O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.

وَاذْكُرُوا اِذْ اَنْتُمْ قَلِيلٌ مُسْتَضْعَفُونَ فِي الْاَرْضِ تَخَافُونَ اَنْ يَتَخَطَّفَكُمُ النَّاسُ فَاٰوٰيكُمْ وَاَيَّدَكُمْ بِنَصْرِهِ وَرَزَقَكُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

ve ƶkurū iƶ entum ḳalīlun musteD'ǎfūne fī l-erDi teḣāfūne en yeteḣaTTafekumu n-nāsu fe āvākum ve eyyedekum bi neSrihi ve razeḳakum mine T-Tayyibāti leǎllekum teşkurūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاذْكُرُواve ƶkurūذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekdüşünün ki
2اِذْbir zaman
3اَنْتُمْentumsiz
4قَلِيلٌḳalīlunق ل لAz sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek.az idiniz
5مُسْتَضْعَفُونَmusteD'ǎfūneض ع فZayıf/güçsüz/hasta olmak. Bir kişiyi zayıf düşünmek, saymak, davranmak veya görmek. Aşmak, iki kat, çok katlı, ikiye katlamak, üçe katlamak, çoklu kelimeler. Benzer, eşit miktar veya bir o kadar daha.hırpalanıyordunuz
6فِي
7الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
8تَخَافُونَteḣāfūneخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakkorkuyordunuz
9اَنْen
10يَتَخَطَّفَكُمُyeteḣaTTafekumuخ ط فBir şeyi zorlayarak almak/kapmak/götürmek, bir şeyi hızlıca almak (kapmak), aniden almak, hızlıca gitmek (tempoyu veya gidiş hızını artırmak), bir şeyi kısaltmak (bir söylevi veya anlatıyı), neredeyse kaçırmak bir şeyi (ve neredeyse vurmak bir şeyi), karın boşluğunda zayıf veya cılız olmaksizi kapıp götürmesinden
11النَّاسُn-nāsuن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanların
12فَاٰوٰيكُمْfe āvākumا و يSığınmak, barınmak veya dinlenmek için bir yere gitmek, başvurmak, konaklamak, misafir etmek, konukseverlik göstermek için hamza eklenerek ve mükemmel şekilde ikiye katlanan bir fiil.(Allah) sizi barındırdı
13وَاَيَّدَكُمْve eyyedekumا ي دEl, kol, güç, kuvvet, kudret, yardım, destek, arka çıkma, malik olmave sizi destekledi
14بِنَصْرِهِbi neSrihiن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakyardımıyle
15وَرَزَقَكُمْve razeḳakumر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.ve sizi besledi
16مِنَmine
17الطَّيِّبَاتِT-Tayyibātiط ي بİyi, hoş, uygun, yasal olmak. tibna - kadınların kendi özgür iradeleriyle ve size karşı iyi olmaları. tuuba - neşe, mutluluk, imrenilecek bir mutluluk hali. tayyib - iyi/temiz/sağlıklı/nazik/mükemmel/adil/yasal.güzel şeylerle
18لَعَلَّكُمْleǎllekumbelki
19تَشْكُرُونَteşkurūneش ك رTeşekkür etmek, minnettar olmak, birinin iyiliğini fark etmek veya kabul etmek, övmek. Şükür - teşekkür etme, minnettarlık. Şakir - teşekkür eden veya minnettar olan, takdir edilen ve ödülde cömert olan.şükredersiniz

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hatırlayın o zamanı ki azlıktınız, yeryüzünde hor, âciz tanınanlardandınız, insanların size saldırıp yok etmesinden korkuyordunuz. Derken sizi, şükredesiniz diye yer yurt sahibi etti, yardımıyla kuvvetlendirdi ve tertemiz şeylerle rızıklandırdı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hatırlayın o zamanı ki azlıktınız, yeryüzünde hor, âciz tanınanlardandınız, insanların size saldırıp yok etmesinden korkuyordunuz. Derken sizi, şükredesiniz diye yer yurt sahibi etti, yardımıyla kuvvetlendirdi ve tertemiz şeylerle rızıklandırdı.

