Sadece içinizden zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının ve bilin ki Allah, azabı çetin olandır.

وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُصِيبَنَّ الَّذِينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَاصَّةً وَاعْلَمُوا اَنَّ اللّٰهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ

ve tteḳū fitneten lā tuSībenne (e)lleƶīne Zelemū minkum ḣāSSaten ve ǎ'lemū enne (a)llahe şedīdu l-ǐḳābi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاتَّقُواve tteḳūو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişisakının
2فِتْنَةًfitnetenف ت نDenemek veya kanıtlamak, zulmetmek, yakmak, denemek, sıkıntıya ve zorluğa sokmak, katletmek, hataya sürüklemek, herhangi bir yolla imandan saptırmak, yanıltmak, görüş ayrılığı veya anlaşmazlık yaratmak, kötülük, karışıklığa sokmak, cezalandırmak, cevap veya mazeret sunmak, ayartmak, ayartmaya yönlendirmek, girişimde bulunmak, baştan çıkarmak. Fitne - zulüm, deneme, sınama, yakma, deneme, cevap, mazeret, savaş, bir kişinin iyi veya kötü açıdan durumunun ortaya çıktığı araçlar, zorluk, ceza, cevap, ayartma, ateşle yakma.fitneden
3لَا
4تُصِيبَنَّtuSībenneص و بdökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun - felaket.erişmekle kalmaz
5الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselere
6ظَلَمُواZelemūظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakhaksızlık edenlere
7مِنْكُمْminkumaranızdan
8خَاصَّةًḣāSSatenخ ص صBir kişiyi ayırt etmek/özelleştirmek, bir kişiye özel olarak ait kılmak/tahsis etmek, başkalarına tercih ederek birini kayırmak (yani birini özel olarak seçmek), bir kişiyi kendine özel olarak seçmek/almak, yalnız olmak (bir işte paylaşacak veya katılacak kimsenin olmaması).yalnızca
9وَاعْلَمُواve ǎ'lemūع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilin ki
10اَنَّennemuhakkak
11اللّٰهَ(a)llaheAllah'ın
12شَدِيدُşedīduش د دsıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad & ashidda'u) - büyük, sağlam, katı, şiddetli, güçlü, zorlu, sert, kudretli, korkunç, ciddi, üzücü, cimri, pintilik. (fa'iil ve fiaal formlarındaki sıfatlar hem eril hem dişil için aynı şekilde kullanılır): ashuddun: tam güç yaşı, olgunluk. ishtadda (fiil 8) - şiddetle davranmak, sertleşmek.çetindir
13الْعِقَابِl-ǐḳābiع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.azabı

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve sakının o fitneden ki yalnız zulmedenlerinize gelip çatmaz ve bilin ki şüphesiz Allah'ın cezâsı pek çetindir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve sakının o fitneden ki yalnız zulmedenlerinize gelip çatmaz ve bilin ki şüphesiz Allahʼın cezâsı pek çetindir.

Adem Uğur

Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (umuma sirayet ve hepsini perişan eder). Biliniz ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.

Ahmed Hulusi

Sizden yalnızca zulmedenlere isabet etmekle kalmayan (o toplumda bulunan iyileri de içine alan) bir beladan korunun. . . İyi bilin ki Allah Şediyd ül 'Ikab'dır (yapılanın sonucunu şiddetle yaşatandır).

Ahmet Tekin

İçinizden sadece, zulmedenlerin, haksızlık edenlerin, günahkârların, âsilerin başına gelmekle kalmayacak olan sıkıntı ve belâlardan Allah’a sığınıp emirlerine yapışarak günahlardan arınıp toplumsal sorumluluğunuzun gereğini yerine getirerek azaptan korunun. Biliniz ki Allah, korunma tedbirleri almayarak, emirlerine aykırı davranma suçunuza denk, size âdil ceza verme gücüne sahiptir.

Ahmet Varol

Aranızdan yalnızca zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan fitneden sakının ve bilin ki Allah, cezası çok çetin olandır.

Ali Bulaç

Ve sizlerden yalnızca zulmedenlere isabet etmekle kalmayan bir fitneden korkup sakının. Bilin ki, gerçekten Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.

