Ahmed - Samira

So do not let those who do not believe in it and follow their vain desires, turn you away from it.

Muhammad Asad

Hence, let not anyone who does not believe in its coming and follows [but] his own desires divert thee from [belief in] it, lest thou perish!

Mustafa Khattab

So do not let those who disbelieve in it and follow their desires distract you from it, or you will be doomed.’"

Progressive Muslims

"So do not be deterred from it by he who does not believe in it and followed his desire and perished. "

Sahih International

So do not let one avert you from it who does not believe in it and follows his desire, for you [then] would perish.

Sam Gerrans

“And let not turn thee away from it him who believes not in it but follows his vain desire, or thou wilt perish.

Shabbir Ahmed

Let not those people join your mission who consider it an impossible dream. They accept only what resonates with their desires. Such people will do more harm than good to your Mission."

Syed Vickar Ahamed

"Therefore do not let those who do not believe in it and follow their own desires, take you away from it, or you will (also) perish!. ..

Taqi Usmani

So the one who does not believe in it and follows his desires must not make you neglectful of it, otherwise you will perish.

The Monotheist Group

"So do not be deterred from it by he who does not believe in it and followed his desire and perished."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Que celui qui nʹy croit pas et qui suit sa propre passion ne tʹen détourne pas. Sinon tu périras.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ey Mûsa!) Zinhar, bila ew kesê ku bawerî bi qiyametê neyîne û li pey hewesa xwe ketiye, te ji wê (bawerî û haziriya ji bo roja qiyametê) venegerîne! Vêca (eger tu ji qiyametê xafil bibî) tu (dê) biçî helakê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Laat wie er niet aan gelooft en zijn geneigdheid volgt jou er niet van afhouden, zodat jij ten onder gaat.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Laat hij, die niet daarin gelooft en die zijne lusten volgt, u niet er van afhouden, daaraan te gelooven, opdat gij niet verdoemd wordet.

Hollandaca — Siregar

Laat je daarom er niet van affhouden door degene die er niet in gelooft en zijn begeerte volgt, zodat jij niet ten onder gaat.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Пусть не отвратит тебя (о, Муса) от него [от веры в День Суда и деяний в соответствии с этой верой] тот, кто не верует в него и кто последовал за своей прихотью, чтобы тебе не погибнуть.

Rusça — Osmanov

Пусть не заставляет тебя [, Муса,] забыть о Судном часе тот, кто не верует в его [наступление] и предается своим страстям, а не то ты погибнешь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Låt därför ingen som förnekar den och som (bara) följer sitt eget sinne, rubba dig i din tro på den - annars störtar du dig i fördärvet.