Adem Uğur

Hatırlayın ki, bir zaman siz yeryüzünde âciz tanınan az (bir toplum) idiniz; insanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz da şükredesiniz diye Allah size yer yurt verdi; yardımıyla sizi destekledi ve size temizinden rızıklar verdi.

Ahmed Hulusi

Hatırlayın o günleri ki, azınlık ve güçsüz olmanız nedeniyle insanların zarar vermesinden korkuyordunuz. . . Sizi barındırdı, yardımı ile sizi destekledi ve şükredesiniz (değerlendirerek müteşekkir olasınız) diye sizi temiz nimetlerle rızıklandırdı.

Ahmet Tekin

Düşünün ve hatırlayın. Hani bir vakitler yeryüzünde temel hak ve hürriyetleri kısıtlanmış, baskıcı, zâlim idareler altında ezilen, hor görülen bir azınlıktınız, güçsüzdünüz. İnsanların sizi kaldırıp götürmesinden korkuyordunuz. Öyle iken, o sizi bağrına bastı, size yaşama imkanı sağladı. Sizi yardımıyla destekleyip güçlendirdi. Size temizinden, helâlinden, sağlıklısından rızıklar ganimetler verdi. Umulur ki şükrünüze vesile olur.

Ahmet Varol

Düşünün ki bir zamanlar siz azdınız. Yeryüzünde zayıf düşürülmüş durumdaydınız, insanların sizi yakalayıp götürmelerinden korkuyordunuz. Belki şükredersiniz diye Allah sizi barındırdı [5] yardımıyla sizi destekledi ve temiz şeylerle sizi rızıklandırdı.

Ali Bulaç

Hatırlayın; hani sizler sayıca azdınız ve yeryüzünde zayıf bırakılmıştınız, insanların sizi kapıp yakalamasından korkuyordunuz. İşte O, sizi (yerleşik kılıp) barındırandı, sizi yardımıyla destekledi ve size temiz şeylerden rızıklar verdi. Ki şükredesiniz.

Ali Fikri Yavuz

O zamanı da hatırlayın ki, siz (ey Muhacirler), bir vakit Mekke’de zayıf ve hakir görülen bir azınlıktınız. Kâfirlerin sizi çarpıp yakalamasından korkuyordunuz. Öyle iken, Allah sizi Medîne’de barındırdı, ev-bark sahibi yaptı ve yardımıyla kuvvetlendirdi. Size en pâk ve temiz şeylerden (ganimetlerden) rızık verdi, gerek ki şükredesiniz.

Ali Rıza Safa

Yeryüzünde azınlıkta ve güçsüz olduğunuz, insanların sizi yakalayıp götürmesinden korktuğunuz günleri hatırlayın. O zaman sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve temiz yiyecekler verdi; belki şükredersiniz diye.

Bayraktar Bayraklı

Yeryüzünde az olduğunuz ve zayıf sayıldığınız için insanların sizi kapıp götürmesinden korktuğunuz zamanları hatırlayınız. Bunun için Allah size yer ve yurt verip barındırdı, yardımıyla destekledi ve şükredesiniz diye size iyi ve hoş rızıklar da verdi.

Bekir Sadak

Yeryuzunde az sayida oldugunuz ve zayif sayildiginiz icin insanlarin sizi esir olarak alip goturmesinden korktugunuz zamanlari, hatirlayin. Allah, sukredesiniz diye sizi barindirmis, yardimiyla desteklemis, temiz seylerle riziklandirmistir.

Celal Yıldırım

Hatırlayın ki, bir zamanlar siz yeryüzünde hem az, hem zayıf ve âcizdiniz; insanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz; bu durumda iken Allah size yer-yurt verip barındırdı, sizi yardımıyla destekleyip kuvvetlendirdi ve sizi temiz ve helâl şeylerle rızıklandırdı ki şükredesiniz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bulunduğunuz yerde önemsenmeyecek kadar az olduğunuz, insanların sizi kapıp götürmelerinden korkar halde bulunduğunuz zamanı hatırlayın. O durumda Allah size sığınacak yer verdi, yardımıyla sizi destekledi, size güzel rızıklar ihsan etti; umulur ki şükredersiniz

Diyanet İşleri

O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.