Ali Fikri Yavuz

Bir de öyle bir musibetten korkun ki; o, yalnız içinizde zulmedenlere isabet etmez (bu belâ başkalarına da geçer, umumî olur). Bilin ki, Allah’ın azabı çok şiddetlidir.

Ali Rıza Safa

Ve aranızdan yalnızca haksızlık yapanlara ulaşmakla kalmayacak bir kargaşaya karşı, sorumluluk bilincine erişin. Çünkü iyi bilin ki, Allah'ın cezası çok yamandır.

Bayraktar Bayraklı

Bir de öyle bir fitneden sakınınız ki, o fitne, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz, umuma yayılır ve hepsini perişan eder. Biliniz ki Allah, azabında çok zorludur.

Bekir Sadak

Aranizdan yalniz zalimlere erismekle kalmiyacak fitneden sakinin, Allah'in azabinin siddetli oldugunu bilin.

Celal Yıldırım

Öyle bir fitneden korkup sakının ki, o yalnız sizden zâlimlere dokunmaz. Bilin ki, gerçekten Allah'ın ceza olarak vereceği azâb çok şiddetlidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sadece içinizden zulmedenlere dokunmakla kalmayacak olan fitneden sakının ve bilin ki Allah’ın cezası şiddetlidir.

Diyanet İşleri

Sadece içinizden zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının ve bilin ki Allah, azabı çetin olandır.

Diyanet İşleri (eski)

Aranızdan yalnız zalimlere erişmekle kalmayacak fitneden sakının, Allah'ın azabının şiddetli olduğunu bilin.

Diyanet Vakfi

Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (umuma sirayet ve hepsini perişan eder). Biliniz ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve öyle bir fitneden sakının ki, içinizden yalnızca zulüm yapanlara dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki, Allah'ın cezası şiddetlidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve öyle bir fitneden sakının ki, içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve öyle bir fitneden sakının ki hiç te içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz, ve bilin ki Allahın ıkabı şiddetlidir

Erhan Aktaş

Yalnızca aranızdaki haksızlık edenlerin başlarına gelmekle sınırlı kalmayacak fitneye karşı takva sahibi olun. Unutmayın ki Allah'ın azabı çok çetindir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yalnızca aranızdaki haksızlık edenlerin başlarına gelmekle sınırlı kalmayacak fitneye karşı takva sahibi olun. Unutmayın ki Allah'ın azabı çok çetindir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yalnızca aranızdaki haksızlık edenlerin başlarına gelmekle sınırlı kalmayacak fitneye karşı takva sahibi olun. Unutmayın ki Allah'ın azabı çok çetindir.

Fizilal-il Kuran

Sadece aranızdaki zalimlerin başlarına gelmekle yetinmeyecek olan belâdan sakınınız. Biliniz ki, Allah'ın' azabı ağırdır.

Gültekin Onan

Ve sizlerden yalnızca zulmedenlere isabet etmekle kalmayan bir fitneden korkup sakının. Bilin ki, gerçekten Tanrı (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.

Hamdi Döndüren

Bir de, öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere bulaşmakla kalmaz. Bilin ki Allah, azabı çok şiddetli olandır.

Hasan Basri Çantay

Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden yalınız zulmedenlere çatmaz (ammeye de sirayet ve hepsini perişan eder). Hem bilin ki Allah, şübhesiz azabı çetin olandır.

Hasib Asutay

İçinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının ve bilin ki Allah azabı çetin olandır.

Hayrat Neşriyat

Hem öyle bir fitneden sakının ki, (geldiği zaman) içinizden sâdece zulmedenlere dokunmaz (umûmî olur)! Ve bilin ki şübhesiz Allah, azâbı pek şiddetli olandır.

İbni Kesir

Bir de fitneden sakının ki; içinizden yalnız zulmedenlere erişmekle kalmaz. Hem bilin ki; muhakkak Allah azabı şiddetli olandır.

Mehmet Okuyan

Öyle bir fitneye (sıkıntı ve zor imtihana) karşı takvâlı (duyarlı) olun ki o, içinizden sadece haksızlık edenlere ulaşmakla (kalmaz). Bilin ki şüphesiz Allah’ın azabı şiddetlidir.