Diyanet İşleri (eski)

Yeryüzünde az sayıda olduğunuz ve zayıf sayıldığınız için insanların sizi esir olarak alıp götürmesinden korktuğunuz zamanları, hatırlayın. Allah, şükredesiniz diye sizi barındırmış, yardımıyla desteklemiş, temiz şeylerle rızıklandırmıştır.

Diyanet Vakfi

Hatırlayın ki, bir zaman siz yeryüzünde âciz tanınan az (bir toplum) idiniz; insanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz da şükredesiniz diye Allah size yer yurt verdi; yardımıyla sizi destekledi ve size temizinden rızıklar verdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Düşünün ve hatırlayın o zamanları ki, hani bir vakitler siz yeryüzünde güçsüzdünüz, hor görülen bir azınlıktınız. İnsanların sizi hırpalamasından korkuyordunuz, öyle iken O, sizi barındırdı ve sizi yardımıyla destekleyip güçlendirdi ve şükretmeniz için temizlerinden rızık verdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve düşünün ki, siz bir vakit yeryüzünde hırpalanıp duran bir azlıktınız, insanların sizi çarpıvereceğinden korkardınız. Öyle iken O sizi barındırdı, O sizi yardımıyla destekledi, O size temiz rızıklar verdi ki şükredesiniz!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve düşünün ki siz bir vakıt yer yüzünde hırpalanıp duran bir azlıktınız, nasın sizi çarpıvereceğinden korkardınız, öyle iken o sizi barındırdı, o sizi nusratiyle te'yid buyurdu o size temizlerinden rızıklar verdi ki, şükredesiniz

Erhan Aktaş

Ve hatırlayın; bir zamanlar yeryüzünde sayıca azdınız ve mus'tezaf kimselerdiniz. İnsanların sizi alıp götürmesinden korkuyordunuz. O, sizi barındırdı ve yardımıyla kuvvetlendirdi. Temiz şeylerden size rızık verdi. O halde şükretmelisiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve hatırlayın; bir zamanlar yeryüzünde sayıca azdınız ve mus'tezaf kimselerdiniz. İnsanların sizi alıp götürmesinden korkuyordunuz. O, sizi barındırdı ve yardımıyla kuvvetlendirdi. Temiz şeylerden size rızık verdi. O halde şükretmelisiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve hatırlayın; bir zamanlar yeryüzünde sayıca azdınız ve güçsüz kimselerdiniz. İnsanların sizi alıp götürmesinden korkuyordunuz. O, sizi barındırdı ve yardımıyla kuvvetlendirdi. Temiz şeylerden size rızık verdi. O halde şükretmelisiniz.

Fizilal-il Kuran

Hatırlayınız ki, bir zamanlar siz yeryüzünde ezilen, sayıca az bir gruptunuz, insanlar sizi kapıp götürecekler diye korkuyordunuz. Fakat şükredesiniz diye Allah size sığınak sağladı, helâl besinler sundu, sizi yardımı ile destekledi.

Gültekin Onan

Hatırlayın, hani sizler sayıca azdınız ve yeryüzünde zayıf bırakılmıştınız, insanların sizi kapıp yakalamasından korkuyordunuz. İşte O, sizi (yerleşik kılıp) barındırandı, sizi yardımıyla destekledi ve size temiz şeylerden rızklar verdi ki şükredesiniz.

Hamdi Döndüren

Ülkede az sayıda ve zayıf olduğunuz, (bu yüzden) insanların sizi kapıp götürmesinden korktuğunuz günleri hatırlayın! Allah, şükretmeniz için, sizi barındırmış, yardımıyla sizi desteklemiş ve size güzel rızıklar vermiştir.

Hasan Basri Çantay

O zamanı da hatırlayın ki siz yer yüzünde azlıkdınız, aciz tanıtanlardınız. Halkın sizi tutup kapmasından korkuyordunuz. (İşte bu halde iken Allah) sizi, ev bark saahibi yapdı, yardımıyle kuvvetlendirdi, size en temiz ve güzel şeylerden rızık verdi. Taki şükredesiniz.

Hasib Asutay

(Ey müminler!) Hatırlayın ki, bir zaman siz yeryüzünde aciz bırakılmış az (bir toplum) idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Öyleyken (Allah) sizi barındırdı, sizi yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki, şükredesiniz.

Hayrat Neşriyat

Hatırlayın ki, (bir zamanlar) siz az idiniz, yeryüzünde (Mekke’de) güçsüz bırakılmış (horlanmış) kimselerdiniz, insanların (her an) sizi yakalayıvermesinden korkuyordunuz; fakat (Allah) sizi (Medîne’de) barındırdı, sizi yardımıyla kuvvetlendirdi ve size temiz şeylerden rızık verdi ki şükredesiniz.

İbni Kesir

Hatırlayın ki; bir zamanlar yeryüzünde azlıktınız, zayıf sayılırdınız. İnsanların sizi tutup kapmasından korkuyordunuz. Size ev bark verdi, yardımıyla destekledi ve temiz şeylerden rızıklandırdı. Umulur ki şükredersiniz.

Mehmet Okuyan

Hatırlayın ki hani siz yeryüzünde zayıf düşürülmüş az (bir toplum)dunuz; insanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz da şükredesiniz diye (Allah) sizi barındırmıştı; yardımıyla sizi desteklemişti ve sizi temiz şeylerden rızıklandırmıştı.

Muhammed Esed

Ve yeryüzünde azınlıkta ve çaresiz olduğunuz; insanların sizi kapıp götürmesinden korktuğunuz günleri hatırlayın ki, derken O sizi himaye etti, yardımıyla güç verip destekledi ve geçiminiz için temiz ve hoş rızıklardan bahşetti size, ki sonunda şükredesiniz.

Mustafa İslamoğlu

Ve hatırlayın ki bir zamanlar siz yeryüzünde ezilen bir azınlıktınız; insanların sizi etnik temizliğe tabi tutmasından endişe ederdiniz! Böyleyken O size sığınak oldu, sizi yardımıyla güçlendirdi ve size güzel ve temiz rızıklar bahşetti: Belki şükredersiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve yâd ediniz ki, bir zaman siz yeryüzünde azlık idiniz, zayıf sayılan kimseler idiniz. Nâsın sizi çarpıp kapmasından korkardınız. Sonra (Allah Teâlâ) sizi yerleştirdi ve sizi nusretiyle teyid etti ve sizi temiz şeylerden merzûk buyurdu, tâ ki şükredesiniz.

Ömer Öngüt

Hatırlayın ki, bir zamanlar sayınız az idi, yeryüzünde âciz tanınıyordunuz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Allah sizi barındırdı, yardımı ile destekledi ve temiz şeylerden rızıklandırdı. Tâ ki şükredesiniz.

Suat Yıldırım

Düşünün ki bir zaman siz dünyada az ve zayıf idiniz. Öyle ki insanların sizi tutup kapacağından endişe ediyordunuz. Bu halde iken Allah size yer yurt nasib etti, sizi yardımıyla destekledi, sizi temiz ve helâl şeylerle rızıklandırdı, ta ki şükredesiniz.

Süleyman Ateş

Düşünün ki bir zaman siz az idiniz, yeryüzünde hırpalanıyordunuz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Allah, sizi barındırdı, sizi yardımıyle destekledi, sizi güzel şeylerle besledi ki, şükredesiniz.

Süleymaniye Vakfı

Hatırlayın! Hani bir zamanlar yaşadığınız yerde siz, ezilen bir azınlıktınız; insanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz. Allah, size yer yurt verdi, yardımı ile sizi destekledi ve temiz rızıklarla rızıklandırdı ki görevlerinizi yerine getiresiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hatırlayın bir zamanlar siz, bulunduğunuz yerde ezilen bir azınlıktınız; insanların sizi kapıp kaçırmasından korkuyordunuz. Allah, size yer yurt verdi, yardımı ile sizi destekledi, temiz rızıklarla rızıklandırdı. Belki görevlerinizi yerine getirirsiniz.