Muhammed Esed

Ve kötülük yönündeki öyle bir ayrıntıya karşı uyanık ve duyarlı olun ki o, ötekileri dışta tutarak yalnızca hakkı inkara kalkışanlara musallat olmaz; ve bilin ki Allah azapta çok çetindir

Mustafa İslamoğlu

Ve öylesine çetin bir yürek sınavına karşı tetikte ve tedbirli olun ki, o içinizden yalnızca bilinci altüst olmuş kimselere musallat olmakla kalmayacaktır. Ve iyi bilin ki Allah'ın azabı pek şiddetlidir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve bir fitneden sakınınız ki, sizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz ve biliniz ki, muhakkak Allah Teâlâ'nın ikabı pek şiddetlidir.

Ömer Öngüt

Öyle bir fitneden sakının ki, aranızdan sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz, (hepinize sirayet eder). Bilin ki Allah'ın azabı şiddetlidir.

Suat Yıldırım

Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz, hepinize şamil olur. Biliniz ki Allah’ın cezalandırması şiddetlidir.

Süleyman Ateş

(Öyle) Bir fitneden sakının ki, aranızdan yalnız haksızlık edenlere erişmekle kalmaz (hepinize erişir). Bilinki Allah'ın azabı çetindir.

Süleymaniye Vakfı

İçinizden sadece yanlış yapanlara dokunmakla kalmayacak (size de dokunacak) bir imtihan konusunda yanlış yapmaktan sakının. Bilin ki Allah'ın cezalandırması çetindir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Öyle bir çatışma ortamından (fitneden) çekinin ki sadece içinizdeki yanlış yapanlara dokunmakla kalmaz. Bilin ki Allah'ın cezası, pek ağırdır.

Şaban Piriş

İçinizden yalnızca zalimlere erişmekle kalmayacak olan bir fitneden de korunun! Allah'ın azabının çok şiddetli olduğunu bilin!

Tefhim-ul Kuran

Ve sizlerden yalnızca zulmedenlere isabet etmekle kalmayan bir fitneden korkup sakının. Bilin ki, gerçekten Allah, (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.

Ümit Şimşek

Bir de öyle bir fitneden sakının ki, içinizden sadece zulmedenlere isabet etmekle kalmaz. Şunu da bilin ki, Allah'ın cezası pek çetindir.

Yaşar Nuri Öztürk

İçinizden sadece zulmedenlere çatmakla kalmayacak bir fitneden korkun. Bilin ki Allah'ın gazabı çok şiddetlidir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Elə bir bəladan qorxun ki, o, sizlərdən təkcə zalım olanlara üz verməz (hamınızı bürüyər). Bilin ki, Allah şiddətli cəza verəndir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sizdən təkcə zalımlara toxunmayacaq (pis əməllərin müqabilində hamıya üz verə biləcək) bəladan qorxun. Bilin ki, Allah (Onun əmrlərini pozanlara) şiddətli əzab verəndir!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Hütet euch vor einer Versuchung, die nicht nur die Ungerechten heimsucht und wisset, daß Gott hart bestraft!

Almanca — Der Edle Quran

Und hütet euch vor einer Versuchung, die nicht nur besonders diejenigen von euch treffen wird, die Unrecht taten. Und wisset, daß Allah streng im Bestrafen ist!

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sucht Taqwa einer Fitna gegenüber, die nicht nur diejenigen unter euch treffen wird, die Unrecht begingen. Und wisst, daß ALLAH zweifelsohne hart im Strafen ist.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And avoid dissension, temptation and discord which may be brewed by some and practiced by others. The fatal consequence does not fall only on the wrongful but it unites all of you, and you must realize that Allah punishes severely.

Abdul Haleem

Beware of discord that harms not only the wrongdoers among you: know that God is severe in His punishment.

Abdullah Yusuf Ali

And fear tumult or oppression, which affecteth not in particular (only) those of you who do wrong: and know that Allah is strict in punishment.

Abul A'la Maududi

And guard against the mischief that will not only bring punishment to the wrong-doers among you. Know well that Allah is severe in punishment.

Aisha Bewley

Be fearful of trials which will not afflict solely those among you who do wrong. Know that Allah is severe in retribution.

Al-Hilali & Khan

And fear the Fitnah (affliction and trial) which affects not in particular (only) those of you who do wrong (but it may afflict all the good and the bad people), and know that Allâh is Severe in punishment.

Ali Quli Qarai

And beware of a punishment which shall not visit the wrongdoers among you exclusively, and know that Allah is severe in retribution.