Şaban Piriş

Hatırlayın, bir zamanlar yeryüzünde az idiniz, güçsüzdünüz, insanların sizi esir alıp götürmesinden korkuyordunuz. Allah sizleri barındırdı, yardımıyla güçlendirdi, şükredesiniz diye sizi temiz ürünlerle rızıklandırdı.

Tefhim-ul Kuran

Hatırlayın; hani sizler sayıca azdınız ve yeryüzünde zayıf bırakılmışlardınız, insanların sizi kapıp yakalayıvermelerinden korkuyordunuz. İşte O, sizi (yerleşik kılıp) barındırandı, sizi yardımıyla destekledi ve size temiz şeylerden rızıklar verdi. Umulur ki şükredersiniz.

Ümit Şimşek

Sonra şunu da hatırlayın: Hani siz yeryüzünde ezilip horlanan bir azınlık idiniz ve insanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz da Allah sizi barındırdı, yardımıyla güçlendirdi ve şükredersiniz diye sizi hoş ve temiz nimetlerle rızıklandırdı.

Yaşar Nuri Öztürk

Düşünün ki, siz bir zamanlar yeryüzünde ezilip horlanan bir azınlıktınız. İnsanların sizi çarpıvereceğinden korkuyordunuz. Bu haldeyken Allah sizi barındırdı, yardımıyla sizi destekledi ve şükredersiniz ümidiyle sizi tertemiz nimetlerle rızıklandırdı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yadınıza salın ki, bir zaman siz az idiniz, yer üzündə zəif sayılırdınız; kafir adamların sizi ələ keçirəcəyindən qorxurdunuz. Allah sizə sığınacaq verdi, Öz köməyi ilə sizi qüvvətləndirdi və sizə pak ruzilərdən verdi ki, bəlkə şükür edəsiniz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ey mühacirlər!) Xatırlayın ki, bir zaman siz yer üzündə (Məkkədə) az idiniz; zəif (aciz) sayılırdınız, (buna görə də) adamların (kafirlərin) sizi ələ keçirməsindən qorxurdunuz. (Belə bir vaxtda Allah) sizə (Mədinədə) sığınacaq verdi, (Bədrdə) sizə köməklik göstərib müdafiə etdi və təmiz (halal qənimətlərdən) ruzi verdi ki, bəlkə, şükür edəsiniz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gedenkt, wie ihr (in Mekka) nur wenige zähltet, auf Erden unterdrückt wart und davor bangtet, verschleppt zu werden. Dann gewährte Er euch (in Yathrib) Zuflucht, stärkte euch durch Seinen Sieg und schenkte euch Güter; so müßt ihr doch dankbar sein.

Almanca — Der Edle Quran

Und gedenkt, als ihr wenige wart und auf der Erde unterdrückt wurdet und fürchtetet, daß euch die Menschen wegschnappen würden! Da hat Er euch Zuflucht gewährt, euch mit Seiner Hilfe gestärkt und euch mit (einigen von) den guten Dingen versorgt, auf daß ihr dankbar sein möget.

Almanca — M. A. Rassoul

Und denkt daran, wie wenige ihr waret, im Land als schwach galtet, in Furcht schwebtet, die Leute könnten euch hinwegraffen: Er aber beschirmte euch und stärkte euch durch Seine Hilfe und versorgte euch mit guten Dingen, auf daß ihr dankbar sein möget.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und bedenkt, als ihr Wenige wart, im Lande unterdrückt und Angst hattet, daß die (feindlichen)Menschen euch Gewalt antun könnten, dann gewährte ER euch Unterkunft, unterstützte euch mit 1 Seinem Sieg und gewährte euch Rizq von den Tay-yibat , damit ihr euch dankbar erweist.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Remember, you were some few viewed with contempt, living in fear of persecution, abduction and exile, and Allah put you under His tutelage, gave you shelter and made you strong in influence and authority and gave you security of position and reinforced you by His additional support and made victory sit on your helm. He provided you with victuals of the various good and wholesome kinds hoping you would impel yourselves to gratitude and gratefulness.

Abdul Haleem

Remember when you were few, victimized in the land, afraid that people might catch you, but God sheltered you and strengthened you with His help, and provided you with good things so that you might be grateful.

Abdullah Yusuf Ali

Call to mind when ye were a small (band), despised through the land, and afraid that men might despoil and kidnap you; But He provided a safe asylum for you, strengthened you with His aid, and gave you Good things for sustenance: that ye might be grateful.

Abul A'la Maududi

And recall when you were few in numbers and deemed weak in the land, fearful lest people do away with you. Then He provided you refuge, strengthened you with His help, and provided you sustenance with good things that you may be grateful.

Aisha Bewley

When you were few and oppressed in the land, afraid that the people would snatch you away, He gave you refuge and supported you with His help and provided you with good things so that hopefully you would be thankful.

Al-Hilali & Khan

And remember when you were few and were reckoned weak in the land, and were afraid that men might kidnap you, but He provided a safe place for you, strengthened you with His Help, and provided you with good things so that you might be grateful.

Ali Quli Qarai

Remember when you were few, abased in the land, and feared lest the people should despoil you, and He gave you refuge, and strengthened you with His help, and provided you with all the good things so that you may give thanks.

Amatul Rahman Omar

And (recall the time) when you were only a few and were looked upon as weak in the land, you were afraid lest the people should take you by storm, but He provided you refuge (in Madînah) and strengthened you with His help and provided you with good and pure things so that you might give thanks.

Arthur John Arberry

And remember when you were few and abased in the land, and were fearful that the people would snatch you away; but He gave you refuge, and confirmed you with His help, and provided you with the good things, that haply you might be thankful.

Bijan Moeinian

Remember when you were used to be a few powerless people [in Mecca], fearing that your enemies will destroy you anytime. Then God provided a sanctuary for you (when the people of Medina out of blue invited the prophet and the Muslims to migrate there), gave you victory over your enemies and showered you with pure provisions so that you turn to Him gratefully.

E. Henry Palmer

Remember when ye were few in number and weak in the land, fearing lest people should snatch you away; then He sheltered you and aided you with victory, and provided you with good things; haply ye may give thanks.

Edip-Layth

Recall when you were but a few who were overpowered in the land, you were fearful that men might capture you. But He sheltered you, and He supported you with His victory, and He provided you with good provisions, so that you may be thankful.

George Sale

And remember when you were a few and deemed weak in the land, and were in fear lest people should snatch you away, but He sheltered you and strengthened you with His help, and provided you with good things that you might be thankful.

Hamid S. Aziz

Remember when you were few in number and weak in the land, fearing lest people should despoil and snatch you away; then He sheltered you and strengthened you with His aid, and provided you with good things, that per chance (or possibly) you may give thanks.

Mahmoud Ghali

And remember as you were few (and) deemed weak in the earth, fearing that mankind would snatch you away, so He gave you an abode, and aided you with His victory, and provided you with the good things, that possibly you would thank (Him).

Marmaduke Pickthall

And remember, when ye were few and reckoned feeble in the land, and were in fear lest men should extirpate you, how He gave you refuge, and strengthened you with His help, and made provision of good things for you, that haply ye might be thankful.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember, when you were few and powerless in the land, afraid of despoliation at the hands of men. But then God sheltered and helped you to strength, and provided for you good things that you may perhaps be grateful.

Muhammad Asad

And remember the time when you were few [and] helpless on earth, fearful lest people do away with you - whereupon He sheltered you, and strengthened you with His succour, and provided for you sustenance out of the good things of life, so that you might have cause to be grateful.

Mustafa Khattab

Remember when you had been vastly outnumbered and oppressed in the land,[1] constantly in fear of attacks by your enemy, then He sheltered you, strengthened you with His help, and provided you with good things so perhaps you would be thankful.