Amatul Rahman Omar

And guard against an affliction which surely will not afflict only those of you in particular who have acted unjustly (but it will involve others also who are inclined towards them); and know that Allâh is Severe in requiting.

Arthur John Arberry

And fear a trial which shall surely not smite in particular the evildoers among you; and know that God is terrible in retribution.

Bijan Moeinian

Raise against that kind of collective sins [which is committed by the society as a whole and not a person (such as the passage of those "civil laws" which contradict the Divine laws,. ..] which its punishment is not limited to those who commit it [but will afflict the whole society.] Know that God subjects the guilty ones to the most sever kind of punishment.

E. Henry Palmer

And fear temptation, which will not light especially on those of you who have done wrong; but know that God is keen to punish.

Edip-Layth

Be aware of a test that will not only afflict those of you who were wicked; and know that God is severe in retribution.

George Sale

And beware of an affliction which will surely not smite exclusively those among you who have done wrong. And know that Allah is Severe in requiting.

Hamid S. Aziz

And fear temptation (or trial, chastisement, oppression, discord, chaos) which falls not exclusively on those of you who have done wrong; but know that Allah is severe in punishment.

Mahmoud Ghali

And protect yourselves against a temptation which will definitely not afflict in particular the ones who did injustice among you; and that Allah is strict in punishment.

Marmaduke Pickthall

And guard yourselves against a chastisement which cannot fall exclusively on those of you who are wrong-doers, and know that Allah is severe in punishment.

Mohamed Ahmed - Samira

Beware of sedition, which does not affect the oppressors alone among you, and know that the punishment of God is severe.

Muhammad Asad

And beware of that temptation to evil which does not befall only those among you who are bent on denying the truth, to the exclusion of others; and know that God is severe in retribution.

Mustafa Khattab

Beware of a trial that will not only affect the wrongdoers among you. And know that Allah is severe in punishment.

Progressive Muslims

And be aware of a test that will not only afflict those of you who were wicked; and know that God is severe in retribution.

Sahih International

And fear a trial which will not strike those who have wronged among you exclusively, and know that Allah is severe in penalty.

Sam Gerrans

And be in prudent fear of a means of denial not to befall those who do wrong among you exclusively; and know that God is severe in retribution.

Shabbir Ahmed

Beware of a tribulation that may not be limited to the wrongdoers among you. Know that Allah is strict in retribution. (There is a strong link between individual and collective good).

Syed Vickar Ahamed

And fear the affliction (and retribution), which affects not only those of you in particular, who do wrong: (But also the innocent and weak), and know that Allah is strict in punishment.

Taqi Usmani

And beware of a scourge that shall not fall only on the wrongdoers from among you, and know well that Allah is severe at punishment

The Monotheist Group

And be aware of a test that will not only afflict those of you who were wicked; and know that God is severe in retribution.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et craignez une calamité qui nʹaffligera pas exclusivement les injustes dʹentre vous. Et sachez quʹAllah est dur en punition.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwe ji bela û îmtîhaneke wisa biparêzin ku ji we ne bes digihîje yê sitemkar tenê û agahdar bin; bêguman ezabê Xwedê ezabekî pir dijwar e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En weest op jullie hoede voor een verzoeking die niet speciaal hen uit jullie midden treft die onrecht plegen. En weet dat God streng is in de afstraffing.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hoedt u voor de verzoeking; zij zal niet hen in het bijzonder treffen, die goddeloos onder u zijn, maar u allen in het algemeen; en weet, dat God gestreng in het straffen is.

Hollandaca — Siregar

En vreest een beproeving die niet uitsluitend degenen die onrecht plegen onder jullie zal treffen. En weet dat Allah hard is in de bestraffing.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И остерегайтесь (о, верующие) испытания [беды], (которое случится, если они не будут повиноваться Аллаху и Его Посланнику, и не будут повелевать повиновение Аллаху и не будут удерживать людей от совершения грехов) которое непременно постигнет не только тех из вас, которые несправедливы [беда постигнет и праведных и грешных]. И знайте, что Аллах силен в наказании [сурово накажет тех, которые противились Ему]!

Rusça — Osmanov

Страшитесь искушения [зла], которое поразит не только тех из вас, кто грешил. И знайте, что Аллах суров в наказании.