Progressive Muslims

And recall when you were but a few who were weak in the land, you were fearful that men might capture you. But He sheltered you, and He supported you with His victory, and He provided you with good provisions, so that you may be thankful.

Sahih International

And remember when you were few and oppressed in the land, fearing that people might abduct you, but He sheltered you, supported you with His victory, and provided you with good things - that you might be grateful.

Sam Gerrans

And remember when you were few and oppressed in the land, fearing that the people would snatch you away, but He gave you refuge, and strengthened you with His help, and provided you with good things, that you might be grateful.

Shabbir Ahmed

Recall when you were few and oppressed in the land (Makkah) and fearful lest people do away with you. He gave you shelter (in Madinah), strengthened you with His help and gave you decent provision. Be grateful in word and action.

Syed Vickar Ahamed

And remember when you were few (a small group), not well liked through out the land, and afraid that men might rob and take you away (by force); But He provided a place of safety for you, strengthened you with His help, and gave you good things for living; That you may be thankful.

Taqi Usmani

Recall when you were few in number, oppressed on the earth, fearing that the people would snatch you away. Then, He gave you shelter and fortified you with His support and provided you with good things, so that you may be grateful.

The Monotheist Group

And remember when you were but a few who were weak in the land, you were fearful that the people might capture you. But He sheltered you, and He supported you with His victory, and He provided you with good provisions, so that you may be thankful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et rappelez-vous quand vous étiez peu nombreux, opprimés sur terre, craignant de vous faire enlever par des gens. Il vous donna asile, vous renforça de Son secours et vous attribua de bonnes choses afin que vous soyez reconnaissants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Gelî muminan!) Bînin bîra xwe; dema ku hûn li erdê (li Mekkê) bindest û kêm bûn, hûn ditirsiyan ku xelk (muşrikê Mekkê) bi lez we bigirin û birevînin. Vêca (Xwedê) hûn (li Medînê) hewandin û bi arîkariya xwe (roja Bedrê) piştgiriya we kir û risqê pak û paqij da we da qene hûn şêkiriyê bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En herinnert jullie toen jullie weinig waren en onderdrukt werden op de aarde, terwijl jullie bang waren dat de mensen jullie zouden wegrukken. Maar Hij gaf jullie toen een onderkomen en heeft jullie gesterkt met Zijn hulp en voorzag met goede dingen in jullie onderhoud; misschien zullen jullie dank betuigen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En gedenkt, dat, toen gij zwak en in kleinen getale in het land waart, gij vreesdet door uwe vijanden verdelgd te worden; maar God gaf u een toevluchtsoord, en hij ondersteunde u met zijne hulp, en beschonk u met goede dingen, opdat gij dankbaar zoudt zijn.

Hollandaca — Siregar

En gedenkt toen jullie met weinigen waren en jullie onderdukt werden in het land. Jullie vreesden dat de mensen jullie zouden ontvoeren. Toen gaf Hij jullie een toevluchtsoord (de stad Medinah) en versterkte Hij jullie met Zijn hulp. En Hij voorzag jullie van de goede dingen. Hopelijk zullen jullie dankbaar zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И помните (о, верующие) (о благодеяниях Аллаха вам), как вас было мало (когда вы были еще только в Мекке), (и вы) были ослаблены на земле, боясь, что захватят [могут схватить] вас (неверующие) люди. А Он [Аллах] же дал вам убежище [город Медину] и подкрепил Своей помощью (победой при Бадре) и наделил вас благами [едой, питьем, одеждой и верховыми животными] (в числе которых и трофеи взятые при Бадре), чтобы вы были благодарны (Аллаху) (за все это)!

Rusça — Osmanov

Вспомните [, о мухаджиры, о том времени,] когда вы были малочисленны и унижены на земле и опасались, что враги схватят [и убьют] вас. Аллах же дал вам пристанище и поддержал вас Своей помощью, даровал вам удел из благ [Своих], - быть может, вы возблагодарите Его.